IV.05.HZ.İSA NASIL RABLEŞTİ?
IV.05.HZ.İSA NASIL RABLEŞTİ? Ağustos 9th, 2007İncillerde Tanrılaştırılmış olan Hz. İsa için, nedense doğrudan ‘TANRI İSA’ diye bahsedilmez. Onun Tanrı olduğu hakkında bir takım şüpheler kalmasın diye birkaç yerde Hz. İsa’dan ‘Tanrımız’ diye bahsedilir. Hz. İsa için ilahlık hakkında İncillerde en çok kullanılan kelime ”KYRİOS VE RABBi” dır. Eski Yunanca’da Kyrios kelimesinin Türkçe anlamı “EFENDİ”, Rabbi ise “HOCAM” manasına gelir.
“5-6 Yerde ya da gökte ilah diye adlandırılanlar varsa da -nitekim pekçok “ilah”, pekçok “rab” vardır- bizim için tek bir Tanrı Baba vardır. O her şeyin kaynağıdır, bizler O’nun için yaşıyoruz. Tek bir Rab var, O da İsa Mesih’tir. Her şey O’nun aracılığıyla yaratıldı, biz de O’nun aracılığıyla yaşıyoruz.” (1.korintliler-8)
Ancak İncil yazarları, eserlerinde Hz. İsa’nın şahsından bahsederlerken, bazen ‘Rab şöyle dedi, Rab şunu yaptı’ gibi hitap etmelerine rağmen, çoğunlukla ‘İsa şöyle dedi, İsa şunu yaptı’ şeklinde, sanki Tanrı olan birinden değil de, sıradan bir insandan bahseder gibi söz etmektedirler. Ayrıca karşılıklı konuşmalarda Hz.İsa’ya ‘Rab’ diye hitap etseler de, bu sesleniş biçimi hiçte Tanrı olan birine hitap ettikleri ciddiyetini uyandırmıyor. Sanki sıradan birine, sanki lakabı ‘rab’ olan birinden bahsediliyor;
“36 Simun Petrus O’na, “Ya Rab, nereye gidiyorsun?” diye sordu.” (Yuhanna-13)
“39 Ölenin kızkardeşi Marta, “Rab, o artık kokmuştur, öleli dört gün oldu” dedi.” (Yuhanna-11)
“9 Simun Petrus, “Ya Rab, o halde yalnız ayaklarımı değil, ellerimi ve başımı da yıka!” dedi.” (Yuhanna-13)
“21Bana, ‘Ya Rab, ya Rab!’ diye seslenen herkes Göklerin Egemenliği’ne girmeyecek.Ancak göklerdeki Babam’ın isteğini yerine getiren girecektir.“ (Matta-7)
Tabi bu farklı hitabet şekilleri bize, bu kunuda da bir tahrifatın olduğunu kanıtlamaktadır. Bazı yerde bir insan gibi, bazı yerde bir Tanrı gibi unvan olması ve Tanrı gibi hitap şeklininde, yine bir insanla diyolog gibi olması bize acaba bir tercüme hatası mı yapıldı hissini uyandırmıştır. Herhalde kimse, yukarıdaki konuşmalardan ‘RAB’ diye hitap ederek konuşanların, gerçekten Tanrı olduğuna inandıkları biriyle konuştuklarını iddia edemez. Şimdi aşağıda göreceğimiz olayda konu iyice anlaşılmaktadır. Ayni olayda, zamanda ve yerde öğrencileri Hz. İsa’ya bakın ard arda kaç çeşit sesleniyorlar;
“ 3 İki kızkardeş İsa’ya, “Rab, sevdiğin kişi hasta” diye haber gönderdiler.
8 Öğrenciler, “Rabbî dediler
12 Öğrenciler, “Ya Rab” dediler, “Uyuduysa iyileşecektir.” (Yuhanna-11)
Rab ünvanı, Yunancada Tanrı’ya da kullanılan bir terim bile olsa, öğrencileri, Hz. İsa’yla, bu kelime ile, Tanrı olduğuna inandıkları biri ile konuştuklarını söylemek çok zor. Yani dilimize Yunancadan Rab diye tercüme edilen kelimenin Aramice (İbranice) orijinali nedir. Çünkü burada insanların Tanrı olduklarına inandıkları bir kişi ile konuşma tarzına uymamaktadır. Elimizde Hz. İsa’nın konuştuğu dil olan Aramice İncil olmadığından Krios’un neyin karşılığı olduğunu söylemek çok güç. Dikkatlice incelediğimizde bu kelimenin Aramice aslının ne olduğunu Yunanaca İncillerden de anlamak mümkün. Bu kelimenin Aramice aslı İncillerde bulunmaktadır ve ‘ RABBİ ‘ kelimesidir. Allah’a şükür ki, İncillerin Aramice asılları ortadan kaldırılmış olmasına rağmen, Yunanca tercümelerinde nasıl olduysa, bazı kelimelerin orijinalleri bırakılmış. Bu kelime de, Yunanca olan eski elyazmalarının bazı yerlerinde aynen bırakılmış ve birçok yerde de, Yunanca karşılığı ‘KYRİOS’ olarak tercüme edilmiştir. Eski Yunanda Helenistik kültürde, bu kelime bir kişiye ‘Efendim’ manasında bir saygı ifadesi olarak kullanılmaktaydı. Yalnız Grekler, aynı şekilde Tanrılarına da bu hitapla seslenirlerdi. Yani hem insanlara, hem de Tanrılara KYRİOS diye hitap ederlerdi. Ayni hitabet İngilizcede de vardır. İngilizce İncillerde bu kelimenin karşılığı, herkesin iyi bildiği ‘LORD’ tur. İngilizcede de bu kelime ile hem insanlara, hem de Tanrılara hitap edilir ve yazı dilinde de, İnsanlara olan küçük harfle ‘lord’ olarak yazılır, Tanrılara olan da büyük harfle ‘Lord’ olarak yazılır. Böylece kime hitap edildiği belli olur. Ama İbranicede ve Yunancada büyük-küçük harf uygulaması yoktur ve bu hitabetle yazılı metinlerde bir tanrıya mı, yoksa bir insana mı hitap edildiğini anlamanız zorlaşır. İbranice Rabbi kelimesinin dilimizde tam karşılığı ‘öğretmenim, hocam veya efendim ‘ dır. Havarilerde, Hz. İsa’ya normal bir insana olduğu gibi ‘kyrios’ manasında ‘efendim’ şeklinde hitap ettikleri muhakkaktır. Ama belli ki İncillere Yunanca şekil verenlerin, bir şeyleri tam anlamlarıyla manalandıramadıkları belli oluyor. Çünkü aynı zamanda Tevrat’ta Tanrının İbranice özel adı olan YAHVE, YAHOVAH (YHWH) ile yine Tanrıya Efendi anlamında sesleniş biçimi olan ADONAY kelimeleri de Yunanca’ya KYRİOS olarak tercüme edilmiştir.34 Burada şunu da belirmek gerekir. Yunanca İncillerde Aramice aslını görmediğimiz halde Hz. İsa’ya efendi anlamında “Adonai” ünvanı ile de hitap edilmiştir ve Yunancaya bu kelime “Krıos” olarak tercüme edilmiştir. Ama ayni şekilde Yunanca İncillerde –Allahın bir lütfu olarak- orijinal “Rabbi” ünvanının bulunması bir insana hitap ettiklerinin ispatı olmaktadır. Tabi bütün bu anlam karmaşıklarının sonunda da Roma –Yunan Kültüründe bir yarı Tanrı, yarı insan bir İSA figürü ortaya çıkmıştır. Bütün bunların sonunda da kilisenin İSA anlayışı şekillenir; “Kutsal Kitap’ın Mesih’in kimliğiyle ilgili öğretisini şöyle özetleyebiliriz: İsa Mesih tümüyle Tanrı ve tümüyle insandı; sonsuza dek daima böyle kalacaktır.”35 Bu anlayışın Pavlus Hıristiyanlığından kaynaklandığı açıkça bellidir. Pavlus, misyonerlik faaliyeti yaptığı Roma vatandaşları arasındaki, Helenistik Kültüre uygun anlayışta, “Tanrı Oğlu Rab İsa figürü”, sunma anlayışından kaynaklandığı açıktır. Hıristiyanlık hakkında ilk sunulan eserler Pavlus’un Mektupları olmasından dolayı, arkasından diğer İncillerinde Yunanca’ya çevrilmesinde, bu anlayışın etkisi ile bu kelimelerin anlamı saptırılmış oldu. ”Mesih İsa’nın Tanrılığı” kitabında bu konu yapılan bir alıntıyla güzel izah edilmiş; “İsa’yı, Tanrı için kullanılan ‘Rab’ kelimesiyle adlandırmaları, İsa’yla Tanrı’yı bir tuttukları anlamına gelir. İsa’ya Rab diyenlerin dünyadaki tek monoteist (tek tanrılı) inanca sahip insanlar oldukları hatırlanırsa, kullandıkları Rab kelimesi büyük önem taşır. Yaratıcıyı yaratmış olduğu bir insana benzetmek ve insanla bir tutmak, belki pagan (putperest) bir filozofun yapabileceği, fakat bir Yahudinin asla cesaret edemeyeceği bir şeydi. İmparatorlarına Tanrı gibi tapan Romalılar, birbirlerini “Sezar Rab’tir” diyerek selamlıyorlardı.” 36
Son derece doğru bir ifade. Ancak Kudüs’te ki Yahudi havari topluluğunda, Hz. İsa için kullanılan tanımlama, rabbi veya efendi anlamında adonai kelimesidir. Ama Anadolu’da Yunanlılara Hz. İsa’yı tanıtan Pavlus, onların anlayışlarına uygun, kolayca kabullenecekleri bir tanımlama olarak, Türkçe’ye Rab diye tercüme edilen ‘Kriyos’ kelimesini seçmiştir. Eski Yunanların, sıradan bir insan peygamberin peşinden gitmeleri mümkün değildir. Onlar için Tanrı adına konuşan insanlar, sıradan insandan farklı ve kendilerine “krıos” diye hitap ettikleri Tanrılaşmış insanlardır. Bir din büyüğüne Rabbi tanımlaması bugün dahi İbranicede gerçek anlamında kullanılmakta ve Yahudiler din adamlarına ayni kelime ile hitap etmektedirler. Arapça ile İbranice birbirine yakın Sami dillerinden olduğundan benzer RAB kelimesi de Arapçada sadece Allah’ın isimlerinden olup dilimizde de sadece Allah için kullanılmaktadır. Yahudiler Rabbi ile din büyüklerine Hocam anlamında hitap ederler. Ama Tanrıları olan Yahve’ye efendim anlamında Adonai derlerdi. Yani Kyrios keimesinin İbranicede karşılığı Adonai’dir. Ancak ayrıca şu yanlışı da belirtelim. Kyrios kelimesinin Türkçe tam karşılığı “RAB” değildir. Bu terçüme yanlıştır. Rab kelimesi Türkçe’de doğrudan Tanrı’ya hitap edilir ve bu kelime ile hiçbir zaman bir insana hitap edilmez. Kyrios kutsal birİ insana hitap şekli olduğundan bunun türkçede karşılığı kısaca Hz. ile belirtilen “Hazreti” kelimesidir. Havarilerde Hz. İsa’ya bu kelime ile hitap ederlerdi. Yani ‘hocam, öğretmenim, efendim’. Şimdi bu Rabbi kelimesinin nasıl Rab yapıldığını ve ‘Hocam İsa’ hitabının nasıl ‘Rab İsa’ ya dönüştürüldüğünü ve Hz. İsa’nın nasıl tanrılaştığını görelim;37
“5 Petrus İsa’ya, “Rabbî, burada bulunmamız ne iyi oldu!” (Markos-9)
“4 Petrus İsa’ya, “Ya Rab” dedi, “Burada bulunmamız ne iyi oldu!“ (Matta-17)
“33 Bunlar İsa’nın yanından ayrılırken Petrus İsa’ya, “Efendimiz” dedi, “Burada bulunmamız ne iyi oldu!“(Luka-9)
Bilindiği gibi, ilk yazılan İncil Markos’tu ve Matta ile Luka ondan kopya çekmişlerdi. Yukarıdaki alıntılarda görüldüğü gibi Markos, Petrus’un Hz. İsa’ya, ‘Rabbi-Hocam, Öğretmenim’ diye hitap ettiğini yazmaktadır. Ayni olayı Markos’tan aktaran Matta, ‘Rabbi’ hitabını ‘Kyrios-Rabbi’ olarak değiştirdi. Bu konuda İncillerde bir çok örnek bulunmaktadır (Markos 4:38, Matta 8:25, Luka 8:24).Ayni saptırmayı Luka’da da görelim;
“51 Kör adam, “Rabbuni, gözlerim görsün” dedi.”(Markos-10)
“33 Onlar da, “Ya Rab, gözlerimiz açılsın” dediler.“(Matta-20)
“41 O da, “Ya Rab, gözlerim görsün” dedi.“(Luka-18)
Rabbuni kelimesinin Aramice’de “öğretmenim” demek olduğunu, Türkçe baskıyı hazırlayan yayınevi tarafından İncil’de dip not olarak vermiştir. Burada ayni olayı Markos’tan aktaran diğer iki Sinoptik İncil yazarı da, Hz. İsa için kullanılan Rabbuni-Öğretmen İsa’yı tanımlamasını, Rab İsa yapıverdiler.38Özellikle de Yunanca KYRİOS tanımlaması, Türkçe’ye RAB olarak tercüme edilince, iş iyice yerine oturmuş oluyor. Çünkü Türkçe’de bu kelime, yalnızca Allah için kullanılan “Sahip, Efendi, Hakim, Besleyen, Yetiştiren” anlamlarında 39 Kuran’da da Allah isminden sonra en çok kullanılan ismidir. Bu durumda, Hz. İsa’nın Tanrılaşma sürecini başlatmış oldular. Tabi bu değişikliği yapanların, bu İncilleri asıllarını İlk yazan Matta, Luka veya başka Yahudi yazarların olması mümkün değil. Bu değişiklikleri yapanlar, bu İncilleri Yunanca’ya çevirirken, belki de masumane bir düşünce ile kendisinin kutsal olduğuna inandıkları, mucizeler gösteren efendilerini, kendi dillerinde ve kendi insanlarının anlayışına göre yüceltmek istediler. Bir art niyet düşüncesi ile veya olduğundan fazla yüceltmek amacı ile bunu yapmadılar. Eski Yunanda ve Helenistik kültürde, yüce bir kişi ‘kyrios-yüce efendi’ olarak tanımlanabilirdi. Bu durumda bu kelimenin İbranice orijinali olan Rabbi yerine, kyrios demekte sakınca görmemiş olabilirler. Ama bu İncillerden daha sonra, tam bir Grek Felsefesi ve Gnostik anlatımlarla yazılan Yuhanna İncili işin dozunu iyice kaçırtmış oldu. Hz. İsa’nın Tanrı olduğunu ispat etmek için yazılan bütün kitaplardaki Tanrılıkla ilgili bütün iddiaların neredeyse tamamına yakını ya Yuhanna İncilinden olan alıntılardır, ya da Pavlus’un Mektuplarından olanlardır. Başka bir şekilde söylemek gerekirse İncilde, Yuhanna İncili ve Pavlus’un Mektupları olmasın, Hz. İsa için ne logos olduğundan, ne Tanrının Ruhu olduğundan, ne Tanrının Oğlu olduğundan, ne de Tanrı olduğundan bahsetmek mümkün değildir. İlk yazılan İncillerde Hz. İsa çok mütevazı biri olarak tanıtılıp, Tanrı yüceltilirken;
“17 İsa yola çıkarken, biri koşarak yanına geldi. Önünde diz çöküp O’na, “İyi öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için ne yapmalıyım?” diye sordu. 18 İsa, “Bana neden iyi diyorsun?” dedi. “İyi olan yalnız biri var, O da Tanrı’dır.”(Markos-10)
Yuhanna’da ise hiçte öyle mütevazı bir kişiden bahsetmez;
“35 İsa, “Yaşam ekmeği Ben’im. Bana gelen asla acıkmaz, bana iman eden hiçbir zaman susamaz” dedi.”(Yuhanna-6)
“12 İsa yine halka seslenip şöyle dedi: “Ben dünyanın ışığıyım. Benim ardımdan gelen, asla karanlıkta yürümez, yaşam ışığına sahip olur.”(Yuhanna-8)
“6 İsa, “Yol, gerçek ve yaşam Ben’im” dedi.”(Yuhanna-14)
Hz. İsa daima yüceltilip tanrıya eş konuma getirildiği görülür. Şimdi tekrar iyi değerlendirelim. Acaba Hz.İsa’nın gerçek havarileri O’na “RABBİ” mi, yoksa “RAB”mi derlerdi. Bize inanmayanlar Markos İnciline, İbraniler’e Mektup, Yakup’un Mektubuna, Yuhanna’nın Mektuplarına bakarak gerçek havarilerin Hz. İsa’yı nasıl tanımladıklarını görebilirler.
Okunma Sayısı: 1614
Şu an Okuyan Sayısı: 1
Bugün Okuyan Sayısı: 0
Ağustos 8th, 2008 at 22:07
çok teşekkrü ediyorum…ben bu konu üzerinde çok düşünmüştüm nasıl olduğunu anlayamamıştım çalışma çok hoşuma gitti
elinize ve yüreğinize sağlık.
Mart 31st, 2009 at 13:52
Hz. İsa a.s. hiristiyan degildi çünkü hristiyanlık diye bir din yoktur.Hz İsa a.s. Tevratı şerifi dogrulayıcı ve o dönemde bir hidayet kaynagı olan İncili şerifi teblig edici Son peygamber Efendimiz Hz. Muhammed i müjdelejen hanif dine baglı bir müslümandı.Ona tabi olanlara nasiriler denir.Kendisi Nasiri degildir.Hz. İsa a.s. 31 yaşına kadar nebi,31 yaşından itibaren rasül bir peygamberdi.Şu anki hristiyan inanci ismide dahil olmak üzere tamamen şeytana ait bir inanç ve şeytanın aldatmaları olmuştur.Bir İnsan nasıl Yaratanın oglu olabilir. Hz İsa a.s. ın babası yokmuş.Hz Adem a.s babası yoktur bunla beraber anneside yoktur.O zaman şu sonuç çıkmazmı Haşa Hz. Adem a.s. da Yaratanın ogludur bizde Yaratanın torunları.İnsanlar bu kadamı kör.Kopyalama sistemiyle dünyaya gelen koyun dolininde babası yokdur.Teknoloji bir canlıyı tıbbın yardımıyla kendi hücrelerinden babasız dünyaya getiriyorda,Alemlerin yaratan Her şeyin sahibi Allah C.C. Hz. İsa a.s. Babasız dünyaya getirmiş çokmu.Şunu Anlayınki Her kez Allah C.C. ün kuludur.Kimsenin yaratanla bir akrabalıgı olamaz.O bundan uzaktır ve çok yücedir.Yaratan bir eşi ve benzeri olmayan Azametin,Kudretin ve kibriyanın sahibi Süphan dır.Kim ona denk bir yaratan oldugunu yada onun bir çocugu oldugunu iddaa ederse Kafir olarak ölür ve ebedi olmak üzere cehennemi boylar.Allah bu yazıyı okuyupda Allahı şirk koşan kimseleri İnşaAllah hidayete erdirir.
Nisan 19th, 2009 at 02:45
WOW Sanırım bunu ilk keşfeden siz oldunuz dünya da, Tebrik ederim gerçekten süper. Ama şunu unutmayın değerlendirme yaparken, size yardımcı olayım. İsa ya inanlar zaten O na hem İnsan hemde Tanrı olarak inanırlar ve sizin bu değerlendirmeleriniz Normal karşılanır. Ancak İsa ya Sadece Tanrı gözüyle bakılsaydı Tamam hem fikir olurduk. Ama böyle değil durum. Bu nedenle bu değerlendirme ve araştırmalarınız Olmamış yani bir şey ifade etmiyor.
Nisan 19th, 2009 at 19:04
CÜNEYT bey,
Siteme gösterdiğin ilgiye teşekkürler. Bence konuları okuyarak gereken yorumları yapmalısınız. Hz. İsa’ya TANRI olarak inanılır. Diyorsunuz. Pavlustan vereceğim aşağıdaki ifadeleri ve ardından sitede Hz. İsa’nın nasıl Tanrılaştırıldığını anlatan “PAVLUS’UN TANRISI VE KİLİSENİN TANRISI” bölümlerini okumanızı tavsiye ederim.
27 Çünkü, “Tanrı her şeyi Mesih’in ayakları altına sererek O’na bağımlı kıldı.” “Her şey O’na bağımlı kılındı” sözünün, her şeyi Mesih’e bağımlı kılan Tanrı’yı içermediği açıktır.
28 Her şey Oğul’a bağımlı kılınınca, Oğul da her şeyi kendisine bağımlı kılan Tanrı’ya bağımlı olacaktır. Öyle ki, Tanrı her şeyde her şey olsun.” (1.Korintliler-15)
Bu ifadelerden Pavlus’ta bile Hz. İsa tanrı değil. Kimlerin hz. isa’yı nasıl Tanrılaştırdığını ilgli bölümlerde uzunca anlattım.
Nisan 21st, 2009 at 02:46
Sevgili Akkurt kardeşim, iyi bir müslüman olduğunuzu görüyorum. Araştırmalarınız da hoşuma gitti. Ama bilindiği üzere Yahudi Alimleri İsa nın Öldürülmesi için hemfikir olup O nu yakalattılar ve Sorgulandığı gece de Çarmıha germe kararı verdiler neden? Çünkü İsa yanlış konuşmuştu, Kendisini Tanrı yerine koymuş ve bu büyük Küfür sayılmış. Vakit kaybetmeden bir an evvel Çarmıha gerilmesi İstenmiş ve sonuçta gerilmiş. Peki İsa neden yanlış konuştu? Suçlu muydu? Neden inkar etmedi? Çarmıha germe gücü varmıydı Yahudilerin gerçekten? Ama İsa Henüz Çarmıha gerilmeden başına gelecekleri biliyordu ve buna hazırlıklıydı. Sonuçta Yahudiler İsa yı Çarmıh da öldürme kakarı aldılar, peki Sizin idaa ettiğiniz gibi sadece Gönderilmiş bir Peygamber ve İnsan ise neden böyle davranmış olabilir Yahudi Alimleri??
Nisan 21st, 2009 at 22:00
Cüneyt bey
İncil 27 kitaptan oluşmaktadır.Her birinde başka bir İSA portresi var, Hz. İsa hakkında herbirinde başka bir tanım var.Hz. İsa Çarmığa giderken Tanrının oğlu olduğunu söylüyor. Bu çok hafif bir söz. Her ne kadar bir önceki yazımda Pavlus’un Tanrıyı İsa’dan üstün tuttuğunu yazdıysam da, ayni Pavlus’un İsa hakkında Tanrıya eş sözleride var. Aslında Ben bunları bana karşı cevap yazarsın diye bekledim.Kimisine göre insan, kimisine göre Tanrı, kimisine göre Davut oğlu, peygamber, Mesih, Tanrıoğlu, Beytlehemli, Nasıralı vs.Hangisini doğru kabul edelim.sitemde “TEVRATTA EN BÜYÜK TAHRİFAT” bölümünü okuyun en sağlam sanılan kanıtların nasıl zorlama olduğunu görün. İşte size sitemde “KİLİSENİN TANRISI” bölümünü okuyun dedim. Kilise konsilerle yüzyıllar süre tartışmalarla durumu kurtarmaya çalışmış. Hz. İsa’dan sonra Elçilerin lideri olan kendi kardeşi “YAKUP’UN MEKTUBU” bence Hz. İsa’nın kimliğini en doğru anlatan kişi olması gerekir.Bu mektupta İsa hakkında Tanrının oğlu, Tanrı, Kutsal Ruh, Çarmıh yok ve asli günah yok.Bunlar İsa hakkında gerçekse kendi kardeşi neden bunlardan bahsetmez.Pavlus İsa’nın gerçek Elçileriyle kavgalı olduğunu açıkça yazmakta ve onların anlattıklarına bakmayın, “benim anlattığım İsa’ya ve İncile inanın demektedir.” (Galatyalılar-1:6-9;2.Korint.-11:4-7) Demek ki iki farklı İncil ve İsa’nın olduğu bir gerçek. İşte ben gerçeği arayanlar için bunlara dikkat çekmek istedim ve insanların doğruyu anlamasına yardımcı olmak istedim. Bütün bunları sadece ben görmedim. ABD de ve AVRUPADA katolik ve protestan din adamlarının kurduğu 21. asrın KONSÜLÜ sayılan İSA AKADEMİSİNDE bugün İnciller tekrar inceleniyor. İncillerde gecen 518 adet sözün ancak 18 tanesi ve 176 adet olayın 10′nin gerçekten İsa’ya ait olduğuna karar vermişlerdir. Uzatmayalım bütün bunları kitabımda ve sitede anlamak isteyene ve gerçeği arayanlara sundum. Şu ana kadar 17bin kişi ziyaret etti ve daha bir harfini çürütemediler.Demekki yaptığımız tesbitler doğru.
ALLAH KENDİ GERÇEĞİNİ ANLAMAMIZA YARDIMCI OLSUN.
Nisan 22nd, 2009 at 06:33
yukarıda yaptığım bunca açıklamaya vereceğiniz cevap buysa diyecek bir şeyim yok.Hz. İsa’yı beraber büyümüş kardeşi Yakup mu daha iyi anlatır yoksa sağlığında ona inanmamış bir an bile ondan ders almamış ve düşmanlık yapmış birimi daha iyi tanımlar? İyi düşün
Nisan 23rd, 2009 at 02:59
Seni anlamadım. Belki yanlış şeyler yazmış olabilirim. Ve özür dilerim. Fakat Sizden ricam, madem Pavlus bu kadar sahtekar biri ve kötü biri de, Neden hayatını bu uğurda harcamış. Ve ne gibi ya da kime kötülük etmiş anlamadım. Bana öyle geliyor ki, bir dini inancı değiştirme çabası sarfeden bi İnsan, çok daha kötü şeyler yapmalı. Değil mi?
Nisan 23rd, 2009 at 06:44
Hz. İsa ben Tevrat’ı kaldırmaya gelmedim diyor, Pavlus Tevrat’ı kaldırıyor (Romalılar-7:6,Galatyalılar-2:16)Hz. İsa ve havariler sünneti savunuyor Pavlus reddediyor (Filipililer-3:2,3) İsa Tanrının buyruklarına uyun diyor Pavlus ise İsa’ya iman et yeter diyor ve Yakup mektubunda hep Pavlus’a cevaplar veriyor Tevrat özgürlük yasasıdır (Yakup-1:25),Sadece İmanla kurtulmak mümkün değil (yakup_2:14) diyor. ve aralarındaki bu çekişmelerin sonunda Pavlus Kudüse gelince Yakalayıp dini bozdu diye öldürmeye kalkıyorlar (elçilerin işleri-21:17,32).sitedeki “HANGİSİ GERÇEK HAVARİ” BÖLÜMÜNÜ OKUYUNUZ . Doğru bir inancı bozmak en büyük Kötülüktür.Pavlun Hz. İsa’nın öğretilerine Roma’nın pagan-putperest inançlarını karıştırmıştır. Kudüste yaşayan Hz. İsa’nın yolunda olan havarilerine NASRANİLER-EBİONİTLER genelde Roma Topraklarında gelişen Pavlusçu guruba ise Hıristiyanoslar denmiştir. Nasranilerin insan olan peygamber İsa’ya inandıklarını ve Palus’u Romanın pagan-putperest inançlarına saptığını Katolik ve protestan ilahiyatçılar eserlerinde itiraf etmektedirler.Pavlus Neden bunları yaptı derseniz http://www.armagedonsavasi.com sitemdeki “KABALA VE PROTESTANLIK” BÖLÜMÜNÜ OKUYUNUZ.
Ağustos 27th, 2009 at 02:47
cüneyd arkadas isa hem yüzde yüz tanri hem yüzde yüz insan ne demek cok merak ediyorum birisi hem her seye gücü yeten hem aciz hem yaratan hem yaratilan bu nasil mantik semavi bir dini ne kadar gülünc hale getirdiniz.Ben sizi mitolojiden gercek hayata davet ediyorum.Zor degil sadece önyargiyi bir kenara birakacaksiniz.
Aralık 14th, 2009 at 00:35
Rab öğretmen anlamında kullanılmıştır. o dönemde bakınız öğretici anlamındadır. öğreten
Ocak 25th, 2010 at 23:39
yorumlarınızı okuyorum da herkes kendi cephesinden bakıyor.önyargılardan kurtulmak zaten mümkün degil.ve bakıyorum da hiç islami bilgilere tartışmalara sahip degilsiniz.eski insanlar bir hadis üzerine belki yüzlerce sayfa yazıp birbirlerini çürütmek için gerçege ulaşmak istemişler.hristiyan bilginler nerde bu yazıların neresinde ….
Haziran 26th, 2010 at 23:37
YAZININ SAHİBİ İSA HAKKINDA BİŞEYLER KANITLAMAYA KALKIŞINCA NE YAPSIN ONUN HAKKINDA EN GERÇEK BİLGİ KAYNAĞI OLAN KITABIMIZ OLAN İNCİLİ SEÇMİŞ YENİ ANTLAŞMA KİTAPLARI İÇİNDEN YENİ YENİ ANLAMLAR TÜRETEREK BOŞUNA TER DÖKÜYOR GARİBİM.EBE KARDEŞİM İNCİL 2000 YILDIR ZATEN OKUNUP YORUMLANIYOR HER BİR AYETİN HER BİR SÖZÜN HANGİ ANLAMA GELDİĞİ ÇOKTAN TESPİT EDİLMİŞ.BUNLARI YORUMLAMADA VE ANLAMADA Bİ ZORLUK YAŞASAYDIK BUGÜNE KADAR DÜNYADA BİR NUMARA FELSEFE OLAMAZDI BU İNANÇ.SEN İSA HAKKINDA BİLMEDİĞİMİZ BİŞEY VARSA YADA İSA SADECE BİR KULSA PEYGAMBERSE;OYLE DİYEN BİR DIŞ KAYNAK GETİR BAKALIM OKUYALIM.YANİ SENDE İSA HAKKINDA KONUŞABİLMEK İÇİN GENE İNCİLİN İPİNE SARILIP ONA BAŞVURUYORSUN.BEN SANA KURANI DIŞ KAYNAKLARLA ON DAKIKADA SAHTE OLDUĞUNU KANITLAYABİLİRİM.
Temmuz 24th, 2010 at 14:30
İnciller’de ifade edilen Rab kavramı aslında Öğretmen demektir, yani genel tabir ile Hocam. Richart E. Rubenstein kendi ktabında çok güzel alnatmış.
Temmuz 30th, 2010 at 21:33
rab değil rabbi kelimesi hocam yada ögretmen demektır.rab sadece tanrıya mahsus bır kavramdır o zamanlarda.lutfen yanlıslk yapmayın.bu tartısmalrla bır yere varamzsnz.önce kuranı sonra incili sonra tevratı okuyun.zaten kendlgnzden herseyı cozersınız.ve en önemlısıde muhammed sav.ın hadislerıne bır bakın.o zaten kuran ıle sıze gereken herseyı cogu orneklrle acıklıyor.
Ocak 7th, 2012 at 04:32
KLEMENT KİM ALLAHIN SON RESULÜ HZ.MUHAMMED MUSTAFA S.A.V. İNKAR EDERSE BİLSİNLERKİ ONLAR İÇİN BÜYÜK BİR AZAP VARDIR,VE O KİŞİLER KÜFRE SAPMIŞLARDIR.HZ.İSAA.S VE HZ.ÜZEYR A.S HAZRETLERİNE KİM ALLAHIN OĞLU DERSE ONLAR ATEŞE GİRECEKLERDİR.ALLAHIN OĞLU FALAN YOKTUR TÖVBE HAŞA,HZ.İSA A.S ÖLMEDİ BUNUD BELİRTİM CEBRAİL A.S VASITASIYLA GÖĞE YÜKSELDİO ÇARMIHA GERİLENDE İSA.A.S DEĞİLDİR.DECCAL GELDİĞİNDE YERYÜZÜNE İNİP MEHDİNİN YANINDA YER ALICAK VE SİZLERİ MÜSLÜMANLIĞA DAVET EDECEKTİR.SİZE TAVSİYEM THERİ HENRY VE FRANK RİBERİYİ ÖRNEK ALIN VE ALLAHA İMANLA BİRLİKTE TEK OLDUĞUNA İNANIN.PAPA DENEN SAHTEKAR NASIL CENNETTEN YER SATIYO ÇIK ANLAT BANA.PAPA KİMKİ ALLAHIN İŞİNE KARIŞIYO SALAĞIN TEKİ PAPA DEDİĞİNİZ ÜŞKÜĞATÇI PİS ERİFİN TEKİ.HZ.İSAYI HİÇMİ HİÇ BİLMEYEN ADAMLARSINIZ.
Ocak 7th, 2012 at 04:36
ÇOK ŞÜKÜR LAİLAHEİLLALLAH,MUHAMMEDEN RESULULULLAH.CENABI HAKKA ÇOK ŞÜKÜRKİ BENİ HEM MÜSLÜMAN HEM TÜRK YARATTI.BİZ OĞU KAĞANLARIZ,BİZ SELAHADDİN EYYÜBİLERİZ,BİZ FATİH SULTAN MEHMETLERİZ,BİZ ALPASLANLARIZ,BİZ SULTAN SÜLEYMAN HANLARIZ,BİZ MUSTAFA KEMALLERİZ BİZ BİTMEYİZ DÜNYADA TEK TÜRK BEN KALSAM BİLE EMPERYALİZME VE SİYONİZME AYNI ZAMANDA GLADYOYA DİRENECEZ.SİZİN DECCALİ PLANLARINIZI BAŞINIZA GEÇİRCEZ.
Ocak 9th, 2012 at 22:14
selam ben isa mesih inaclisiyim sizin deginiz nasrani veya arius ve benzerri gibi ilk kilise inancini nasil bulabilirim efendi ve sunnetli sabathli tek tanriya iman eden cemiyet icin bana yardim ederseniz tsk ederim allah sizinle olsun