VI.01.PAVLUS’UN TANRISI
VI.01.PAVLUS’UN TANRISI Ağustos 9th, 2007
Filistin dışında, Anadolu’da ve diğer Roma Topraklarında büyük çaba harcayarak, bu bölgelerde yaşayan, genelde Yahudi olmayan (gentile) topluluklara yeni dinini yaymaya çalışan Pavlus’ un, Tevrat’tan ve Yahudi geleneklerinden ayrılarak, buralarda yaşayan insanların anlayışlarına uygun, bir takım öğretiler sunmak için yazdığı mektuplar (13 adet), daha sonra yine bu dinin temelini oluşturacak dört İncil’in yazımına da temel oluşturmuştur. Muhakkak ki yine Pavlus gibi, bu bölgelerde Hz. İsa’nın ilk Havarileri de misyonerlik faaliyetleri yaparak, bir takım mektuplar yazıp yazılı eserler bırakmışlardır. Bunları ‘Hangi Havari’ bölümünde genişçe işlemiştik. Ama maalesef onlardan aslı korunarak elimizde olan, bu güne ulaşmış çok sınırlı doküman vardır ve bunlarda asıl Hıristiyanlığın oluşmasında hemen hemen hiç göz önüne alınmaz. Bunun en önemli sebebi, bu din doğduğu yerden ve dolayısıyla asıl inananlarından uzak diyarlarda şekillendirilmiş olmasıdır. Bu durumda karşımıza birkaç din ve Tanrı anlayışı karşımıza çıkmaktadır. Bunlardan birincisi Havarilerin, sonra Pavlus’un, daha sonra Kilisenin ve en sonunda da kilise içinde farklı mezheplerin. Her birinin anlayışında da bazı farklılıklar gözlenmektedir. Mesela Katolik kilisenin tanrı anlayışı insan çabasını isteyen, sorgulayıcı ve cezalandırıcı Tevrat’taki Yehova’ya benzer, Martin Luther’e göre ise iman için insanları kendi seçen, insan çabası gerektirmeyen ve imanla kurtuluş veren bir Tanrı anlayışını geliştirmiştir.1 Pavlus tek bir BABA TANRI olduğundan bahseder. Ona göre Hz. İSA Tanrının Oğlu, Kurtarıcı Mesih ve Rab’tir. Bu Tanrı anlayışı misyonerlik yaptığı Roma topraklarında ki Yahudi olmayan Yunan ve Latin halkların, Tanrı anlayışına uygun düşen bir inanç biçimidir. Onlara göre Zeus, Apollon gibi asıl tek bir BABA TANRI anlayışı ile kendilerine KYRİOS yüce efendi (dilimize RAB olarak tercüme edilen ve tam karşılığına oturmayan bu hitabında aslında doğru terçümesi Hz. kısaltmasıyla kullanılan şekil olmalıydı) denilen bunların oğulları sayılan insan Tanrılar (çoğu zaman imparatorlar) bulunmaktadır. Zaten İncillerde Tanrı’ya ayrı, Hz. İsa için ayrı hitap şekli (Kyrios, Rabbi vs.) Hz. İsa’nın Tanrı’ya eş tutulmadığının en önemli kanıtıdır. Tanrı Pavlus’un Tanrı tanımlamalarında aynen bunları görmekteyiz;
“4 Putlara sunulan kurban etinin yenmesine gelince, biliyoruz ki, “Dünyada put bir hiçtir” ve “Birden fazla Tanrı yoktur”.
5-6 Yerde ya da gökte ilah diye adlandırılanlar varsa da -nitekim pekçok “ilah”, pekçok “rab” vardır- bizim için tek bir Tanrı Baba vardır. O her şeyin kaynağıdır, bizler O’nun için yaşıyoruz. Tek bir Rab var, O da İsa Mesih’tir. Her şey O’nun aracılığıyla yaratıldı, biz de O’nun aracılığıyla yaşıyoruz. (1.Korintliler-8)
“3 Her türlü tesellinin kaynağı olan Tanrı’ya, merhametli Baba’ya, Rabbimiz İsa Mesih’in Tanrısı ve Babası’na övgüler olsun! (2.Korintliler-1)
“17 Rabbimiz İsa Mesih’in Tanrısı, yüce Baba, kendisini tanımanız için size bilgelik ve vahiy ruhunu versin diye dua ediyorum.” (Efesliler-1)
Yukarıdaki Pavlus’un ifadelerinden Hz. İsa’nın kendinden yüce bir Tanrı’sı olduğu açıkça anlaşılmaktadır. PAVLUS BU İFADELERDE AÇIKÇA “RABBİMİZ İSA MESİHİN TANRISI VE YÜCE BABASI” OLAN TEK BİR BABA TANRI’DAN söz etmektedir. AÇIKÇA TESLİSTEKİ BABA TANRI’NIN TEK OLDUĞU VURGULANMAKTADIR. Yani teslisteki gibi tanrıya eş özellikte başka tanrılardan söz etmemektedir. Hatta hesap gününde bile İsa’nın Baba’ya bağımlı bir kul olduğunu vurgular;
“24 Bundan sonra Mesih her yönetimi, her hükümranlığı, her gücü ortadan kaldırıp egemenliği Baba Tanrı’ya teslim ettiği zaman son gelmiş olacak.
25 Çünkü Tanrı bütün düşmanlarını ayakları altına serinceye dek O’nun egemenlik sürmesi gerekir.
26 Ortadan kaldırılacak son düşman ölümdür.
27 Çünkü, “Tanrı her şeyi Mesih’in ayakları altına sererek O’na bağımlı kıldı.” “Her şey O’na bağımlı kılındı” sözünün, her şeyi Mesih’e bağımlı kılan Tanrı’yı içermediği açıktır.
28 Her şey Oğul’a bağımlı kılınınca, Oğul da her şeyi kendisine bağımlı kılan Tanrı’ya bağımlı olacaktır. Öyle ki, Tanrı her şeyde her şey olsun.” (1.Korintliler-15)
Pavlus’a göre İsa paganlardaki gibi Tanrısal özelliklere de sahiptir. Aşağıdaki ifadelerinde ise Hz. İsa’nın Tanrılık özellikleri vurgulanmaktadır;
“6 Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrı’ya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.
7-8 Ama kul özünü alıp insan benzeyişinde doğarak ululuğunu bir yana bıraktı İnsan biçimine bürünmüş olarak ölüme, çarmıh üzerinde ölüme bile boyun eğip kendini alçalttı. (Filipililer-2)
“15 Görünmez Tanrı’nın görünümü, bütün yaratılışın ilk doğanı O’dur.
16 Nitekim yerde ve gökte, görünen ve görünmeyen her şey -tahtlar, egemenlikler, yönetimler, hükümranlıklar- O’nda yaratıldı. Her şey O’nun aracılığıyla ve O’nun için yaratıldı.
17 Her şeyden önce var olan O’dur ve her şey varlığını O’nda sürdürmektedir.
18 Bedenin, yani kilisenin başı O’dur. Her şeyde ilk yeri alsın diye başlangıç olan ve ölüler arasından ilk doğan O’dur.
19 Çünkü Tanrı bütün doluluğunun O’nda bulunmasını uygun gördü. (Koloseliler-1)
Ve insan olduğu da vurgulanarak;
“5-6 Çünkü tek Tanrı ve Tanrı’yla insanlar arasında tek aracı vardır. O da insan olan ve kendisini herkes için fidye olarak sunmuş bulunan Mesih İsa’dır. Uygun zamanda verilen tanıklık budur.” (Timeteos-2)
Zaten İncillerde Hz. İsa 69 yerde kendisini İNSAN olduğunu vurgular. Bu durumda tekrar özetlersek, Pavlus için tek bir Baba Tanrı ile insanlarla arasında aracı ve kurtarıcı olan, Baba Tanrı’dan aşağı konumda tanrısal özelliklere sahip, fakat insan olan Tanrının Oğlu Rab İsa Mesih bulunmaktadır. Konsillerde kilise tarafından oluşturulan Baba Tanrıya eşit ve Baba Tanrının görünümü olan bir Tanrı anlayışı olduğunu söylemek mümkün değildir. Pavlus’ta açıkça, biri Baba, diğeri insan olduğu halde Oğul Tanrı sıfatı verilmiş Paganlardaki gibi aslında biri insan olan iki farklı Tanrı vardır. Buna rağmen eski Yunan ve Roma kültüründe asıl olan Baba Tanrı ve bu da tek olduğundan, ona bağlı insan olan ikinci derecedeki Tanrılar, O’nun tek tanrılığını bozmuş olmuyor. Tabi bu anlayış Yahudilik ve İslam’da ki Tanrı anlayışına uymamaktadır. Bu durumda Baba Tanrı’dan aşağı konumda, ama O’na bağlı onlarca Tanrı türet ve bunların heykellerini tapınaklara dik, sonrada bizim için asıl olan tek Baba Tanrı’dır demek ne kadar akla mantığa uyar anlamak zor. Gerekirse ‘İbranilere Mektup’ta anlatılan Melkisedek içinde Tanrı denebilir, bütün tanımları uymaktadır (İbraniler 7:1-3). Bu ara tesliste üçüncü bir Tanrı konumunda olan Kutsal Ruh’u, Pavlus nasıl tanımlıyor birde ona bakalım.
“9 Ne var ki, Tanrı’nın Ruhu içinizde yaşıyorsa, benliğin değil, Ruh’un denetimindesiniz. Ama içinde Mesih’in Ruhu olmayan kişi Mesih’in değildir.
10 Eğer Mesih içinizdeyse, bedeniniz günah yüzünden ölü olmakla birlikte, aklanmış olduğunuz için ruhunuz diridir.
11 Mesih İsa’yı ölümden dirilten Tanrı’nın Ruhu içinizde yaşıyorsa, Mesih’i ölümden dirilten Tanrı, içinizde yaşayan Ruhu’yla ölümlü bedenlerinize de yaşam verecektir.” (Romalılar-8)
“26 Bunun gibi, Ruh da güçsüzlüğümüzde bize yardım eder. Ne için dua etmemiz gerektiğini bilmeyiz, ama Ruh’un kendisi, sözle anlatılamaz iniltilerle bizim için aracılık eder.27 Yürekleri araştıran Tanrı, Ruh’un düşüncesinin ne olduğunu bilir. Çünkü Ruh, Tanrı’nın isteği uyarınca kutsallar için aracılık eder.”(Romalılar-8)
“2 Sizden yalnız şunu öğrenmek istiyorum: Kutsal Ruh’u, Yasa’nın gereklerini yaparak mı, yoksa duyduklarınıza iman ederek mi aldınız?3 Bu kadar akılsız mısınız? Ruh’la başladıktan sonra şimdi insan çabasıyla mı bitirmeye çalışıyorsunuz?4 Boş yere mi bu kadar acı çektiniz? Gerçekten boşuna mıydı?5 Size Kutsal Ruh’u veren ve aranızda mucizeler yaratan Tanrı, bunu Yasa’nın gereklerini yaptığınız için mi, yoksa duyduklarınıza iman ettiğiniz için mi yapıyor?“(Galatyalılar-3)
“4-6 Ama Kurtarıcımız Tanrı iyiliğini ve insana olan sevgisini açıkça göstererek bizi kurtardı. Bunu doğrulukla yaptığımız işlerden dolayı değil, kendi merhametiyle, yeniden doğuş yıkamasıyla ve Kurtarıcımız İsa Mesih aracılığıyla üzerimize bol bol döktüğü Kutsal Ruh’un yenilemesiyle yaptı.” (Titus-3)
Yukarıdaki ifadeleri incelediğimizde açıkça anlaşılan Kutsal Ruh’un, Tanrı’nın inananlara her türlü destek ve yardımı sağlayan Tanrının güçünü tanımlamak için kullanılan bir ifade olduğu açıktır. Bu anlayışta yine Roma –Grek putperest pagan anlayışıyla harmanlanmış olduğu açıktır. Bu anlayışta Tanrıların Ruhu her konuda etkin rol oynamaktadır. Ancak Pavlus’ta, Tanrının Ruhu olarak belirtilen Kutsal Ruh’u da Tanrı olarak tanımlamaya yol açacak herhangi bir ifade bulunmamaktadır. Pavlus, İnanan insanlara destek olup mucizeler oluşturması için Tanrı tarafından inananlara bir güç gönderildiği ve verildiğini belirtiliyor. Bunun teslisteki Tanrı olan, üçüncü bir şahsiyeti anlatan bir tarafını görememekteyiz. Herkes bilir ki, Tanrı inananların dostu, yardımcısı ve destekçisidir, Tanrının fiilleri ve sıfatları da Tanrı değildir. Tanrı bölünmez, eşi ve benzeri yoktur, hiçbir şey O’na denk olamaz. Dolayısıyla Tanrıyı başka varlıklar temsil edemez. O, tesliste olduğu gibi, kainattaki bir varlık gibi sayılarla tanımlanamaz ve bölünemez. İşte İznik konsilinde tartşılıp tasviye edilen Ariusçuluk aslında görüşlerini Pavlus’tan almaktaydı. Arius’a göre Oğul, tıpkı Pavlus’ta olduğu gibi, Baba gibi ezeli olmayıp, kainat yaratılmadan önce Baba’dan yaratılan bir varlık olup , Baba’ya boyun eğmektedir. Ariusculuk tam bir Pavlusçuluktur. Baba, rab ve ruh’u birbirinden ayrı tanımlayarak, üstünlük ve tanrısal özelliklerin Baba’da olduğunu açıkça vurgulamaktadır. İşte teslisteki üç kimlikten bahseden ifadeleri burada açıkça bir teslis varmı?
“4-6-Çağrınızdan doğan tek bir umuda çağrıldığınız gibi, beden bir, Ruh bir, Rab bir, iman bir, vaftiz bir, her şeyden üstün, her şeyle ve her şeyde olan herkesin Tanrısı ve Babası birdir.” (Efesliler-4)
Hala ikna olmayanlar için, Pavlus’a göre kim kimden daha üstün olduğunu bir kez daha gösterelim:
“3 Ama şunu da bilmenizi isterim: her erkeğin başı Mesih, kadının başı erkek ve Mesih’in başı Tanrı’dır” (I.Korint-11)
Okunma Sayısı: 1526
Şu an Okuyan Sayısı: 1
Bugün Okuyan Sayısı: 5
Kasım 3rd, 2007 at 02:42
müjdede payim olsun diye herkesle her sey oldum.sizi hile ile elde etmisim diyen pavlosun kendisidir.hiristiyan kardeslerimizede hile yapmadigini nerden bilebiliriz birilerinin bize bunu izah etmesi lazim bilgiye ulasim yollariniz güzel selam ve dua ile esen kalin.
Ocak 4th, 2009 at 10:32
Degerli Samimi Kardeşler.Allah her şeye kadirmi? her şeyi yapabilirmi? cevabınızı duyar gibiyim .üste okuduğum yazı Allahın gönderdiği kurtarıcı Mesih İSA İNANCININ KENDİSİDİR. Pavlus iman ettiği düşünde uğruna yaşamını verdi. sizin zorluğunuz Tanrının üçlüğü değildir.
sizin zor anlayışınızın nedeni baştan farklıdır.pavlusun öncesi düşünce İsa Mesihin senin için kurban olması düşüncesi daha önemli bir sefer temel iman ilkesinde bir sorun yaşıyorsunuz
sonra t eolojik kavramları anlamaya çalışıyorsunuz .yani harfleri bilmeden okumayı çözmek istiyorsunuz .gerçekten İSAsenin için kurban olduğunu inaniyormusunki İsanin veya ALLAHIN BİRLİĞİ HAKINDA NASIL HİKRİN OLABİLİR.İSA DEDİ SİZ Yu.5: 37 Beni gönderen Baba da benim için tanıklık etmiştir. Siz hiçbir zaman ne O’nun sesini işittiniz, ne de şeklini gördünüz.
Yu.5: 38 O’nun sözü sizde yaşamıyor. Çünkü O’nun gönderdiği kişiye iman etmiyorsunuz.
Yu.5: 39 Kutsal Yazılar’ı araştırıyorsunuz. Çünkü bunlar aracılığıyla sonsuz yaşama sahip olduğunuzu sanıyorsunuz. Bana tanıklık eden de bu yazılardır!
Yu.5: 40 Öyleyken siz, yaşama kavuşmak için bana gelmek istemiyorsunuz.
Yu.5: 41 “İnsanlardan övgü kabul etmiyorum.
Yu.5: 42 Ama ben sizi bilirim, içinizde Tanrı sevgisi yoktur.
Lütfen bunu bir saldırı veya sevgisizlik telakki etmeyin iman ilkesinde ne var inanmak.! ben bir iseviyim.3,Allah düşüncesinde DEĞİLİM AMA BİSMİLEHİRAHMANİRAHİM.ACILININDAKI SIFATLARI KÖK MANASINDA ÜÇLÜ LİRLİĞİN TEK ALLAHTA OLDUĞUDUR ESENLİK SİZİN OLSUN SEVGİLİ İNSAN KARDEŞLERİM
ACELE YAZDIM.SEMİR SERKEK
Ocak 4th, 2009 at 19:24
Değerli Semir kardeşim
Sitemize gösterdiğiniz ilgiye teşekkürler.Yukarıdaki yazıda anlatmaya çalıştığımız,Pavlus’un muhatabı genelde Anadolu’da yaşayan Roma vatandaşları olduğundan, Hz. İsa’nı yolunu onların anlayabileceği bir konuma soktuğudur.Aslında ilk zamanlar Pavlus Kudüs’teki Havarilere tabi, Havari Barnaba’nın yardımcısı olarak Hz. İsa’nın gerçek yolunda misyonerlik yapmıştı.Daha sonraları havarilerle fikri çatışmalar yaşayan Pavlus, Hz. İsa’nı anlattığı Tevrat ve Tanrı Yahve anlayışını, Roma putperest paganların anlayışına benzetmiştir.Tabiki hal böyle olunca Kudüs ve Tapınak merkezli Musa Dini anlayışına ters öğretiler ortaya çıktı.Sünnet, Şabat, Tevrat, havra ve eşşiz tek Tanrı anlayışı değiştirilmiştir.Önceleri her yönüyle bir insan olan ve Tanrı’dan aldığı vahiyleri insanlara aktaran bir peygamber olan Hz. İsa, Pavlus sayesinde Tanrılaştırılmıştır. Daha sonraları ise konsillerle Tanrı anlayışı üçlenmiş , hatta Hz. Meryemde tanrılaştırılarak insanların anlayışını zorlayan bir hal almıştır. İşte bu yeni anlayış Hz. İsa’nın yolu değildir. Bu yeni din anlayışı Pavlus ve Roma konsillerinin yoludur. Protestan ilahiyatçılar bu sapmaların bazılarını görüp, bir kısmını eski haline çevirmiştir. Tabi bazılarını da gördükleri halde, halka anlatabildikleri o zor dönemde ancak bu kadar oldu. Bundan sonrası İncili sorgulamaktır. Havari Yuhanna acaba gnostik-Kabala-Roma anlayışındamıydı da, ilk üç İncilden çok farklı şeyler yazdı ve Hz. İsa’yı Tanrılaştırdı. Acaba İncil’de ki 27 kitap gerçekten ismi geçen havariler tarafından mı yazılmıştır. Gerçeği gören işin uzmanı bir çok Hıristiyan İlahiyatcısı Prof. bu konuda 16.yy protestan ilahiyatcılar gibi farklı düşünmektedirler.Acaba hz. İsa Markos 12/29″-Dinle ey İsrail Tanrımız Rab tek Rab’tir” derken Teslisimi anlatmaktaydı veya kendisinin Tanrıya eş bir varlık olduğunumu anlatmaktaydı. Bütün bu çelişkileri kitabımız da genişçe anlatıp gerçeğe dikkat çekmek istedik.Tabi gerçeği bulmak için arayanlara.
Rabbimiz bizlere kendi gerçeğini anlamamıza yardımcı olsun.
Ocak 5th, 2009 at 12:38
cehaletimi mazur görün ama bildiğim kadarıyla arius isanın tanrısallığını kabul etmediği için iznik konseyinde dışlanmıştır, yazınızın son kısmında “İşte İznik konsilinde tartşılıp tasviye edilen Ariusçuluk aslında görüşlerini Pavlus’tan almaktaydı. Arius’a göre Oğul, tıpkı Pavlus’ta olduğu gibi, Baba gibi ezeli olmayıp, kainat yaratılmadan önce Baba’dan yaratılan bir varlık olup , Baba’ya boyun eğmektedir. Ariusculuk tam bir Pavlusçuluktur.” demişsiniz, burada bir yanlışlık olabilir mi acaba ?
Ocak 5th, 2009 at 13:27
Selamlar Orhan bey
Yukarıda ki yazımda çok önemli bir gerçeğe dikkat çekmek istedim. Pavlus’a göre Hz. İsa, yani oğul herşeyi ile bir Tanrı değildir. Kutsal Ruh ‘ta Tanrı değildir. İşte İznik Konsilinde İskenderiyeli Arius’ta bunları savunmuş ve aforoz edilmişti.Gerçi daha sonra bir dönem hata yapıldığı kabul edilip affedilerek teslisciler aforoz edildi. Bu konu için sitemdeki “KİLİSENİN TESLİS ANLAYIŞI” bölümünü okuyunuz.Havarilerin yerine Pavlus’un peşinden giden Kilise bu gerçeği saklamaktadır. İşte yukarıda Pavlus’un Tanrı anlayışını ortaya koymak istedim.Yani Pavlus Hz. İsa’nın gerçek öğretilerini, O’nun ölümünden sonra “Bana vahiyle bildirdi” diyerek değiştirdiği bir gerçek. Ama yine de Palus için Hz. İsa, tam manasıyla ezelden beri var olan bir Tanrı değildir. Maalesef şu an Protestanlar bile Kutsal Kitaba dönmeliyiz dedikleri halde bu gerçeği tam itiraf etmemişlerdir. Ancak Üniteryanlar,Yehavo Şahitleri gibi bazı gruplar ve son yıllarda bazı önemli hıristiyan ilahiyatcılar bu gerçeği itiraf etmektedirler.
Nisan 2nd, 2010 at 15:12
merhaba ben Metin bilgi alabilmem için benimle irtibata geçermisiniz. sizi ilgilendirecek çok önemli bir konu var burada açıklıyamıyorum.0531.302.79.88
Nisan 9th, 2010 at 02:42
bakın nasıl çamur atsak derdindesiniz.işin doğrusu teslis rab isanın tanrılığı ikinci yüzyıldaki inci ve kilise babalarını mektuplarından ve daha ilk yüzyılda yaşamış bazı tarihçilerin belgelerinde sabittir.yani isa hakkında yazılmı bütün kitaplar onun sıradan bir insan diye bahsetmemiş hepsi tanrı olduğunu kabul etmiştir. isanın tanrısal kişiliğini söyleyen teslisi söyleyen tek kişi pavlus deyildir.ondan önce petrus vardır, ondan öncesinde yuhanna vardır,hatta matta ,luka ,markos kitaplarında onun tanrısallığına atıflar vardır.en önemliside mesihin ilahi sıfatından tevrat onlarca ayetinde gönderme yapmıştır.gerçekleri görmeniz dileğiyle…
Nisan 9th, 2010 at 08:31
SAYIN KLEMENT YUKARIDAKİ YAZIDA İSA’DAN BİRKAÇ YÜZYIL SONRA KİLİSE BABALARININ İDDİALARINI YAZMADIK. BİZZAT PAVLUS’UN İDDALARINI YAZDIK.SİZLER PAVLUS’A BİLE İNANMIYORSUNUZ.
İSKENDERİYELİ ARİUS TAM BİR PAVLUS’CUYDU.İZNİK’TEN SONRA YOPLANAN EN AZ İKİ KONSİL İZNİK KARARLARINI REDDETTİ VE ARİUS’UN İDDALARINI ONAYLADI. TESLİS İSA’NIN VE İNCİLLERİN DEĞİL KONSİLLERİN KARARIDIR. İSA TANRIYSA İNCİLERDE İSA’DAN BAHSEDERKEN NEDEN “DİREK ‘THEOS‘ DEMİYORDA ‘KRİOS’ DİYOR”. HZ. İSA’NIN İNCİLLERDE TANRILIĞI YAZIYORSA VE İSA’DA KENDİNİN TANRI OLDUĞUNU HAVARİLERE AÇIKÇA SÖYLEDİYSE YILLARCA SÜREN BİR SÜRÜ KONSİLDE NEDEN TARTIŞTINIZ. İKONA, HEYKEL VE HAÇ PUTPERESTLİĞİDE AYNEN KONSİL KARARIDIR. TEVRAT VE İSA ÇOK AÇIK BUNLARI REDDETMEKTEDİR. YANLIŞA VE İNSANLARI SAPTIRMAYA DEVAM EDİN. İNCİLİ YÜZDE YÜZ ONAYLAR DEDİĞİNİZ KURAN’DA ALLAH HESAP GÜNÜ BAKIN BU KONUDA NELER DİYECEKMİŞ..
“116-Allah: Ey Meryem oğlu İsa! İnsanlara, “Beni ve anamı, Allah’tan başka iki tanrı bilin” diye sen mi dedin, buyurduğu zaman o, “Haşa! Seni tenzih ederim; hakkım olmayan şeyi söylemek bana yakışmaz. Hem ben söyleseydim sen onu şüphesiz bilirdin. Sen benim içimdekini bilirsin, halbuki ben senin zatında olanı bilmem. Gizlilikleri eksiksiz bilen yalnızca sensin.”
117. Ben onlara, ancak bana emrettiğini söyledim: Benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin, dedim. İçlerinde bulunduğum müddetçe onlar üzerine kontrolcü idim. Beni vefat ettirince artık onlar üzerine gözetleyici yalnız sen oldun. Sen her şeyi hakkıyle görensin. (MAİDE SURESİ)
RABBİMİZ HEPİMİZE KENDİ GERÇEĞİNİ ANLAMAMIZA YARDIMCI OLSUN.
Nisan 10th, 2010 at 00:03
Roma 4.yüzyılda hristiyanlığı kabul etti.konsillerde ondan sonra başlandı.bilinen gerçekler sadece resmileştirildi.arius isanın tanrılığını reddetti.sonra hristiyan elemi inanlıların bu gaflete düşmemesi için konsil topladı ve incil masaya yatırıldı ve mesele dünyaya inanlılara açıklandı.hem o konsilde zaten arius yüzünden toplandı incil seçmek için deyil incil zaten ilk yüzyılın sonunda belirlenmişti.herşeyimiz sağlamdır.her soruya verilecek bilimsel cevabımız varrrr….
Nisan 10th, 2010 at 00:08
tevratta mika peygamber şöyle diyor mesih için “onun kökeni öncesizliğe,zamanın başlangıcına dayanır” yani adam tanrının esiniyle yüzyıllar önceden meseleyi çözmüş.yani mikanın söylediği söz yalnıca tanrıya özgüdür.Bu yüzden rahatlıkla diyebilirizki mesih tanrı özündendir.
Nisan 10th, 2010 at 08:00
MİKA VE DİĞER BAHSETTİĞİN KEHANETLER İÇİN “armagedonsavasi.com” sitesinin “16. Tevrat’taki Yeşaya, Yeremya, Hezekiel ve Yeremya kehanetleri” BÖLÜMÜNDE İNCELEMELER YAPTIK.