KURTULUŞ LUTUF VE İMANLA MIDIR YOKSA EYLEMLE MİDİR?
KURTULUŞ LUTUF VE İMANLA MIDIR YOKSA EYLEMLE MİDİR? Ağustos 11th, 2009
Hıristiyan ilahiyatında imanlı-imansız, yani cennetlik-cehennemlik insanlar daha yaratılmadan önce Tanrı tarafından seçilmişlerdir. Bu kural özellikle protestan ilahiyatında “Lutufla Kurtuluş-İmanla Aklanma” olarak tanımlanır. Yani insanlar iyi eylemler (sevaplarla) yaparak kurtulamazlar. Bu görüş Martin Luther’in Protestan esaslarının beş ana tezlerinden (Sola Gratia-Sola Fide) ikisidir. Yani imanlı seçilmiş kişi için sevap-günah diye bir
“4O, kendi önünde, sevgide kutsal ve kusursuz olmamız için dünyanın kuruluşundan önce bizi Mesih’te seçti. 5Kendi isteği ve iyi amacı uyarınca, İsa Mesih aracılığıyla kendisine oğullar olalım diye bizi önceden belirledi. 6Öyle ki, sevgili Oğlunda[a] bize bağışladığı yüce lütfu övülsün. 7-8Tüm bilgelik ve anlayışla üzerimize yağdırdığı kendi lütfunun zenginliği sayesinde, Mesih’in kanının aracılığıyla Mesih’te kurtuluşa, suçlarımızın bağışına sahibiz.” (Efesliler-1)
Tabi bu iddiaların sahibi İncil’in bazı bölümlerini oluşturan Pavlus’un Mektuplarıdır. İnsan düşünmeden edemiyor. Tevrat’ta ON EMİR kimler içindir. Hz. İsa Matta-5-6-7. bölümlerde bu on emire ayrıntılı bir biçimde nasıl uyulması gerektiğini uzun uzun anlatır ve sonunda bu kurallara uymayanlar için bakın neler demekte;
“22 Ama ben size diyorum ki, kardeşine öfkelenen herkes yargılanacaktır. Kim kardeşine aşağılayıcı bir söz söylerse, Yüksek Kurul’da yargılanacaktır. Kim kardeşine ahmak derse, cehennem ateşini hak edecektir.” (Matta-5)
Şüphe yok ki bu ikaz iman edenler içindir. Bakın daha neler demekte;
21 “Bana, ‘Ya Rab, ya Rab!’ diye seslenen herkes Göklerin Egemenliği’ne girmeyecek. Ancak göklerdeki Babam’ın isteğini yerine getiren girecektir.
22 O gün birçokları bana diyecek ki, ‘Ya Rab, ya Rab! Biz senin adınla peygamberlik etmedik mi? Senin adınla cinler kovmadık mı? Senin adınla birçok mucize yapmadık mı?’
23 O zaman ben de onlara açıkça, ‘Sizi hiç tanımadım, uzak durun benden, ey kötülük yapanlar!’ diyeceğim.” (Matta-7)
Bir örnek daha görelim;
“36 Size şunu söyleyeyim, insanlar, söyleyecekleri her boş söz için yargı gününde hesap verecekler.
37 Kendi sözlerinizle aklanacak, yine kendi sözlerinizle suçlu çıkarılacaksınız.” (Matta-12
Şimdi de Hz. İsa’nın kardeşi ve O’nun ölümünden sonra Havarilerin lideri olan YAKUP bu konuda İncilde neler diyor;
8 “Komşunu kendin gibi seveceksin” diyen Kutsal Yazı’ya uyarak Kralımız Tanrı’nın Yasası’nı gerçekten yerine getiriyorsanız, iyi ediyorsunuz.
9 Ama insanlar arasında ayrım yaparsanız, günah işlemiş olursunuz; Yasa tarafından, Yasa’yı (Tevrat’ı)çiğnemekten suçlu bulunursunuz.
10 Çünkü Yasa’nın her dediğini yerine getirse de tek konuda ondan sapan kişi bütün Yasa’ya karşı suçlu olur.
11 Nitekim “Zina etmeyeceksin” diyen, aynı zamanda “Adam öldürmeyeceksin” demiştir. Zina etmez, ama adam öldürürsen, Yasa’yı yine de çiğnemiş olursun.
12 Özgürlük Yasası’yla yargılanacak olanlar gibi konuşup davranın. (Yakup’un Mek.-2)
Bakın sadece iman yeterli, diğer eylemlere gerek yok iddiaları için neler diyor;
17 Bunun gibi, tek başına eylemsiz iman da ölüdür.
18 Ama biri şöyle diyebilir: “Senin imanın var, benimse eylemlerim.” Eylemlerin olmadan sen bana imanını göster, ben de sana imanımı eylemlerimle göstereyim.
19 Sen Tanrı’nın bir olduğuna inanıyorsun, iyi ediyorsun. Cinler bile buna inanıyor ve titriyorlar!
20 Ey akılsız adam, eylem olmadan imanın yararsız olduğuna kanıt mı istiyorsun?
21 Atamız İbrahim, oğlu İshak’ı sunağın üzerinde Tanrı’ya adama eylemiyle aklanmadı mı?
22 Görüyorsun, onun imanı eylemleriyle birlikte etkindi; imanı eylemleriyle tamamlandı.
23 Böylelikle, “İbrahim Tanrı’ya iman etti, böylece aklanmış sayıldı” diyen Kutsal Yazı yerine gelmiş oldu. İbrahim’e de Tanrı’nın dostu dendi.
24 Görüyorsunuz, insan yalnız imanla değil, eylemle de aklanır. (Yakup’un Mek.-2)
Ülkemizdeki ünlü ABD’li misyoner Daniel Wickwire “Kitab-ı Mukaddes ve Kur’an-ı Kerim Hakkında 100 soru” isimli kitabının 24. sayfasında “Allah insanlar arasında bir ayırım yapar mı?” diye kurnazca bir soru sorarak, yukarıda anlatılanları görmezden gelerek, ayırım yapmadığını belirten bir sürü İncil ifadesi verir. Bizde onlardan birini verelim;
“6Tanrı, «herkese, yaptıklarının karşılığını verecektir.» 7Durmadan iyilik ederek yücelik, saygınlık ve ölümsüzlüğü arayanlara sonsuz yaşamı verecek. 8Ama bencil olanların, gerçeğe uymayıp haksızlığın peşinden gidenlerin üzerine gazap ve öfke yağdıracak. 9-10Başta Yahudi’ye, sonra Yahudi olmayana olmak üzere, kötülük yapan her insana sıkıntı ve elem verecek; yine başta Yahudi’ye, sonra Yahudi olmayana olmak üzere, iyilik yapan herkese yücelik, saygınlık ve esenlik verecektir. 11Çünkü Tanrı insanlar arasında ayrım yapmaz.” (Romalılar-2)
Şimdi ne oldu Pavlus ve Martin Luther’in iddiaları. Burada Tanrı’nın, İnsanlar arasında ayırım yapmadan, iyilik yapanlara ayrı, kötülük yapanlara ayrı karşılık vereceği açıkça belirtilmektedir. Bu ifadeler Pavlus’a ait “Romalılar’a Mektup” tandır. Yani bu ifadeler Pavlus’a aittir. Pavlus, kendine ait “Lutuf ve İmanla kurtuluş” teziyle tam bir çelişki halinde. Pavlus’ta ayrı çelişki, bu çelişkileri görmezden gelen Martin Luther ve D. Wiçwire’de ayrı çelişki. Bütün bunlara baktığımızda ortada ki gerçek şu: eğer bu dinin kurucusu Hz. İsa ise O’na göre Tanrı insanlar arasında ayırım yapmaz. Kardeşi ve Havarilerin liderine Yakup’a göre de Tanrı insanlar arasında ayırım yapmaz. AMA BU DİNİN KURUCUSU PAVLUS İSE: O’NA GÖRE HEM YAPAR HEM DE YAPMAZ. PROTESTANLARIN LİDERİ MARTİN LUTHER’E GÖRE TANRI İNSANLAR ARASINDA AYIRIM YAPAR. Bu nasıl iştir demeyin. Kitabımızın en arkasında belirttiğimiz gibi, İncil’de bir çok ana konu böyle değil mi? İsa hem insan, hem de Tanrı değil mi? Hem Davutoğlu hem de Tanrıoğlu değil mi vs.? Hıristiyan teolojisi uzmanı Fikret Böcek, “Davinci Şifresi’ne Panzehir” isimli eserinin 225. sayfasında şöyle der. “Martin Luther bunu farketmiş ve 1522′de İncil’i Almanca’ya çevirdiğinde İncil’de bulunan havarilerin İsa’dan sonraki lideri Yakup’un Mektubu’nda, ”İyi işlerle kurtuluş” öğretisinin, Pavlus’un “Lutuf’la kurtuluş ve imanla aklanma” öğretisiyle çeliştiği için ayrı bir bölüme eklemiştir.” Martin Lurher haklı ve bu çelişkiye dikkat çekmiş. Tamam Lider Yakup bu konuyu açıkça tenkid ettiği için bu mektubu bir kenara attık. Ya Hz. İsa’nın Matta İncilinde ki yukarıda belirttiğimiz uyarıları ne olacak. Bunları da İsa’nın Tevrat için yaptığı uyarıları Pavlus aşkına görmezden geldiğimiz gibi yine görmezden gelelim. Konu kapandı mı? HAYIR. ASIL ÖNEMLİ KONU; EĞER KURTULACAK İNSANLAR DAHA DÜNYAYA GELMEDEN TANRI TARAFINDAN SECİLMİŞSE, İSA ÇARMIHTA HANGİ İNSANLARIN KURTULUŞUNA KEFARET OLARAK CANINI VERMİŞTİR? BU DURUMDA PAVLUS KENDİ KURDUĞU TEMELİ, LUTUF İDDİASIYLA YIKMIŞ OLMUYOR MU? Hıristiyanlığın üzerinde durduğu ana temel çökmüş olmuyor mu? Daha söylenecek bir söz var mı bilmiyorum? Konuyu tekrar özetlersek;
1-Bu durum da Hıristiyanlık dininin ilkeleri, Pavlus’un tarafından belirlenmiştir. İncillerde Hz. İsa ve İsa’nın kardeşi Havarilerin lideri Yakup’un ilkelerinin bir gecerliliği yoktur.
2-Eğer bütün bunları Hz. İsa Pavlus’a vahyettiyse, bu durumda hz. İsa, Pavlus’a, İncil’deki kendi öğretileriyle çelişen şeyler vahyetmiş oluyor.
3-Hz. İsa’nın kardeşi ve O’ndan sonra Havarilerin lideri olan Yakup İncildeki kendi mektubunda, Pavlus’un bu iddialarına açıkça karşı çıktığına göre, böyle bir vahyin olması mümkün değildir.
4-Diyelim ki Pavlus’un bu iddiası doğrudur. Tanrı imanlı insanları daha dünyaya gelmeden lutfuyla seçmişse ve bu secilenler kurtulmuşsa, Peki Tanrınınoğlu İsa Mesih, çarmıhta kimleri kurtarmak için canını verdi. Ayrıca İsa İncillerde kimler için kurtarıcı olduğunu iddia etmiştir. Bu çelişkiler bu dinin temelini sarsacak sonuçlar doğurur.
5-Ayni şekilde Pavlus, Hz. İsa’nın ve ondan sonra Havarilerin bu dinin temeli kabul ettikleri Tevrat, sünnet, Tapınak, Şabat, putlara sunulan kurbanların etlerinin yenmesi gibi ana esaslarını da reddetmektedir.
6- Zaten bu iddialarından dolayı, Kudüs’e İsa’nın ölümünden sonra O’nun yerine Havarilere lider olan Yakup’u ziyaret etmeye geldiğinde, Lider Yakup, Pavlus’a “Anadoluda yanlış fikirler yaydığını ve tapınağa gidip tövbe ederek bunlardan arınmasını ” söyler. Pavlus tapınağa gittiğinde onu tanıyan Yahudiler, bu sapkın fikirlerinden dolayı Pavlus’u öldürmeye kalkışmaları iddialarımızı doğrulamaktadır.
8-Ayrıca lider Yakup mektubunda sadece “BABA TANRI”yı yüceltmekte ve başka hiç bir tanrı kişiliğinden ve özellikle Hz. İsa’nın Tanrılığından da bahsetmediğine göre, yalnızca bu iddia da Pavlus’a aittir.
9-Bütün bunlar, Pavlus’u, bu dinin gerçek kurucusu konumuna yükseltir ve bu din adı ister istemez ”PAVLUS HIRİSTİYANLIĞI” olur.
Daniel wiçkwire “Kutsal Kitabın değişmezliği” isimli eserinin72. sayfasında ve 73. sayfasında ki iddialarına bir bakalım;
“Bir tanık doğruyu söylediği taktirde ifadeler birbirini tutmalı. Öyleyse, Tanrı’dan gelen her söz, diğeriyle uymalı ve birbirini tamamlamalıdır! Birbirine uyan ve birbirini tamamlayan kitaplar değil, ona uymayan kitaplar geçersizdir. Yani aynı Tanrı’dan kaynaklanmışsa eğer, sonra gelen kitap önceden gelen kitaplarla uyum içinde olmalıdır……….Tanrı tarafından önce gelen peygamberlerle sonra gelen peygamberlerin sözleri uyum içinde olmalıdır. Öyle ki, eğer peygamberler mesajlarını aynı Tanrı’dan alıyorsa, Tanrı karışıklık değil, esenlik Tanrısıdır.”
Bu yorumlara katılmamak elde değil. Şimdi bu yorumlarla, yukarıda anlatılanları karşılaştıralım ve ayni dinin en önde gelenlerinin yazdıkları bu çelişkiler, gerçekten bir Tanrı esini ve Kutsal ruhun denetimi altında yazıldığından eminmiyiz tekrar düşünelim!!!!!!!!
Bizden hatırlatması.
Okunma Sayısı: 1080
Şu an Okuyan Sayısı: 1
Bugün Okuyan Sayısı: 1
Ağustos 20th, 2009 at 23:45
Neresinden tutulsa dökülüyor.İncilde güya hZ. iSA ne zaman geleceğini de bildirmiş ama gelen giden yok.Bu kadar çelişkiye nasıl din diye inanılır anlamak çok zor.Her şey bu kadar açık ve netken hala yanlışta ısrar edenlerin yarın hesap gününde işleri çok zor.
Ağustos 29th, 2009 at 11:18
hakiki kurtuluş iman ve lutufladır uzun uzadıya yorumlarla saptırmaca oynamak haramdır muhammedin son günlerindeki itirafını okuyun
hiç kimse ibadet..hac ..oruçla amellerle kurtulamaz ancak allahın rahmeti lutfuyla olur ..işte bu bilgilerle muhammed dahi rabb sıfatıyla o gördüğü efendisi isa mesihi tasdiklemektedir …fecr suresindeki ..caae gelmek fiilide rabb sıfatıyla ilahii tecellii isa mesihten bahsedilir
–ve caae rabbuke ve l melekü saffan saffaa (rabbin ve melekler güç ve görkemle kutsal ordularla o gün gelince..) caae kelimesinden baba allah hazır ve nazır olunca gelmek gitmek ona muhaldir muhammed ve kuran ve islamın temel de isa mesihe ve incile hizmet ediyor dikkat edin kuranda ve muhammedin hadislerinde rabb isa mesih hakkında tasdikleme ler mevcuddur öyle sırlar varki islam şeriatçıları hahamlar kadar sabitleşmiş fikirlerden hakikati açıkça tasdik etmekten kaçınır vesselem hakikatı tam bir yürekle doğrulamazsanız mesih hakkındaki temelsiz yorumlar sizi yargılar rabb size isa nın nuruna iletsin -amin. matta bölümü-suresi-22 dikkatle açık kalble okuyun
aziz meryem anamızın bereketli dua ve mesihin lutuf dolu himayesi ve kurtarışı hepimizi sarsın biz kardeşiz göklerdeki melekuutun kudsiyyetine erişmek için küçük çocuklar gibi saf olmanızı baba -abba- dan dilerim rabbin nurunun yüreklerinize esenlik salmasını efendimiz isa mesih adıyla dilerim…ben 35 sene islamii yaşadıktan sonra isa mesihte hakikat lutfu buldum bu allahın seçimi ile oldu ilahii mucize-
baba bir kimseyi bana yöneltmezse hiç kimse kendiliğinden bana gelemez. ( incil).. bilimsellikle hakikata varılamıyor isa adıyla duaa ediniz. ruhça doğrulattıralacaksınız..
Ağustos 29th, 2009 at 11:28
isa mesihin rabbanii ve de ilahii hakikatını bahsedersem gerçek açıklanır bu ise inkara gidilmesine sebeb olur çokları için bu yüzden insanları allahın mesihteki özelliğini inkar etmemelerini sağlamak gerek..-meh-sih der ki –size yeryüzünde ki şeyleri söylediğim halde inanmazsanız göklerdeki sırrı nasıl tasdik edeceksiniz.-
n ice ilahii hakikatler var ama halk açık yürekli değil ki daima bilimsellik ..tutmuş gidiyor günahlarla boğulmuş insanlık sadece yaygaralarla kabul etmiyorlar tüm incil hakikatını yanlış yönlendiren ipe sapa gelmez yorumlarla allahı gücendiriyorlar ama her kes aleyhteki konuşmalarla kendilerini şimdiden yargılanmışlığa bağlamıştır..
yuhannayı kalb nuruyla ve matta 22–28 e kadar allahın nuru ile…!!! okumanızı şiddetle öneririm
Ağustos 29th, 2009 at 11:38
sayfaları okudum ama pek çok yanlış yada kastii yada yalanlar var eğer isa mesih hakikatı na ulaşsalardı bu yazanlar bu çeşit islam ve nasranii karışıklıkla kaosta ve yanlışta oldduklarını kendilerine itiraf ederlerdi..sitenin adı bile tuhaf..-haz .isa hristiyanmıydı..? ne demli bilmem ..allah açık yüreklilikle isa mesihe ulaştırsın bu yazıları yazanları
bilimsellik cümleleri boş tartışma ve yorumlar…iman ederseniz boş kafa patlatmaları ..bu tür nefsanii savaşların boş olduğunu anlayacakalar allahın ruhu ve kuddusü isa-mesih in lutfu ve inayeti üzerinize olsun..
Ağustos 29th, 2009 at 18:49
Kuran yorumlarına bayıldım.Çarpık yorumlarınızla Tevrat’ta ki tevhid inancını saptırdığınız gibi, şimdi Tanrı’dan olduğuna inanmadığınız Kuran’a mı sıra geldi. Kendinizi kandırıyorsunuz bırakında başkalarının vebalini taşımayın.Bu kadar açık delillerle PAVLUS’UN ÇELİŞKİLERİNİ YAZDIK bunlara mantıklı bir itirazınız varsa ortaya koyun. Manasız yorumunuzun anlamsız cevabı olmaz. Yukarıda yazdığınız yorumlarınıza cevabı okuyucularımıza bırakıyorum. Ancak aşağıda çok ciddi suçlamalar var.Yanlış,kasıt ve yalanlar nelerdir samimiyseniz bunları açıkça belirtin.Yukarıdaki son yorumunuzda, İnançlı bir insan böyle ulu orta kanıt olmadan rastgele yazmaz.
“sayfaları okudum ama pek çok yanlış yada kastii yada yalanlar var eğer isa mesih hakikatı na ulaşsalardı bu yazanlar bu çeşit islam ve nasranii karışıklıkla kaosta ve yanlışta oldduklarını kendilerine itiraf ederlerdi
“64-De ki: “Ey Kitap ehli! Ancak Allah’a kulluk etmek, O’na bir şeyi eş koşmamak, Allah’ı bırakıp birbirimizi rab olarak benimsememek üzere, bizimle sizin aranızda müşterek bir söze gelin”.
80-Size melekleri, peygamberleri Rab olarak benimsemenizi emretmesi de yaraşmaz. (Ali imran suresi)”
Rabbimiz kendi gerçeğini anlamamıza yardımcı olsun.
Ağustos 29th, 2009 at 20:33
Levent atesman sen ne tuhaf seyler yazmissin ciddi seyler yazda cevap verelim.Dellilerle konus bir zahmet.Hz Muhammed evet kurtulus imanda demistir ama sen onu isa mesih mi anladin.Lütfen Hz Muhammedin hristiyanlarla ilgili hadislerini ve Kuranin ayetlerini bir okurmusun.
Ağustos 29th, 2009 at 20:52
levent atesmam bunlarmi isa mesihin hakikatlari:teslis;
baba, oğul ve kutsal ruhun bir ilah olduğu inancıdır.
baba tanrıdır yaratıcıdır.
oğul ise babadan öz cevher ondan hulul etmiş tanrıdır.
kutsal ruh ise oğuldan ve babadan üstün olan bir meçhuldür. babadan ve oğuldan üstündür çünkü incilde oğul ve babaya küfür bağışlanırken kutsal ruha küfrün kesinlikle bağışlanmayacağı yazılıdır.
hıristiyan inanışına göre bu üçü baba, oğul, kutsal ruh birdir.
bu üç ayrı hal tanrının enkarne olmuş halidir.
mesela oğul için şu benzetme bunu anlamamıza yardım eder ”isa yeryüzünde yaşayan %100 tanrı ve eti kemiği ve doğası ilede %100 insandır” derler.
yani hıristiyanların hayali isası hem insan hemde tanrıdır, yunan felsefesinde olduğu gibi mitolojik bir oluşum.
hıristiyanlığın yunan mitolojisinden etkilenmemesi mümkün değildir çünkü yahudi baskılarından ve zulmünden kaçan hısirtiyanlar yunanlılara sığınmış ve ve zaman içinde tüm kaynakları yunancaya çevrilmiştir.
teslisin en büyük çıkmazı yeryüzünde yaşayan isanın tanrı olduğu inancıdır.
bu nasıl tanrıdırki; yasak meyveyi yedi diye bir kişi yüzünden tüm insanlığı günahlı ediyor helak etmesi gerekiyor ama yarattığı insanların kendisini kovalaması, yüzüne tükürmesi, aşağılaması, alay etmesi, işkence yapması onu kızdırmıyor.?!
işin bir diğer garip yanı ise;
isaya tanrı deniyor ama isa dua ediyor yani birşeyler istiyor, yani kendinden üstün olan birinden birşeyler istiyor başkasından bir şey isteyen tanrı olabilirmi?
hem bir ağaç görüyor incir yemek istiyor ama ağaçta incir bulamayınca lanet ediyor ve ağaç kuruyor ! madem %100 tanrı neden istemesi ile incir oluşmuyor ve madem tanrı neden kendi yapamadığı şeyi ağaca maal ederek ağacı kurutuyor? tanrının yapamadığı şeyi odun parçası nasıl yapsın?
hem;
incildeki isa sürekli kendisini bir gönderenin olduğunu söylüyor gönderilen emre tabii olandırki başkasının emri altında olan yaratıcı olamaz.
incildeki isa dua ediyor bir şeyler istiyor, başkasına dua edip başkasından birşeyler isteyen başkasına muhtaç olan yaratıcı olamaz.
incildeki isa babanın istediği olsun diye onun isteği için onun tarafından gönderildiğini söylüyor, başkasının isteği için başkası tarafından gönderilen biri tanrı olabilirmi?
incildeki isa baba ne bildirdi ise ancak onu bilirim diyor, bilgisi dahi ona başkası tarafından bildirilirken isa nasıl %100 ilah olabilir?
bu misaller daha uzar gider.
incildeki isaya baktığınız zaman onun insan dan öteye gitmediğini ona yüklenen yaratıcı ve tanrı vasfının yunan roma mitolojisi hayal ürünü bir benzetme olduğunu anlamak hiçte zor değildir.
egerki bir mitoloji kitabı alır iseniz hıristiyan inanışındaki isa gibi pek çok mitolojik tanrı görürsünüz.
hıristiyan inanışındaki isa mitolojik bir inançtan öte bir şey değildir.
bunun aksini iddia eden bir hıristiyan ilah kavramı ve ilahi vasıfların gerekliliği ile isayı kıyas edip ilahda şu şu şu hususlar şarttır ve isadada bu bu bu unsurlar aynen mevcuttur deyip ispat etmek zorundadır.
değilse eğer şimdiki mevcut anlayış engizisyon mahkemeleri ve baskıcı papalık müssesesi ile akıllara ve hafızalara kazınmış mitolojik bir olgu olarak devam edecektir.
Eylül 5th, 2009 at 10:10
galiba yine savaş başladı size anlatacaklarımı anlamanız için hallacın durumu ve yunusun sözü örnek olarak yetmeli..
isa mesih ete kemiğe bürünerek insanöğlu suretinde tecelli edenin ezelii kelamı olduğunu imaa etmem için mesihin şeriatçılarla çekişmesi gibi münazaraa mı edelim
ben rabbimi genç bir surette gördüm diyenin allahı görmediği açık …–hadis–
allahın hikemleri öyle vaasii ki bu konuda tezata girmenin anlamı yok haç-ölüm-diriliş- gerçeği olmasaydı isevii lik ilk günde biterdi diriliş evrensel bir hakikattır.şaşımanıza gerek yok bu hakikata vakıf olmamanız normaldir yahudii alimleri dahii o gün isa ile munazara ettilerse sizinde şeriatçı engelleriniz anlamanıza manii olabilir ves selem no problem
biz isa mesihte baba–abba– allahın yüceliğini görmesek iddiada bulunamayız azizlerin ve isa uğruna işkenceli ölümlere seve seve katlanarak ölüme gittiğini anımsayın bu rabbanii hakikat ta yanlışlık olsaydt 2000 seneden beri ateşli birer imanlılık yaşayamazdı .kıyamete kadar mesihii hakikatın yaşayacağı ve yüceltileceği gerçeğini muhammed dahii ayette tasdik etmek mecburiyetinde kaldı itiraz etmedi ziraa onunda rabbi mesihtir..seiamlar
Eylül 5th, 2009 at 10:18
–yahuu be mubarek itirazcı allah sadece isa mesihe yaratma iznini verdiğini ben mi söyleyeyim kurana tam bakmıyıosunuzki ezbere konuşmayın–
–inni ahluku keheyettittayr…ben babanın izni ile kuş-vs..- yaratırım vs..yani allah sadece yaratma özelliğini mesihe verir başka bir resulde bunlar yok ziraa isa allahın görünmeyen rü-yeti ve ilahiyyatın bazı sıfatları ile izhar olundu dediğim gibi bilimsel metod ve akılla ele alınan yücelik erişilmezdir artık rab mesih isa nın adıyla ondan aldığım lutuf bana yeter bu yüzden sizleri incitmek ten kaçınmam gerek bu çekişmeler bize yaraşmaz rabb sizinle olsun
Eylül 5th, 2009 at 10:26
ahmet ay kardeş ben muhammedin dediğini isa olarak anlamadım isa mesih olan efendisinin sozlerine uygun olanı muhammedde bildirdi zaten asıl olanda bu…siz incilide böyle yazılarımı okur gibi yürekten okumazsanız her şeye yanlış bakarsınız mesihin müjdesine lutfen dikkatle bak kalb ile aklını birleştir ve sonunda ihlasla isa ya duaa et hakikatı bana goster ki beni çek ve kurtar –şeklinde istekte bulunmaktan korkma sana izhaar edeceklerdir ziraa ben boş konuşmuyorum yaşadıklarımı az da olsa yaşadığında –isanın–gerçeği bileceksiniz ve gerçek sizi özgür kılacak–dediğine tanık olacaksınız -ENTUM TAĞLEMUUNE L HAKKA VEL-HAKKU YUHARRİRİKUM. RAB İSANIN LUTFU SANADA SAĞLANSIN –AAMİİNN
Eylül 5th, 2009 at 10:31
–BU FAKİR İSANIN KÖLESİ EWELDE ŞERİATÇI BİR BİLGİNDİ AMA BİLGİNLİĞİMİ İSA UĞRUNA ÇÖPE ATTIM BANA KURANI İYİ OKUMAMI SALIK VERDİĞİN İÇİN AÇIKLIYORUM SAĞOL İYİ ÖNERİ…AMA DABB İSA MESİ İLE HUZUR-U ZUHUUR BULARAK DAHA İLERİYE YÖNELTİLDİM ŞERİATTAN DAHA İLERİ AMA ŞERİATIN RUHUNA UYMLA…AÇIKLAMAM YETER İSA MESİH SİZLE OLSUN
Eylül 5th, 2009 at 17:05
Levent atesman,arkadas bizim savasla isimiz olmaz.Biz adi baris olan bir dine islama inaniyoruz.Biz sadece senin dogruyu bulmana yardimci oluyoruz.Gördügüm kadariyla yine isleri birbirine karistirmissin yine delil yok sadece temenni ve duada bulunmussun.öyle zannediyorumki ne yazdigini sende anlamadin
Eylül 5th, 2009 at 17:20
levent atesman Allah hic bir insana bu peygamber bile olsa yaratmadan pay vermez.iste tanriyla insani ayiran sey budur Hz isada ayni sekilde hic bir sey yaratamaz.Fakat peygamberler Allahin izniyle mucize gösterirler.Kuran ayetlerini önyargidan uzak iyi oku ayrica madem kurandan örnekler veriyorsun o zaman su ayetleri oku Maide süresi 17-72-73 ayria Meryem Süresini.
Eylül 5th, 2009 at 17:26
Hıristiyanları Dinden Çıkaran Sorular
Kızı İslam’ı seçtiğinde, tabir yerindeyse, dünyası yıkılan Ame¬rikalı Hıristiyan bir kadının “Başka Bir Yolun Kızları (Da¬ug¬hters of Another Path)” adındaki kitabını okumuştum. Yazar, hem kendi kızının hem de başka Amerikalı kızların niye İslam’ı seçtiklerini anlatıyor kitabında. Anne ve babalarından Hıristiyanlığı miras alan bu kızlar, lise ve üniversite yıllarında seküler eğitim aldıklarında sorgulama ve kuşku duyma devresini yaşamışlar. Hıristiyanlıkta akılla çelişen inanç esasları ve cevabını bulamadıkları şu sorular onları hakikati aramaya ve bulmaya sevk etmiş: “Hz. İsa’dan önce gelenlerin du¬ru¬mu ne olacak? (Hıristiyanlar Hz. İsa’ya kurtarı¬cı olarak inanmayanların Cennete girmeyeceğine inanıyor.) Ni¬ye bazıları çok iyi ha¬yat yaşadıkları halde sırf Hz. İsa’ya inanmıyor diye Cehenneme gidecek? Öte yandan, niye bazı Hıristiyanlar çok kötü oldukları halde sırf Hz. İsa’ya inanıyor diye Cennete gidecekler? Niye çok seven Yaratıcı insanların günahlarını bağışlamak için Hz. İsa’nın çarmıha gerilmesini gerekli kılmış? Niye her çocuk Hz. Adem’in Cennette işlediği günahla dünyaya geliyor? Nasıl olur da sonsuz ilim sahibi Yaratıcı’dan gelen İncil açıkça bilimsel hakikatlere ters düşüyor? Hz. İsa nasıl ilah olabilir? Bir Yaratıcı niye üç olsun ki?” 7
Kilisenin tanrıları yukarıdaki sorulara cevap veremediği için ölüyor. Kur’an ise, henüz sorulmamış sorulara bile cevap verdiği için yaşıyor ve yaşamaya devam edecek.
Eylül 5th, 2009 at 17:38
Levent bey İsa’nın Tanrı olduğunu nerden buldun. aşağıdaki Pavlus’un ifadeleriyle çelişmiyor mu?
3 Her türlü tesellinin kaynağı olan Tanrı’ya, merhametli Baba’ya, Rabbimiz İsa Mesih’in Tanrısı ve Babası’na övgüler olsun! 2.Korintliler-1
17 Rabbimiz İsa Mesih’in Tanrısı, yüce Baba, kendisini tanımanız için size bilgelik ve vahiy ruhunu versin diye dua ediyorum. Efesliler-1
27 Çünkü, “Tanrı her şeyi Mesih’in ayakları altına sererek O’na bağımlı kıldı.” “Her şey O’na bağımlı kılındı” sözünün, her şeyi Mesih’e bağımlı kılan Tanrı’yı içermediği açıktır.
28 Her şey Oğul’a bağımlı kılınınca, Oğul da her şeyi kendisine bağımlı kılan Tanrı’ya bağımlı olacaktır. Öyle ki, Tanrı her şeyde her şey olsun. 1. Korintliler-15
Ayni şekilde İsa’nın bu sözleriylede çelişmektedir.
29 İsa şöyle karşılık verdi: “En önemlisi şudur: ‘Dinle, ey İsrail! Tanrımız Rab tek Rab’dir. markos-12
36 “O günü ve saati, ne gökteki melekler, ne de Oğul bilir; Baba’dan başka kimse bilmez. Matta-24
10 İsa ona şöyle karşılık verdi: “Çekil git, Şeytan! ‘Tanrın Rab’be tapacak, yalnız O’na kulluk edeceksin’ diye yazılmıştır.” Matta-4
28 Size, ‘Gidiyorum, ama yanınıza döneceğim’ dediğimi işittiniz. Beni sevseydiniz, Baba’ya gideceğim için sevinirdiniz. Çünkü Baba benden üstündür. Yuhanna-14
Yine Elçilerin lideri Yakup mektubunda yalnızca Tanrıyı yüceltir ve eğer üçlü Tanrı anlayışı gibi bir gerçek olsaydı böyle son derece önemli konudan, İsa’nın ve Kutsal Runuh da Tanrılığından bahsederdi.Havarilerin lideri ve İsa’nın kardeşi lider Yakup İncildeki mektubunda hz. İsa’dan sadece iki kez söz eder ve hiç bir şekilde Pavlus gibi yüceltmez ve devamlı TANRI’YI VE TEVRAT’I över.Aksine ÇARMIHA GERİLMİŞ İSAYA İMANLA KURTULMAKTAN VE YAŞAM, EKMEK, SU, GERÇEKĞİ BİLDİRMEK, TANRININOĞLU gibi Pavlus’un iddialarında hiç söz etmez ve hatta İNCİLLİ BİLE YÜCELTMEZ.Devamlı TEVRATLA KURTULUŞTAN baseder. Eğer bunlar İSA’NIN GERÇEK ÖĞRETİLRİ OLSAYDI önce kardeşi ve havarilerin İsa’an sonraki lideri olan YAKUP bunlardan bahsederdi.
Eylül 5th, 2009 at 17:47
Önceden Müslümandın diyorsun.Ama Kuranda işine gelen yerleri görüp bir güzelde çarpıtıyorsun. MAİDE- 110 ayetini iyi oku orada İSA’NIN BİR ŞEY YARATTIĞINDAN BAHSETMİYOR.Ölüleri diriltiğinden ve çamurdan yaptığı kuşu Allah’ın izni ile can verildiğinden bahseder.Madem İsa ile ilgili Kuranda anlatılanlara inanıyorsun da neden aşağıdaki ayetleri görmüyorsun?
72-Andolsun, “Allah, Meryem oğlu Mesih’tir” diyenler kesinlikle kâfir oldu. Oysa Mesih şöyle demişti: “Ey İsrailoğulları! Yalnız, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin. Kim Allah’a ortak koşarsa, artık, Allah ona cenneti muhakkak haram kılmıştır. Onun barınağı da ateştir. Zalimler için hiçbir yardımcı yoktur.”
73-Andolsun, “Allah, üçün üçüncüsüdür” diyenler kâfir oldu. Hâlbuki bir tek ilâhtan başka hiçbir ilâh yoktur. Eğer dediklerinden vazgeçmezlerse, andolsun onlardan inkâr edenlere elbette, elem dolu bir azap dokunacaktır.
Kuran ikaz ve tehdit ediyor. Tevrat ayni şekilde Tanrı tektir yere gökte suda ona benzer oyma puta tapma diyor. Bizden hatırlatması.Bu kadar çelişkili bir imanda ısrar nasıl olur anlamak çok zor.
RABBİM KENDİ GERÇEĞİNİ ANLAMAMZ İÇİN HEPİMİZE YARDIMCI OLSUN
Eylül 6th, 2009 at 17:21
iyi günler! isa hakkında size bir şeyler söylemek istiyorum. Tanrının insan doğurması, bir insanın karınca doğurması gibi akıl almaz bir şeydir. bir insan elbette karınca doğuramadığı gibi tanrı da insan doğuramaz.” doğurmak”insana,cine ve hayvana ait bir özelliktir.tanrı ise bundan münezzehtir. insan ile karıca arasındaki fark ne ise tanrı ile insan arasındaki fark da odur.hatta daha büyüktür. isa üremeye elverişli biridir. demek ki ilah değildir. hem isanın benzerleri vardır yani insan ırkındandır.
Adem toprak elementinden/toprak hücresinden yaratılmıştır.tıpkı isanın tohumsuz yaratılması gibidir. yine aynı şekilde iblis de yalın ateşten,ateş elementinden yaratılmıştır. görüldüğü gibi ilk insan,ilk hayvan,ilk bitki, ilk cin, melekler hep babasız veya tohumsuz yaratılmışlardır. başka bir örnek vereyim:isanın babsız olarak yaratılması tıpkı saksıdaki çiçek gibidir.meryem ananın rahmini saksıdaki toprağa benzetelim,yumartılığını da toprağa atılan tohuma benzetirsek. tohumun büyemesi için suya ve güneşe ihityacı vardır; su,isaya üfürülen ruh gibdir. ve güneş ise tanrının elidir meryemin rahminde isayı dilediği gibi nasıl şekillendiriyorsa güneş ışınları da tohumu büyütüp filizlendiriyor. demek ki tanrı için babasız yaratmak kolay bir işmiş. aslında isanın babsız olarak doğması insanları denemedir;acaba tanrının ne kadar güçlü olduğunu bilebilecekler mi? fakat görüyoruz ki insanların çoğu yanlış yorumlamışlar.elbette bu tanrıyı gazaplandırmıştır. başında da belirttiğim gib isa peygmer üremeye elverişlidir. yani çoçuk sahibi olabilir. evlen miş de olabilir. dikkat çekici bir diğier yanı da isanın meryeme çok benziyor olmasıdır. başka bir örnek de şudur,deniz atlarının erkek olanlarının hamile kalması,hayvanların kopyalanması… görüldüğü gibi bunlar nasıl mucize ise isanın doğumu da mucizedir. tanrı belki de isanın peygamber olduğna kesin olarak inansınlar diye ve incili isaya vermek ve hristiyanlık dinini kurmak amacıyla isayı babsız olarak yaratmıştır. belkide isa yahudidir veya değildir. önemli olan bu değil önemli olan tanrının isanın niçin babsız olarak yaratmasıdır. belki de tanrı yahudilğin üzerinden nasıl hiristiyanlığı kurduysa, hristiyanlığın üzerinden de islamı kurmuştur. beli bazıları şöyle yorumlayabilir; “tanrı böyle yapmakla insanları böülüp birbirene saldırtmak,savaştırarak büyük bir zevk duyuyor olabir” fakat böyle düşünmek doğru olmayabilir.
Eylül 6th, 2009 at 17:31
allah dilese idi isayı babadan da yaratabilrdi. fakat tanrının bir bildiği vardıda ondan babasız yarattı. iyi düşünürseniz ne demek istediğimi anlarsınız. bunun muhakkak bir veya daha çok hikmeti vardır. isa nasıl yahudilerin kralı ise; muhammed de hristiyanların kralıdır. şeytan tanrıya şöyle bir söz vermişti: insanlardan birçoğunu cehenneme sürükleyeceğim” görüldüğü gibi şeytan sözünün eri çıkmış.
Eylül 6th, 2009 at 17:49
arkadaşlar neyi tartışıp duruyorsunuz. hepiniz putperessiniz işte. yahudiler Beyt-i Makdise ve altından ve gümüşten buzağılara taparlar. hristiyanlar ise haça ve isanın ve meryemin resimlerine,putlarına tapıyorlar. müslümanlara gelince müslümanlarda kabeye ve muhammede tapıyorlar. çünkü müslümanlar namazlarda muhammedin ismini anıp duryorlar. bu da gösteriyor ki muhammede tapıyorlar. hadi diyelim ki muhammede tapmıyorlar sa da kabeye;mescidi harama kesinlikle tapıyorlar. hristiyanlarda haç çkıarıp duruyor. yahudilerden musa bile tapanlar var. hatta hristiyanlardan bazıları havarilere vahiy verildiğini söyleyerek onları peygamber yapıyorlar. pavlusa bile tapanlar var hristiyanların içinde. bu yüzden herkes başkalrının dinlerini eliştirmeden önce kendi dinlerinin doğru olup olamdığına baksınlar,kendi açıklarını kapatmaya çalışsınlar.
Eylül 6th, 2009 at 17:51
biri benim adımı kullanarak yalan söylemiş,iftira atmış.
Eylül 6th, 2009 at 17:59
Hakkıdan öğütler süper.bayağı aydınlatıcı oldu.Ama benim bildiğim bir şeye tapmak onu Tanrı yerine koymakla olur.Yani Hıristiyanların İsa’ya olan imanları gibi ne dersin haksızmıyım.
Eylül 6th, 2009 at 18:26
ali bey haklısınız galiba. bu noktada yanılmışım. müslümanlar namazlarda muhammedin allahın elçisi olduğuna şahitlik ediyorlar. tamam doğrudur müslümanlar muhammede kesinlikle tapmıyorlar. kuranda da peygamberlere tapılmaması söyleniyor. buraya kadar tamam. aslında siz beni aydınlatmış oldunuz. ama kabenin önünde niçin eğiliyorlar? herhalde kıble oldğu için. teşekkürler ali bey! ama hristiyanlar gerçekten isayı ilah yerine koyuyorlar.
Eylül 6th, 2009 at 18:29
“hakkı” beyin muhakkak yorumunu okuyun. isanın tanrının kulu olduğunu çok iyi kanıtlamış verdiği örneklerde mükemmel.
Eylül 7th, 2009 at 03:43
hakkidan ögütler,arkadas müslümanlardan 10 yasindaki cocuga sorsan bile kabeye nicin döndügünü sana söyleyebilir.Cok yazik ben almanyada bile müslümanlara putperest diyen birine rastlamadim.Siz nasil Türkiyede yasiyorsunuz ben anlamakta zorlaniyorum.Demekki siz hic bir dini ne merak etmissiniz ne arastirmissiniz.hic olmazsa bilmediginiz hususlarda susma medeniligini gösterin.
Eylül 8th, 2009 at 13:25
—allah veled köklü bir manaile doğurmaz işler yanlış anlaşılıyor –veledullah–değil ibnu.llah benaa-yebniiy- kökünden türeme bir manaa dır -oğul babanın sırrıdır düsturunu iyi anlayınız .allah insan suretinde bazı(bizimle) ilintili sıfatlarıyla kendini izhar etti allah ruh-raah- riyh -üfledi kuddus ismi ile ve meryemde suuret aldı bioloji baba dan olmassa ruhul kudsün –allahın kudsii nefesinin-oğludur .hallac ene l hakk dedi beyazıd subhanii……dedi cüneyd i bağdaadii tenimin altında allahdan başka yok dedi-yunus– ete kemiğe büründüm yunus deyu göründüm dedi m.araabii f.hikemde hakk bazen kul olur .bazen kul hakk olur –isa mesihte :-baba ve ben biriz dedi hakikatlerden hakk iraade ettiği gibi zuhur eder sınırlı beyinler de zahirii bilgilere odaklanır hakikat manalarında açiiz kalır boşuna kafa patlatıyorsunuz
Eylül 8th, 2009 at 16:03
hakkı dan öğütler, gerçekten çok komik duruma düşmüş. aslında o müslümanların niçin kabeye döndüğünü çok iyi bilyor. fakat sırf eğlence olsun,laf kalabalığı olsun diye böyle konuşuyor. kabe müslümanların kıblesidir. eğer kabe olmasa idi millet nereye döneceğini şaşırırdı;bir cami düşünün ki camidekiler _kıble olmadığından_ biri batıya,biridoğuya,diğeri kuzeye bir diğeride güney tarfına doğru namaz kılacakladı. bu yüzden yüz taraf kabeye dönülür. bu yüzden kabe vardır. müslümanların namazlarda allahı ve muhammedi anıp durması ise, sadece muhammedin allahın kulu ve elçisi ve allahın bir olduğuna şahitlik ediyorlar. bir örnek daha vereyim: namaz kılarken biri önümüzden gerktiğinde geçebilsin diye secdadenin önüne eşya katılr. şimdi biz eşyaya mı tapmış olduk? hayır,hayır önemli olan kalpteki niyettir.hz muhammed namaz kıldığında oda namazında allahın elçisi ve kulu olduğuna şahitlik getiriyor. elbette muhammedi ilah olarak gören kafir olur. ve yahudilerde beyti makdise tapmıyorlar. hakkıdan öğütler, kendiside müslümanların kabenin önünde ne için eğildiğini çok iyi bildiği halde sırf eğlence ve safsata olsun diye yazmış.kaba sofu bir yazı olmuş hakkıdan öğütler.
Eylül 8th, 2009 at 16:18
hakkı dan öğütler, müslümanlar ve yahudiler hakkında saçma şeyler söylemiş. kıbleleri olduğu için kabe tafafına doğru namaz kılyorlar. yahudilerde beyti makdise doğru ibadetlerini yapıyorlar. fakat hristiyanlar hakkında söyledikleri kelimesi kelimesine doğrudur. çünkü hiristiyanlar isayı ve meryemi ve haçı kutsal sayıp ilah yerine koyuyorlar. haça tapmalarının sebebi;isanın kanın haça bulanması ve haçta ölmesidir. haçın kötülüklrden koruduklarına inanırlar. fakat hakkı dan öğütler saçmalamış.
Eylül 11th, 2009 at 18:10
İnsanların heralde mesih konusundan daha fazla kandırıldığı ve istismar edildiği bir konu yoktur.Yaratan Rabbimiz yarattığı her şeyi çift yaratmıştır.Hz adem ve Hz Havva annesiz ve babasız degilmidir.Hz İsa a.s da babasız yaratılmıştır ve onun ana rahmine düştüğünde beraber ortaya çıkan ayna ikizi kardeşi gibi.İnsanlar taşıyıcı anneleri icat ettiği bir dönemde Hz İsa a.s ın ayna ikizinin babasız doğmasına şaşırmayın.Bu Cenab I Hak kın ezelde tayin ettiği bir iştir.Şimdi bunları anlatanın Mesih olduğuna inanırmısınız ? Farzedelimki inanmıyorsunuz ,Mesih olmak Allah in bir lütfu degilmidir,peki öyleyse her önüne gelenin bu konuda bir fikri olması mümkünmüdür ?Bu konuda ilk bilgi sahibi olan Peygamber efendimiz Hz. Muhammed dir.Şimdi de Cenab ı Hakkın bir lütfüolarak ve 103. İslam halifesi Mesih Sultan Selim olarak benim bilgim olmuştur.Bu yazıyı okuyanlar,Cenab I Hakkın bizzat yemin merasimiyle Halife tayit ettiği 103. İslam Halifesinin yazılarını okudunuz.
Eylül 11th, 2009 at 18:13
Elbette Tayin olunan zamanda Cenab ı Hakkın emri üzerine Ortaya çıkmakla emir olundum.
Eylül 11th, 2009 at 22:12
bizde seni bekliyorduk aramıza hoş geldin. deccal da geldimi yoksa.hemen onu bulalım
Eylül 14th, 2009 at 10:47
allahın ruhul kudsu-allahın nur u -allahın iradesi-allahın rahmeti- allahın bağışlayıcılığı-allahın vahyi-allahın rabb sıfatı-görünmez allahın görünür bedenii nde isa-mesih şeklinde tezaahür ederek kendini izhar etti .-isa efendimiz beni gören abba -babayı- görür dedi.hamd övgü yücelik şan şeref rabbimiz isa mesihe olsun ve ki o övgü direk mesih isa kanalıyla allaha rücuu eder..
mukaddes allaha isa aracılığı ile övgüler olsun
Eylül 14th, 2009 at 16:36
PAVLUS’UN HALİSİNASYONLARI VE İZNİK KONSİLİ YERİNE
TANRI kimdir İSA KİMDİR AŞAĞIDAKİ İNCİLDE GECEN İSA’NIN SÖZLERİ İYİ OKU.
18 İsa, “Bana neden iyi diyorsun?” dedi. “İyi olan yalnız biri var, O da Tanrı’dır.”(Markos-1030
29 İsa şöyle karşılık verdi: “En önemlisi şudur: ‘Dinle, ey İsrail! Tanrımız Rab tek Rab’dir.
32 Din bilgini İsa’ya, “İyi söyledin, öğretmenim” dedi. “‘Tanrı tektir ve O’ndan başkası yoktur’ demekle doğruyu söyledin.”(Markos-12)
BÜTÜN BUNLARI GÖRMEZDEN GELİP İSA’YI TESLİSTE TANRIYA EŞ TUTANLARI İNCİLE UYMAYA DAVET EDİYORUM.BAKIN İNCİL’DE İSA’NIN DERECESİ NEDİR OKUYALIM;
“9 Ama meleklerden biraz aşağı kılınmış olan İsa’yı, Tanrı’nın lütfuyla herkes için ölümü tatsın diye çektiği ölüm acısı sonucunda yücelik ve onur tacı giydirilmiş olarak görüyoruz” (İbraniler-2)
ŞİMDİ DE KURANA BAKALIM.
64- De ki: “Ey Kitap ehli! Ancak Allah’a kulluk etmek, O’NA HİÇBİR ŞEYİ EŞ KOŞMAMAK, ALLAH’I BIRAKIP BİRBİRİMİZİ RAB OLARAK BENİMSEMEMEK ÜZERE, bizimle sizin aranızda müşterek bir söze gelin”. Eğer yüz çevirirlerse: “Bizim müslüman olduğumuza şahid olun” deyin.(Ali İmran-64)
İHLAS SURESİ
1 - De ki; O Allah bir tektir.
2 - Allah eksiksiz, sameddir (Bütün varlıklar O’na muhtaç, fakat O, hiç bir şeye muhtaç değildir
3 - Doğurmadı ve doğurulmadı
4 - O ‘na bir denk de olmadı.
Eylül 17th, 2009 at 18:00
bu sözüm aliveli ye gitsin. çünkü çelişkili bir söz söylemiş. arkadaş incilde “ben ve baba biriz” deniliyor.incilin bir başka yerine ise isa”baba benden üstündür” diyor. ALiVELi gibi kişilrde böyle şeylere inanıyor
Eylül 22nd, 2009 at 14:12
semih.teoloji ilmini bilmen gerek her iki sözlerin mana ve ifadeleri farklıdır…
zahirii ilmin ardındaki batınii manaların ve kelamın neyii muraad ettiğini bilmessen kur anda da mevcut olan çelişkiler dolu..daha önceki yazılarımı oku isanın ilahii vasıflarındaki özellikleri..fazla uzatmamın anlamı yok..yüreğin seni nerde huzurlu ediyorsa cömertçe kendinle hesaplaş ve orda dur ve yaşa…bir çok kişi iç alemine yanii:ruhuyla hesaplaşmaktan kaçıyor bu gerçek ama kendine bile itiraf etmekten kaçınmaktadırlar..illaki cevap yazmadan duramıcaksın ama en iyisi cevap yazma ve içe dön ve kendini allah katında dinle ve yargıla -
vesselam
Eylül 30th, 2009 at 17:58
hristiyanlık ta haç yahudilikte sinangog hz isaa geldiği zaman siz neden müslümanlaraq inanmadınız diye hesap soracak haçı kıracak domuzu öldürecek müslümanlar başka bir tarafa çekilecek isa müslüman olacak kıyamet olcak yecüün meccün gelecek 40 yıl isa savaşacak hristiyanve yahudilerle ben yani müslümanların peygamberi yani hz. muhammed sav bizim peygamberimiz ben müslümanım ama hristiyanlıkı araştırıyorum hristiyanlık sapmış haça hz isayı peygamber değilde tanrı olarak görüyorlar hz isayı ilah yapıyorla rbune ya bune en doğru din müslümanlık dinidir bunu unutmayın hristiysn olanlarda gitsin bi camii ye müslü,man olsun yarın öbürüüfün kıyamet olur hz isa geli hesap soarar dersiniz keşke biz müslümanlık yapsaydık diyeceksin insanlar sonradan hristiyanlıkı değiştirdiler putpersetliğe yöneldiler benim ailemde hristiyanlar neredeyse 100 50 60 civarında hepsinin kolyelrei var haç bune ye bune boğ emmiya …………………………….. hz isa hz muhammed hz davud allahın verdiği peygamberlredir bu doğrrrrrrrrrrrrruuuuuuuuuuuuuudddddddddduuuuuuuuurrrrrrrrrrr
Eylül 30th, 2009 at 18:02
bu arada alevi ne yaa alevilik ne yani olda kendinie birdin kurmuş neymiş camiye ayak basamazlarmış hz ali sokakta veya evde ölseydi siz arayada mı girmeyecektiniz tam bir…………. siz hristyianlık yahudilik yetmedi onlarla ilgilenirken siz çıktınız alevi topluluğu cemevi ne CEM EVİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİ HE ALİVELİ ……………..
Ocak 18th, 2010 at 16:30
Doğru Kişinin öldürülmesi ile ilgili Tanrı’nın esenlik tasarısı önceden Kutsal Yazılarda insanlığın evrensel kurtuluşunun bir gizi, yani insanları günahın köleliğinden kurtaran bedel olarak bildirilmişti. Pavlus almış olduğunu söylediği inancıyla “Kutsal Kitaplara göre Mesih günahlarımız için öldü.” diye beyan ediyor. İsa’nın insanlığı kurtarıcı ölümü özellikle acı çeken Kul ile ilgili kehanetin gerçekleşmesidir. İsa’nın bizzat kendisi yaşamına ve ölümüne acı çeken Kul’un ışığı altında bir anlam veriyor. Dirildikten sonra Kutsal Yazılarda geçen bu konu ile ilgili bu yorumu Emmayüslü müritlere, daha sonra da havarilerin kendilerine veriyor. Petrus havarilerin inancını sonuç olarak Tanrı’nın esenlik tasarısında formüle ediyor : “Atalardan kalma boş yaşayışınızdan, gümüş ya da altın gibi geçici şeylerle değil, tersine suçsuz ve lekesiz kuzuyu andıran Mesih’in değerli kanıyla kurtuldunuz. Mesih, dünyanın kuruluşundan önce seçilmişti. Çağların sonunda da sizin yararınıza ortaya çıktı.” İsa daima Babasına bağlayan insanları kurtarmak için tüm sevgisini verdi. Tanrı’ya karşı günah sapmamızda bizi, haç üzerinde bizim adımıza “Tanrım, Tanrım, beni niye terk ettin?” diyecek kadar üzerine aldı. Tanrı öz Oğlunu bizden esirgemeyerek, Onun ölümü sayesinde Kendisiyle barışmamızı sağladı. Onu hepimizin uğruna ölüme teslim etti. Mesih’in ölümü, “Günahların bağışlanması için birçokları uğruna dökülen kan” sayesinde insanı Tanrı’yla barıştıran, Onunla birlik içine sokan Yeni Antlaşmanın Son kurbanıdır. Mesih’in bu kurbanı tektir, bu kurban bütün kurbanları tamamlar ve aşar. Öncelikle Tanrı Baba’nın bizzat kendisinin bir armağanıdır. Oğlunu bizi kendisiyle barıştırmak için sunan Baba’nın kendisidir. Kurban aynı zamanda insan olan Tanrı’nın Oğlu özgürce ve sevgiyle, yaşamını bizim itaatsizliğimizi düzeltmek için Kutsal Ruh aracılığıyla Babasına sunmasıdır. Günah insanın Allah’tan uzakta olmasıdır. İnsan Allah’a itaat etmeyerek O’ndan uzaklaşır ve bu şekilde O’nunla olan birliği kaybeder. Allah’tan uzakta durunca insan onu mahvetmek isteyen şeytanın etkisindedir. Allah’tan uzak olursak O’nu sevip O’na dönmek için gücümüz yoktur. Eğer insan bunu yapamazsa ne çare bulabilir? Allah kendisi insanları kurtarmak istiyor: bunun için O, çok iyi ve sevimli İsa’yı gönderdi. İnsan İsa’yı kabul edince Allah’ın birliğinin yine içerisindedir. İsa’yı Allah’ın Oğlu olarak kabul eden herkes artık Allah’tan uzak değildir. Bu şekilde İsa günahkâr insanlar için Allah’ın kurtuluşudur. Günahkâr kimdir? Hepimiz günahkârız, tüm insanlar günahkâr bu yüzden herkesin İsa’ya ihtiyacı var. O’nsuz hiç kimse kurtarılamayacak. Eğer sen Allah tarafından kurtarılacaksan, bunun, İsa’nın senin için de kendini sunup, ölüp ve dirildiği için gerçekleşeceğine inanıyoruz. Efesliler 1,4-8 de; Birincisi çoğu kişinin seçilmişlik olarak bildiği durumdur. O, kendi önünde, sevgide kutsal ve kusursuz olmamız için dünyanın kuruluşundan önce bizi Mesih’te seçti. Önce seçilmişliğin olumlu yönüne dikkat edin: O… bizi seçti. Sonra gerçeğin konumla ilgili yönü belirir: Mesih’te. Burada, Tanrı’nın Kendi halkı için olan amaçlarını gerçekleştiren Rab İsa’nın hizmeti ve Kişiliği söz konusudur. Tanrı’nın seçme zamanı, dünyanın kuruluşundan önce ifadesiyle belirtiliyor. Amaçlanan da sevgide kutsal ve kusursuz olmamızdır. Bu amaç O’nun yanına cennete gidene kadar tam anlamıyla gerçekleşmiş olmayacaktır (1Yu.3:2). Ancak bu süreç burada olduğumuz sürece devam etmelidir. Dua: “Rab, beni şimdi kutsal kıl, çünkü benim için amacın budur. Amin.” Seçilmişlik öğretisi insanın kafasında önemli sorulara yol açtığından, Kutsal Kitap’ın bu konuda ne dediğine (ve demediğine) daha yakından bakmamız gerekir.
Öncelikle Tanrı’nın, insanları kurtulmaları için seçtiğini öğrettiğini görüyoruz (2Se.2:13). İmanlılara “Tanrı’nın ön bilgisine göre seçilmiş olanlar” diye hitap eder (1Pe.1:2). Kutsal Kitap insanların Müjde’ye verdikleri yanıta bakılarak seçilmiş olup olmadıklarının bilinebileceğini öğretir. İşittikten sonra inananlar seçilmiş kişilerdir (1Se.1:4-7).
Seçilmişlik öğretisi Tanrı’yı Tanrı yapar. Mutlak güce sahip olan O’dur. Adil olmayan bir şeyi yapmaktan hoşlanmaz, ama yapılması gereken her şeyi yapabilir. İnsanlık kendi haline bırakılsaydı, herkes mahvolurdu. Tanrı’nın merhamet göstermeye hakkı vardır. Ancak olayın başka bir yönü daha vardır. Yüce olan tarafından seçilmeyi öğreten Kutsal Kitap, insanın sorumluluğunu da öğretir. Hiç kimse seçilmişlik öğretisini kurtulmamış olmaya bir bahane olarak kullanamaz. Tanrı tüm insanlara iyi niyetle kurtuluş sunmaktadır (Yu.3:16,36; 5:24; Rom.10:9,13). Günahlarından tövbe edip Rab İsa Mesih’e iman eden herkes kurtulabilir. Dolayısıyla bir kimse kaybolmuşsa, Tanrı öyle istediğinden değil, kendisi öyle karar verdiğindendir. Kutsal Kitap kabul etmeye hazır olan herkese seçilmişliği ve karşılıksız kurtuluşu sunmaktadır. Şu ayet iki öğretiyi de kapsar: “Baba’nın bana verdiklerinin hepsi bana gelecek ve bana geleni asla kovmam” (Yu.6:37). Ayetin ilk yarısı Tanrı’nın yüce seçimini ifade ederken, ikinci yarısı herkese merhamet etmeyi ifade etmektedir. Tanrı’nın lütuf hazinesinin ikinci ruhsal kutsaması önceden belirlenmelidir. Bu, seçilmişlikle bağlantılı ise de, aynı şey değildir. Seçilme, Tanrı’nın insanların kurtuluşuyla ilgili kararıdır. Ancak önceden belirleme, Tanrı’nın, kurtulanların kendi ailesine oğullar olarak kabul edilişini çok önceden saptamış olmasıdır. Bizi kendine oğullar yapmaksızın da kurtarabilirdi, ancak her ikisini yapmayı seçti. İsa Mesih aracılığıyla oğullar olmaktayız. Günahlarımızla yaşamış olsaydık, Tanrı bizi Kendisine bu denli yakın bir konuma getiremezdi. Dolayısıyla Rab İsa yeryüzüne geldi ve ölümü, gömülmesi ve dirilişi sayesinde günaha, Tanrı’yı tatmin edecek bir çözüm getirmiş oldu. O’nun Golgota’da kurban edilişi, Tanrı’nın oğulları olabilmemi sağladı. Bunların tümü de O’nun isteği ve iyi amacı uyarınca olmuştur. Bizim geleceğimizin ardındaki yüce istek budur. Bu, “O bunu neden yaptı?” sorusunu da yanıtlar. Bu, O’nun iyi amacından ötürüydü. Tanrı biricik Oğlu’na itaatkâr, O’na benzeyen ve hep öyle kalacak olan oğullarla çevresini donatmak ister. Öyle ki, sevgili Oğlu’nda bize bağışladığı yüce lütfu övülsün. Pavlus Tanrı’nın lütfunu, önce bizi seçişinde, sonra da oğulları olmamızı öngörüşünde düşündükten sonra, hem bir öğüt, hem bir uyarı, hem de bir açıklama niteliğindeki bu ifadeyle derin düşüncelerini noktalar. Uyarıdır, çünkü bu yüce lütfun süregelen övgülerinin kutsallığı söz konusudur. Açıklamadır, çünkü Tanrı’nın bizimle ilgili tüm lütufkâr işlerinin sonucu ve temeli Kendi yüceliğidir. Bu eşsiz iyiliğinden dolayı sonsuza dek hayran olunacak O\’dur. Yüce lütfunu karşılıksız olarak bize bağışladığına dikkat edin! Lütfu alan biziz. Lütfun aracısıysa sevgili Oğlu’dur. Son olarak da öğüttür, çünkü Pavlus şöyle diyor: “Yüce lütfu övülsün.” Sözlerimize devam etmeden bunu yapalım! Matta 5,2 de Ama ben size diyorum ki, kardeşine karşı öfkelenen her kişi yargılanmayı hak edecek. Kim kardeşine aşağılayıcı bir söz[c] söylerse, Yüksek Kurul\’un yargısını hak edecek. Kim kardeşine ahmak derse, cehennem ateşini hak edecek. Matta 5,22 de İlk durumdaki kişi kardeşine karşı nedensiz yere öfkelenendir.Bu suçla suçlanan yargılanma tehlikesi içinde olacaktır ki, mahkemeye götürülebilir. Çoğu kişi öfkeleri için geçerli bir neden bulabileceklerini düşünürler, ama öfke yalnızca Tanrı’nın onuru tehlikede olduğu zaman ya da başka birine haksızlık yapıldığında aklanabilir. Hiçbir zaman kişisel hatalarda misilleme olarak ifade edilmesi doğru değildir. Bir kardeşi aşağılama ise daha ciddi bir günahtır. İsa’nın zamanında, insanlar küçümseme ve kötü hareket sözcükleri olarak Raka sözcüğünü (Aramice bir terimdir ve “boş kafalı” anlamına gelir) kullanırlardı. Bu sıfatı kullananlar memlekette yargılanılacak en yüksek mahkeme olan Yüksek Kurul önüne çıkmak tehlikesi ile karşılaşabilirdi. İsa’nın doğru olmayan öfke olarak suçladığı üçüncü şekil ise bir kişiye ahmak demektir. Buradaki ahmak sözcüğü basit bir ahmak sözcüğünden daha fazla şey ifade eder. Ölmesi gerekli ahlaki ahmağı belirtir ve ölmüş olması dileğini ifade eder. Bugün bir kişinin başka birini “Allah seni kahretsin!” diye lanetlemesi oldukça yaygındır. Bu sözle Mağdur durumdaki kişiyi cehenneme göndermesi için Tanrı’yı çağırmış oluyoruz. İsa, bu tür lanet ifade eden sözleri söyleyenin cehennem ateşini hak edeceğini söylüyor. Öldürülen suçluların bedenleri sık sık Hinnom Vadisi ya da Gehenna olarak bilinen Kudüs’ün dışındaki yanan çöplüğe atılıyordu. Bu davranış hiçbir zaman sönmeyecek olan cehennem ateşinin benzetmesidir. Kurtarıcı’nın sözlerindeki sertlikte yanlış anlama olmasın. O, öfkenin cinayet tohumları taşıdığını, küfürle dolu dilin cinayet ruhunu kapsadığını ve lanet eden dilin de öldürme isteğini ifade ettiğini öğretiyor. İlerleyerek yükselen suçlar üç dereceli cezayı gerektiriyor: Yargılanma, Yüksek Kurul ve Cehennem ateşi. Göklerin Egemenliğinde, İsa günahlarla şiddetine göre uğraşacaktır.
Ocak 18th, 2010 at 18:53
TEŞEKKÜRLER ANDREAS. LUTUFLA KURTULUŞ HAKKINDA KENDİ YORUMUNUZU YAZMIŞSINIZ. BÖYLECE OKUYUCULAR KARŞI FİKİRLERİDE ÖĞRENECEK. FAKAT YUKARIDAKİ BELİRTTİĞİM ÇELİŞKİLERE CİDDİ BİR CEVAP YOK. DEDİK Kİ EĞER İYİ İŞLERLE DEĞİL, TANRININ LUTFUYLA KURTULUŞ GERÇEK İSE, İSA ÇARMIHTA KİMİN İÇİN CANINI VERDİ. AYRICA İSA’NIN ÇARMIHTA ÖLÜMÜYLE İNSANLAR GÜNAHTAN KURTULDU MU? BU ÖLÜM BU ÇAĞDA YAŞAYANLARIN YAPTIĞI GÜNAHLARA DA KEFARET OLDU MU?
Nisan 9th, 2010 at 19:45
isa her günahlı insan için öldü. tanrının lutfu demek , isanın bedenini çarmıhta sunması demektir ve burdan andreas kardeşime selamımı yolluyor ve bilgisizleri aydınlatma çabası içinde olduğu için onu kutluyorum.
Ağustos 2nd, 2010 at 20:29
.11.2008
1400 Yıllık Yalan!
Yazıma başımdan geçen bir olayı anlatarak başlamak istiyorum..
Sabahları kahvaltı için sürekli uğradığım bir restaurantda Nick isimli deli olarak tanınan bir adamla karşılaşıyorum..
Bu adam zaman makinası icat edeceğini ve insanların ona minnetkar olacağını söyleyip durur.
Kendisine “dava” olarak bunu seçmiş, buna gönülden inanmış bir şahıs..
Meraklı ve araştırmacı kişiliğim yüzünden kimsenin kaale almadığı bu adamın masasına oturmak için kendisinden izin istedim..
Çocuk gibi sevindi.
“Tabiki! buyur otur” dedi..
Bana zaman makinasını nasıl yapacağını beni aşan bilimsel kelimeleri kullanarak anlattı..
Ben dilimi yutmuş bir şekilde o’nu dinlerken konu iyice derinleşerek Nick’in çocukluk anılarına, nasıl yetiştirildiğine ve tüm hayatına yayılıverdi.
Babası ve annesi tarafından hor görülmüş, hiç bir zaman sevgi ve şefkat görmemiş bir çocuktu Nick.
Ailesinden bahsederken adeta kin kusuyordu..
Daha sonra anlattıkları karşısında şoka uğramıştım..
Üç sene önce timarhane’den çıktığını ve doktorlar tarafından “Narcisistic Personality Disorder”, yani kendisine “Narsisistik
Kişilik Bozukluğu” teşhisi konulduğunu itiraf etmişti..
Bunun bilincindeydi…
Narsisist kişiler kendilerindeki Psikolojik bozukluğun bilincindedirler..
Nick’in durumu doktor teşhisli fakat teşhis konulamayan hastalarda kendilerinin psikolojik rahatısızlıklarını alelade bilirler.
Hitler bir konuşmasında “Yalan ne kadar büyükse, inandırıcılığıda bir o kadar fazladır” der..
Kimbilir, belki de Hitler, Aryan ırkının üstünlüğünü anlatırken kendi uydurduğu yalanın bilincinde idi..
Nick’in davası ise “zaman makinası” idi..
Zaman makinasını icat edeceğini savunarak kendisinin etrafındaki kişilerden ne kadar üstün olduğunu vurgulamaya çalışıyordu..
Hitler ise daha akılcı bir yol seçmiş, kendisinin ne kadar üstün olduğunu anlatmak için Aryan ırkının üstünlüğünü anlatıyordu.
Narsisist kişiler kendilerini ifade etmekte kullandıkları kelime gücünün de bilincindedirler..
Hitler askerlerine hitap ettiği konuşmasında kendinden geçerdi..
Muhammed’in de müridlerine konuşma yaptığı anlarda cilt renginin kızardığı, müridlerini etki altına almaya çalıştığı anlarda çoğu kişinin anlamadığı güçlü kelimeler kullandığı hadislerde belirtilir..
Nick’te beni etkilemek için benim anlamadığım bilimsel, fenni kelimelere başvurmuştu..
Guyana’da 900 kişinin ölümüne neden olan Jim Jones’ta müridlerini en derin noktalardan vuran hitap şeklini kendisine bir yol bellemişti..
“Power of words”, yani “kelimelerin gücü” Narsisist kişilerin en güçlü silahlarından biridir..
Muhammed’de kelimerin gücünü bildiği için ifade şekli güçlü katipleri kendisinin yanına almış ve Kur’an’i şiirsel bir dille indirmiştir..
Günümüzde müslümanlar Ku’ran’ın şiirsel şekli ile övünürler..
Muhammed’in onlara hediye olarak bıraktiği narsisistik kişilik bozukluğu müslümanların tümünde bariz bir şekilde görülmektedir..
İslam dini sultanlardan çiftçiye, başbakanlardan işçiye, Muhammed’in kişilik bozukluğunu taklit eden tüm insanların dinidir.
Bugün, gerçekleri anlatma günüdür..
1400 yıllık yalanın bilime yenik düştüğü gündür.