V.01.PAVLUS’UN GERÇEK HAVARİLERLE ÇATIŞMASI ve İKİ FARKLI İNCİL
V.01.PAVLUS’UN GERÇEK HAVARİLERLE ÇATIŞMASI ve İKİ FARK Ağustos 9th, 2007Pavlus’un imanından sonraki ilk on dört yılında, havarilere bağlı ve onların emrinde hizmet ettiğini gördük. Özellikle Barnaba’yla birlikte onun yardımcısı gibi, beraberce irşat gezilerine çıkıyorlardı. Fakat daha sonra havarilerle arasında anlaşmazlık çıktı. Bu anlaşmazlığı yol arkadaşı Luka ‘Elçilerin İşleri’ kitabında basit bir sebebe bağlamaktadır;
“36 Bundan bir süre sonra Pavlus Barnaba’ya, “Rab’bin sözünü duyurduğumuz bütün kentlere dönüp kardeşleri ziyaret edelim, nasıl olduklarını görelim” dedi.
37 Barnaba, Markos denilen Yuhanna’yı da yanlarında götürmek istiyordu.
38 Ama Pavlus, Pamfilya’da kendilerini yüzüstü bırakıp birlikte göreve devam etmeyen Markos’u yanlarında götürmeyi uygun görmedi.39 Aralarında öylesine keskin bir anlaşmazlık çıktı ki, birbirlerinden ayrıldılar. Barnaba Markos’u alıp Kıbrıs’a doğru yelken açtı.
40 Silas’ı seçen Pavlus ise, kardeşlerce Rab’bin lütfuna emanet edildikten sonra yola çıktı.
41 Suriye ve Kilikya bölgelerini dolaşarak inanlı topluluklarını pekiştirdi.”(Elçilerin İşleri-15)
Oysa ayni anlaşmazlığın hiçte böyle olmadığı, olayın içinde Barnaba’dan ziyade, asıl Pavlus’la İsa’nın baş havarileri arasında olduğu ve konunda önemli iman esaslarından kaynaklandığını, bizzat Pavlus’un “Galatyalılara Mektubu”’da yazmaktadır.
“11 Ne var ki, Kefas (Petrus) Antakya’ya geldiği zaman, suçlu olduğu için ona açıkça karşı geldim.
12 Çünkü Yakup’un yanından bazı adamlar gelmeden önce Kefas öteki uluslardan olanlarla birlikte yemek yerdi. Ama o adamlar gelince sünnet yanlılarından korkarak sünnetsizlerden uzaklaştı, onlarla yemek yemez oldu.
13 Öbür Yahudiler de onun gibi ikiyüzlülük ettiler. Sonunda Barnaba bile onların ikiyüzlülüğüne kapıldı.
14 Müjde gerçeğine uygun davranmadıklarını görünce hepsinin önünde Kefas’a şöyle dedim: “Yahudi olduğun halde Yahudi gibi değil, öteki uluslardan biri gibi yaşıyorsun, nasıl olur da ulusları Yahudi gibi yaşamaya zorlarsın?
15 Doğuştan Yahudi olan bizler öteki uluslardan olan ‘günahlılar’ değiliz.
16 Yine de insanın Kutsal Yasa’nın gereklerini yaparak değil, İsa Mesih’e iman ederek aklandığını biliyoruz . Bunun için bizde Yasa’nın gereklerini yaparak değil, Mesih’e iman ederek aklanalım diye Mesih İsa’ya iman ettik. Çünkü hiç kimse Yasa’nın gereklerini yaparak aklanmaz.”(Galatyalılar-2)
Yukarıda ki ifadelerden, aralarındaki çatışmanın sebebi gayet net anlaşılmaktadır. Pavlus, Yahudi olmayan uluslar (gentileler) için farklı kurallar içeren yeni bir İncil (Müjde) vaaz etmektedir. Bunu duyan Kudüs’teki lider Yakup havari cemaati duruma müdahale etmişlerdir. Bu konulara ileride ayrıntılarıyla gireceğiz. Olay kabaca şudur. Hz. İsa’nın asıl öğretilerinin bulunduğu ilk dört İncillere bakarsak, Kutsal Yasa diye bilinen Tevrat’a bağlı kaldığını ve onun yanlış uygulamalarını düzeltmeye çabaladığını görürüz. Tevrat’ta da en önemli kurallardan biri sünnet olayıdır. Bu imanlı olmanın gereğidir. Pavlus’un yeni din anlayışında, yukarıda ki kendi ifadelerinden de anlaşılacağı üzere, Tevrat’ı ve sünnet kuralını tanımadığı anlaşılmaktadır. Daha sonrada görüleceği üzere devamlı bunların karşısında olmuştur. Onun vaaz ettiği dinin temeli İsa’nın Tanrı’nın Oğlu ve beklenen Mesih olduğu, insanların günahına kefaret olması için çarmığa gerildiği, ayrıca kendisinin İsa’dan ve Tanrı’nın Ruhundan vahiy alan tek Havari olduğuna dayanmaktadır. Şimdi bu ihtilafları tekrar sırasıyla görelim;
“1 On dört yıl aradan sonra Titus’u da yanıma alıp Barnaba’yla birlikte yine Yeruşalim’e gittim.
2 Vahiy uyarınca gittim. Boş yere koşmayayım ya da koşmuş olmayayım diye, öteki uluslar arasında yaydığım Müjdeyi (İncil’i) özel olarak ileri gelenlere sundum.
3 Benimle birlikte olan Titus bile Grek olmasına karşın sünnet edilmeye zorlanmadı.
4 Ne var ki, İsa Mesih’te sahip olduğumuz özgürlüğü el altından öğrenmek ve böylece bizi köleleştirmek için gizlice aramıza sızan sahte kardeşler vardı.
5 Müjde gerçeği sürekli sizinle kalsın diye bir an bile onlara boyun eğip teslim olmadık.
6 Ama ileri gelenler -ne oldukları bence önemli değil, Tanrı insanlar arasında ayrım yapmaz- evet, bu ileri gelenler söylediklerime bir şey katmadılar.
7 Tam tersine, Müjdeyi sünnetlilere bildirme işi nasıl Petrus’a verildiyse, sünnetsizlere bildirme işinin de bana verildiğini gördüler.
8 Çünkü sünnetlilere elçilik etmesi için Petrus’ta etkin olan Tanrı, öteki uluslara elçilik etmem için bende de etkin oldu.
9 Topluluğun direkleri sayılan Yakup, Kefas ve Yuhanna bana bağışlanan lütfu sezince paydaşlığımızın işareti olarak bana ve Barnaba’ya sağ ellerini uzattılar. Öteki uluslara bizlerin, Yahudiler’e kendilerinin gitmesini uygun gördüler.
10 Ancak yoksulları anımsamamızı istediler. Zaten ben de bunu yapmaya gayret ediyordum.(Galatyalılar-2)
Yukarıdaki anlatılanlarda, Pavlus’un öteki uluslar (gentileler) dedikleri Yahudi olmayanlar için, dini anlatma yetkisini kendi tekeline alma gayreti ve farklı kuralları olan kendi İncili’ni kabul ettirme çabası içinde olduğunu görmekteyiz. Ayrıca Hz. İsa’nın gerçek Havarileri için “ne oldukları bence önemli değil” demektedir. Bu ifade onların otoritelerini tanımadığının açık delilidir. Barnaba ile Yahudi olmayanlar için irşat faaliyetlerinde bulunma görevi, Pavlus’a verilmiş olabilir. Ayrıca yukarıda kendilerine mektup verildiğinden ve sünnet kuralının kaldırıldığından da bahsetmemektedir. Oysa ayni olayı arkadaşı Luka ‘Elçilerin İşleri’ kitabında farklı anlatmaktadır.
“1 Yahudiye’den gelen bazı kişiler Antakya’daki kardeşlere, “Siz Musa’nın töresi uyarınca sünnet olmadıkça kurtulamazsınız” diye öğretiyorlardı.
2 Pavlus’la Barnaba bu adamlarla bir hayli çekişip tartıştılar. Sonunda Pavlus’la Barnaba’nın, başka birkaç kardeşle birlikte Yeruşalim’e gidip bu sorunu elçiler ve ihtiyarlarla görüşmesi kararlaştırıldı.
3 Böylece kilise tarafından gönderilenler, öteki uluslardan olanların Tanrı’ya nasıl döndüğünü anlata anlata Fenike ve Samiriye bölgelerinden geçerek bütün kardeşlere büyük sevinç verdiler.
4 Yeruşalim’e geldiklerinde inanlılar topluluğu, elçiler ve ihtiyarlarca iyi karşılandılar. Tanrı’nın kendileri aracılığıyla yapmış olduğu her şeyi anlattılar.
5 Ne var ki, Ferisi mezhebinden bazı imanlılar kalkıp şöyle dediler: “Öteki uluslardan olanları sünnet etmek ve onlara Musa’nın Yasası’na uymalarını buyurmak gerekir.”
6 Elçilerle ihtiyarlar bu konuyu görüşmek için toplandılar.
7 Uzunca bir tartışmadan sonra Petrus ayağa kalkıp onlara, “Kardeşler” dedi, “öteki uluslara Müjde’nin (İncil’in) bildirisini benim ağzımdan duyup inansınlar diye Tanrı’nın uzun zaman önce aranızdan beni seçtiğini biliyorsunuz. “(Elçilerin İşlerı-15)
Burada önemli bir gerçek daha görülmektedir. Bu gerçeği aktaran Pavlus’un arkadaşı Luka’dır. Luka diğer uluslara İncil’i anlatmak için Hz. İsa’nın Petrus’u görevlendirdiğini vurgulamaktadır. Kimin anlattıkları doğru anlamak mümkün değil. Olaylar öyle farklı anlatılmaktadır ki, işin içinden çıkmak çok zor. Bir yerde anlattıkları bir gerçeği, başka bir yerde çürütmektedirler. Şimdi anlaşılacağı üzere, Yahudi olmayan diğer insanların sünnet edilip edilmemesi konusunda, aralarında ayrılığa düşmüşler. Aslında dinin kuralları bütün insanlara ayni uygulanır. Bu konuda bir karar almak için güya Pavlus ve diğerleri, Kudüs’teki merkezi otoriteye baş vururlar. Pavlus yukarıda sünnet mecburiyeti kaldırıldığından açıkça bahsetmemekteydi. Ama yol arkadaşı Luka nedense farklı şeyler yazmaktadır. Güya Pavlus haklı görülmüştü ve diğer uluslar için bazı kararlar alınmış ve bunlar bir mektupla Antakya’daki inananlara Barnaba ve Pavlus’la iletilir.
“22 Bunun üzerine bütün inanlılar topluluğuyla elçiler ve ihtiyarlar, kendi aralarından seçtikleri adamları Pavlus ve Barnaba’yla birlikte Antakya’ya göndermeye karar verdiler. Kardeşlerin önde gelenlerinden Barsabba denilen Yahuda ile Silas’ı seçtiler.
23 Onların eliyle şu mektubu yolladılar: “Kardeşleriniz olan biz elçilerle ihtiyarlardan, öteki uluslardan olup Antakya, Suriye ve Kilikya’da bulunan siz kardeşlere selam!
24 Bizden bazı kişilerin yanınıza geldiğini, sözleriyle sizi tedirgin edip aklınızı karıştırdığını duyduk. Oysa onları biz göndermedik.
25 Bu nedenle aramızdan seçtiğimiz bazı kişileri, sevgili kardeşlerimiz Barnaba ve Pavlus’la birlikte size göndermeye oybirliğiyle karar verdik.26 Bu ikisi, Rabbimiz İsa Mesih’in adı uğruna canlarını gözden çıkarmış kişilerdir.
27 Kararımız uyarınca size Yahuda ile Silas’ı gönderiyoruz. Onlar aynı şeyleri sözlü olarak da aktaracaklar.
28-29 Kutsal Ruh ve bizler, gerekli olan şu kuralların dışında size herhangi bir şey yüklememeyi uygun gördük: Putlara sunulan kurban etinden, kandan, boğularak öldürülen hayvan etinden ve fuhuştan sakınmalısınız. Bunlardan kaçınırsanız, iyi edersiniz. Esen kalın.”
30 Adamlar böylece yola koyulup Antakya’ya gittiler. Topluluğu bir araya getirerek onlara mektubu verdiler.
31 İmanlılar, mektuptaki yüreklendirici sözleri okuyunca sevindiler.“(Elçilerin İşleri-15)
Şimdi Luka, arkadaşı Pavlus’un isteği doğrultusunda bir karar alınıp, diğer uluslara mektupla bildirme görevinde de yine Pavlus’un görevlendirildiğini yazmaktadır. Arkadaşı Pavlus’u destekler bir şekilde bizlere aktardığı bu olay hakkında, Pavlus ise ayni olayı anlattığı ‘Galatyalılara Mektubunda’, Kudüs’teki Havarilerle görüşmeden sonra farklı olayların olduğunu yazmaktadır. Bu durumda kendi görüşlerini onaylayan bir mektup verilmediği ve sünnet konusunun, Luka’nın yazdığı gibi hiçte tatlıya bağlanmadığı ortadadır.
“11 Ne var ki, Kefas Antakya’ya geldiği zaman, suçlu olduğu için ona açıkça karşı geldim.
12 Çünkü Yakup’un yanından bazı adamlar gelmeden önce Kefas öteki uluslardan olanlarla birlikte yemek yerdi. Ama o adamlar gelince sünnet yanlılarından korkarak sünnetsizlerden uzaklaştı, onlarla yemek yemez oldu.
13 Öbür Yahudiler de onun gibi ikiyüzlülük ettiler. Sonunda Barnaba bile onların ikiyüzlülüğüne kapıldı.
14 Müjdenin gerçeğine uygun davranmadıklarını görünce hepsinin önünde Kefas’a şöyle dedim: “Yahudi olduğun halde Yahudi gibi değil, öteki uluslardan biri gibi yaşıyorsun, nasıl olur da ulusları Yahudi gibi yaşamaya zorlarsın?
15 Doğuştan Yahudi olan bizler öteki uluslardan olan ‘günahlılar’ değiliz.
16 Yine de insanın Kutsal Yasa’nın gereklerini yaparak değil, İsa Mesih’e iman ederek aklandığını biliyoruz.Bunun için bizde Yasa’nın gereklerini yaparak değil, Mesih’e iman ederek aklanalım diye Mesih İsa’ya iman ettik. Çünkü hiç kimse Yasa’nın gereklerini yaparak aklanmaz.”(Galatyalılar-2)
Burada Pavlus’un kendi anlattıklarından anlaşılacağı gibi, Luka’nın anlattığı gibi Kudüs Cemaati’nin Pavlus’un görüşlerini onaylayıp bunu bir mektupla Antakya’ya iletmesi olayı gerçek değil. Eğer bu mektup olayı ve onda yazılı olan kurallar doğru ise aşağıdaki Pavlus’un yazdıklarına ne denir;
“1 Şimdi putlara sunulan kurbanların etine gelelim. “Hepimizin bilgisi var” diyorsunuz, bunu biliyoruz. Bilgi insanı böbürlendirir, sevgiyse geliştirir.
2 Bir şey bildiğini sanan, henüz bilmesi gerektiği gibi bilmiyordur
7 Ne var ki, herkes bu bilgiye sahip değildir. Hâlâ putperest alışkanlıklarının etkisinde kalan bazıları, yedikleri etin puta sunulduğunu düşünüyorlar. Vicdanları zayıf olduğu için lekeleniyor.
8 Yiyecek bizi Tanrı’ya yaklaştırmaz. Yemezsek bir kaybımız olmaz, yersek de bir kazancımız olmaz.”(1.Korintliler-8)
Pavlus’un kendi anlattıklarına baktığımızda gerçek olan, önce Pavlus ve Barnaba Yahudi olmayan diğer milletlere irşat için (buda muhtemelen Pavlus’un çok iyi Yunanca bilmesinden olabilir) görevlendiriliyor. Daha sonra ise, Hz.İsa’nın öğretilerine ve Kutsal Yasa’ya (TEVRAT) ters öğretilerin durdurulması için, Havarilerin lideri Yakup tarafından Antakya’ya uyarıcı kişilerin gönderildiğidir. Bu durumda da Petrus ve Barnaba’nın bu uygulamalardan vazgeçtiği anlaşılmaktadır. Böylece Pavlus ile diğer havarilerin yollarının gerçek ayrılma sebebi ortaya çıkmaktadır ve bununda böyle olduğunu bizzat Pavlus kendisi söylemektedir. Ayrıca Pavlus, Hz. İsa’nın gerçek Havarilerini, İncil’in (Müjdenin) gerçeklerine uygun davranmadıklarını iddia etmesi de ilginçtir. Acaba İncilin gerçeklerini bizzat Hz. İsa’dan dinleyenler mi iyi bilir, yoksa sonradan Havari olduğunu ilan eden mi? Siz karar verin. Havarilerle yolları ayrılan Pavlus, artık kendi yolunu kendi çizer, kendi öğretilerini oluştururarak Anadolu’da, Ege’de yeni anlayışındaki İncil’ni duyurur. Bu yeni anlayışında KUTSAL YASA’YA ve SÜNNETE YER YOKTUR. Bunlarla kurtuluşa inanmamaktadır. Ona göre kurtuluş RAB İSA MESİH’E ve ÇARMIHTA DİRİLMEYE inanmaktır.
“11 Bana gelince, kardeşler, eğer hâlâ sünneti savunuyor olsaydım, bugüne dek baskı görür müydüm? Öyle olsaydı, çarmıh engeli ortadan kalkardı.
12 Aklınızı çelenler keşke kendilerini hadım etseler!”(Galatyalılar-5)
Bu ara diğer havari cemaati de, İsa’nın gerçek öğretilerini insanlara duyurmaya çalışmaktadırlar. Zaman zaman aralarında çatışmalar olduğu gözlenmektedir. Pavlus’un bazen çok sertleştiği görülmektedir;
“2 Kötülük yapan o adamlardan, o köpeklerden; o sünnet bağnazlarından sakının!
3 Çünkü gerçek sünnetliler Tanrı’nın Ruhu aracılığıyla tapınan, Mesih İsa’yla övünen, insansal özelliklere güvenmeyen bizleriz.“(Filipililer-3)
“12 Övündükleri konuda bize eşit sayılmak isteyen fırsatçılara fırsat vermemek için, yaptığımı yapmaya devam edeceğim.
13 Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesih’in elçisi süsü verenlerdir.
14 Buna şaşmamalı. Şeytanda kendisine ışık meleği süsü verir.
15 Ona hizmet edenlerin de kendilerine doğruluğun hizmetkârları süsü vermesi şaşırtıcı değildir. Onların sonu yaptıklarına göre olacaktır.“(2. Korintliler-11)
Kimin gerçek elçi olduğu konusunda, açık bir çatışma başladığı bir gerçek. Aralarında birbirlerini gerçek elçi olup olmamakla suçlamaktadırlar. Pavlus’un bu konuda ki iddiaları; “1 Özgür değil miyim? Elçi değil miyim? Rabbimiz İsa’yı görmedim mi? Sizler Rab yolunda verdiğim emeğin ürünü değil misiniz?
2 Başkaları için elçi değilsem bile, sizler için elçiyim ya! Rab yolunda elçiliğimin kanıtı sizsiniz.
3 Beni sorguya çekenlere karşı kendimi böyle savunurum.
4 Yiyip içmeye hakkımız yok mu bizim?
5 Öbür elçiler gibi, Rab’bin kardeşleri ve Kefas gibi, yanımızda imanlı bir eş gezdirmeye hakkımız yok mu?” (1. Korintliler-9)
“4 Çünkü size gelen ve bizim tanıttığımızdan değişik bir İsa’yı tanıtanları pekâlâ hoş görüyorsunuz. Ayrıca, aldığınız ruhtan farklı bir ruhu ve kabul ettiğinizden farklı bir müjdeyi kabul ederek bunları hoş görüyorsunuz.
5 Sözüm ona üstün elçilerden hiç de aşağı olduğumu sanmıyorum!
22 Onlar İbrani mi? Ben de İbrani’yim. İsrailli mi? Ben de İsrailli’yim. İbrahim’in soyundan mıdırlar? Ben de onun soyundanım.
23 Mesih’in hizmetkârları mıdırlar? Aklımı kaçırmış gibi konuşuyorum. Ben O’nun daha üstün bir hizmetkârıyım. Ben daha çok emek verdim, hapse daha çok girdim, sayısız dayak yedim, çok kez ölümle burun buruna geldim“. (2.Korintliler-11)
Oysa eğer bu yeni birinin elçi olma konusunda, ölçü İncil olacaksa bu konuda Palus’un yol arkadaşı bakın İncilde ölçüyü vermiş. Bakın ölen Yahuda’nın yerine yeni bir elçi hangi ölçülerle kabul ediliyor görelim;
“21-22 “Buna göre, Yahya’nın vaftiz döneminden başlayarak Rab İsa’nın aramızdan yukarı alındığı güne değin bizimle birlikte geçirdiği bütün süre boyunca yanımızda bulunan adamlardan birinin, İsa’nın dirilişine tanıklık etmek üzere bize katılması gerekir.”
23 Böylece iki kişiyi, Barsabba denilen ve Yustus diye de bilinen Yusuf ile Mattiya’yı önerdiler.
24-25 Sonra şöyle dua ettiler: “Ya Rab, sen herkesin yüreğini bilirsin. Yahuda’nın, ait olduğu yere gitmek için bıraktığı bu hizmeti ve elçilik görevini üstlenmek üzere bu iki kişiden hangisini seçtiğini göster bize.”
26 Ardından bu iki kişiye kura çektirdiler; kura Mattiya’ya düştü. Böylelikle Mattiya on bir elçiye katıldı.” (Elç. İşl.1:21-22)
Demek ki “ Ben İsa’yı gördüm. Beni elçi atadı, bana vahyediyor“ diye iddialarla elçi olmak mümkün değil. Tabi eğer bu konuda referansınız İncilse. Hem de Havarilerin lideri Yakup’tan değil. Bizzat Pavlus’un yakın arkadaşının yazdıklarıdan aldık. Olur ya aralarında ihtilaf var dyip lider Yakup’un yazdıklarını kabul etmeyenler çıkabilir. Dileyen Pavlus’un aşağıda ki iddialarına göre hareket edebilir. Bazen de üstün bir elçi olduğunu ve kutsallığını kanıtlamak için, alçakgönüllülükle başka alemlerde dolaştığını anlatmayı da ihmal etmez;
“1 Yararlı olmasa da övünmek gereklidir. Şimdi görümlere ve Rab’bin vahiylerine geleyim.
2 On dört yıl önce alınıp üçüncü göğe götürülmüş bir Mesih izleyicisi tanıyorum. Bu, bedensel olarak mı, yoksa beden dışında mı oldu, bilmiyorum, Tanrı bilir.
3-4 Evet, bu adamın cennete götürüldüğünü biliyorum; bu, bedensel olarak mı, yoksa bedenden ayrı mı oldu, bilmiyorum, Tanrı bilir. Orada, dille anlatılamaz, insanın söylemesi yasak olan sözler işitti.
5 Böyle biriyle övüneceğim. Ama kendimle ilgili olarak, güçsüzlüklerimden başka bir şeyle övünmeyeceğim.
6 Övünmek istesem bile akılsız olmayacağım. Çünkü gerçeği söylemiş olacağım. Ama kimse beni gördüğünden ya da işittiğinden daha üstün görmesin diye övünmekten kaçınıyorum.“(2.Korintliler- 12)
Bu durumun inananların arasında bölünmelere yol açtığını görmekteyiz;
“10 Kardeşler, Rabbimiz İsa Mesih’in adıyla yalvarıyorum: Hepiniz uyum içinde olun, aranızda bölünmeler olmadan aynı düşünce ve görüşte birleşin.
11 Kardeşlerim, Kloi’nin ev halkından aranızda çekişmeler olduğunu öğrendim.
12 Şunu demek istiyorum: Her biriniz, “Ben Pavlus yanlısıyım”, “Ben Apollos yanlısıyım”, “Ben Kefas* yanlısıyım” ya da “Ben Mesih yanlısıyım” diyormuş.“(1. Korintliler-1)
Bu kargaşa içinde belli ki Kudüs’te ki havariler, durumu aydınlatmak, inananları uyarmak ve irşat için görevlendirilenlerin tanınması için tavsiye mektupları yazmaktadırlar. Pavlus ise bu durumu mektuplarında eleştirir;
“1 Kendimizi yine tavsiye etmeye mi başlıyoruz? Yoksa bazıları gibi size ya da sizden tavsiye mektuplarına ihtiyacımız mı var?
2 Bütün insanlarca bilinen ve okunan, yüreklerimize yazılmış mektubumuz sizsiniz.
3 Hizmetimizin sonucu olup mürekkeple değil, yaşayan Tanrı’nın Ruhu’yla, taş levhalara değil, insan yüreğinin levhalarına yazılmış Mesih’in mektubu olduğunuz açıktır.”(2.Korintliler-2)
Şimdi burada ki yukarıda yazılanları okuyup tekrar tekrar düşününelim. PAVLUS GERÇEKTEN YETKİN BİR HAVARİ MİDİR DEĞİL MİDİR?
Okunma Sayısı: 1546
Şu an Okuyan Sayısı: 1
Bugün Okuyan Sayısı: 1
Kasım 11th, 2007 at 18:18
PAVLUS GERÇEKTEN YETKİN BİR HAVARİ MİDİR ?
bunun yetkinliğini kim vermeli???
Muhammed peygambermidir? peygamberse ayni Tanrı’ya hizmet için Hak bilgilerini sunduğu halde islam alemi dışında neden kabul göremez.?İsa peygamber di neden böyle yüce bir valık çarmıha gerildi??
İnsanlar yargıç olmuş yargıdalar..
İsa derki; yargılamayın yargıladıklarınızdan yargılanırsınız.
>
bağnazlık dini tekeline almaktır ,inanç özgür irade ile seçilir bu yolda gönülden emek harcayan insanolan ne olduğunu bilen birisi ve yetkin bir havaridir.Olmadığını ispata uğraşanında iman ve inanç sorunu vardır.
Kasım 11th, 2007 at 22:04
Bir inanç veya düşüncenin lideri veya lider kadrosu vardır.Yetkinliği ve inancın esaslarını belirleyen otoriteler bunlardır.Konumuz Hıristiyanlık olduğundan İncillere baktığımızda da bunun böyle olduğunu görmekteyiz.Ama birileri bu otoriteleri tanımaz (hatta düşmanlık eder) ve kendi kafasına göre yetkinlik tayin ederse, bu inancın özünden sapmadır.Yeni otorite ve yeni iman esasları kurmaktır ve Pavlus’un yaptığıda budur.Biz kimse için bir şeyleri ispata çalışmıyoruz.Sadece bu sapmaları ortaya koyuyoruz.RABBİM KENDİ GERÇEĞİNİ ANLAMAMIZA YARDIMCI OLSUN.
Kasım 13th, 2007 at 02:07
Pavlos hz.isadan sonra en önemli bir kisi ise bu kadar önemli bir kisiden hz isa neden bahsetmemistir.Yetki verdigi havarilerine neden onu tanitmamistir.Hz.isa ile ayni dönemde yasadigi halde onunla neden görüsmemistir.Hz.isadan sonra ortaya cikip din konusunda kendisini yetkin kilip hz.musa ve isanin getirdiklerini bozmustur.Galatyalilara mektubunda(2:18) pavlos ne diyor:Eger yiktigim seyleri yeniden kurmaya kalkisirsam kendi suclulugumu kanitlamis olurum.Hiristiyan kardeslerimize cagri inancinizi yeniden gözden gecirin.Selam ve dua ile esen kalin
Eylül 1st, 2009 at 17:23
ya hiç tanrı insan doğurur mu? insanın aklı almıyor. incilde tanrıyı güçsüz ve aciz bir varlık olarak anlatılyor ve tanıtılıyor. asla! böyle şeyler tanrının doğasında yoktur. yaratıcı böyle şeylerden münezzehtir. ya zaten incilde isanın oruç tuttuğu ve dua ettiğinden ssöz ediliyor. madem ki isaya tanrı diyorsunuz neden isa ibadet yapıyor tanrıya. hani isa tanrının kendisi idi ya. işte ben yalanı böyle ortay çıkarırım. tanrı aşkına böyle saçma sapan şeylere nasıl inanırım ki.
Eylül 1st, 2009 at 17:34
doğrusunu söyleyeyim incii okurken gülme krizine giriyorum. ya bu sapıklar tanrı öldü diyorlar. tanrının ölmesi demek bütün yaratıkların ölmesi demektir. bu sözüm hristiyanlara gitsin: gelin şeytana uymayın bana uyun ki sizi doğru yola götüreyim. artık bırakın bu saçma sapık inançları. insanın aklının mantığına yatmıyor. kurana iman edin. doğrusunu söyleyeyim bir hristiyan görünce kahkaha atmaktan kendimi alamıyorum. ebediyyen cehennemde yanmak istemiyorsanız ve dünyada sizinle alay etmelerini istemiyorsanız, gelin vazgeçin. akıllı olun. misyonerlere inanmayın. bu kdar cahil olmayın
Eylül 1st, 2009 at 17:41
hristiyanlar ne kadar sapıklar. şimdiden cehennemde yandıklarını görür gibiyim. neymiş isa ilahmış. bana kalırsa isanın diğer insanlardan bir farkı yok ancak tek farkı peygamber olmasıdır. isa tanrıya tapıyor olmasına rağmen hala o sapık pavlusun sözlerine inanıyorlar. imdi pavlus kendi yazdığına inanmıyor ben nasıl inanayım.
Eylül 1st, 2009 at 17:42
ha ha ha! hristiyan inançları ne kadar komik
Eylül 1st, 2009 at 17:48
böyle şeylere nasıl inanıyorlar. öyle ya şeytan sapıtırsa artık o kimse kendini nasıl kurtaracak. aslında nasraniler isaya değil şeytana tapıyorlar. ya, kardeşim isaya tapacağına gel bana tap aynı şey. oda insan ben de insanım. ha ona tapmışsın ha bana ne fark eder. onun benden ne farkı var. ha ha ha!
Şubat 2nd, 2010 at 17:18
arius bu çakma din adamı pavlus için şunları söylemiştir… pavlus adındaki bir yahudi İSA ya inanır gibi görünüp incili yok etmeye çalışmıştır dört havari yeniden incili yazmak isteselerde pavlus bunları yalanladı.vede uydurma inciller zamanla çoğaldı o kdr çok ki bu çoğalan inciller. bertaraf edilmiş bi kitap günmüzde ne kadar gerçek olabilir bi düşünün.bi yanda ALLAHIN kelamı KURAN diğer yanda insanların el yazısı orjinalliğini yitirmiş bi incil.arius ALLAHIN bir, olup İSA a.s da peygamberi olduğunu savunduğu içinde 336 öldürülmüştür.
Şubat 8th, 2010 at 01:31
Arius hakkında söylenenler gerçek ise adamın doğru yolda olduğunu söylemek zor olmasa gerek
Şubat 11th, 2010 at 22:10
bende söylüyorum müslümanlık çakma din diye o ne olacak ???? çok saçma konusuyorsunuz bilmem farkındamısınız…. yok o söylemiş yok bu söylemiş bende söylüyorummmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmm
Şubat 11th, 2010 at 22:57
Arius kim biliyormusun?
Ben sana hristiyanlığın Hz.İsa nın tebliğ etmediği din olduğunu söylüyorum. En basit hristiyan adının ne zaman kullanıldığını araştırırsan bunu gayet net anlarsınki diğer başlıta verdiğim video linkinde bu bilgi veriliyor.
Müslümanlığın çakma olduğunu zaten islam karşıtları söyler ama önemli olan geçerli bir delil-kanıt sunmaktır.
Biz diyoruz TEK, KUSURSUZ-HERŞEYDEN MÜNEZZEH ALLAH, Siz diyorsunuz teslis inancı(akla mantığa sığmayan bir açıklama üç ayrı kişilik ama aslen hepsi tek diyerek üç tanrıya inanmadığınızı iddia ediyorsunuz), Biz diyoruz TEK KUTSAL KİTAP-KURAN, siz 27 tane kutsal kitap çıkartıyorsunuz hepsi çok ayrı zamanlard aayrı kişilerce yazılmış nüshalar en önemlisi biride rüyasında hz.İsa yı gördüğünü iddia edip elçiliğini ilan eden pavlusa ait.
Siz diyorsunuz her insna günahkar doğar ilk insan dolayısıyla Biz diyoruz herkes kendi günahını yüklenir, kimse kimsenin günahını yüklenmez. …vs diye akıp gidiyor kimin daha mantıklı adaletli ve makbul sence benim dinim akla mantığa hitap eder. Aklı olan her insan anlar önce iman et sonra anlarsın durumu yok yani. Müslüman olmasanda kuranı okuduğunda tarafsız, anlarsın bizde şart yok yani.
Ayrıca bizde her insanın rızkını veren bir ALLAH var. Gayrimüslim diye o insanı dünyada rızıksız bırakmıyor veya başına sürekli kötü şey getirip cezalandırmıyor ama senin(siz demiyorum zira o konuda sizlerin genel görüşünü bilmiyorum ama en böyle bir olasılık gördüğüne göre sana öğretilen bu) mantığına göre hristiyan değilsen tanrı isan, benim dualarımı asla kabul etmez, mümkün değil kabul edip bana iyi birşeyler vermesin ne de olsa tanrı olduğuna değil sadece değerli bir insan-peygamber olduğuna iman ediyorum ya.
________
Bu arada o yukarıdaki konular hakkında da birşeyler açıklasan bilgin varsa eğer. Pavlus neden gerçek havariler ile çatışıyor ve neden pavlus dönekli yapıp ben de yahudiyim diyor? yalan dolandır bir elçiye yakışmaz.
ayrıca sürekli kaçıp duruyorsun açıklayacaktın vaad ettin bana vaadini yerine getir.Yehudanın başına gerçekten neler geldi.?
http://www.hzisahristiyanmiydi.com/iii02yahuda%e2%80%99nin-basina-gelenler/yahudanin-basina-gelenler.html#comments
Şubat 22nd, 2010 at 12:01
birde isa mesih derki benden sonra sahte peygamberler sahte dinler cikacak sanirim anlamissindir…………
tevrat zebur yada incil sahte olduklari icin arkalarindan gonderilmedi tevrat ve zebur isa mesih in yolunu hazirlamak icin geldi tevrattada zeburdada bildirir her ayetinde isa mesihten yani baslangictada sonsuzluktada isa mesih vardi////
Şubat 25th, 2010 at 22:26
Doğru Hz.İsa dan sonra bir de pavlus çıktıydı o da sahte bir elçi işte ama inanıyorsunuz ona,gel görki hakiki peygambere inanmıyorsunuz.
Yorum yapma hasan kardeş, bilgi ver. Sorularıma cevap vermen gerekir :)Sürüyle soru seni bekliyor.
saygılar
Mart 1st, 2010 at 20:36
o sorularin cevabini ne kadar versem anlamazsin o yuzden gerek duymuyorum. Pavlus neden sahte elciymis onu anlamadim pavlusun yazdiklarinda bir sakinca hic gormedim. Anlayana. Anlayisiniz farkliysa o sizin sorununuz. Ben gidipte pavlusa tapmiyorum. SEn onu gidipte pavlusa tapan arkadaslarina soyle…. Pavlus gelipte Ben peygamberim bunlar sahte demedi !!!!!!! farkli dinler cikarmadi!!!! Duyacak duyacak anlamayacaksin
Mart 2nd, 2010 at 17:25
Hasan, tavrın,yorumların ve yazdığın her kelime çaresiz çırpınmalardan ibaret. Verebileceğin bir cevabın olmadığının ve her söylediğini sana geri postalayacağımı gayet iyi bildiğinden(veya ben olmasam bile burada bunu yapacak başkaları olduğunu bildiğinden) cevap yazmıyor sadece yorum yazıyorsun. Yorumunu isteyen yok, soru soruyoruz bilginiz talep ediyoruz. Yok ise bilgin yok dersin. Var ise anlatırsın. İslam hakkında soracağın her soruya vereceğim bir cevap muhakakk vardır benim(bilmediğimi gider öğrenirim) ama senin gibi düşünüp “sana ne kadar anlatırsam anlatayım anlamazsın, senin kafa kapasiten buna yetmez” demem. Bunu dersem zaten bir kere seni ve beynini küçük görüp sana hakaret etmiş olurumki hiç huyum değildir bunu yapmak, seviyesiz ve çaresiz değilim ben, diğer bir yandan ben senin aksine her daim en sapkın insandan bile umut eden biriyim. Çünkü imkansız nedir tanımam, bilmem; herşey olasılık dahilindedir,olabilir,gerçekleşebilir. Bu yüzden hep olumlu bir felsefem vardır,umut doluyumdur. Üç yıl boyunca aynı şeyleri tekrar tekrar ateistlere- yeri geldiğinde aynı ateiste- anlatmış bir insan var karşında.
Pavlusa taptığını ben iddia etmedim,bunun konumuzla alakası yok,bu yüzden yeni konu açma. benim, pavlusa tapan bir arkadaşımda yok(en azından 2 hristiyan arkadaşım oldu onlarla da din konuşmadım ondan bilmiyorum tapıyorlarmı). Ben Pavlusun yazdıklarında bazı sakıncalar şahsen gördüm. En yakın yukarıdaki olay. En yakın sünnet olayı…vs. Hırsız hırsızın, katil katilin yaptıklarında sakınca,kusur görmez hasan,bu yüzden normal diye düşünüyorum görmemen.
Yukarıdaki sorumu yineliyorum;
1)Pavlus neden gerçek havariler ile çatışıyor ve neden pavlus dönekli yapıp ben de yahudiyim diyor?
2)Yehudanın başına gerçekten neler geldi.?
http://www.hzisahristiyanmiydi.com/iii02yahuda%e2%80%99nin-basina-gelenler/yahudanin-basina-gelenler.html#comments
3) Hristiyanlıktaki puperestlik iddialarını nasıl çürütüyorsunuz?
http://www.hzisahristiyanmiydi.com/hiristiyanliktaki-putperestlik/hiristiyanliktaki-putperestlik.html
evet bir tane ekledim daha da var ama. Peygamberler nereye gömüldü? Son Yazılar kısmında 2.yazı.
saygılar
Mart 26th, 2010 at 00:39
Allah’a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, elinizin altındakilere iyilik edin. Şüphesiz, Allah
kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez. NİSA 4-36 ALLAH esirgeyen ve bağışlayandır tevbeler çokça kabul olur.. Ayça ne güzel demişsin ben sapkın insandan bile umut den biiyim hakikati anlar diye böle iyiliği göstermen güzel ama inkarcılıkta hala devam ederseler fazla da üstünde durma çünkü ALLAH onlardan razı olmamıştır kalbleride mühürlüdür ALLAHIN rızasını kaybetmiş kalbini mühürlemiş kimseleri H.Z PEYGAMBER bile doğru ya iletemez onlar bu dünyada az bir müddet daha rızıklandırılıcaklar ve dönüşleri yine ALLAHA olucak günahlar ağır gelirse vay hallerine….
Mart 26th, 2010 at 11:01
Çok teşekkür ederim kardeşim. Peygamberler dahil sadece tebliğ etmiştir. Her müslümanın islamı anlatması, öğretmesi gereklidir. Biz tebliğ eder, yani SADECE bildirir kenara çekiliriz, gerisi artık Allah(c.c)’a kalmış.
İşte bir hristiyan misyoner ile müslüman tebliğci arasındaki ya da şöyle deyim; tebliğcilik ile misyonerlik arasında en temel fark budur. Biri bildirir kenara çekilir, diğeri kendinden olması için her türlü yola başvurur.
Farkı görebilene
Mart 28th, 2010 at 20:03
müslüman, hırıstiyan herneyseniz insanlık için bi şeyler yapın ……………. peygamberleri, insan eliyle yazılmış kitapları klavuz edinmeyin, asıl dinin insanın kendisi olduğunu ve tanrının kendisini anlatmak için kitap veya peygamber gönderecek kadar aciz olmadığını anlayın artık……………….. zihniyetliler……
Mart 28th, 2010 at 20:23
burda yazılanlardan anlaşılacağı üzere çoğunluğunuz (hangi dinden olursanız olun) savunduğunuz dini yaşadığınız toplumun size zorla empoze ettiği fikirlerden ……………..kitaplardan ve sizi şekillendiren din ………. dininizi öğrenmişsiniz. Buraya kadar normal anormal olan ise bu saçmalıkları kabul edip kendi kendinize yaşamanız gerekirken tüm dünyayı bu yalanlara inandırmaya çalışıyorsunuz bunun içinde tarih boyunca insanlara hertürlü baskıyı, eziyeti, işkenceyi ve ölümleri müstehak gören bir zihniyetin devamısınız…
(Şafak bey yorumlarınızda hakarete varan ifadeleri yerine varsa yazdıklarımız hakkında bir eleştiriniz varsa bunları yazmanızı bekleriz. İ.Akkurt)
Mart 29th, 2010 at 08:43
Sn. İ.AKKURT haklısın özür dilerim
Mart 29th, 2010 at 10:17
Müslümanlar insnalık namına çok şey yaptı şafak bey, merak buyurmayın. Günümüzde geride kalmışsa bunun sebebi islam hayatını adam gibi yaşamadığımız, Allah’ın sadece namaz kıl-oruç tut sözlerine kulak verip diğerlerine vermediğimiz içindir. Müslüman olmayı namaz kılmakla, oruç tutmakla, hacca gitmekle sınırlandıran zihniyet olduğu sürece böyle gider bir süre daha ama geçmişte böyle değildi, tarihi bilen,araştıran biri de bunu gayet iyi bilir. Tarihsel analiz lütfen, tarihsen analiz…
teşekkürler, saygılarla
not: islam bu dediğiniz(eziyet..vs) şeyleri hoş görmez, yanlış öğrenmişsiniz veya aslında hiçbir şey öğrenmemişsiniz.
Nisan 1st, 2010 at 17:13
Sen ALLAHIN ilminden inmiş yüce KURANI uydurmamı diyorsun madem iddanda doğru isen ALLAHTAN başka gücün yettiklerini çağarda hep beraber onun benzeri 10 sure getirin… burayada şirk kokan yazılarda yazmayın ……….
Nisan 1st, 2010 at 23:05
saygısızlık edilmediği sürece herkes düşüncesini söyleyebilir, bırak söylesin engel olmak yanlıştır
Haziran 25th, 2010 at 17:15
TERBİYESİZCE YAZINI SİLİP SADECE AŞAĞIDAKİ BİR KELİMESİNİ BIRAKTIM. İ.akkurt
…………………….sıçtı…………………..
Nisan 28th, 2011 at 04:11
zaten bugünkü hristiyanligin gercek kurucusu paulustur.bunu bati da kabul ediyor.paulus isevi düsmani,isevileri hapise atiyor.birgün niyeyse sam yolunda rüyet görüyor.güya hz. isa ona görünmüs.böylece paulus isevi oluveriyor.sonra basliyor herseye burnunu sokmaya.ahkam kesmeye.isin ilginc tarafi bu paulus hz. isayi görmüs degil.normalde haddini bilmesi,edebini takinmasi gerekir,gidip hz. isanin havarilerinin dizine oturup ilim almasi gerekir.ama paulus öylemi? tabiki degil.paulus grekce biliyor.tarsuslu.zengin ailesi var.yahudi hahami üstelik.tenezzül edipte balikci olan havarilere gidermi hic.gitmiyor.tam tersine bana gökten vahiy iniyor diyecek kadar küstahlasiyor.yazdigi onca mektupta birkez olsun hz. isadan alinti yapmiyor.hep bence,bana göre diyor.yani kendi sahsi fikirlerini din diye millete yutturuyor.bu kadar sevilmesenin sebebi cok basit.hristiyanligi seriatsiz bir hale ceviriyor.hatta tevrat ahkamina yani Allahin emirlerine lanetli diyecek kadar sapitiyor.isa carmihta melun seriati kaldirdi.sünnete gerek yok.domuz eti haram degil.böylece yahudi olmuyan putperestlere hristiyanlik yolunu aciyor.putperestler zaten insana tapmaya alismislar.üstelik inanclarinda tanri insanla birlesip cocuk dogurtuyor.yani tanri cocuklari insan olup yeryüzüne geliyorlar.hatta ölüp dirilip göge yükseliyorlar.iste paulus bu putperest milletlere tam istedikleri bir isa sunuyor.yani hayali bir isa.gazabi herseyi asmis olan tanrinin öfkesini nihayet kutsal,mübarek ve temiz kaniyla gidericek olan bir kuzu.seriat yok,ahkam yok,hic birsey yok.sadece haftada bir bulusup ekmek yiypi sarap icmek.tek ibadetleri bu hristiyanlarin.bu 2000 yildir hala böyle.pazar günleri ayin olarak tertipliyorlar.tanrinin eti olan ekmegi yiyip,kani olan sarabi icerek güya tanriyla birlesmis oluyorlar.
Nisan 28th, 2011 at 04:26
isin ilginc tarafi paulus hz. isayi yere göge sigdiramiyor.onu tanrinin oglu ilan ediyor.yari ilah olarak sunuyor.ama galatalilara yazdigi mektubunda ayni paulus ilahin oglu yaptigi hz. isayi lanetliyor.neden? cünkü tevratta(tesniye): “asilan herkes Allah katinda lanetlidir,derhal indirlip gömülsün”diye yaziyor.ee paulusa göre hz. isa carmiha gerildigine göre böylece lanetlenmis oluyor.ne kadar tuhaf.hz. isaya hak etmedigi bir mevki veren,onu ilah yapan paulus simdi hz. isayi melun yapiyor.is dahada komiklesiyor.cünkü carmiha gerilen kisi herhangi biri degil.hristiyanlara göre tanri.insan sekline bürünmüs tanri.yani tanri melun olmus oluyor.oysa lanet rahmetten kovmak demek.acaba tanri(hz. isa) kimin rahmetinden kovuldu?kimin rahmetine muhtac ki?hani Yaradan di ???hristiyanlara göre hz. isa kendini biz günahkarlar icin kurban etti.hz. isa onlara göre ilah.yani kullarini affetmek icin tanri kendini yine kendisine kurban ediyor!!
büyük islam alimi ve müfessir olan fahrettin-i razi hz.leri tefsirinde ilgili ayetleri aciklarken hristiyanligi en net sekilde özetlemis: “yeryüzünde hristiyanlik kadar bozuk,akla mantiga ters bir inanis bulamazsin”
kendi kendini kurban eden,kendi kendini lanetliyen bir tanri inancini yaymaya calisiyor hristiyanlar.
Nisan 30th, 2011 at 15:52
kutsal kitapta ki yazıların b,rçoğu mecazi dir.yani trenden bahsederken aslında makinistin babasının alemde olduğunu söylüyordur o yüzden anlamak çok zordur ben yıllarca saçmalıklar dizini olarak zannetme yanılgısına düştüm ama tesadüfen işaya 53.bölümünün tamamının isa mesihten bahsettiği duygusuna kapıldım ama inceledikçe mesih hakkında sayısız peygamberlik sözlerini farkettim,o yüzden tövbe ettim sizde edin çünkü ruhum rahatladı hayata bakışım değişti ,içinizde ki musibeti sökün atın hepimize oyun oynuyor son pişmanlık fayda vermez.herkesin kendine has bir üslübü vardır.mesihinde vardır onun uslubünü takip ederseniz onun uslubu taklit edilemezdir o yüzden iyi düşünün. mesela yuhanna 10.bap eğer isa nın kendisine ait değilse bende astronotum o zaman, ama hakikat sözüne katlanamayacaklar diye yazılmıştır zaten gurur ve kibir ben bilirimcilik zaten iman etmeye engeldir
o hatayıa bende düştüm şimdi pişmanım.