VI.02.KİLİSENİN TESLİS ANLAYIŞI ve ÜÇLÜ BİRLİK Bölüm 2
VI.02.KİLİSENİN TESLİS ANLAYIŞI ve ÜÇLÜ BİRLİK Şubat 22nd, 2009Bu yazıyı okumadan önce birinci bölümünü okumalısınız.
“16-17 Ben de Baba’dan dileyeceğim. O sonsuza dek sizinle birlikte olsun diye size başka bir Yardımcı, Gerçeğin Ruhu’nu verecek. Dünya O’nu kabul edemez. Çünkü O’nu ne görür, ne de tanır. Siz O’nu tanıyorsunuz. Çünkü O aranızda yaşıyor ve içinizde olacaktır.
26 Ama Baba’nın benim adımla göndereceği Yardımcı, Kutsal Ruh, size her şeyi öğretecek, bütün söylediklerimi size hatırlatacak.”(Yuhanna-14)
“7 Size gerçeği söylüyorum, benim gidişim sizin yararınızadır. Gitmezsem, Yardımcı size gelmez. Ama gidersem, O’nu size gönderirim.
12 “Size daha çok söyleyeceklerim var, ama şimdi bunlara dayanamazsınız.
13 Ne var ki O, yani Gerçeğin Ruhu gelince, sizi tüm gerçeğe yöneltecek. Çünkü kendiliğinden konuşmayacak, yalnız duyduklarını söyleyecek ve gelecekte olacakları size bildirecek.”(Yuhanna-16)
Kutsal Ruh’u tanımlayan bu ifadeleri dikkatli okursak sizin tanıdığınız, aranızda yaşayan, yine işiten ve konuşan bir insandan bahsettiği açık değil mi? Burada yine önemli bir tahrifattan bahsedilir. Eğer burada Tanrı olan bir varlıktan söz ediliyorsa niçin bir insan gibi tanımlanıyor. Eğer bu tanımlamalar doğru ise demek ki Tanrı değil. Belki de burada gerçekten hz. İsa’dan sonra gelecek yeni bir peygamberden bahsediliyor da olabilir. Çünkü yukarıdaki tanımlamalar Tevrat’ın ve İncillerin diğer yerlerindeki Ruh tanımlamalara hiç uymamaktadır. Birçok Müslüman yazar bu ifadelerden dolayı, Yunanca aslı Paraklet olan ve ‘yardımcı’ olarak tercüme edilen bu kelimeden kasıt, İncilde beklenen ‘O Peygamber’in gelişini gizleyen ve Kur’anda ifade edilen ‘İncil’de adı Ahmet olarak geçen peygamber’ olduğu iddiasında bulunmaktadır. Zaten cümlenin yapısında “başka bir yardımcı-Gerçeğin ruhu-Kutsal Ruh” ifadesi tam oturmamaktadır ve bazı eski elyazmalarında bu ilave yoktur. Gerçeğin Ruhu sonradan ilave bir tanımlama olduğu açıktır. İşin uzmanlarınca “Paraklit veya Periklit” olan bu kelimenin Aramice aslı Ahmed ve Muhammed manasındadır.
“157 Yanlarındaki Tevrat ve İncil’de yazılı buldukları O elçiye, O ümmi peygamber’e uyanlar (var ya), İşte O Peygamber onlara iyiliği emreder, onları kötülükten men eder. Onlara temiz şeyleri helal, pis şeyleri haram kılar.” (Kuran-Araf-7)
“15 Tanrınız RAB size aranızdan, kendi kardeşlerinizden benim gibi bir peygamber çıkaracak. Onu dinleyin” (Tevrat-Yasanın Tekrarı-15)
Şimdi de İncilde Tevrat’ta bahsedilen peygamberi görelim;
“19-20 Yahudi yetkililer Yahya’ya, “Sen kimsin?” diye sormak üzere Yeruşalim’den kâhinlerle Levililer’i gönderdikleri zaman Yahya’nın tanıklığı şöyle oldu -açıkça konuştu, inkâr etmedi- “Ben Mesih değilim” diye açıkça konuştu.
21 Onlar da kendisine, “Öyleyse sen kimsin? İlyas mısın?” diye sordular. O da, “Değilim” dedi. “Sen beklediğimiz peygamber misin?” sorusuna, “Hayır” yanıtını verdi.” (İncil-Yuhanna-1)
İncideki ifadelere baktığımızda Mesih Hz. İsa idi, İlyas’ın da Hz. Yahya olduğunu, yine İncil’de Hz. İsa kendi ağzıyla söylüyor.35 Bir tek geriye beklenen peygamberin kim olduğu kalıyor. Zaten Hz. Muhammed Tevrat’ta söylendiği gibi Hz.İshak’ın kardeşi Hz. İsmail soyundan değil midir? Diyeceksiniz ki bunu Kuran’daki ‘O peygamber’le ilgisi nedir? Bir de Kitabı Mukaddes Şirketinin 1999 yılında ki İncil tercümelerine bakarsak konuyu iyice anlarız;
“21 ‘Öyleyse kimsin? İlyas mısın sen? ‘ diye sordular. Yahya ‘Değilim’ dedi. ‘Sen O peygamber misin? Sorusuna da, ‘Hayır’ diye karşılık verdi.” (Yuhanna-1)
Yeni tercümelerde ‘O Peygamber ‘olmuş ‘Beklenen Peygamber’, gerçi aynı kapıya çıkar. Bir de bunları yeterli bulmayanlar için şimdi de H.z. İsa için Tevrat’tan Yeşaya-7′den verilen en önemli kehanete bakalım;
“14 Bundan ötürü Rab’bin kendisi size bir belirti verecek: İşte, kız gebe kalıp bir oğul doğuracak; adını İmmanuel koyacak”
Şimdi Tevrat-Yeşaya’nın bir bölümünden, H.z. İsa’nın geleceğini işaret ettiğini belirttikleri bu ifadelerin gerçekte neyi anlattığını anlamamız için konun tamamına bakalım;
“1Uzziya oğlu Yotam oğlu Ahaz Yahuda Kralı’yken, Aram Kralı Resin’le, Remalya oğlu İsrail Kralı Pekah Yeruşalim’e saldırdılar, ama ele geçiremediler.
2 Davut’un torunları Aram’ın Efrayimliler’le güçbirliği ettiğini duydular. Ahaz’la halkının yürekleri rüzgarda sallanan orman ağaçları gibi titremeye başladı.
5 Aram, Efrayim ve Remalya’nın oğlu sizin için kötü şeyler tasarlıyor. Diyorlar ki
,6 Haydi, Yahuda’ya saldıralım, halkı korkutup ülkeyi ele geçirelim, Taveal’ın oğlunu kral ilan edelim
.7 buna karşılık Egemen RAB diyor ki, bu tasarı asla gerçekleşmeyecek.
13 Bunun üzerine Yeşaya, “Dinleyin, ey Davut’un torunları!” dedi, “İnsanların sabrını taşırmanız yetmezmiş gibi şimdi de Tanrım’ın sabrını mı taşırıyorsunuz?
14 Bundan ötürü Rab’bin kendisi size bir belirti verecek: İşte, kız gebe kalıp bir oğul doğuracak; adını İmmanuel koyacak.
15 Çocuk kötüyü reddedip iyiyi seçecek yaşa gelince tereyağı ve bal yiyecek
.16 Ama çocuk kötüyü reddedip iyiyi seçecek yaşa gelmeden, seni dehşete düşüren o iki kralın toprakları ıssız kalacak.
17 RAB seni, halkını ve babanın soyunu Efrayim’in Yahuda’dan ayrıldığı günden bu yana görülmemiş bir felakete uğratacak; üzerinize Asur Kralı’nı saldırtacak.” (Yeşaya-7)
Sanırım konu anlaşılmıştır. Aram Kralı ile İsrail Kralı birlik olup, güneydeki Yahuda Krallığına saldırma planları yapmaktadırlar. Peygamber Yeşaya bu durum karşısında, 14. ayette belirtilen kehanette bulunuyor. İmmanuel isminde bir çocuğun doğacağını ve bu akil baliğ olduğu yaşa geldiğinde, bu saldırgan kralların ülkeleri, Asur saldırıları ile perişen olacakları kehanetinde bulunmakta ve bu kehanette gerçekleşmiştir. Yani Tevrat-Yeşaya’da ki bu kehanetin Hz. İsa zamanıyla ve Hz. İsa ile bir ilgisi görünmemektedir. Zaten Hz. İsa isminin manası “Rab Kurtarır”, İmmanuel’in anlamı ise “Tanrı bizimledir”. Yani isim bile tutmamaktadır. Ama İncillerde Hz. İsa için verilen en önemli Tevrat kehaneti budur. Bunlar Hz. İsa için kehanetse, ya bunlara ne denir;
“13 Arabistan’la ilgili bildiri: Arabistan çalılıklarında geceleyeceksiniz,Ey Dedan kervanları!
14 Ey Tema’da oturanlar, Su getirin, susamışları karşılayın, Kaçıp kurtulana ekmek verin.
15 Çünkü onlar kılıçtan, yalın kılıçtan, Gerilmiş yaydan, çetin çarpışmalardan
kaçtılar.
16 Rab bana şöyle dedi: ‹‹Kedar’ın bütün övüncü tam bir yıl sonra sona erecek.
17 Okçulardan, Kedar savaşçılarından pek az sağ kalan olacak.››Bunu söyleyen,İsrail’in Tanrısı RAB’dir.” (Yeşaya-7)
Nasıl Hz. Muhammed’in Hiçreti ve ardından Bedir savaşını anlatıyor mu? Tema Medine, Kedar da Mekke’dir. Bedir de Hiçret’ten 1.5 yıl sonra olmuştu. Aslında Bedir’den önce çatışmalar var. Eh bu Hz. İsa için verilen kenahetten daha mantıklı. Bir kere başında bile Arabistan’la ilgili bildiri diyor. Yani geçmişte kalmış bir olayladan çekip alınmıyor.
Dönelim tekrar Kutsal Ruh’un Tanrı’lığına. Aslında bunun gerçekten anlatıldığı gibi Tanrı olup olmadığını ve Hristiyanlara destek verip vermediğini anlamak için, Hıristiyanlık tarihine bakarak karar verebiliriz. Kutsal Ruh inananlara rehberlikle görevliydi. Diğer semavi dinlerde olmayan bu ilahi destek sayesinde Hıristiyan dünya, ilahiyat ve kilisenin faaliyetleri açısından, diğer inançlardan çok daha dirlik düzenlik içinde olması, bunun en büyük ispatı olmalıdır. Ama eserimizde görüldüğü gibi bu konularda görülmemiş bir kaos ve kilisenin icraatlarındaki karmaşadan, kendilerini bile isyan ettirmiş, bir sürü Protestan gurupların doğmasına yol açmıştır. Hıristiyanlıkta ki kaos, böyle bir rehberden mahrum diğer dinlerde yoktur. Bu da bize bu anlayışında gerçek olmadığının en açık kanıtıdır veya Hz. İsa ve Havarilerine var olan bu desteğin, daha sonra O’nun yolundan sapanlar üzerinden kaldırıldığıdır. İncillerde Hz. İsa ve gerçek Havarilerin hayatına baktığımızda bunu görmekteyiz. Kur’an ‘da bu konu aydınlatılmaktadır;
Ayni şekilde bu destek sağlam bir iman sahibi olmaları için Müslümanlar içinde söz konusudur.
“22….İşte onların kalbine Allah, iman yazmış ve katından bir ruh ile onları desteklemiştir.Onları içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokacak, orada ebedi kalacaklardır.”(Kur’an-Mücadele-58)
Ama aynı desteğin Hz. İsa’dan sonra da sürdüğünü, kilise konsilleri ve icraatlarına bakarak söyleyebilir miyiz? Son olarak Kutsal Ruh’la ilgili İncil’deki son derece önemli bir ifadeye daha bakalım. Eğer kutsal Ruh gerçekten Tanrı ise aşağıda anlatılanlara ne denir;
“17 Petrus’la Yuhanna onların üzerine ellerini koyunca, onlar da Kutsal Ruh’u aldılar.
18-19 Elçilerin bu el koyma hareketiyle Kutsal Ruh’un verildiğini gören Simun onlara para teklif ederek, “Bana da bu yetkiyi verin, kimin üzerine ellerimi koysam Kutsal Ruh’u alsın” dedi.
Nasıl iş bu ki, insanların üzerine el konarak Tanrı dağıtılıyor. Bu konuda Pagan-Putperest Roma-Yunan anlayışıyla karıştırılşdığı ortada. Bu anlayışta Tanrılar olduğu gibi, yine Tanrıların Ruhları her an yardıma hazır heryerde bulunmaktadır. Bu durumda yapılabilecek en mantıklı izahat, inananlara verilen manevi güç ve destekten başka bir şey olamaz. Yok biz başka türlü yorumluyoruz diyenlere söyleyecek sözümüz; ‘Bu sizin şahsi yorumunuzdur. Bu geçekten böyle olsaydı, insanları seven Tanrı kendi kimliği ile ilgili böyle önemli bir konuyu tartışmaya gerek kalmadan açıkça insanlara bildirirdi’. Tevrat’ta birkaç yerde Tanrı’nın Ruh’u (Yaratılış-1:2) geçiyor diye zorlama yorumlarla bir yere varmak çok gülünç. Teslis-üçleme iddiaları için Tevrat’ta gösterilen bazı delilleri görelim;
“Ey Yakub, ve çağırdığım İsrail, beni dinle: Ben O’yum; ilk benim, son da benim. Evet, yerin temelini benim elim koydu, ve gökleri sağ elim yaydı; ben onları çağırınca, birlikte dikilip dururlar…Bana yaklaşın, bunu dinleyin: Başlangıçtan beri gizlice söylemedim; vaki olduğu zamandan beri ben oradayım; ve şimdi Rab Yehova (Baba) ve onun Ruhu (Kutsal Ruh) beni (Söz) gönderdi.” (Yeşaya 48:12-13, 16)
Parça parça toplayıp delil olarak sunulan Yeşaya’nın bu bölümünün tamamı okunursa nasıl zorlama olduğu anlaşılır. Buyrun Yeşaya’dan Kutsal Ruhu tanımlayan başka bir bölüm daha. Bunu da biz bulduk. Dileyen Tanrı olan Kutsal Ruh anlatılıyor diye yorumlasın,
“1 İşay’ın kütüğünden yeni bir filiz çıkacak, Kökünden bir fidan meyve verecek.2 RAB’bin Ruhu, bilgelik ve anlayış ruhu, Öğüt ve güç ruhu, bilgi ve RAB korkusu ruhu Onun üzerinde olacak.” (Yeşaya-11)
Yine inançlı insana verilen manevi güç olduğu çok açık. Hala ikna olmayanlar için Yeşaya Peygamberden son bir alıntı daha yapalım. Rabbin İsrail halkı için yaptığı yardımları anlatan bir ifade. Hiç evirip çevirip zorlama yorum yapmadan açıkça Kutsal Ruhu’n ne olduğunu net bir şekilde anlatan ifade. Tevrat’ta her ruh kelimesi geçtiğinde bunu zorlama yorumlarla kilisenin ruh anlayışına yorumlayanlar nedense bundan hiç bahsetmezler. Sanırım, farklı anlamlara çekilemeyecek kadar net bir ifade olduğundan,
“7 Şefkati ve iyiliği uyarınca Bizim için yaptıklarından, evet, İsrail halkı için yaptığı bütün iyiliklerinden ötürü RAB’bin iyiliklerini ve övülesi işlerini anacağım.
10 Ama başkaldırıp O’nun Kutsal Ruhu’nu incittiler. O da düşmanları olup onlara karşı savaştı.
11-13 Sonra halkı eski günleri, Musa’nın dönemini anımsadı. “Çobanlarıyla birlikte onları denizden geçiren, Kutsal Ruhu’nu aralarına yerleştiren, Görkemli gücüyle Musa’nın sağında yol alan, Sonsuz onur kazanmak için önlerinde suları yaran, Bir at nasıl tökezlemeden kırdan geçerse Onları deniz yatağından öyle geçiren RAB nerede?” Diye sordular.
14 Ovaya götürülen sürü gibi RAB’bin Ruhu onları rahata kavuşturdu. İşte adını onurlandırmak için Halkına böyle yol gösterdi.” (Yeşaya-63)
Şimdi konu daha iyi anlaşılmıştır sanırım. Bu ifade de Kutsal Ruh’un Rab’bin insanlara verdiği manevi güç olduğunun çok açık kanıtıdır. Ayrıca Tevrat, Tanr ı’nın adını anmayı yasakladığından, Adonay-Efendi-Rab gibi Kutsal Ruh ta coğu zaman Tanrı’yı belirtmek amacıyla kullanılmıştır. Bir de bu konuyu okuyan bazı kimseler Matta-12′de ki ifadeler hakkında ne düşündüğümüzü merak ediyordur. Evet, izahı biraz zor bir ifade. Ama zaten bizim iddiamız İncil’de ki bu tutarsızlıklar. Şimdi aşağıda göreceğiniz ifadeleri yorumla yorumlayabilirsen.
“31 Bunun için size diyorum ki, insanların işlediği her günah, ettiği her küfür bağışlanacak; ama Ruh’a edilen küfür bağışlanmayacaktır.32 İnsanoğlu’na karşı bir söz söyleyen, bağışlanacak; ama Kutsal Ruh’a karşı bir söz söyleyen, ne bu çağda, ne de gelecek çağda bağışlanacaktır.” (Matta-12)
Ne demek her günah bağışlanır da Ruh’a küfür bağışlanmaz. Hele İnsanoğlu’na ki, burada insanoğlundan kasıt Hıristiyanlara göre, Tanrı olan Hz. İsa’dır. Nasıl ruh ki bu İsa’dan da üstün tutuluyor. Hani Kutsal Ruh ve İsa teslise göre birbirlerine eşit Tanrıydı. İzahı güç değil mi. Matta-12′de ki ifade de Kutsal Ruh yukarıda belirttiğimiz gibi doğrudan Tanrı anlamında kullanıldığı çok açıktır. Fakat yine de bir fikir vermesi açısından bu ifadenin kökeni için Kanona dahil edilmemiş BARTALOMEUS İNCİLİNDE bakalım.
“2 Gerçekten,gerçekten söylüyorum ki, her insanın her günahı affedilecek, ama Kutsal Ruha karşı olan günahları affedilmeyecek. 3 Bunun üzerine Bartolomeus Kutsal Ruha karşı olan günah nedir?4 İsa cevap verdi: Babama hizmet eden her insana karşı bozgunculuk eden herkes, Kutsal Ruhu aşağılamıştır.Tanrıya hürmetle hizmet eden her insan, Kutsal Ruha değer verir; ve ona kötü söyleyen de af olmaz.” (Bartolomeus İncili-V)
Belki Matta-12′de ki bu konu da şimdi daha iyi anlaşılmıştır. Burada ki ifade de Hz. İsa olduğu yorumlanan İNSANOĞLU ifadesi yoktur. Aksine imanlı insana bozgunculuk eden Kutsal Ruhu aşağılıyor. Burada insan daha yücedir. Tekrar konuyu toparlarsak, resmi İncillerde bulunan ifadeler daha önce sözlü gelenekte vardı. Bunlar sonradan bir çok kişi tarafından yazıya geçirildi. Geçirildi ama, kulaktan kulağa nasıl aktarıldıysa o şekilde. Sonra da konsillerle bunların bazıları Kanona (Resmi İncile) dahil edildi. Resmi İncillerde olan bir çok ifadenin aslını, resmiyete geçmemiş (Apokrif) İncillerde görmekteyiz. İşte kimi yazar Kutsal Ruhu Tanrı’nın kendisi için kullanmış, kimisi ise melek, kimisi de Tanrısal güç olarak kullanırsa anlam böyle karışır ve işin içinden çıkılmaz olur.
İstanbul Protestan Kilisesi ruhani lideri Carlos Madrigal “APOLOGİA” isimli kitabının 332. sayfasında Teslis inancına Tevrat’tan bulduğu delillerin en önemli ikisine bakalım;
“1-İbrahim günün sıcak saatlerinde Mamre meşeliğindeki çadırının önünde otururken, RAB kendisine göründü.
2-İbrahim karşısında üç adamın durduğunu gördü. Onları görür görmez karşılamaya koştu. Yere kapanarak birine,” (Yardılış-18)
Bu ifade ilk bakışta gerçekten Tanrı’nın üç kişiden oluştuğuna bir delil gibi görünse de, yine tam bir çarpıtmadır. Yazar zaten Musevi cemaatinin, bu Tevrat bölümünün Türkçe tefsirinde, bu cümlelerde geçen üç adamın, üç melek olduğunu belirttiklerini itiraf eder. Her ne kadar Tanrı “benim gönderdiğim elçiler (melekler) beni temsil eder” dese de , bunlar görüntü olarak gerçek Tanrı değildir. Ayrıca Tanrı adam şeklinde midir ki “ÜÇ ADAM” Tanrı’nın gerçek görüntüsü olsun. İkinci delilini de okuyalım;
“2-RAB’bin meleği bir çalıdan yükselen alevlerin içinde ona göründü. Musa baktı, çalı yanıyor, ama tükenmiyor.
4-RAB Tanrı Musa’nın yaklaştığını görünce, çalının içinden, “Musa, Musa!” diye seslendi. Musa, “Buyur!” diye yanıtladı.
14-Tanrı, “Ben Ben’im” dedi, “İsrailliler’e de ki, ‘Beni size Ben Ben’im diyen gönderdi.’ (Çıkış-3)
Bu ifade de zaten Musa’ya seslenen “Rabb’in Meleği” olduğu çok açıkça belirtilmiştir. Ayrıca Tevrat’ta Tanrı’nın aracısız direk yüzyüze konuştuğunu söylemek biraz zor. Sina dağında bile Tanrı’nın Musa’ya göründüğünden bahsedilmez. Nedenini aşağıda bulunan Tevrat ifadelerinde ki çelişkileri okuyunca anlayacaksınız;
“10 O günden bu yana İsrail’de Musa gibi RAB’bin yüz yüze görüştüğü bir peygamber çıkmadı.”(Yasa.Tek.:34)
“11 RAB Musa’yla iki arkadaş gibi yüz yüze konuşurdu. Sonra Musa ordugaha dönerdi. Ama genç yardımcısı Nun oğlu Yeşu çadırdan çıkmazdı.
18 Musa, “Lütfen görkemini bana göster” dedi.
19 RAB, “Bütün iyiliğimi önünden geçireceğim” diye karşılık verdi, “Adımı, RAB adını senin önünde duyuracağım. Merhamet ettiğime merhamet edeceğim, acıdığıma acıyacağım.
20 Ancak, yüzümü görmene izin veremem. Çünkü yüzümü gören yaşayamaz.“(Çıkış:34)
Tevrat- Çıkış: 34:11’de başka, 20’de tersi. Ayni bölümde bir öyle bir böyle. Musa’nın Tanrı ile yüz yüze görüştüğünü bile net değil. C. Madrigal’in iddiaları için son bir kanıt daha sınalım. Hz. Yakup’un güreşini Tevrat’ta okuyalım;
“24-Böylece Yakup arkada yalnız kaldı. Bir adam gün ağarıncaya kadar onunla güreşti.25-Yakup’u yenemeyeceğini anlayınca, onun uyluk kemiğinin başına çarptı. Öyle ki, güreşirken Yakup’un uyluk kemiği çıktı.26-Adam, “Bırak beni, gün ağarıyor” dedi. Yakup, “Beni kutsamadıkça seni bırakmam” diye yanıtladı.27-Adam, “Adın ne?” diye sordu. “Yakup.”28-Adam, “Artık sana Yakup değil, İsrail denecek” dedi, “Çünkü Tanrı’yla, insanlarla güreşip yendin.”29-Yakup, “Lütfen adını söyler misin?” diye sordu. Ama adam, “Neden adımı soruyorsun?” dedi. Sonra Yakup’u kutsadı.30-Yakup, “Tanrı’yla yüzyüze görüştüm, ama canım bağışlandı” diyerek oraya Peniel adını verdi”. (Yaratılış:32)
Bu Tevrat iddialarını tenkit için, Hz. Yakup Tanrıyla nasıl güreşir ve O’nu yener denildiğinde aşağıdaki ifadeleri delil vererek, haklı olarak “bu güreşin Tanrıyla değil, O’nun meleğiyle olduğu söylenir”
“3-Yakup ana rahminde kardeşinin topuğunu tuttu, Büyüyünce Tanrı’yla güreşti.4-5-Melekle güreşip yendi, Ağladı, kutsanmak istedi. Tanrı’yı Beytel’de buldu, RAB, Her Şeye Egemen Tanrı bizimle orada konuştu, O RAB diye anılır. (Hoşea-12)
Tabi bir kutsal kitap böyle belirsiz olursa, bu konuda bir karar vermek te sorun olur. (Gerçi bir insan bir meleği yenebilir mi bu da ayrı bir sorun). Bütün bu çelişkilerden sonra, hala Hz. İbrahim’in gördüğü gerçek Tanrı’dır diyenlere, biz de deriz ki; “ Tanrı’nın yüzünü gören yaşayamaz” . Görünenin Tanrı mı, yoksa meleği mi? Bu bile net olmayınca üç kimliği hakkında delil olması söylenebilir mi? Karar sizin.
“17 İsa yola çıkarken, biri koşarak yanına geldi. Önünde diz çöküp O’na, “İyi öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için ne yapmalıyım?” diye sordu.
18 İsa, “Bana neden iyi diyorsun?” dedi. “İyi olan yalnız biri var, O da Tanrı’dır.”(Markos-10)
Birileri Baba, Oğul ve Kutsal Ruh birbirine eşit Tanrı olduğunu iddia ede dursun oğul kendi ağzıyla buna karşı çıkmaktadır;
“28 Size, ‘Gidiyorum, ama yanınıza döneceğim’ dediğimi işittiniz. Beni sevseydiniz, Baba’ya gideceğim için sevinirdiniz. Çünkü Baba benden üstündür.”(Yuhanna-14)
“21 “Bana, ‘Ya Rab, ya Rab!’ diye seslenen herkes Göklerin Egemenliği’ne girmeyecek. Ancak göklerdeki Babam’ın isteğini yerine getiren girecektir.”(Matta-4)
Hz. İsa, açıkça kime tapılacağı da belirtmektedir;
9 “Yere kapanıp bana taparsan, bütün bunları sana vereceğim” dedi.10 İsa ona şöyle karşılık verdi: “Çekil git, Şeytan! ‘Tanrın Rab’be tapacak, yalnız O’na kulluk edeceksin‘ diye yazılmıştır.”
11 Bunun üzerine İblis İsa’yı bırakıp gitti. Melekler gelip İsa’ya hizmet ettiler.”(Matta-4)
Birileri ‘Böyle ifadeleri insan kimliği ile söylendiğini’ iddia ederek durumu kurtarmak için çabalaya dursun Tanrı’ya eş olan birinin yukarıda ki gibi ayırımı yapması bu gerçeğe terstir.
Şimdi Hıristiyan olan birine “TANRI KAÇ TANEDİR” dersek (İncildeki Matta-12. bölüme ters olmaması için ) teslise göre Tanrı tektir demek mecburiyetindedir. Peki çoğunlukla hangi Tanrı’ya dua veya ibadet ediyosun dersek, neredeyse hepsi RAB İSA’YA diyecektir. Bazen BABA’YA, nadiren de olsa KUTSAL RUHA diyecektir. Buradan ne anlaşılmaktadır. Hıristiyanlar gerçekte 3 adet farklı Tanrı’ya inanmaktadırlar.
Bu gün kiliselerdeki heykel ve ikonaları sadece biz değil, nasıl Protestanlarda bir putperestlik olduğu gerceğini anladılarsa, her gecen gün Hz. İsa’nın ve Kutsal Ruh’unda Tanrı olmadığı gerçeğini de anlayanlar artacaktır. Bu anlayışta olanlar baştan beri hep vardı. Ama sesleri çeşitli baskı ve zulümlerle duyurulmadı. Protestanlık içinde gelişen birçok yeni akım bu gerceği günümüzde dile getirmeye devam etmektedirler. Bugün Antakyalı Nestoirus cizgisine 1600 yılda ancak gelebilenler sanırım yakında ÜNİTERYAN KİLİSELERİN farkına vardığı gerçeklerin haklılığını da anlayacaklar sanırım. Bunların doğruluğunu araştırmak için korkmaya gerek yok. Bu devirde kilisenin kimseyi düşüncelerinden dolayı yakmaya gücü yok. Herkes olayın farkında ama, henüz Nasranilerin Lideri Yakup’un İnciline bakıp “kral çıplak” demek kilisenin içinden gelmiyor.
Hala ikna olmayanlar İsa’nın Tanrı’ya eşit olmadığına son bir delil de İncil’in İbraniler bölümünden;
“9 Ama meleklerden biraz aşağı kılınmış olan İsa’yı, Tanrı’nın lütfuyla herkes için ölümü tatsın diye çektiği ölüm acısı sonucunda yücelik ve onur tacı giydirilmiş olarak görüyoruz” (İbraniler-2)
Aynen hz. İsa’nın tanrılığında olduğu gibi, üçlübirlik anlayışıda, ilk üç incile kaynak olmuş Markos İncilinde, Havarilerin İsa’dan sonraki lideri hz. İsa’nın kardeşi Yakup İncildeki mektubunda ve yine incildeki Havarilerin işleri bölümünde İsa’nın ve Kutsal Ruh’un tanrı olduğundan bahsetmeyi unutmuşlar.
Şunu da belirtmeden gecemeyeceğiz. Son günlerde bir çok hıristiyan sitelerinde nedense önemli bir ayrıntı gözden kaçmamaktadır. MS: 325′te önce İznik Konsilinde Hz. İsa Baba Tanrı’ya eş bir Tanrı ilan edilmişti ve daha sonra da 381 yılında İstanbul Konsil’inde Kutsal Ruh Baba Tanrı’ya eş bir Tanrı ilan edilerek Teslis inancının esasları karara bağlanmış ve bütün kiliselerde aşağıdaki iman bildirgesi esas alınmıştı.
“Yerin ve göğün, görünen ve görünmeyen her şeyin yaratıcısı, her şeye kadir tek Baba Tanrı’ya inanıyoruz. Bütün çağlardan önce Baba’da olan, Tanrı’dan Tanrı, Nurdan Nur, Gerçek Tanrı’dan gerçek Tanrı, Kendiliğinden varolan, yaratılmamış, Baba ile aynı özden olan, Tanrı’nın Oğlu tek bir Rab İsa Mesih’e inanıyoruz. Her şey O’nun aracılığı ile yaratıldı. Biz insanlar ve kurtuluşumuz için göklerden geldi.
Kutsal Ruh ve Bakire Meryem’den vücut buldu ve insan oldu. Pontius Platus zamanında çarmıha gerildi, acı çekti ve gömüldü,
Kutsal Yazılar uyarınca üçüncü gün dirildi, Göğe yükseldi ve Baba’nın sağında oturdu.
Dirileri ve ölüleri yargılamak için görkem içinde tekrar gelecek ve O’nun krallığına hiç son olmayacaktır.
Baba ve Oğul’dan gelen, Rab olan, hayat veren, Baba ve Oğul ile birlikte tapınılıp yüceltilen Peygamberler aracılığı ile konuşmuş Kutsal Ruh’a inanıyoruz. Tek kutsal evrensel ve elçisel kiliseye inanıyoruz.
Günahların affı için tek bir vaftiz tanıyoruz. Ölülerin dirilişini ve sonsuz yaşamı bekliyoruz.
Amin.”
Hıristiyan sitelerinde nedense bu iman bildirgesi yerine, aşağıdaki teslis inancını içermeyen Havarilerin iman bildirgesi öne çıkarılmaktadır. Umarız yavaş yavaş bu teslis yanlışından Havarilerin doğru Tanrı inancına bir geri dönüş başlamış olsun. Havarilerin iman bildirgesi:
“Göğün ve yerin yaratanı, herşeye gücü yeten Baba,
Tek Tanrı’ya ve O’nun biricik Oğlu Rabbimiz Mesih İsa’ya inanıyoruz.O Kutsal Ruh’tan vücut buldu ve bakire Meryem’den Doğdu.
Pontiyus Pilatus zamanında acı çekerek çarmıha gerildi, öldü ve gömüldü, ölüler diyarına indi, üçüncü gün ölüler arasından dirildi ve göğe çıktı, herşeye gücü yeten Baba Tanrı’nın sağında oturdu.
Oradan dirileri ve ölüleri yargılamak için tekrar gelecektir.
Kutsal Ruh’a, Kutsal Evrensel Kilise’ye Kutsalların Birliğine, günahların affına, ölülerin dirilişine ve sonsuz yaşama inanıyoruz. Amin”
Aslında Havarilerin gerçek Tanrı inancı olan tek Tanrı inancına tekrar geri dönüş çok zor değil. Bir konsil toplanır, geri dönüş kararı alır ve bütün sorun çözülmüş olur. Nasılsa üçlü Tanrı anlayışı konsil kararıyla olmamış mıydı? Bu inancın aslını Hz. İsa’nın elçileri mi daha doğru bilir, yoksa onlardan 4 asır sonra toplanan konsil mi daha doğru bilir? Akıl sahibi bir insan için herşey çok açık ortada.
Eğer şu an Hıristiyan amentüsünü ve Tanrı’nın tanımı olan teslis öğretisi-üçlübirlik gerçek olsaydı Tevrat’ta ki peygamberlerde, İsa’da bu konuyu herkesin anlayacağı açıklıkta hiçbir zorlama yoruma gerek kalmadan defalarca İncil’de anlatırdı. Yüzlerce yıl süren tartışmalara gerek kalmazdı. Ama Tanrı’ya eş koşmak ve O’nu temsil eden putlar çok açık reddedilmiştir.
6 “‘Seni Mısır’dan, köle olduğun ülkeden çıkaran Tanrın RAB benim.
7“‘Benden başka tanrın olmayacak.
8“‘Kendine yukarıda gökyüzünde, aşağıda yeryüzünde ya da yer altındaki sularda yaşayan herhangi bir canlıya benzer put yapmayacaksın.
9 Putların önünde eğilmeyecek, onlara tapmayacaksın. Çünkü ben, Tanrın RAB, kıskanç bir Tanrı’yım” (Tevrat-yasanın tekrarı-5)
1“‘Put yapmayacaksınız. Oyma put ya da taş sütun dikmeyeceksiniz. Tapmak için ülkenize putları simgeleyen oyma taşlar koymayacaksınız. Çünkü Tanrınız RAB benim.” Tevrat-Leviler-26)
Okunma Sayısı: 1804
Şu an Okuyan Sayısı: 1
Bugün Okuyan Sayısı: 0
Ocak 8th, 2010 at 16:17
Hz.İsa hem oğul hem de babanın kendisi ise, ne diye kendisindne diliyor veya baba beni neden terk ettin diyor yahut kendisine yine dua ediyor? Aslında ahidlerde yazan çok açık. Tahrife delil. Pavlusun…vs nin söyledikleri sadece bu durumu kabullendirmek amacıyla yaptıkları zorlama ve akıl mantık dışı yorumlamadan ibaret değil.
Ocak 8th, 2010 at 16:18
Nitekim bu mantık dışı yorummlamayı anlayamayıp mantık dışı diye düşünüp Hz.İs anın sadece peygamber olduğuna, tanrı oğlu olmadığına inan hristiyanlarda mevcuttur.
Ocak 8th, 2010 at 20:26
TANRININ OĞLU OLMADAĞINA İNAN HRİSTİYAN VARMIDIR ACABA ? ÖYLE BİRİSİ VARSA ZATEN O BİR HRİSTİYAN DEĞİLDİR. KELİMELERİNDE TASRİF EDİLMİŞ BAK… BENCE O BİR MÜSLÜMANDIR. KABULLENMİYORSA.
Ocak 9th, 2010 at 02:27
Senin mantığınla bakar isek, Hristiyanhariç herkes müslüman,demek en yaygın din bizimiş tabi sayı çok önemliyse
Evet, dediğim var ve vardı. Bu dediğim inancı taşıyan bir mezhep vardı,taki vatikanca katledilene kadar. Tarihi araştır biraz(adını unuttum mezhebin) şimdi tek tük olsada kaldı. Bir insan kendini hristiyan kabul ediyorsa Hristiyandır, yahudi kabul ediyorsan yaahudidir veya Müslümanım diyorsa öyledir. Senin aksini söylemen onun ne olduğu gerçeğini değiştirmez.
Ayrıca gerçek hristiyanlar Hz.İsa döneminde böyleydiler.
Ocak 9th, 2010 at 02:30
Dur dur dur aslında düşündüm de haklısın hristiyan değil,müslümandır. Zira Allah ın yolladığı hristiyanlık değildi, islam diniydi. hristiyanlık sonradan islam üzerine bozularak kuruldu pavlusunuz constantiniz sayesinde. Lakin yinede adamlar öyle hissediyorsa yapacak birşey yok hoş bunlar islamı öğrendiklerinde islama dönmesi mümkün olan ptansiyel kişilerdir.
Ocak 9th, 2010 at 14:26
hahaha çok komiksin ayça o insanların tanrıyı tanısaydı ne müslüman olurdu ne başka bişi Müslümanlık üzerine toz kondurmadığın dinini sen yaşıyormusun. kaç tane kuman var. kocan yada baban kaçtane evliler. Allahın islamı erkeklerin dünyaya durmadan evlenmeleri içinmi islamı yolladı. bu bir arapların çıkardığı bişi sonradan yani …. neyse sen benim diğer taraftaki soruma cevap ver işinize gelmeyince konuyu değiştirmeyi biliyorsunuz cüneyt te çok güzel yardımcı oluyor size…
Ocak 9th, 2010 at 14:29
ayrıca islamda ben müslümanım dersin olursun ama bu bir sözden ibaret sende kendini kandırıyorsun hangi tarikattansın. nurcumusun yoksa süleymanlılardanmı yoksa fettulahçılardanmı. hristiyanlık sözle olmaz hristiyanlıkta sadece ben hristiyanım diyerek hristiyan olunmaz. senin dinin bir kelimeden ibaret. pardon 2 kelime (elhamdullah müslümanım)
Mayıs 19th, 2011 at 13:15
“16-17 Ben de Baba’dan dileyeceğim. O sonsuza dek sizinle birlikte olsun diye size başka bir Yardımcı, Gerçeğin Ruhu’nu verecek. Dünya O’nu kabul edemez. Çünkü O’nu ne görür, ne de tanır. Siz O’nu tanıyorsunuz. Çünkü O aranızda yaşıyor ve içinizde olacaktır.
Hz.muhammmed sonsuza kadar bizimlemi kalıyor?
Ne görür ne de tanır dünya onu kabul edemez?yani görüp tanımadığı için dünya kabul edemiyor insan olsaydı ederdi.
O aranızda yaşıyor ve içinizde olacaktır.Hz.muahmmede mi içimizde olacak?
Ne var ki O, yani Gerçeğin Ruhu gelince, sizi tüm gerçeğe yöneltecek. Çünkü kendiliğinden konuşmayacak, yalnız duyduklarını söyleyecek ve gelecekte olacakları size bildirecek.”(Yuhanna-16
Burada yapılan yorum kendiliğinden konuşmayacak (yani cebrail in Hz.muhammed ile konuşması)diye nitelendirilebilir.
gelecekte olacakları size bildirecek.Hz.muhammede asla gelecekten haber veren bir peygamber olmamıştır.Hz:isa ise bildirmiştir ipuçları vermiştir.bu da burda kastedilenin Hz.muhammet olmadığı apaçık bellidir.
uzmanlarınca “Paraklit veya Periklit” olan bu kelimenin Aramice aslı Ahmed ve Muhammed manasındadır.demişsiniz.hangi uzman bunu çözmüş kanıtlar mısınız?
bu sadece müslümanlar tarafında uydurulan bir olgu.
Ansilopedik bilgilerin hiçbirinde böyle bir tercüme yok…
Mayıs 19th, 2011 at 13:21
anlaşıldığı gibi bir tek kendiliğinden konuşmayacak cümlesi Hz.muhammed ile belki nitelendirilebir.ancak yuhanna 14 den 16 bölüme kadar okunulduğunda alıntılar bile yapılmış olsa apaçık belli dir ki böyle bir müjde yok
Hatta Hz.İsa ben gideyim ki göklerin egemeni gelsin demiştir.Göklerin egemeni ondan sonra gelecek peygambermidir.
Anlamadığınız bu yazılanlar bir iman gücünün kutsal bir manevi gücün o gittikten sonra bile iman edenleri saracağıdır.Orda Hz.İsa nın anlatmak istediği budur.Bunun sonra ki gelecek olan peygamberle uzaktan yakından ilgisi yok.bunu anlayın artık.anlamıyorsanız önünüzde perde var demektir….
Mayıs 19th, 2011 at 13:52
Grekçe’deki ‘Periqlyte’ kelimesi, Ârâmice ‘Mhamada’ yahut ‘Hamida’ kelimesinin karşılığıdır. Bu kelime, Arapça’da ‘Muhammed’ ve ‘Ahmed’ kelimelerine tekabül eder. (Davud, age, s.288.)
Hz.muhammmed sonsuza kadar bizimlemi kalıyor? diyorsunuz
“o sonsuza dek sizinle birlikte olacak” ifadesiyle anlatılmak istenen Peygamberin sonsuza kadar insanlarla kalacağı değil, ona gönderilen şeriatın sonsuza kadar insanlarla kalacağıdır.
O aranızda yaşıyor ve içinizde olacaktır.Hz.muahmmede mi içimizde olacak?
burada ki ifade de mecazdır Pavlus’tan KOLOSELİLER’E MEKTUP: Kol.1: 27 ‘‘Mesih içinizdedir. ’’
Pavlus’tan ROMALILAR’A MEKTUP: Rom.8: 10 ‘‘Eğer Mesih içinizdeyse’’
YUHANNA’NIN BİRİNCİ MEKTUBU: 1.Yu.2: 14 - ‘‘Tanrı’nın sözü içinizde yaşıyor’’
Pavlus’tan KORİNTLİLER’E İKİNCİ MEKTUP: 2.Ko.13: 5 - ‘‘İsa Mesih’in içinizde olduğunu bilmiyor musunuz? ’’
YUHANNA: Yu.7: 38 ‘‘Kutsal Yazı’da dendiği gibi, bana iman edenin ‘içinden diri su ırmakları akacaktır. ’’
Görüldüğü gibi buradaki anlamların hepsi mecazdır. Bir insanın içinde sözler, kelimeler, ırmaklar, insanlar, Peygamberler olmaz. Olabilmesi sadece mecaz anlamda kullanılması ile mümkündür.
Mayıs 19th, 2011 at 14:17
Muhammed peygamber incilde açık önbildirilerle haber verilmiştir mesela yuhanna 14:30 da diyor ki:Artık sizinle uzun uzun konuşmayacağım. Çünkü bu dünyanın egemeni geliyor. Onun benim üzerimde hiçbir yetkisi yoktur.
İsanın burada ileride gelecek bir peygamberden bahsettiği açık yine yuhanna bölümünde:Yu 1:19-20 Yahudiler Yahya’ya, «Sen kimsin?» diye sormak üzere Kudüs’ten kâhinlerle Levilileri gönderdikleri zaman Yahya’nın tanıklığı şöyle oldu - açıkça konuştu, inkâr etmedi - «Ben Mesih değilim» diye açıkça konuştu.
Yu 1:21 Onlar da kendisine, «Öyleyse sen kimsin? İlyas mısın?» diye sordular. O da, «Değilim» dedi. «Sen o peygamber misin?» sorusuna, «Hayır» cevabını verdi.
Yuhanna 1, 20-21’de insanların İlyas ve İsa dışında bir Peygamber daha bekledikleri görülüyor. Peki İsa’dan sonra Alemin Reisi sıfatıyla gelip, Hz Isa`ya sahitlik eden, insanlara Allah’ı anlatıp, tanıtan kim vardır?
tarihe baktıgımız da hz.muhammed dışında bu müjdelere uyan tek bir şahsiyet yoktur,Bu da bize geleceği bildirilen peygamberin Muhammed oldugunu kanıtlıyor…
Mayıs 19th, 2011 at 15:32
SN Tevrat
Grekçe’deki ‘Periqlyte’ kelimesi, Ârâmice ‘Mhamada’ yahut ‘Hamida’ kelimesinin karşılığıdır. Bu kelime, Arapça’da ‘Muhammed’ ve ‘Ahmed’ kelimelerine tekabül eder. (Davud, age, s.288.)
Sizin vermiş olduğunuz kaynak öyle bir kaynak ki nerdeyse her cümle Hz.muhammedi tasvir etmiş.öyle bir anlatmış ki beklenen peygamber Hz.isa değildi Hz.muhammed idi.o zaman siz Kuranı da yalanlıyorsunuz farkında olmadan.
işinize gelen lastik gibi her tarafa çekilen taraflarını alıp buraya koymanız hiçbir anlam ifade etmez.
Ben diyorum ki sadece müslüman uzmanlar ilahiyatçılar bunu böyle yorumlamakta onun dışında bu işw objektif bakan teolog araştırmacı bu kelimenin arapça da ki karşılığı ahmed dir demez dememiştir de…
Mayıs 19th, 2011 at 16:33
Ayrıca Hz.İsa bu yuhanna 14 ve yuhanna 16 bölüm de yaptığı konuşmaları Havarilerine söylemektedir.insanlığa değil.İnsanlığa söylemiş olsa idi hadi belki kabul edebiliriz.Nitekim o öldükten sonra Havariler onun öğretilerini yaymak için kendi ölümlerini göze aldılar.
Bu durum da gelecek olan peygamberi müjdelemediğine diğer bir kanıttır.
Ben de Baba’dan dileyeceğim. O sonsuza dek sizinle birlikte olsun diye size başka bir Yardımcı, Gerçeğin Ruhu’nu verecek. Dünya O’nu kabul edemez. Çünkü O’nu ne görür, ne de tanır. Siz O’nu tanıyorsunuz. Çünkü O aranızda yaşıyor ve içinizde olacaktır.
mümkün mü bunun Hz.muhammedi müjdelemesi.Diyor ki ben gidiyorum ama Tanrının ilahi kuvveti sizinle olacak o içinizde olacak.bu kadar basit…
havarileri onun dirilmesine de tanık olduktan sonra kendi ölümlerini göze alarak bütün uluslara Hz.isa nın öğretilerini yaymaya çalıştılar.içlerinde ki iman gücünden dolayı.
Hristiyanların İncili tahrif ettiğini varsaysak bile Kutsal ruh kelimesinin sonra dan ilave edildiğini varsaysak bile,bu mümkün değil.çünkü tam olarak konsil de ki kabul tarihi incilin 200 sene.Hz.muhammedin doğumu ne zaman 500 yıl sonra.
Mayıs 19th, 2011 at 17:09
Ben de Baba’dan dileyeceğim. O sonsuza dek sizinle birlikte olsun diye size başka bir Yardımcı, Gerçeğin Ruhu’nu verecek. Dünya O’nu kabul edemez. Çünkü O’nu ne görür, ne de tanır. Siz O’nu tanıyorsunuz. Çünkü O aranızda yaşıyor ve içinizde olacaktır.
mümkün mü bunun Hz.muhammedi müjdelemesi.Diyor ki ben gidiyorum ama Tanrının ilahi kuvveti sizinle olacak o içinizde olacak.bu kadar basit…
diyorsun bu sorunun cevabını yukarıda verdim tekrar yazıyım.
burada ki ifade de mecazdır Pavlus’tan KOLOSELİLER’E MEKTUP: Kol.1: 27 ‘‘Mesih içinizdedir. ’’
Pavlus’tan ROMALILAR’A MEKTUP: Rom.8: 10 ‘‘Eğer Mesih içinizdeyse’’
YUHANNA’NIN BİRİNCİ MEKTUBU: 1.Yu.2: 14 - ‘‘Tanrı’nın sözü içinizde yaşıyor’’
Pavlus’tan KORİNTLİLER’E İKİNCİ MEKTUP: 2.Ko.13: 5 - ‘‘İsa Mesih’in içinizde olduğunu bilmiyor musunuz? ’’
YUHANNA: Yu.7: 38 ‘‘Kutsal Yazı’da dendiği gibi, bana iman edenin ‘içinden diri su ırmakları akacaktır. ’’
Görüldüğü gibi buradaki anlamların hepsi mecazdır. Bir insanın içinde sözler, kelimeler, ırmaklar, insanlar, Peygamberler olmaz. Olabilmesi sadece mecaz anlamda kullanılması ile mümkündür. ayrıca Muhammedin müjdelenmesi sadece yuhanna 14 le sınırlı değil incilde hz.muhammedin peygamberligini tasdik daha birçok ayet var bazılarını yazayım:
Ama Baba’nın benim adımla göndereceği Paraklit, Kutsal Ruh size her şeyi öğretecek, bütün söylediklerimi size hatırlatacak yuhanna 14,26
Burada Hz.muhammedin vahyi cebrail aracılıgıyla,alacagına atıf var
8 Ve o geldiği zaman günah, doğruluk ve hüküm konusunda dünyayı suçlu olduğuna ikna edecektir.(Yuhanna)Bu bölümde gelecek olan elçinin günah,doğruluk hakkında hüküm vereceği söyleniyor(burada maddi bir varlıkdan söz ediliyor kutsal ruhdan değil.
Gelecek gerçeğin ruhu kendisinden konuşmayacaktır. (Yuhanna16,13) O hevadan konuşmaz(necm3) bu ayette de gelecek olan faraklitin(muhammedin) kaynağının vahiy olacagı anlaşılıyor ve necm 3.ayette de bu tasdik ediliyor.
Mayıs 19th, 2011 at 17:26
HZ.isa nın söylediği çok şey de mecazlık tabii ki vardır.Ama mecaz anlamı var diye olmayacak bir şeye çekmenin hiç anlamı yok.Siz yuhanna dan alıntılar yaparak işinizi gelen ayetleri almışsınız.
Bakın yuhanna 14 üncü bölümden başlayın 16 ın bölümün sonuna kadar okuyun ondan sonra konuşalım.
Ayrıca okuduğunuz ayetleri saptırmayın.
9Günah konusunda - çünkü bana iman etmezler. 10Doğruluk konusunda - çünkü Baba’ya gidiyorum, artık beni görmeyeceksiniz. 11Yargı konusunda - çünkü bu dünyanın egemeni yargılanmış bulunuyor
Mayıs 19th, 2011 at 17:28
Şimdiyse beni gönderenin yanına gidiyorum. Ne var ki, içinizden hiçbiri bana, `Nereye gidiyorsun?’ diye sormuyor. 6Ama size bunları söylediğim için yüreğiniz kederle doldu. 7Size gerçeği söylüyorum, benim gidişim sizin yararınızadır. Gitmezsem, Yardımcı size gelmez. Ama gidersem, O’nu size gönderirim.
gelince dünyanın günah, doğruluk ve gelecek yargı konusundaki suçluluğunu dünyaya gösterecektir. 9Günah konusunda - çünkü bana iman etmezler. 10Doğruluk konusunda - çünkü Baba’ya gidiyorum, artık beni görmeyeceksiniz. 11Yargı konusunda - çünkü bu dünyanın egemeni yargılanmış bulunuyor.
12«Size daha çok söyleyeceklerim var, ama şimdi bunlara dayanamazsınız. 13Ne var ki O, yani Gerçeğin Ruhu gelince, sizi her gerçeğe yöneltecek. O kendiliğinden konuşmayacak, yalnız işittiklerini söyleyecek ve gelecekte olacakları size bildirecek. 14O beni yüceltecek. Çünkü benim olandan alacak ve size bildirecek. 15Baba’nın her nesi varsa benimdir. `Benim olandan alacak ve size bildirecek’ dememin nedeni budur.
16«Kısa süre sonra beni artık görmeyeceksiniz; yine kısa süre sonra beni göreceksiniz.»
Mayıs 19th, 2011 at 17:31
Daha da artık size yorum yapmayacağım Sn Tevrat siz ve sizin gibiler okuduğunuzu anlamaz iken ben ne söylesem fayda getirmez.
Mayıs 19th, 2011 at 18:37
Hiçbirşeyi saptırmıyorum birşeyleri saptıran sizsiniz. Yu 16:13 Ne var ki O, yani Gerçeğin Ruhu gelince, sizi her gerçeğe yöneltecek. O kendiliğinden konuşmayacak, yalnız işittiklerini söyleyecek ve gelecekte olacakları size bildirecek.
Faraklit için böyle deniyor.Bu ayetteki işitmek ve söylemek somut işleri belirtir.Dolayısıyla bu işler ancak insan bir peygamberden beklenebilir.Bundan dolayı faraklit sözcügünün kutsal ruha uygulanması doğru değildir.
Mayıs 20th, 2011 at 09:42
Ben de Baba’dan dileyeceğim. O sonsuza dek sizinle birlikte olsun diye size başka bir Yardımcı, Gerçeğin Ruhu’nu verecek. Dünya O’nu kabul edemez. Çünkü O’nu ne görür, ne de tanır. Siz O’nu tanıyorsunuz. Çünkü O aranızda yaşıyor ve içinizde olacaktır.
Bu dediği cümleler mecaz oluyor öyle mi?
Yu 16:13 Ne var ki O, yani Gerçeğin Ruhu gelince, sizi her gerçeğe yöneltecek. O kendiliğinden konuşmayacak, yalnız işittiklerini söyleyecek ve gelecekte olacakları size
Bu söyledikleri de cebrail ve muhammed?
işinize gelmeyeni mecaz diyin öbürüne eve cebrail den ve muhammdden bahsediyor diyin…
o yüzden anlamıyorsunuz manayı ve saptırıyorsunuz diyorum,çünkü nefsinize uyan hangisi ise onu algılıuyorsunuz.
işiten ve söyleyen insana mahsustur diyorsunuz.peki güzel.
Çünkü O’nu ne görür, ne de tanır. Siz O’nu tanıyorsunuz. Çünkü O aranızda yaşıyor ve içinizde olacaktır.
(aranızda yaşıyor ve içinizde olacak diyor içlerinde olan cebrail mi muhammed mi)
Nitekim havariler kendiliğinden vaazlar vermiyorlardı,öyle olmadığını kendileri de söylüyordu.Nitekim pavlus ben kendiliğinden konuşmuyorum demiştir.
Aynı şekilde incili yazıya geçirenlerde biz esenlik alarak bize söyletilerek yazıyoruz demişlerdir.
Yani yardımcı denilen şey Tanridan gelen esinti ve o iman ve ruh alımıdır.
Bütün bunlar ilahi olgular.Eğer insanın içinde o iman gücü yoksa istersek 500 sayfa ile de izah etsek yine algılayamaz.çünkü imanla düşünmüyor sadece insan beyni ile düşündüğü için…
nitekim Hz.isa havarilerinden birini azarlamıştı.çekil önümden şeytan insan gibi düşünüyorsun diye.yani bazen sadece insan kafasıyla düşündüğümüz için anlaaymıyoruz.
AYnen sizin durumunuz gibi Sayın Tevrat..
Mayıs 20th, 2011 at 10:30
SAYIN AYŞA BEN SİZE İNCİLDEN AÇIK DELİLLER VERDİM (Rom.8: 10,1.Yu.2: 14, 2.Ko.13: 5,Yu.7: 38) ‘Siz O’nu tanıyorsunuz. Çünkü O aranızda yaşıyor ve içinizde olacaktır.’ GİBİ İFADELERİN MECAZ OLDUGUNU İNCİLDEN DELİLLER VEREREK (Rom.8: 10,1.Yu.2: 14, 2.Ko.13: 5,Yu.7: 38)İSPATLADIM SİZ İSE HALA ISRARLA KENDİ KİŞİSEL GÖRÜŞLERİNİZİ DAYATIYORSUNUZ.DİKKAT EDİN YU 16:13 DE İŞİTTİĞİNİ SÖYLİYECEK YANİ KAYNAĞI VAHİY OLACAKTIR DENİYOR BUDA KURAN(NECM 3) TAMAMIYLE UYUMLUDUR.İNANIN BURADA BÜTÜN BUNLARI SİZİN İÇİN ANLATIYORUM ZAMANINIZ VARKEN İMAN EDİN KURTULUN DİYE.İYİ DÜŞÜNÜN ÇÜNKÜ SON PİŞMANLIK FAYDA VERMEYEBİLİR.
Mayıs 20th, 2011 at 10:42
AYRICA SİZE GÖRE ZATEN ESİNLEYEN KUTSAL RUH DEĞİLMİDİR O HALDE KUTSAL RUHUN İŞİTMESİ VE SÖYLEMESİ MÜMKÜN MÜDÜR?BU DURUMDA YU 16:13DE KUTSAL RUHA UYGULNMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR.
Mayıs 20th, 2011 at 12:31
ŞİMDİ İDDİANIZ İYİCE YERİNE OTURDU. MADEM KUTSAL RUH TANRIDIR KENDİLİĞİNDEN KONUŞMAYIP KİMDEN DUYUP İŞİTİPTE BİRİLERİNE AKTARACAK. DUYUP İŞİTEN VE BİRİLERİNE BUNLARI AKTARAN BİRİ ANCAK İNSANDIR. TANRILIK VASFINDA BİRİ OLAMAZ.
Mayıs 20th, 2011 at 13:53
http://www.answering-islam.org/turkce/muhammed/hzmuhammed.html
Bir de buradan okuyun
Mayıs 20th, 2011 at 14:59
VERDİĞİNİZ SİTEYE BAKTIM. BENİM İNCİL HAKKINDA ANA KANAATİM BİR ÇOK KONUDA NET BİR SONUÇA VARMAK MÜMKÜN OLMADIĞIDIR. EN AZ BİRBİRİNDEN BİR ÇOK KONUDA FARKLI DÜŞÜNEN 9 FARKLI YAZAR VAR. HERKES İŞİNE GELENİ ALIP DİĞERLERİNİ GÖRMEZDEN GELİYOR.BU SİTEDE
“Yu 16:13 Ne var ki O, yani Gerçeğin Ruhu gelince, sizi her gerçeğe yöneltecek. O kendiliğinden konuşmayacak, yalnız işittiklerini söyleyecek ve gelecekte olacakları size bildirecek.
BU ÇELİŞKİLERİ GÖRMEZDEN GELİYOR.VE AYRICA AŞAĞIDAKİ TEVRAT AYETİNİ KENDİLERİNE GÖRE İSANIN TANRI OLDUĞU BİR TARAFA İTİLİP BU İFADENİN İSAYA DELİL OLDUĞU YORUMU YAPILMIŞ.
“Yas.18: 18 ‘Onlara kardeşleri arasından senin gibi bir peygamber
çıkaracağım. Sözlerimi onun ağzından işiteceksiniz. Kendisine
buyurduklarımın tümünü onlara bildirecek.”
OYSA YAHUDİLER ÜÇ DEĞİŞİK ŞAHIS BEKLİYORLARDI.
“19-20 Yahudi yetkililer Yahya’ya, “Sen kimsin?” diye sormak üzere Yeruşalim’den kâhinlerle Levililer’i gönderdikleri zaman Yahya’nın tanıklığı şöyle oldu -açıkça konuştu, inkâr etmedi- “Ben Mesih değilim” diye açıkça konuştu.
21 Onlar da kendisine, “Öyleyse sen kimsin? İlyas mısın?” diye sordular. O da, “Değilim” dedi. “Sen beklediğimiz peygamber misin?” sorusuna, “Hayır” yanıtını verdi.” (İncil-Yuhanna-1)
VE İSA BUNLARDAN HANGİSİYDİ DERSİNİZ .BU KONUDA SÖZÜ HAVARİ PETRUS VE HZ.İSAYA BIRAKALIM.
“18 Bir gün İsa tek başına dua ediyordu, öğrencileri de yanındaydı. İsa onlara, “Halk benim kim olduğumu söylüyor?” diye sordu.19 Şöyle yanıtladılar: “Vaftizci Yahya diyorlar. Ama kimi İlyas, kimi de eski peygamberlerden biri dirilmiş, diyor.”20 İsa onlara, “Siz ne dersiniz” dedi, “Sizce ben kimim?” Petrus, “Sen TANRININ MESİHİSİN“ yanıtını verdi.21 İsa, onları uyararak bunu hiç kimseye söylememelerini buyurdu.“(Luka-9)
KONU BİRAZ KARIŞIK DEĞİL Mİ?
Mayıs 20th, 2011 at 17:01
Sn Akkurt
Konu biraz karışık değil de bazı insanların kafası karışık.HZ.isa dan sonra Hristiyanlığın yanlış işler yaptığını kabul ederim.Ancak HZ.İsa da çelişki yoktur.
“Yu 16:13 Ne var ki O, yani Gerçeğin Ruhu gelince, sizi her gerçeğe yöneltecek. O kendiliğinden konuşmayacak, yalnız işittiklerini söyleyecek ve gelecekte olacakları size bildirecek.
Neden bunu devamını okumamakta direniyorsunuz.???
“Yu 16:14 O beni yüceltecek. Çünkü benim olandan alacak ve size bildirecek.
Yu 16:15 Baba’nın her nesi varsa benimdir. `Benim olandan alacak ve size bildirecek’ dememin nedeni budur.”
Yine burada Hz. Muhammed “gerçeğin ruhu” mudur? hayır…burada Kutsal Ruh un(yani Tanrı nın etkinliğinin) yine “Baba” dan ve “Oğul” dan kaynaklanan şekilde hareket etmesi anlatılıyor burada İsa “Baba nın her nesi varsa BENİMDİR” demiştir..Bu şekilde Baba kendisine ait olan herşeyi Oğul a veriyor çünkü “Baba” oluşunun dışında sonsuz varlığının tümünü Oğul a iletir..Baba ile Oğul Ruh u üflerken aynı durum söz konusudur..Baba Oğul u yüceltir,Oğul Baba yı Kutsal Ruh da Oğul u.Bir de İsa Mesih burada yine HAVARİLERİNE seslenmektedir(gelecekte olacakları SİZE bildirecek) öyleyse havarilerden YÜZYILLAR sonra doğan Muhammed in bu ayetle ya da havarilerle ilgisinin olmadığı açıktır.
VERDİĞİNİZ SİTEYE BAKTIM. BENİM İNCİL HAKKINDA ANA KANAATİM BİR ÇOK KONUDA NET BİR SONUÇA VARMAK MÜMKÜN OLMADIĞIDIR. EN AZ BİRBİRİNDEN BİR ÇOK KONUDA FARKLI DÜŞÜNEN 9 FARKLI YAZAR VAR. HERKES İŞİNE GELENİ ALIP DİĞERLERİNİ GÖRMEZDEN GELİYOR.BU SİTEDE
9 farklı yazar da olsa konu tamamiyle özünde aynıdır değişmez İncil de.
İlahiyatçılar da bir ayet üstünde lastik gibi mealleri saptırmakta bir kelimenin yerine başka bir kelime koyduklarında muazzam fark değişikliği oluşmaktadır.
Bence ilahiyatçılar ilk önce kendi çelişkilerini çözmeli…
Mayıs 20th, 2011 at 17:27
ayça hanım inanamıyorum size ya siz galiba o sahtekar tatlı dilli misyonerlerin sözüne kanıyorsunuz. Siz neden bu ülkede faaliyet gösteren veya onlara karşı cıkan gurubu ciddiye alıyorsunuz. Ben size amerikadaki veya diger hristiyan memleketlerdeki hristiyanlık hakkında ciddi arştırmaları ve bilgileri olan akademisyenleri tavsiye ederim. Bunlar gerçekten seküler calışan insanlar ve misyonerleri zerre kadar taktıkları yok. Bunlar küçük yaşta katı hristiyanlar iken simdi çoğu( neredeyse hepsi) ateist olmuş. Bu ülkede şu anda yaptığımız tartışmaları o ülkeler hepsini aşmış. Bu türkiyede su anda hala tartışmasını yaptığımız evrim var mı yok komedisine dönmüş. Biraz gözünüzü açmanızı tavsiye ederim, uyumayın
Mayıs 20th, 2011 at 17:57
Misyonerlere kanmama gerek yok zaten ben müslüman değilim ki.Yazdığınız cevap o kadar saçma ki neresinden tutupta cevap vereyim bilmem Sn. Mahmut.
Uyuyan toplum hangisi acaba.?
Mayıs 20th, 2011 at 18:52
belli oluyo zaten misyonerlere kanmamışsınız onlar yemiş sizi neyse siz bu yolda devam edin Allah akıl fikir versin
Mayıs 20th, 2011 at 18:59
size bart ehrman ın ‘incil nasıl değiştirildi’ kitabını okumanızı tavsiye ederim
Mayıs 20th, 2011 at 19:01
kendisi koyu evangelist hristiyanlardandır bunun akademisini okumuş birisi yani anlıcanız gibi sekuler, tarafsız bir bilim adamı
Mayıs 20th, 2011 at 23:58
PEKİ AYŞA ŞİMDİ TEKRAR OKUYALIM VE DÜŞÜNELİM:
“Yu 16:14 O beni yüceltecek. Çünkü benim olandan alacak ve size bildirecek.
Yu 16:15 Baba’nın her nesi varsa benimdir. `Benim olandan alacak ve size bildirecek’ dememin nedeni budur.”
GELECEK OLAN PEYGAMBER HZ. İSA’YI YÜCELTMEDİ Mİ? TANRIDAN ALDIĞINI Kİ HZ. MUHAMMED DOĞRUDAN TANRIDAN ALDIKLARI VAHİYLER VARDIR.KUTSAL RUH ZATEN TANRIYSA NEYİ TANRIDAN ALIP BİLDİRECEK Kİ. SADECE “SİZE BİLDİRECEK” SÖZÜNE TAKILIYORSANIZ İNCİLDE BU KADAR MECAZ İFADE VARKEN DİYECEK BİR ŞEYİM YOK.
GELELİM EN ÖNEMLİ SORUYA; EĞER BU GELEN HAVARİLERE VE HIRİSTİYANLARA YARDIMCI OLACAK, YOL GÖSTERECEK KUTSAL RUHSA; HZ. İSADAN SONRA HEPSİ PARAM PARÇA NE DİN KALMIŞ NE KİTAP. NASIL YARDIMCI BU BÖYLE. YOL GÖSTERİCİ KUTSAL RUH OLSA HIRİSTİYANLIĞIN DURUMU BÖYLE Mİ OLURDU.
BU SORUYA CEVABINIZ “EVET NE VARMIŞ HIRİSTİYANLIKTA TABİ BÖYLE OLURDU ” DİYORSANIZ BENİM DAHA FAZLA DİYECEK SÖZÜM YOK YOLUNUZA DEVAM EDİN.BEN SİZE İNCİLLE BİR YERE VARMAK MÜMKÜN DEĞİL DEDİM VE ÇELİŞKİLERİ ORTAYA KOYMAYA ÇALIŞIYORUM.
AYRICA KURANDA BU KONUDA SADECE TEK KELİME GEÇİYOR TEFFERRUAT YOK “ONUN ADI İNCİLDE AHMEDTİR” DİYOR. ŞİMDİ KURANI BİR AN İÇİN HZ. MUHAMMED KENDİ YAZDI DİYE DÜŞÜNELİM. HZ. MUHAMMED HIRİSTİYANLARLA YAKIN TEMASTA OLMUŞ. O’NUN ZAMANINDA ARAMİCE İNCİL DE OLMAYAN BİR İFADE KULLANMASI ÇOK AKILSIZCA BİR DAVRANIŞ OLURDU. DEMEK Kİ BU İFADELER O DEVİRDE BİZİM DEDİĞİMİZ GİBİ TEFSİR EDİLİYORDU Kİ KURANDA BU KONU VAR. BBU KONU İÇİN BİR DE ŞUNU OKUYUN;
http://www.hzisahristiyanmiydi.com/karan-ve-barnaba-incili-cok-onemli-bir-gercegin-delili
“9 farklı yazar da olsa konu tamamiyle özünde aynıdır değişmez İncil de.” DİYORSUNUZ AMA KONUNUN UZMANLARI SİZİN GİBİ DÜŞÜNMÜYOR;
http://www.hzisahristiyanmiydi.com/category/incil-nasil-degistirildi
Mayıs 21st, 2011 at 08:44
ayşa hanım özür dilerim sizin isminizi ayşa değilde ayça diye okumuşum sizin hristiyan olduğunuzu bilmiyodum ben sizi müslüman birisi sanmıştım.Benim bütün dinlere saygım var eger hangisi doğrusu diyorsanız o veye şu , hristiyanlık. müslümanlık veya ötekileri değil bence bütün dinler doğrudur, haklıdır
Mayıs 21st, 2011 at 09:36
SN Mahmut Bey’e
size bart ehrman ın ‘incil nasıl değiştirildi’ kitabını okumanızı tavsiye ederim DEMİŞSİNİZ.
Ben de o zaman Turan Dursun’un kitabinı okumanızı tavsiye ederim desem hoşunuza gidecek mi?Yıllarca müftülük yapmış ve en sonunda da dininize aykırı kitaplar yazdı diye öldürülmüş bir insan…
Sn Akkurt
GELECEK OLAN PEYGAMBER HZ. İSA’YI YÜCELTMEDİ Mİ? TANRIDAN ALDIĞINI Kİ HZ. MUHAMMED DOĞRUDAN TANRIDAN ALDIKLARI VAHİYLER VARDIR.KUTSAL RUH ZATEN TANRIYSA NEYİ TANRIDAN ALIP BİLDİRECEK Kİ. SADECE “SİZE BİLDİRECEK” SÖZÜNE TAKILIYORSANIZ İNCİLDE BU KADAR MECAZ İFADE VARKEN DİYECEK BİR ŞEYİM YOK.
Size bildirecek derken Havarilerinde bildirecek diyor HZ.muhammede veya Hz.muhammeddin milletine değil.Birine mecaz derken öbürüne böyle demek istedi diyemezsiniz.
GELELİM EN ÖNEMLİ SORUYA; EĞER BU GELEN HAVARİLERE VE HIRİSTİYANLARA YARDIMCI OLACAK, YOL GÖSTERECEK KUTSAL RUHSA; HZ. İSADAN SONRA HEPSİ PARAM PARÇA NE DİN KALMIŞ NE KİTAP. NASIL YARDIMCI BU BÖYLE. YOL GÖSTERİCİ KUTSAL RUH OLSA HIRİSTİYANLIĞIN DURUMU BÖYLE Mİ OLURDU
Sizin o paramparça olmuş dediğiniz din koca roma imparatorluğuna kendini kabul ettirmiş bir din.Siz papazların ortaça kadar yaptıkları zulum ve baskıyı diyorsanız dinin ne suçu var.
Ha eğer şimdiki halini söylüyorsanız yine yanılırsınız ki bilim teknoloji üreten okuyan sorgulayan ve müslümanlıktan daha fazla sayıya ulaşmış bir din.
Lütfen konuyu sizin dinin benim dinim konusuna gelmesin çünkü bu iş böyle uzar gider…
AYRICA KURANDA BU KONUDA SADECE TEK KELİME GEÇİYOR TEFFERRUAT YOK “ONUN ADI İNCİLDE AHMEDTİR” DİYOR. ŞİMDİ KURANI BİR AN İÇİN HZ. MUHAMMED KENDİ YAZDI DİYE DÜŞÜNELİM. HZ. MUHAMMED HIRİSTİYANLARLA YAKIN TEMASTA OLMUŞ. O’NUN ZAMANINDA ARAMİCE İNCİL DE OLMAYAN BİR İFADE KULLANMASI ÇOK AKILSIZCA BİR DAVRANIŞ OLURDU. DEMEK Kİ BU İFADELER O DEVİRDE BİZİM DEDİĞİMİZ GİBİ TEFSİR EDİLİYORDU Kİ KURANDA BU KONU VAR. BBU KONU İÇİN BİR DE ŞUNU OKUYUN;
İncil Grekçe yazıldı.Ayrıca orada ki paraklit sözcüğüne takılmış bulunmaktasınız ki orada ki anlam yardımcı teselli edici anlamında dır .Gelse bile bu yine bir kanıt değildir.Hz.muhammeddin nedense bir tek bu ayette Ahmet olarak geçer.Ayrıca dillerde Tercümelerde bir çok kelime başka bir dilde başka bir anlama gelebilir. .yardımcı demiş geçmiş ama derken de gerçeğin ruhu diye de ekleme yapmış.Kaldı ki bütün olarak okunduğunda orada bahsedilen insan veya vahiy değil Tanrının kutsal gücü ruhu iman adına ne derseniz diyin,Havariler ondan aldıkları güçle hareket etmişler aynı şekilde yazanlara da ilham veren o ruhtu.Ha siz saçma böyle şey olur mu nasıl Tanrı veya Hz.isa o gücü insanlara verir mi ki diye düşünüyorsanız zaten konuşmaya gerek artık…Saygılar
Mayıs 21st, 2011 at 10:33
GELECEK OLAN PEYGAMBER HZ. İSA’YI YÜCELTMEDİ Mİ? TANRIDAN ALDIĞINI Kİ HZ. MUHAMMED DOĞRUDAN TANRIDAN ALDIKLARI VAHİYLER VARDIR.
Hz.Muhammed Hz.İsa yı yüceltmiştir doğru.
KUTSAL RUH ZATEN TANRIYSA NEYİ TANRIDAN ALIP BİLDİRECEK Kİ. SADECE “SİZE BİLDİRECEK” SÖZÜNE TAKILIYORSANIZ İNCİLDE BU KADAR MECAZ İFADE VARKEN DİYECEK BİR ŞEYİM YOK.
Siz daha kutsal ruhun anlamını bile bilmiyorsunuz Sn Akkurt.Kutsal Ruh Tanrı demek değildir.KUtsal Ruh havarilerine ve İncil i yazanlara Tanridan gönderilen ilham ruhudur daha doğrusu direk ilham dersek tabii ki yanlış olur.burada söz edilen ilahi bir güçtür.o güç ancak ve ancak insanın içinde olabilecek ilahi bir ruh olabilir.Gerçeğin Ruhu içinizde olacak demesinin sebebi havarilerin içinde olacak demektir.Yoksa vahiy değil.
Kutsal ruh tabii ki incilin bir çok yerinde mevcuttur.olması da normal değil mi.O ruhla Hristiyanlık doğdu mücadele verildi.Şimdi Hristyanların içinde olacak hali yok.Siz ona mecaz anlamda demeye devam edin.
Siz de ki vahiy e inanıyorsunuz da buna niye inanmıyorsunuz?
Mayıs 21st, 2011 at 11:06
ayşa hanım soracak o kadar çok acaip cevaplanmamış sorum varki inanın dine olan saygımdan ötürü bunu devam ettirmiyorum herkes inandığı şeye rahatca inanabilir bizim görevimizki heves kırmamak iyi günler size
Mayıs 21st, 2011 at 11:06
Mayıs 21st, 2011 at 11:13
İyi günler mahmut bey
Mayıs 21st, 2011 at 11:24
Size tavsiyem sorgulamaktan korkmayın.Tanrı her zaman sorgulamamızı ister,çünkü onu merak ettikçe tanımak istedikçe o bize yaklaşır ve kendini bize açar.Sadece toplum baskısıyla ve anne babadan öğrendiğimizle dinleri sorgulamayıp neden niçinleri araştırmayıp körü körüne inanırsak gerçeğe ulaşamayız.Ben size hiçbir zaman benim dinim en iyidir öbürü kötüdür deme hakkına sahip değilim.Kişi özgür iradesini kullanarak okuyarak araştırırak sorgulayarak doğruya ulaşmaya çalışmalı.
bence gerçek imanda böyle olmalı.Allah hepimizin günahlarını affetsin ,bizleri iman yolundan saptırmasın
Mayıs 21st, 2011 at 11:37
ne güzel söylediniz agzınıza sağlık ayşa hanım
Mayıs 21st, 2011 at 13:01
http://www.hzisahristiyanmiydi.com/karan-ve-barnaba-
incili-cok-onemli-bir-gercegin-delili
Sn Akkurt
Bir barnabas incilidir gidiyor.MAdem yıllardır genelkurmay da,devlet olarak sahip çıkarsın,tercümelerini uzmanlara yaptırırsın madem hocagil de uzmanmış aramice konusunda:)ayrıca hristiyan akademisyenleri de toplarsın gerçek ortaya çıkar
Böyle dedikodu programları gibi konuyu sunmak safsata dan öteye gitmez
Mayıs 21st, 2011 at 14:36
ayşa hanım yapmıyım yapmıyım dedim ama tutamadım kendimi acayip sorularımı sormak istiyorum izin verirseniz:
1) Hz. isa tanrının oğlu bunu yargılamadan kabul ettik diyelim tanrı neden oğlunu beyazların üstünden seçmiş tanrının oğlu zenci de olabilirdi
2)diyelimki tanrı da beyaz niye zencileri veya çekik gözlüleri yarattı.
3)Farz edelim ki uzaylılar var ya da başka gezegenlerde bizim gibi yaşayan akıllı varlıklar var tanrı onlarada oğul göndermiş midir
4)Tanrı yahudilere seçkin halk gibi bakmış zamanında onlardan başka kimseyi hidayete erdirmemiş. Peki şimdi neden herkesin kurtulmasını istiyor onun bu fikrini değiştirmesine neden ne olmus olabilir acaba
5)Tanrı madem herkesin kurtulmasını istiyor o zaman neden kendini apaçık göstermiyor. Herkes cennete gitsin işte ne güzel illa kendine bir elçi seçip ona tamam sen benim elçimsin şimdi git bunu herkese söyle diye ona kenardan kenardan fısıldayıp neden bizim inanmamızı istiyor
6)Uzaylılar vaftiz olabilirler mi?
Mayıs 21st, 2011 at 14:55
Sn Mahmut
Siz benimle dalga mı geçiyorsunuz,dinle mi dalga geçiyorsunuz,yoksa gerçektekten bu sorular aklını<dan geçiyor mu çözemedim.
Bir gün HZ.isa havarilerinden birine kızıyor,şu an da hangi havarisi hatırlamıyorum.diyor ki çekil önümden şeytan insan gibi düşünüyorsun….
Sanırım biz de insan gibi düşündüğümüzü için sorularımızın hepsine cevap bulmamız zor.
Siz öbür tarafa intikal ettiğiniz de eğer onun sizi sorgulamanızdan fırsat bulursanız siz de sorularınızı kendisine sorarsınız:)
Mayıs 21st, 2011 at 15:15
yok estağfullah ne dalga geçmesi ben başıdada dedim zaten saçma acayip sorular olacak diye
Mayıs 21st, 2011 at 15:18
size bir soru daha sorucam lutfederseniz
siz baş örtüsü takıyormusunuz
Mayıs 21st, 2011 at 15:37
selam hocam bir sitede bir yazı gördüm kağıda yazdım aynen aktarıyorum gene kafam karıştı
YAHUDİLER DOĞAÜSTÜ BELİRTİLER İSTER,GREKLER İSE BİLGELİK ARARLAR.AMA BİZ ÇARMIHTA GERİLMİŞ MESİHİ DUYURUYORUZ.YAHUDİLER BUNU YÜZKARASI,DİĞER ULUSLAR SAÇMALIK SAYARLAR.TANRININ SAÇMALIĞI İNSANIN BİLGELİĞİNDEN,TANRININ ZAYIFLIĞI İSE İNSAN GÜCÜNDEN ÜSTÜNDÜR.İMANIMIZ İNSAN BİLGELİĞİNE DEĞİL TANRININ GÜCÜNE DAYANSIN.ZAMANIN BAŞLANGICINDAN ÖNCE TANRININ BİZİM YÜCELİĞİMİZ İÇİN BELİRLEDİĞİ BU BİLGELİĞİ,BU ÇAĞIN ÖNDERLERİNDEN HİÇBİRİ ANLAMADI.TANRININ KENDİSİNİ SEVENLER İÇİN HAZIRLADIKLARINI HİÇBİR GÖZ GÖRMEDİ,HİÇBİR KULAK DUYMADI,HİÇBİR YÜREK KAVRAYAMADI.DOĞAL İNSAN TANRININ RUHU İLE İLGİLİ GERÇEKLERİ KABUL ETMEZ,ÇÜNKÜ BUNLAR SAÇMA GELİR.RUHÇA DEĞERLENDİRDİKLERİ İÇİN BUNLARI ANLAYAMAZ .RUHSAL KİŞİ HER KONUDA YARGI YÜRÜTEBİLİR.AMA KİMSE ONUN HAKKINDA YARGI YÜRÜTEMEZ.RABBİN DÜŞÜNCESİNİ KİM BİLDİ Kİ ONA ÖĞÜT VERESİN.
bu yukarıda yazanlar incilden bir alıntıdır aynı sayfadan seçilmiş cümlelerdir.dolayısıyla herhangi bir metin üzerinden içinden cümleler seçip hiçbirşey katmadan cümleleri belli bir anlam getirip gene ana metinin tam anlamını çıkarıyorsa bu tanrı esinidir üstelik aynı sayfadan başka cümleler seçip gene bir anlamlı yazı haline getirmek ben başka yazılarda denedim olmadı.
EFSANELER İLE İLGİLİ UYARI
KUTSALLIKTAN YOKSUN KOCAKARI MASALLARINI REDDET,TANRI YOLUNDA KENDİNİ EĞİT.KULAKLARINI GERÇEĞE TIKAYIP MASALLARA DALACAKLAR.BAZI KİŞİLERİN FARKLI ÖĞRETİLER YAYMAMASINI.YAHUDİ MASALLARINA DALIP SONU GELMEYEN SOYAĞAÇLARIYLA UĞRAŞMAMASINI SÖYLE.RABBİMİZ İSA MESİHİN KUDRETLİ GELİŞİNİ SİZE BİLDİRİRKEN UYDURMA MASALLARA BAŞVURMADIK.
UYDURMA MASAL ÖRNEKLERİ
hocam ben vazgeçtim devamını yazmıycam ama siz isterseniz sonra bir ara yazarım saygılar sevgiler
Mayıs 21st, 2011 at 17:15
Biz bsşörtüsü derken.???Hristiyanlar mı yoksa ben mi*
Mayıs 21st, 2011 at 17:38
siz hristiyan değilmisiniz işte ondan soruyorum çünkü incile göre de baş örtüsü takmak gerekiyomuş bunu yeni öğrendin eğer takmazsanız büyük günah işlemiş oluyorsunuz
Mayıs 21st, 2011 at 17:45
:)))yanlış bilgi almışsınız başörtüsü diye bir şey yok.onu kim size söylemişse yanlı söylemiştir.
Mayıs 21st, 2011 at 17:55
istiyosanız ayeti vereyi yanlış olmasın
Mayıs 21st, 2011 at 17:56
Korintliler:11-6 Eğer kadın örtünmüyorsa, saçını kestirsin. Ama kadının saçını kestirmesi ya da traş etmesi ayıpsa, başını örtsün.
Mayıs 21st, 2011 at 18:38
Bu Pavlus un Korintlilere gönderdiği mektupta yazar.Orada ki anlamda toplum içinde kadının örtünmesi değil dua esnasında kadının örtünmesi konusudur.Bu sadece Pavlus un o zaman ki gelenek itibariyle konuştuğu şeylerdir.
Sizin anlamak istediğiniz manada değildir.O zaman ki şartlar da zaten sümerlerden kalma giyim geleniğidir.Bunun sizlerde ki gibi saçının teli gözükmeyecek günahtır anlamında değildir.Ayrıca da bu Pavlus un kişisel görüşüdür.
Mayıs 21st, 2011 at 18:53
kişisel görüş veya kişisel bişeyse neden kutsalkitaba ilave edildi bu mektup
Mayıs 23rd, 2011 at 15:07
Evet o konuda haklısınız yanlış beyan ettim.ancak dediğim gibi ibadet esnasında erkekler örtünmesin erkeklerin örtünmemesi saygı,kadının da örtünmesi saygı anlamında kullanılır.Nitekim insanlar eskiden özellikle kiliseler de kadınlar tam olarak saçının teli gözükmeyecek şekilde değil de en azından başlarına bir örtü alırlardı,erkekler ise şapka takıyorlar da şapkalarını kilise de çıkarırlardı(Saygı anlamında ) ordaki ayetler bunu ifade eder.
Korintliler 11
2Her durumda beni hatırladığınız ve size ilettiğim öğretileri olduğu gibi koruduğunuz için sizi övüyorum. 3Ama şunu da bilmenizi isterim: her erkeğin başı Mesih, kadının başı erkek ve Mesih’in başı Tanrı’dır. 4Başı örtülü olarak dua eden ya da peygamberlik eden her erkek, başını küçük düşürür. 5Ama başını örtmeden dua eden ya da peygamberlik eden her kadın, başını küçük düşürür. Böylesinin, başı traş edilmiş bir kadından farkı yoktur. 6Eğer kadın örtünmüyorsa, saçını kestirsin. Ama kadının saçını kestirmesi ya da traş etmesi ayıpsa, başını örtsün. 7Erkek başını örtmemelidir. Çünkü erkek Tanrı’nın benzeyişinde olup Tanrı’nın yüceliğini yansıtır. Kadın ise erkeğin yüceliğini yansıtır.[ç] 8Çünkü erkek kadından değil, kadın erkekten yaratıldı. 9Erkek kadın için değil, kadın erkek için yaratıldı. 10Bu nedenle ve melekler uğruna kadın, bir yetki işareti olarak başını örtmelidir.[d]
11Ne var ki, Rab’de ne kadın erkekten, ne de erkek kadından bağımsızdır. 12Çünkü kadın erkekten yaratıldığı gibi, erkek de kadından doğar. Ama her şey Tanrı’dandır. 13Siz kendiniz karar verin: kadının örtüsüz başla Tanrı’ya dua etmesi uygun mu? 14-15Doğa bile size erkeğin uzun saçlı olmasının kendisini küçük düşürdüğünü, ama kadının uzun saçlı olmasının kendisini yücelttiğini öğretmiyor mu? Çünkü saç kadına örtü olarak verilmiştir. 16Bu konuda çekişmek isteyen biri varsa, şunu bilsin ki, bizim ya da Tanrı’nın topluluklarının başka bir geleneği yoktur.
Mayıs 23rd, 2011 at 15:25
SN Mahmut bir ayetin cımbız gibi bir yerini çekipte almak anlamını tamamiyle yitirtir.bakın ben de alayım nasıl mana bozuluyor
15Doğa bile size erkeğin uzun saçlı olmasının kendisini küçük düşürdüğünü, ama kadının uzun saçlı olmasının kendisini yücelttiğini öğretmiyor mu? Çünkü saç kadına örtü olarak verilmiştir
şimdi sırf buna bakarak ben bakın burda da saç kadına örtü olarak verilmiştir zaten o yüzden örtünmesine gerek yok desem size verdiğim cevap yanlış olur.
O yüzden siz veya bir başkası işine gelen cümleleri alıpta saptırmasın.Bunun vebalini öbür tarafta zor ödersiniz.Lütfen en başta dürüst olalım…
Mayıs 23rd, 2011 at 16:32
tamam da bunlar pavlos un kişisel görüşleri değil mi neden ilahi kitapta yer alıyor
Mayıs 23rd, 2011 at 16:36
Evet o konuda haklısınız yanlış beyan ettim diye yukarda sorunuzun cevabını verdim
Mayıs 23rd, 2011 at 16:55
tamam işte demek ki bu kitaptan insan sözlerinin ve görüşlerinin yer aldığını kabul ediyorsunuz
Mayıs 23rd, 2011 at 17:12
Hayır etmiyorum ben orada yanlış ifade ettim
Mayıs 23rd, 2011 at 20:47
SAYIN AYŞA NERESİNİ DÜZELTELİM
10 Evlilereyse şunu buyuruyorum, daha doğrusu Rab buyuruyor: Kadın kocasından ayrılmasın.11 Ayrılırsa evlenmesin, ya da kocasıyla barışsın. Erkek de karısını boşamasın.12 GERİ KALANI RAB DEĞİL BEN SÖYLÜYORUM: Eğer bir kardeşin karısı iman etmemişse ama kendisiyle yaşamaya razıysa, onu boşamasın.(1.Korintliler-7)
Mayıs 24th, 2011 at 09:47
Siz zahmet etmeyin ben düzeltirim.
Korintililer cinsel ahlaksızlık,bozgunculuk,olarak ün salmış bir kentti.Kendilerine çeki düzen vermeleri ellerinde ki eşlerinin kıymetini bilmeleri kendilerine çeki düzen vermeleri yönünden Pavlus un Korintlilere sunsuğu mektuptardan 1.dir.
Siz de bilirsiniz ki nasıl Kuran ayetlerini şartlara göre gönderip önceki ayeti feshedip sonra ki ayeti gönderdi ise doğal olarak bunları da bu şekilde değerlendirmek gerekir.
Siz de de 4 kadın alma durumu vardır.ancak denir ki erkeğe adaletli olacaksaın şartı getirilmiştir.
ancak nisa suresin de bu ayet bildirilirken daha sonra ki ayette erkeğin kadınlarına karşı asla adaletli olmayacağı vurgulanır.(bu 1.çelişki)diyeceksiniz ki savaş vardı kadınlar dul yetim kalacakdı vb..
Ayet gayet açıktır aslında hoşunuza gidenlerden 2 şer 4 er alabilirsiniz der.(hoşunuza gidenlerden ????)demek hoşuna gitmedi mi muhtaç da olsa gerek yok almasına.
Ayrıca kadına soruluyor mu burada sen razı mısın kocanın 2.3.4 almasına diye…???Demek ki kadının hakkı yok,koca istediği zaman hoşuna gidenlerden 2.3.4 ü alabilir….
kaldı ki sizler niye günümüzde buna uymuyorsunuz o zaman.Uyan memleketler var elbet ancak uymayan müslüman memleketlerde(Demek uymayan müslüman ülkelerin erkekleri kadınlarına karşı çok adil????)
Ben neresini düzeltsem acaba…
Mayıs 24th, 2011 at 10:25
bakın ayşa hanım tarafsız düşünün ben bu sözleri ve soruları sorarken bir müslüman olarak değil tarafsız biri olarak söylüyorum. Şimdi bana söyletin pavlosun mektuplarının ilahi kitapta ne işi var
Mayıs 24th, 2011 at 10:36
pavlus kimdir siz biliyor musunuz?Bütün Havariler uluslara mektuplar göndermiştir.Sadece pavlus değil.o zaman diğerlerini de sormanız lazım neden diye?
Mayıs 24th, 2011 at 10:59
tamam bunu es geçelim. Ben şunu merak ediyorum neden bütün dünyadaki tektanrılı dinlerin hepsi ortadoğudan çıkmiştır niye Allah çin e veya batı avrupaya veya en ilginci yakın tarihte keşfedilen america kıtasına mesela mayalara da peygamber gödermemiştir
Mayıs 24th, 2011 at 11:00
dört büyük peygamber varsa hepsi de ortadoğudan çıkmış
Mayıs 24th, 2011 at 11:12
ve şunu soruyorum ölü deniz perşomenleri hakkında nediyorunuz
Mayıs 24th, 2011 at 11:16
Sanırım en eski Kavimler bu bölgedeydiler.ya da dünyadaki tek kutsal yerler belli bölgeler olsun diye tüm peygamberleri o bölgeden seçmiş olabilir veya başka bir sebep sonuçta size daha önce de söyledim insan bilgisi Tanrı bilgisinin üstünde değildir.Tanrının sırları bitmek tükenmek bilmeyen dipsiz bir kuyu gibidir.Sonsuz bilgisi ve gücü olandan bahsediyoruz.Biz bunları kıt beynimizle algılayamayız.
Hz.İsa nın havarilerin de söylediği bir cümle ilginçtir.Ben size çok daha fazla şey anlatırdım ancak siz buna dayanamazsınız demiştir.burada Tanrının bilgisini kastetmiştir.
Ancak Kuranı Kerim tüm ümmetlere peygamber gönderdiğinden bahseder siz bir de Kurandan öğrenin…
Mayıs 24th, 2011 at 11:25
bir de ilhan beye perşonenler hakkında soru sorucam.
ilhan bey siz boşverin barnabas incilini ölü deniz perşomenlerinde beklenen isanın tanrının oğlu olarak beklendiği yazılmaktadır. AYETİ VEREYİM istiyorsanız:
Arami Apokalipsi diye adlandırılan yazmalarda 4Q246 olarak numaralandıran metinde bu terim bütün açıklığı ile geçer : ” O Dünyada büyük olacak […] Ve onun adı Tanrı’ını Oğlu olacak ve onu En Yüksek Olanın oğlu diye çağıracaklar.[…] Onun krallığı sonsuz krallık olacak ve yolu gerçeğin yolu olacak. […]O dünya yüzüne barış getirecek. […] Yüce Tanrı onun efendisi olacak . […] Onun hükümdarlığı sonsuz hükümdarlık olacak. ”
Bu metin aynı zamanda Luka İncili ile de büyük paralellik göstermektedir : “Melek ona ‘Korkma Meryem’ dedi, ‘Sen Tanrı’nın lutfuna eriştin. Bak gebe kalıp bir oğul doğuracaksın, adını İsa koyacaksın. O büyük olacak, kendisine en yüce olanın oğlu denecek. Rab Tanrı ona atası Davut’un tahtını verecek. O da sonsuza dek Yakup’un soyu üzerinde egemenlik sürecek ve egemenliğinin sonu gelmeyecektir.’
Mayıs 24th, 2011 at 11:53
Sn Mahmut Bey,
Sizi tek kelimeyle tebrik ederim.Bence bu konuyla ilgili soruları sizin bana değil de benim size sormam gerekir…
Mayıs 24th, 2011 at 11:53
59 NOLU YORUMUM AYŞANIN PAVLUSUN İNCİLLERDE KENDİNE AİT KİŞİSEL YORUMU YOKTUR SAVUNMASINA KARŞI VERMİŞTİM. O DA BUNU ES GEÇEREK KONUYA CEVAP VERMEK TERİNE SALDIRIYI SEÇMİŞ YANİ TOPU TAÇA ATMIŞ.
67 NOLU SORUDA ADI ÜSTÜNDE APOKALİPSİ KIYAMET BEKLENTİSİYLE YAZILMIŞ ESER. BİZ DE DE BENZER BEKLENTİLERLE MEHDİ İÇİN BİR SÜRÜ UÇUK ŞEYLER YAZILIYOR. BUNLAR İLAHİ VAHİY DEĞİL. UMUTSUZLUK İÇİNDEKİ İNSANLARIN İNSANLARA UMUT AŞILAMAK İÇİN YAZDIKLARI ABARTILARDIR.BIRAKIN BUNLARIN NE DERECE CİDDİ ŞEYLER OLDUĞUNU LUKA İNCİLİNE BAKIN
“Rab Tanrı ona atası Davut’un tahtını verecek. O da sonsuza dek Yakup’un soyu üzerinde egemenlik sürecek ve egemenliğinin sonu gelmeyecektir.’” BUNLAR GERÇEKLEŞTİMİ?
HZ. İSA’YA KAÇ TANE YAHUDİ İNANDI Kİ ONLARIN ÜZERİNDE EGEMENLİK KURSUN.
Mayıs 24th, 2011 at 12:24
iyi de orada sonsuza dek egemenlik sürecek diyor yani şu anda birçok insanın isa ya inandığı gibi değil mi
Mayıs 24th, 2011 at 12:31
sN AKKURT
59 NOLU YORUMUM AYŞANIN PAVLUSUN İNCİLLERDE KENDİNE AİT KİŞİSEL YORUMU YOKTUR SAVUNMASINA KARŞI VERMİŞTİM. O DA BUNU ES GEÇEREK KONUYA CEVAP VERMEK TERİNE SALDIRIYI SEÇMİŞ YANİ TOPU TAÇA ATMIŞ.demişsiniz.
Ben gayet açıklamalı şekilde bütün olarak ayeti aldım ve ne manaya geldiğini size aktardım.ancak siz anlamak istemiyorsanız yapacak bir şey yok.Ben topu taça atmadım aksine topun hep oyun içinde kalmasına çalışıyorum.Ancak siz de bir türlü gol atamıyorsunuz.
Ölü deniz perşomenlerine gelince eğer bu perşomenler
abartı vr uydurma ise bütün kutsal kitap ta bu yudurmalardan yola çıkarak bir kurgu ile yazıldıysa Hz.İsa hiç yaşamadı demektir ki o zaman Kuranı kerimi de reddetmek durumundayız.
ha eğer apollonous yaşadı esas mesih oydu derseniz o da olmaz çünkü o kendini hiçbir zaman peygamber olarak nitelendirmedi.kendisini şifacı olarak görüyordu.kaldı ki onun hikayesi Hz.isa nın ölümünden sonra roma valisinin karısının başlatmış olduğu hikaye ile başlar…
Yaratılış 49 10
10 Sahibi[i] gelene kadar
Krallık asası Yahuda’nın elinden çıkmayacak,
Yönetim hep onun soyunda kalacak,
Uluslar onun sözünü dinleyecek.
11 Eşeğini bir asmaya,
burda ki peygamberlik kutsal yazıların Yahudilerin elinde kalacağı ancak daha sonra sahibi gelene kadar diyerek bu krallığın Yahudilerin elinden çıkacağı belirtilmektedir.Daha sonra ki ayetlerde giysilerini şarapta,kaftanın da üzüm ün kanıyla yıkanacağı ile Hz.isa kastedilmektedir.başka bir anlam çıkmaz.Çünkü normal biri elbisesini şarapla yıkasa o na deli ve pis olarak nitelendiririz.
Siz bu kadar şeye kurgu diyemezsiniz her seferinde ispatı mevcuttur.Artık ispat etmekten sıkıldım…
uydurma diyorsanız ki öyle diyorsunuz bu sizin imanınızla ilgilidir.Tanrının bu yeryüzünde nasıl bır sır yumağının izlerini bırakabileceğini tasavvur edemiyorsunuz.Zaten sorun da burada.
Hz.İsa nın lafıyla artık yorumlarıma son vermek istiyorum.”eğer bir eve gidipte anlattığınızda karşınızdaki insan bunu anlamıyorsa ayağınızın altındaki tozu silkin ve dönün”’
Mayıs 24th, 2011 at 13:44
“10 Sahibi[i] gelene kadar
Krallık asası Yahuda’nın elinden çıkmayacak,
Yönetim hep onun soyunda kalacak,
Uluslar onun sözünü dinleyecek.
11 Eşeğini bir asmaya,”
TAM BİR TEZAT DEĞİLMİ HZ. İSA DAVUTOĞLU OLUNCA VE SONSUZA KADAR EGEMENLİK ONUNSA ;
“Rab Tanrı ona atası Davut’un tahtını verecek. O da sonsuza dek Yakup’un soyu üzerinde egemenlik sürecek ve egemenliğinin sonu gelmeyecektir.’”
BU DURUMDA NASIL OLURDA YAHUDANIN ELİNDEN ALINMIŞ OLUR.
MECBUREN YİNE AYNİ SÖZÜ SÖYLEMEK GEREK “NERESİNİ DÜZELTELİM Kİ.”
MAKSADIMIZ İNSANLARIN DOĞRU İMANI BULMASINA YARDIMCI OLMAKTIR. OKUYUCULARIMIZ FARKLI GÖRÜŞLERİ OKUSUNLAR Kİ SAĞLIKLI KARAR VERSİNLER. ÇÜNKÜ BELLİ İNANÇ SAHİBİ KİŞİLER GENELDE ÖN YARGILIDIR. HANİ NE DEMİŞLER “ATOMU PARÇALAMAK ÖN YARGILARI PARÇALAMAKTAN DAHA ZORDUR.”
BU İŞE YENİ ARAŞTIRANLAR DAHA TARAFSIZ VE ÖN YARGISIZ OLDUKLARINDAN DOĞRUYU ANLAMALARI DAHA KOLAYDIR.
TABİ BİRİLERİ AYAK TOZUYLA TEHDİT ETMELERİNE DE ALDIRMAZLAR.
KARARVERMEKTE ZORLANAN İSE “RABBİMİZ BİZLERİ DOĞRU OLANANA VARDIRSIN.” DİYE YARDIM İSTEMELİ
Mayıs 24th, 2011 at 13:53
ayşa hanım israrla birtakım kehanetlerin kanıt olacağını ileri sürmeniz birşeyi değiştirmez bir kehaneti tututor ötekisi tutmuyor onu da görmezden gelmemeliyiz.Ben geçenlerde tevrattan bir pasaj okumustum orada aynen şöyle diyordu. Benim adımla yalancı peygaberlik yapanlar ve benim söylemediğim sözü söylyenler o an öldürülüp herkesin önünde rezil olacaklardır diye birsey yazıyordu.
Şimdi siz diyorsunuzki Hz. MUHAMMED yalancı peygamberdi ve oun adına yalan sözler uydurdu peki neden onu öldürmedi eceliyle ölmeden.Eger bunu yapsaydı kimin yalancı olacagı açıkca anlasılacak ve kafa karışıklağı olmayacaktı. Aksine onun yasamasına izin vermiş ve ümmetinin yüzyıllar boyu zaferlerden zaferlere kosmasını saglamış.
Mayıs 24th, 2011 at 14:00
geçenlerde selim beyin bir yazısını okumuştum kafama cok yattı onu sizlerle paylaşmak istiyorum izin verirseniz, aynen kopyalıyorum:
selim demiş ki:
tevrat(sizin deyimizle eski ahit) musaya indigini kabul ediyorsunuz bu kitap nasıl musaya onun yaptıklarını sanki kendisi yazmış gibi anlatıyor MİSAL VEREYİM:
Lev.8:21 Bağırsaklarını, işkembesini, ayaklarını yıkadı ve koçun tümünü sunağın üzerinde yaktı. Bu bir yakmalık sunu, yakılan sunu ve RAB’bi hoşnut eden kokuydu. Musa her şeyi RAB’bin buyurduğu gibi yaptı.
BAŞKA BİR MİSAL DAHA:
Mısırdan Çıkış, Bölüm 34/28
Musa orada kırk gün kırk gece RAB’le birlikte kaldı. Ağzına ne ekmek koydu, ne de su. Antlaşma sözlerini, on buyruğu taş levhaların üzerine yazdı
BU KİTAP NASIL MUSA PEYGAMBERE İNMİŞTİRDE BİREBİR ONUN YAPTIKLARINI ANLATIYOR SEN BİR KURANI KERİM İ AÇ BAKIYIM ORDA MUHAMMED ŞÖYLE YAPTI MUHAMMED BÖYLE YAPTI DİYE YAZIYOR MU?
10.selim demiş ki:
Nisan 12th, 2011 at 12:40
YANİ O KADAR KONUŞMAYA BİLE GEREK YOK YANİ YOK ZEKERİYANIN BABASI KİMMİŞ O NEYMİŞ DİYE SADECE BURDAKİ ÖZELLEK BİLE YETER BU KİTABIN MUSA PEYGAMBER DEN COK SONRAKİ YAHUDİLER TARAFINDAN YAZILDIĞI
YANİ BİR DÜSÜNSENE HİÇ Mİ DİKKATİNİ ÇEKMEDİ DİYELİM Kİ SANA ALLAH KATINDAN BİR KİTAP İNİYOR AMA ORDA TANRISAL BİLGİLER YERİNE SENİN NE YAPTIKLARIN YAZIYOR E ZATEN BUNU YARATICININ YARDIMI OLMADAN DA KENDİN YAZABİLİRSİN YANİ YAZARLIK YETENEĞİN VARSA
Mayıs 24th, 2011 at 16:43
10 Sahibi[i] gelene kadar
Krallık asası Yahuda’nın elinden çıkmayacak,
Yönetim hep onun soyunda kalacak,
Uluslar onun sözünü dinleyecek.
11 Eşeğini bir asmaya,”
TAM BİR TEZAT DEĞİLMİ HZ. İSA DAVUTOĞLU OLUNCA VE SONSUZA KADAR EGEMENLİK ONUNSA ;
“Rab Tanrı ona atası Davut’un tahtını verecek. O da sonsuza dek Yakup’un soyu üzerinde egemenlik sürecek ve egemenliğinin sonu gelmeyecektir.’”
BU DURUMDA NASIL OLURDA YAHUDANIN ELİNDEN ALINMIŞ OLUR.
Ben bu durumda bir tezatlık göremiyorum.Sadece benzetmeler var.Kutsal Kitap ın özelliği bir yeri okursunuz anlamazsınız.Daha sonra başka bir yeri okuduğunuzda ilk okuduğunuz yer aklınıza gelir.Bir bakmışsınız okunanlar birbirini tamamlıyor.Ama bunları hazmedebilmek için kitap okur gibi değil bilgelikle okumak gerekir.
MAKSADIMIZ İNSANLARIN DOĞRU İMANI BULMASINA YARDIMCI OLMAKTIR. OKUYUCULARIMIZ FARKLI GÖRÜŞLERİ OKUSUNLAR Kİ SAĞLIKLI KARAR VERSİNLER. ÇÜNKÜ BELLİ İNANÇ SAHİBİ KİŞİLER GENELDE ÖN YARGILIDIR. HANİ NE DEMİŞLER “ATOMU PARÇALAMAK ÖN YARGILARI PARÇALAMAKTAN DAHA ZORDUR.”
Demişsiniz.burada maksadınız farklı görüşleri ortaya koymak değil tamamiyle Hz.İsa nın öğretilerini ayaklar altına almaktır.Eğer farklı görüşten hareket etseniz açarsınız İslami bir site çelişkileri ortaya koyarsınız,ondan sonra insanlar sizin sunduğunuz olgulara bakarak kararlarını verirler.Müslüman bir ülkede böyle bir site hazırlamak sunmak keyfini sürmek çok kolay,bir bunu salyangoz satan bir mahallede yapında göreyim…
Belli inanç sahibi insanların fikirlerini değiştirmek tabii ki çok zordur.ancak bu durum sizin içinde geçerlidir.Sayın Akkurt.
Geçenlerde bir Hristiyan bu site de bize sorun size anlatalım demişti de.Siz benim kimseye bir şey sormaya ihtiyacım yok diye cevap vermiştiniz.Yani ben öyle bilgiliyim ki size ihtiyacım yok diyorsunuz.çok alçakgönüllüsünüz….:)
Neyse ki yargı yukarısı bunların bütün kararlarını o verecek.Allah hepimizi selamete erdirsin
Mayıs 24th, 2011 at 16:46
burda yazılanlar musa tarafından değil de çok sonra yahudiler tarafından yazılmış diyebiliriz ama kutsal kitapta ki birçok olaylar karşılıklı konuşmalar şekilde yansıtıldığı da bir gerçektir örnek eyüp ama şöyle bir gerçek var bu kitapta bir kurtuluş olayı vardır,ama bu iki seçenek içerir ya esaret altında ki yahudilerin bir kurtuluşudur bu bir kral tarafından gerçekleşecektir,yani bir tür masal bir kahraman arayışı,ya da insanların sonsuz yaşam için isa mesihte gerçekleşen kurtuluş.her ikisini içeren deliller mevcuttur ama hangisi gerçektir sorulması gereken soru budur.eğer ilki ise o zaman yahudiler bunu kurgulamıştır tanrıdan gelmemiştir peki o zaman geriye ne kalır islam inancı.peki o zaman islam inancı neden bu kitapların insan ürünü olduğunu söylememiştir hiçbir bilgide vermez sadece yahudilerle ilgili çarpıtmadan sözeder,peki asılları nerededir gene bilgi yok bu bilgi yoksa nereden bilecez.bilemiycez hep muallakta kalacak çünkü……
AL-İMRAN 49 İSANIN BEBEKLİK HİKAYESİ TOMAS MS.200
NİSA 157 İRANAEUS BASİLİDES
MERYEM 16-16 İSANIN BEBEKLİK HİKAYESİ TOMAS M.S.200
BAKARA 34 TALMUD M.S.200
BAKARA 102 insanlara büyü ve babilde harut ile marut adlı meleklere indirileni öğretiyorlar TALMUD M.S.200
MAİDE 31 JOHNATH BEN-UZZİAH NIN TARGUNU
ARAF 171 ABODAH SARAH
KEHF 9-25 TOURS LU GREGORY ŞEHİTLERİN HİKAYESİ
NEML 15-44 ESTER NIN 2.TARGUNU
ADN CENNETLERİ KABBALA YAHUDİ TARİKATI
efsaneler dizini yahudilerden alınma
İMRAN AİLESİ SORUNU
AL-İMRAN 33
MERYEM 28 HARUNUN KIZKARDEŞİ MERYEM
TAHRİM 12 İMRAN KIZI MERYEM
ZUHRUF 48 ONLARA GÖSTERDİĞİMİZ HER MUCİZE KIZKARDEŞİ BİR ÖNCEKİ MUCİZEDEN DAHA BÜYÜKTÜ .
İMRAN AİLESİ, BABA İMRAN OĞUL MUSA,HARUN,KIZKARDEŞ MERYEM YANİ MERYEM İSANIN ANNESİ MERYEM VE 1000 KUSUR YAŞINDA MUSA İSANIN DAYISI.EĞER BÖYLE DEĞİLSE BU HARUN HANGİ HARUN,İMRAN HANGİ İMRAN YANİ AMRAN ,ZUHRUF 48 DEKİ KIZKARDEŞ KİM.
RUHULKUDUS NEDİR YANİ KUTSAL RUH CEBRAİL Mİ O BİR MELEKTİR VE HABERCİDİR O ZAMAN CEBRAİL RUHULKUDUS MÜDÜR
DEĞİLDİR KADİR SURESİ AYET 4 MELEKLER VE RUH
o zaman melekler ve ruh ayrıdır ruhulkudus nasıl cebrail olabilir ama olmuştur
MERYEM 17 18 19 KUTSAL RUH YERE İNİNCE ELÇİ OLMUŞTUR ve meryem in hamile kalmasını sağlamıştır oldukça ilginç bir durum.
MEKKE SURELERİNDE 86 SURE İSA HİÇ MUCİZE YAPMAMIŞTIR,TAM ONÜÇ YIL BİLDİRİLMEZ MAZALLAH ÖLÜYÜ DİRİLTİYORDU,MEKKELİLER ZATEN KAFİR HABİRE MUCİZE İSTİYORLAR ÖLÜYÜ ATARLAR HADİ DİRİLT BAKALIM SAKAT BİR DURUM.MEDİNEDE ARTIK SORUN DEĞİL HÜKÜMET KURULMUŞ ZATEN.GÜÇLENMİŞ ARAP SİYASETİ VE BİRLİĞİ KÖTÜ BİRŞEY Mİ DEĞİL YAŞAMA SAVAŞI KURAK TOPRAKLAR,DAHA VERİMLİ TOPRAKLARI FETHETME HERKESİN YAPTIĞI GİBİ.SAYISIZ TUTARSIZLIKLARA DAHA GİRMEDİM BİLE AMA ŞUDA VAR
ZUHRUF 3 BU KİTAP ANLAYASINIZ DİYE ARAPÇA İNDİRİLMİŞTİR lokal yani, yoksa arapça bilmiyorda ondan anlamıyorsak o zaman gene birşey olmaz cehennem dedikleri yer zaten dünya üzerinde ghenna hinnom vadisai oğulları ölüleri atarlar,öldükten sonra atsınlar birşey olmaz hissetmezsin einstein doğru söylemiş iki şey sonsuz evren ve insanların aptallığı valla ben inanmıyorum böyle şeylere diyeceksin TANRI yok mu var tabii ama yargı varsa vicdanımızdan olur yaptıklarımızdan olur ama birşeye inanıp inanmamak tan değil ,siz birşey anlatırsınız ben inanmamışsam suçlu mu olurum kimse olmaz
Mayıs 24th, 2011 at 17:05
sn mahmut,
Selim bey in yazdıkları o kadar saçma ki neresinden tutup düzeltsek bilmem.Bütün din kitapları aynı standtlarda olacak diye bir kanun yok.diyor ki selim bey
BU KİTAP NASIL MUSA PEYGAMBERE İNMİŞTİRDE BİREBİR ONUN YAPTIKLARINI ANLATIYOR SEN BİR KURANI KERİM İ AÇ BAKIYIM ORDA MUHAMMED ŞÖYLE YAPTI MUHAMMED BÖYLE YAPTI DİYE YAZIYOR MU?
Hz.muhammed ile ilgili onun çıkarına yararına inen o kadar ayet var ki bakın ben burada çelişkileri ortaya dökmek istemiyorum çünkü hem yeri değil burası sadece Hristiyanlıkla ilgili bir site.hem de bu senin dinin benim dinim kavgasına dönüşür ki bunun da sonu gelmez tartışmalara gebe olur.
bakın burda eleştiriler yapılırken yok değiştirildi mi değiştirilmedi mi Hz.isa nın sözlerini eleştirmekten tutunda İncili devirmek Hz.İsa yı yok etmek için ne gerekirse yapılıyor.
ancak bunu yaparken neyi yok etmeye çalıştıklarının hiç farkında değiller.bu düşünceler aslında Kuranı Kerim i bile yok saymaya gidiyor.Şimdi denilecek ki Biz Hz.İsa ya karşı değiliz kuran da da yazıyor büyük bir peygamberdir bunun böyle olduğunu bizde kabul ediyoruz.E kabul ediyorsunda niye öteki kitaplar da anlatılanlara inanmıyorsun??orada ayrıntılarıyla herşey yazılı.Kuran Hz.isa yı peygamber demiş geçmiş.ama bu kitaplarda ayrıntılar var.Siz onun dediği şeyi yok saydığınız zaman onu da yok sayarsınız.
Bakın ben size Kuran dan örnek vereyim.
Hz.isa ile ilgili bir ayette Hz.İsa nın balçıktan kuş yaptığı ve uçurduğu mucizesi anlatılır.Ki bu mucizeden de öte yaratma gücünü ifade eder.bu sadece Talmud yasalarında ve Kuran da geçer ama ne ilginçtir ki İncil de geçmez.Tüh adamlar unutmuşlar koymayı değiştirirken :)))Sizce Hristiyanlar bu fırsatı kaçırır mıydı?”bakın yaratma gücü var alın size diyip işte Tanrı nın ruhu veya Tanrı derlerdi…..
ikincisi yine Kuran dan
Hz.isa nın beşikte konuştuğu mucizesi.Bu da incil de geçmez.ne hikmetse.bunu da unutmuşlar bakın koymayı incili değiştirenler.Hz.meryem boşuna Zekeriyanın yanına sığınmış Hz.isa yı büyütürken.:)))
o zaman ki insanları bir düşünsenize beşikte konuşan bebek ben resulum diyecekte o zaman ki insanlar buna inanmayacak.günümüzde bile böyle bir şey olsa insanlar secde ederler hemen bir de o zamanı düşünün….
Yani kısacası bana kimse hikaye anlatmasın,yok yaşadı mı yaşamadı mı,barnaba incili,yok değiştirmeler,kehanetler tutuyor mu tutmuyor mu…
Hz.isa da asla ve asla çelişki yokturtbuna inanırsanız inanın inanmıyorsanız inanmayın.
sn akkurtta yazdığım gibi yargı yeri bellidir.Allah herkesi selamete erdirsin…
Mayıs 24th, 2011 at 17:15
BENCE BU YAHUDİLERİN ORTAYA ÇIKIP BİZ SİZE ŞAKA YAPMIŞTIK HERKESİ KANDIRDIK DİYE DELİKANLI GİBİ ORTAYA ÇIKMALARI LAZIM YOKSA FENA YAPARIZ DİMİ, FENA YEDİRMİŞLER AMA BİR İHTİMAL DAHA VAR YA ŞAKA YAPMAMIŞLARSA KAÇACAK DELİK BULURSANIZ KAÇARSINIZ BELKİ BULURSANIZ TABİİ AMA NERDEEEEE….
Mayıs 24th, 2011 at 17:58
SN mAHMUT
Bir ilave daha etmek istiyorum.Kuran ı Kerim bu kitapların ilahi kitaplar olduğundan bahseder.özellikle Tevrat ile ilgili övücü şeyler çokça vardır.sonra da der ki kelimeleri değiştirdiler gibi mesaj verir.en sonunda da Allah katında tek din İslamdır der hükmünü verir.Ama neticede baştan bu kitapları ve peygsmberleri kabul ediyor hepsinden aşağı yukarı bahsediyor.
Ama burada iddia edilen Bu kitapların baştan tamamiyle kurgu olduğu veya perşomenlerden alındığı,barnabas incili(esas incilin o olduğu iddiası) vb…
bütün bunlara inanıldığı zaman Kuranın da reddedilmesi gerekir.o yüzden selim bey in söyledikleri çok saçma derim.çünkü o tamamiyle yahudilerin kurgusu olduğuna çok emin…
Mayıs 24th, 2011 at 20:16
ayşa hanım ben ne diyorum siz ne anlıyorsunuz ya da anlamamazlıktan geliyorsunuz. Yani ben burada bu kitabın inanıldığı üzere hz musa tarafından değil ondan sonrakiler tarafından yazıldığına bu kanıttır diyorum siz kalmışsınız kuran tevratı basta destekler sonra inkar eder demişsiniz de demişsiniz ne burada sekuler olarak bilimsel olarak konulara yaklaşılmadığı için iman duyguları ön plana cıktığı için ben artık bu tartışmaları devam ettirmek istemiyorum hepinizi gözlerinden öpüyorum iyi akşamlar
Mayıs 24th, 2011 at 22:02
YAPTIĞIMIZ İNCİL VE TEVRATTAKİ ÇELİŞKİLERE DİKKAT ÇEKMEKTİR. BUNU YAPARKEN ŞU KİTAPTA TANRI ŞÖYLE DEMİŞ BU MANTIKLI MI DEĞİL Mİ VEYA DOĞRU MU EĞRİMİ BUNLARIN ÜZERİNDE DURMUYORUZ. YANİ BU DİN Mİ YOKSA ŞU DİN Mİ DAHA MANTIKLI BİR KIYAS YAPMIYORUZ. ÇÜNKÜ BİR ÇOK KONU İÇİN ELDE KESİN DELİL YOK.
YAPTIĞIMIZ BİR YERDE YAZAN BİR KONU İLE AYNİ KİTABIN BAŞKA BİR YERİNDEKİ AYNİ MEVZUDA YAZILMIŞ OLAYLARI KARŞILAŞTIRMAKTAN İBARETTİR. VEYA KUTSAL KİTAPTA BİR PEYGAMBERİN SÖYLEDİKLERİYLE BAŞKA BİRİNİN SÖYLEDİKLERİNİ KARŞILAŞTIRMAKTIR. YANİ HER KİTABI VE DİNİ KENDİ İÇİNDE TUTARLI OLUP OLMADIĞINI SORGULUYORUZ.
MESELEMİZ İSLAMLA DİĞER DİNLERİ VEYA KURANLA İNCİL VE TEVRATI KARŞILAŞTIRMAK DEĞİLDİR. DİKKAT EDİLİRSE SADECE BİRİLERİ TARTIŞMAYI BU NOKTAYA TAŞIYINCA BAZEN BİR ŞEYLER YAZILIYOR. YANİ KİMSENİN MAHALLESİNDE YEMEK İSTEMEDİKLERİ BİR ŞEY SATAN YOK.
Mayıs 25th, 2011 at 09:18
sn Akkurt,
Sizin bu yaklaşım tarzınız karşılatırmaktan çıkar,sadece eleştiri ile de kalmamakta tamamiyle bu dinin palavra olduğuna insanları inandırmaktır.yolunuz açık olsun benden bu kadar.bundan sonra başka yorumcular girsin.anladım ki burda kalındığı sürece vesveseden başka bir şey yok.Ben daha önce müslümandım ve bu yolu seçtim,benim amacım belki ikna yeniden olur muyum şeklindeydi, ama anladım ki buradan öğreneceğim bana katkısı olacak bir şey olmadığıdır.Saygılar hürmetler Sayın Akkurt
Mayıs 25th, 2011 at 09:21
sn Mahmut,
Bence de sizinle aynı fikirdeyim.İyi günler
Mayıs 25th, 2011 at 12:35
selamlar burda ki tartışmalar hiçbir zaman bitmez sonsuza kadar sürer,eski ahidde ki birçok anlatılan olaylar teşvik değil yargılama dır o iğrenç olaylar teşvik olarak algılanmamalı peygamberlere isnat edilen olaylar yaşanmış ki anlatılmış artı bazı müstehcen kelimeler mecazi kullanmış,bir ulusun zina yapması fahişelik,bazı müstehcen kelimeler putperestlikle bağlantılıdır mesela hezekiel 23 3 ten itibaren gerçek cinsellik mi yoksa başka birşey mi açıkça benzetmedir.bunun gibi çok var hepsinin açıklaması var ve bu açıklama insanın kendi yorumlaması değil paralel ayetlerle ilgilidir,şimdi karşılıklı tamıdığım bir insan karşıma geçip bu olayları anlatsa tek tek bunun cevaplarını verebilirim ama burda bu mümkün olmuyor birde kutsal kitapta bir ayete bile inanmazsanız diye bir tehdit yoktur,bu konuda oldukça hoşgörülüdür artı eski ahid israiloğullarını yargılayan sayısız bölüm ve ayet vardır en başta bunları yok etmeye çalışırlardı,kendilerini aklamak için, ama yapamadıkları ortadadır eski ahidle yeni ahid birbirine benzemez benzemeceği yeremya 31 31 de söylenmiş zaten. dikkat ederseniz elimizde geldiğince bilgimiz ölçüsünde cevaplıyoruz bütün bunları ama insanız hepsini anladık diye de birşey yok tabi ama şunu unutmuyoruz birgün şunu yaşıycaz kitaplar açılacak,mühürler kalkacak mahkeme kurulacak ve o zaman nasıl bir savunma düşünecek bir insan
onu düşünmeli kendini her türlü hazırlamalı burda konuşmak kolay kapatırsın bilgisayarı kurtulursun,ama orda öyle mi olacak bilgiyi orda kullanmak çok önemli burda kullanmak hiçbir işe yaramaz sadece tartışırsın kabul ettirmeye çalışırsın ama sonuçta karşında ki insan bir yere kadar bastırırsın ,ama orda öyle olmaz normal ibadetini yapan,namazını kılan,oruç tutan iyi niyetli bir insan kendini kurtarır ama kutsal yazılara saldıran kurtarmayabilir hiç kimsenin garantisi yoktur oda başka tabii