Filistin dışında, Anadolu’da ve diğer Roma Topraklarında büyük çaba harcayarak, bu bölgelerde yaşayan, genelde Yahudi olmayan (gentile) topluluklara yeni dinini yaymaya çalışan Pavlus’ un, Tevrat’tan ve Yahudi geleneklerinden ayrılarak, buralarda yaşayan insanların anlayışlarına uygun, bir takım öğretiler sunmak için yazdığı mektuplar (13 adet), daha sonra yine bu dinin temelini oluşturacak dört İncil’in yazımına da temel oluşturmuştur. Muhakkak ki yine Pavlus gibi, bu bölgelerde Hz. İsa’nın ilk Havarileri de misyonerlik faaliyetleri yaparak, bir takım mektuplar yazıp yazılı eserler bırakmışlardır. Bunları ‘Hangi Havari’ bölümünde genişçe işlemiştik. Ama maalesef onlardan aslı korunarak elimizde olan, bu güne ulaşmış çok sınırlı doküman vardır ve bunlarda asıl Hıristiyanlığın oluşmasında hemen hemen hiç göz önüne alınmaz. Bunun en önemli sebebi, bu din doğduğu yerden ve dolayısıyla asıl inananlarından uzak diyarlarda şekillendirilmiş olmasıdır. Bu durumda karşımıza birkaç din ve Tanrı anlayışı karşımıza çıkmaktadır. Bunlardan birincisi Havarilerin, sonra Pavlus’un, daha sonra Kilisenin ve en sonunda da kilise içinde farklı mezheplerin. Her birinin anlayışında da bazı farklılıklar gözlenmektedir. Mesela Katolik kilisenin tanrı anlayışı insan çabasını isteyen, sorgulayıcı ve cezalandırıcı Tevrat’taki Yehova’ya benzer, Martin Luther’e göre ise iman için insanları kendi seçen, insan çabası gerektirmeyen ve imanla kurtuluş veren bir Tanrı anlayışını geliştirmiştir.1 Pavlus tek bir BABA TANRI olduğundan bahseder. Ona göre Hz. İSA Tanrının Oğlu, Kurtarıcı Mesih ve Rab’tir. Bu Tanrı anlayışı misyonerlik yaptığı Roma topraklarında ki Yahudi olmayan Yunan ve Latin halkların, Tanrı anlayışına uygun düşen bir inanç biçimidir. Onlara göre Zeus, Apollon gibi asıl tek bir BABA TANRI anlayışı ile kendilerine KYRİOS yüce efendi (dilimize RAB olarak tercüme edilen ve tam karşılığına oturmayan bu hitabında aslında doğru terçümesi Hz. kısaltmasıyla kullanılan şekil olmalıydı) denilen bunların oğulları sayılan insan Tanrılar (çoğu zaman imparatorlar) bulunmaktadır. Zaten İncillerde Tanrı’ya ayrı (Tanrı-Theos),    Hz. İsa için ayrı hitap şekli (Kyrios, Rabbi vs.) Hz. İsa’nın Tanrı’ya eş tutulmadığının en önemli kanıtıdır.  Pavlus’un Tanrı tanımlamalarında aynen bunları görmekteyiz;

4 Putlara sunulan kurban etinin yenmesine gelince, biliyoruz ki, “Dünyada put bir hiçtir” ve “Birden fazla Tanrı yoktur”.

5-6 Yerde ya da gökte ilah diye adlandırılanlar varsa da -nitekim pekçok “ilah”, pekçok “rab” vardır- bizim için tek bir Tanrı Baba vardır. O her şeyin kaynağıdır, bizler O’nun için yaşıyoruz. Tek bir Rab var, O da İsa Mesih’tir. Her şey O’nun aracılığıyla yaratıldı, biz de O’nun aracılığıyla yaşıyoruz. (1.Korintliler-8)

“3  Her türlü tesellinin kaynağı olan Tanrı’ya, merhametli Baba’ya, Rabbimiz İsa Mesih’in Tanrısı ve Babası’na övgüler olsun! (2.Korintliler-1)

“17 Rabbimiz İsa Mesih’in Tanrısı, yüce Baba, kendisini tanımanız için size bilgelik ve vahiy ruhunu versin diye dua ediyorum.” (Efesliler-1)

Yukarıdaki Pavlus’un ifadelerinden Hz. İsa’nın kendinden yüce bir Tanrı’sı olduğu açıkça anlaşılmaktadır. PAVLUS BU İFADELERDE AÇIKÇA “RABBİMİZ İSA MESİHİN TANRISI VE YÜCE BABASI” OLAN TEK BİR BABA TANRI’DAN söz etmektedir. AÇIKÇA TESLİSTEKİ BABA TANRI’NIN TEK OLDUĞU VURGULANMAKTADIR. Yani teslisteki gibi tanrıya eş özellikte başka tanrılardan söz etmemektedir. Hatta hesap gününde bile İsa’nın Baba’ya bağımlı bir kul olduğunu vurgular;

“24 Bundan sonra Mesih her yönetimi, her hükümranlığı, her gücü ortadan kaldırıp egemenliği Baba Tanrı’ya teslim ettiği zaman son gelmiş olacak.

25 Çünkü Tanrı bütün düşmanlarını ayakları altına serinceye dek O’nun egemenlik sürmesi gerekir.

26 Ortadan kaldırılacak son düşman ölümdür.

27 Çünkü, “Tanrı her şeyi Mesih’in ayakları altına sererek O’na bağımlı kıldı.” “Her şey O’na bağımlı kılındı” sözünün, her şeyi Mesih’e bağımlı kılan Tanrı’yı içermediği açıktır.

28 Her şey Oğul’a bağımlı kılınınca, Oğul da her şeyi kendisine bağımlı kılan Tanrı’ya bağımlı olacaktır. Öyle ki, Tanrı her şeyde her şey olsun.” (1.Korintliler-15)

Pavlus’a göre İsa paganlardaki gibi Tanrısal özelliklere de sahiptir. Aşağıdaki ifadelerinde ise Hz. İsa’nın Pagan anlayışındaki Tanrılık  özelliklerine sahip kutsal bir varlık olduğu vurgulanmaktadır;

“6 Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrı’ya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.

7-8 Ama kul özünü alıp insan benzeyişinde doğarak ululuğunu bir yana bıraktı İnsan biçimine bürünmüş olarak ölüme, çarmıh üzerinde ölüme bile boyun eğip kendini alçalttı. (Filipililer2)

15 Görünmez Tanrı’nın görünümü, bütün yaratılışın ilk doğanı O’dur.

16 Nitekim yerde ve gökte, görünen ve görünmeyen her şey -tahtlar, egemenlikler, yönetimler, hükümranlıklar- O’nda yaratıldı. Her şey O’nun aracılığıyla ve O’nun için yaratıldı.

17 Her şeyden önce var olan O’dur ve her şey varlığını O’nda sürdürmektedir.

18 Bedenin, yani kilisenin başı O’dur. Her şeyde ilk yeri alsın diye başlangıç olan ve ölüler arasından ilk doğan O’dur.

19 Çünkü Tanrı bütün doluluğunun O’nda bulunmasını uygun gördü. (Koloseliler-1)

Ve insan olduğu da vurgulanarak;

5-6 Çünkü tek Tanrı ve Tanrı’yla insanlar arasında tek aracı vardır. O da insan olan ve kendisini herkes için fidye olarak sunmuş bulunan Mesih İsa’dır. Uygun zamanda verilen tanıklık budur.” (Timeteos-2)

Zaten İncillerde Hz. İsa 69 yerde kendisini İNSAN olduğunu vurgular. Bu durumda tekrar özetlersek, Pavlus için tek bir Baba Tanrı ile insanlarla arasında aracı ve kurtarıcı olan, Baba Tanrı’dan aşağı konumda tanrısal özelliklere sahip, fakat insan olan Tanrının Oğlu Rab İsa Mesih bulunmaktadır. Konsillerde kilise tarafından oluşturulan Baba Tanrıya eşit ve Baba Tanrının görünümü olan bir Tanrı anlayışı olduğunu söylemek mümkün değildir. Pavlus’ta açıkça, biri Baba, diğeri insan olduğu halde Oğul Tanrı sıfatı verilmiş Paganlardaki gibi aslında biri Tanrılaştırılmış insan olan iki farklı Tanrı vardır. Baba Tanrı’nın üstünlüklerini çok açık bir şekilde vurgulamış olan Pavlus’un Titus-2:13 ve Romalılara Mektup -9:5′ te Hz. isa’yı  iki yerde doğrudan Tanrı olarak tanımlaması bu anlayıştan kaynaklanmış olsa gerek. Tabi bu anlayışta bir insanı tanrılaştırmak olduğu için tevhid inancını bozan bir şirk anlayışıdır. Ancak bir farkla o da teslisteki gibi üçlübirlik gibi Tanrı’ya her yönüyle eş bir tanrı anlayışı değildir.

Buna rağmen eski Yunan ve Roma kültüründe asıl olan Baba Tanrı ve bu da tek olduğundan, ona bağlı insan olan ikinci derecedeki Tanrılar, O’nun tek tanrılığını bozmuş olmuyor. Tabi bu anlayış Yahudilik ve İslam’da ki Tanrı anlayışına uymamaktadır. Bu durumda Baba Tanrı’dan aşağı konumda, ama O’na bağlı onlarca Tanrı türet ve bunların heykellerini tapınaklara dik, sonrada bizim için asıl olan tek Baba Tanrı’dır demek ne kadar akla mantığa uyar anlamak zor. Gerekirse ‘İbranilere Mektup’ta anlatılan Melkisedek içinde Tanrı denebilir, bütün tanımları uymaktadır (İbraniler 7:1-3). Bu ara tesliste üçüncü bir Tanrı konumunda olan Kutsal Ruh’u, Pavlus nasıl tanımlıyor birde ona bakalım.

“9  Ne var ki, Tanrı’nın Ruhu içinizde yaşıyorsa, benliğin değil, Ruh’un denetimindesiniz. Ama içinde Mesih’in Ruhu olmayan kişi Mesih’in değildir.

10  Eğer Mesih içinizdeyse, bedeniniz günah yüzünden ölü olmakla birlikte, aklanmış olduğunuz için ruhunuz diridir.

11  Mesih İsa’yı ölümden dirilten Tanrı’nın Ruhu içinizde yaşıyorsa, Mesih’i ölümden dirilten Tanrı, içinizde yaşayan Ruhu’yla ölümlü bedenlerinize de yaşam verecektir.” (Romalılar-8)

26 Bunun gibi, Ruh da güçsüzlüğümüzde bize yardım eder. Ne için dua etmemiz gerektiğini bilmeyiz, ama Ruh’un kendisi, sözle anlatılamaz iniltilerle bizim için aracılık eder.27 Yürekleri araştıran Tanrı, Ruh’un düşüncesinin ne olduğunu bilir. Çünkü Ruh, Tanrı’nın isteği uyarınca kutsallar için aracılık eder.”(Romalılar-8)

2 Sizden yalnız şunu öğrenmek istiyorum: Kutsal Ruh’u, Yasa’nın gereklerini yaparak mı, yoksa duyduklarınıza iman ederek mi aldınız?3 Bu kadar akılsız mısınız? Ruh’la başladıktan sonra şimdi insan çabasıyla mı bitirmeye çalışıyorsunuz?4 Boş yere mi bu kadar acı çektiniz? Gerçekten boşuna mıydı?5 Size Kutsal Ruh’u veren ve aranızda mucizeler yaratan Tanrı, bunu Yasa’nın gereklerini yaptığınız için mi, yoksa duyduklarınıza iman ettiğiniz için mi yapıyor?“(Galatyalılar-3)

“4-6  Ama Kurtarıcımız Tanrı iyiliğini ve insana olan sevgisini açıkça göstererek bizi kurtardı. Bunu doğrulukla yaptığımız işlerden dolayı değil, kendi merhametiyle, yeniden doğuş yıkamasıyla ve Kurtarıcımız İsa Mesih aracılığıyla üzerimize bol bol döktüğü Kutsal Ruh’un yenilemesiyle yaptı.” (Titus-3)

Yukarıdaki ifadeleri incelediğimizde açıkça anlaşılan Kutsal Ruh’un, Tanrı’nın inananlara her türlü destek ve yardımı sağlayan Tanrının güçünü tanımlamak için kullanılan bir ifade olduğu açıktır. Bu anlayışta yine Roma –Grek putperest pagan anlayışıyla harmanlanmış olduğu açıktır. Bu anlayışta Tanrıların Ruhu her konuda etkin rol oynamaktadır. Ancak Pavlus’ta, Tanrının Ruhu olarak belirtilen Kutsal Ruh’u da Tanrı olarak tanımlamaya yol açacak herhangi bir ifade bulunmamaktadır. Pavlus, İnanan insanlara destek olup mucizeler oluşturması için Tanrı tarafından inananlara bir güç gönderildiği ve verildiğini belirtiliyor. Bunun teslisteki Tanrı olan, üçüncü bir şahsiyeti anlatan bir tarafını görememekteyiz.   Herkes bilir ki, Tanrı inananların dostu, yardımcısı ve destekçisidir, Tanrının fiilleri ve sıfatları da  Tanrı değildir. Tanrı bölünmez, eşi ve benzeri yoktur, hiçbir şey O’na denk olamaz. Dolayısıyla Tanrıyı başka varlıklar temsil edemez. O, tesliste olduğu gibi, kainattaki bir varlık gibi sayılarla tanımlanamaz ve bölünemez. İşte İznik konsilinde tartşılıp tasviye edilen Ariusçuluk aslında görüşlerini Pavlus’tan almaktaydı. Arius’a göre Oğul, tıpkı Pavlus’ta olduğu gibi, Baba gibi ezeli olmayıp, kainat yaratılmadan önce Baba’dan yaratılan bir varlık olup , Baba’ya boyun eğmektedir. Ariusculuk tam bir Pavlusçuluktur. Baba, rab ve ruh’u birbirinden ayrı tanımlayarak, üstünlük ve tanrısal özelliklerin Baba’da olduğunu açıkça vurgulamaktadır.

İşte teslisteki üç kimlikten bahseden ifadeler. Bunlarda açıkça bir teslis varmı?

“4-6-Çağrınızdan doğan tek bir umuda çağrıldığınız gibi, beden bir, Ruh bir, Rab bir, iman bir, vaftiz bir, her şeyden üstün, her şeyle ve her şeyde olan herkesin Tanrısı ve Babası birdir.” (Efesliler-4)

 

Hala ikna olmayanlar için, Pavlus’a göre kim kimden daha üstün olduğunu bir kez daha gösterelim:

“3 Ama şunu da bilmenizi isterim: her erkeğin başı Mesih, kadının başı erkek ve Mesih’in başı Tanrı’dır” (I.Korint-11)

 

3,377 toplam okundu, 0 bugün okundu, 27.03.2024 son okundu