İncillerde Hz. İsa’nın Tanrı katından bir ruh olduğu ve bu yüzden yeryüzünde gelmiş geçmiş tek günahsız, sevgi dolu, barışsever kişi olduğu, böylece insanların günahlarına kefaret olduğu iddia edilir. Şimdi İncillerin Hz. İsa hakkında yazdığı  bazı davranış biçimlerine bakalım; 

 

“ 16  Vay halinize kör kılavuzlar! Diyorsunuz ki, ‘Tapınak üzerine ant içenin andı sayılmaz, ama tapınaktaki altın üzerine ant içen, andını yerine getirmek zorundadır.’ 

17 Budalalar, körler! Hangisi daha önemli, altın mı, altını kutsal kılan tapınak mı? 

18 Yine diyorsunuz ki, ‘Sunak üzerine ant içenin andı sayılmaz, ama sunaktaki adağın üzerine ant içen, andını yerine getirmek zorundadır.’ 

19 Ey körler! Hangisi daha önemli, adak mı, adağı kutsal kılan sunak mı? 

33Sizi yılanlar, engerekler soyu! Cehennem cezasından nasıl kaçacaksınız? “(Matta-23) 

 

” 40  Ey akılsızlar! Dışı yapanla içi yapan aynı değil mi?41  Siz kaplarınızın içindekini sadaka olarak verin, o zaman sizin için her şey temiz olur. “(Luka-11) 

 

Şimdi bu sözler, toplumdaki yozlaşmayı düzeltmek için gelen, böyle sevgi dolu, barışsever yüce bir kişi için pek uygun şeyler olmasa gerek. Herhalde doğrusu, yanlış yolda olanların düşmanlıkla değil, dostça uyarılmalarıdır. Öfkeli davranışların ve hakarete varan sözlerin insanlara bir yararı olmasa gerek. Ayrıca böyle davranışlar için sonucu hiçte iyi olmayan yasaklamalar var; 

 “21 “Atalarımıza, ‘Adam öldürmeyeceksin. Öldüren yargılanacak’ dendiğini duydunuz. 

22 Ama ben size diyorum ki, kardeşine öfkelenen herkes yargılanacaktır. Kim kardeşine aşağılayıcı bir söz söylerse, Yüksek Kurul’da yargılanacaktır. Kim kardeşine ahmak derse, cehennem ateşini hak edecektir. »(Matta-5) 

 

Bir de zavallı incir ağacının başına gelenlere bir bakalım. Hem de İncir mevsimi olmadığı bilindiği halde, ona yapılanlara bakın; 

 

12 Ertesi gün Beytanya’dan çıktıklarında İsa acıkmıştı. 

13 Uzakta, yapraklanmış bir incir ağacı görünce belki incir bulurum diye yaklaştı. Ağacın yanına vardığında yapraktan başka bir şey bulamadı. Çünkü incir mevsimi değildi. 

14 İsa ağaca, “Artık sonsuza dek senden kimse meyve yiyemesin!” dedi. Öğrencileri de bunu duydular. 

20 Sabah erkenden incir ağacının yanından geçerlerken, ağacın kökten kurumuş olduğunu gördüler. 

21 Olayı hatırlayan Petrus, “Rabbî, bak! Lanetlediğin incir ağacı kurumuş!” dedi. 

22 İsa onlara şöyle karşılık verdi: “Tanrı’ya iman edin.”(Markos-11) 

 

İncir mevsimi olmadığı halde zavallı incir ağacının başına gelenleri gördünüz. Şimdide sıra hayvanlarda. Bu kez de domuzların nasıl ölümüne sebep olduğunu görelim; 

 28 İsa gölün karşı yakasında Gadaralılar’ın memleketine vardı. Orada O’nu mezarlık mağaralardan çıkan iki cinli karşıladı. Bunlar öyle tehlikeliydi ki, kimse o yoldan geçemiyordu. 

29 İsa’ya, “Ey Tanrı’nın Oğlu, bizden ne istiyorsun?” diye bağırdılar. “Buraya, vaktinden önce bize işkence etmek için mi geldin?” 

30 Onlardan uzakta otlayan büyük bir domuz sürüsü vardı. 

31 Cinler İsa’ya, “Bizi kovacaksan, şu domuz sürüsüne gönder” diye yalvardılar. 

32 İsa onlara, “Gidin!” dedi. Cinler de adamlardan çıkıp domuzların içine girdiler. O anda bütün sürü dik yamaçtan aşağı koşuşarak göle atlayıp boğuldu.”(Matta-8) 

 

Bağımsız Protestan Kiliseleri basın danışmanı ve yazar İsa Karataş, ‘Gerçekleri Saptıranlar’ isimli eserinde (sayfa-72-78) İncillerde bütün bu anlatılanları görmezden gelip Hz. İsa’nın hatasız olduğunu, diğer peygamberlerin hatalı (günahlı) olduğunu ispatlamaya çalışarak Hz. Muhammed hakkında Kuran’daki şu ayetleri delil göstermektedir ; 

 

1-3 Peygamber (Muhammed) hoşlanmadı ve yüzünü asıp çevirdi . Yanına bir kör geldi diye. Ey Muhammed ! Ne bilirsin ki, belki o kör (senden sormakla cehalet kirinden ) arınacaktı“(Kur’an-Abese-80) 

 

Şimdi yukarıda Hz. İsa için anlatılanlar ‘düşmanları, ağaçlar ve de hayvanlar içindi, bunlar masumane şeyler’ diye değerlendirenler varsa, böyle değerlendirenler için daha söyleyeceklerimiz bitmedi ; 

 

“ 21 İsa oradan ayrılıp Sur ve Sayda bölgesine geçti. 

22 O yöreden Kenanlı bir kadın İsa’ya gelip, “Ya Rab, ey Davut Oğlu, halime acı! Kızım cine tutuldu, çok kötü durumda” diye feryat etti. 

23 İsa kadına hiçbir karşılık vermedi. Öğrencileri yaklaşıp, “Sal şunu, gitsin!” diye rica ettiler. “Arkamızdan bağırıp duruyor.” 

24 İsa, “Ben yalnız İsrail halkının kaybolmuş koyunlarına gönderildim” diye yanıtladı. 

25 Kadın ise yaklaşıp, “Ya Rab, bana yardım et!” diyerek O’nun önünde yere kapandı 

26 İsa ona, “Çocukların ekmeğini alıp köpeklere atmak doğru değildir” dedi”.(Matta-15) 

Kenanlı kadın oldu köpek. Bu ara yeri gelmişken “Kitab-ı Mukaddes ve Kuran-ı kerim hakkında 100 Soru” kitabının yazarı Daniel Wickwire de, bu ayeti hatırlatmadan geçemiyeceğim. Çünkü “Tanrı insanlar arasında ayırım yapar mı?” diyerek iki kitabı kıyaslarken, bu İncil ifadesini herhalde göremedi ki kitabına almamış.16 Bizden hatırlatması. Herhalde bu Kur’an’da ki olaya denktir. Yukarıda ki örnek için de dost ve yakın biri için olmadığından, bu da yetmedi diyenler için bir tane örnek daha ; 

 

“21  Bundan sonra İsa, kendisinin Yeruşalim’e gitmesi, ileri gelenler, başkâhinler ve din bilginlerinin elinden çok acı çekmesi, öldürülmesi ve üçüncü gün dirilmesi gerektiğini öğrencilerine anlatmaya başladı. 

22  Bunun üzerine Petrus O’nu bir kenara çekip azarlamaya başladı. “Tanrı korusun, ya Rab! Senin başına asla böyle bir şey gelmeyecek!” dedi. 

23  Ama İsa Petrus’a dönüp, “Çekil önümden, Şeytan!” dedi, “Bana engel oluyorsun. Düşüncelerin Tanrı’ya değil, insana özgüdür.”(Matta-16) 

 

 Bu da yetmedi ve daha yakından örnek isteyenler için son bir daha; 

 

1 Üçüncü gün Galilenin Kana şehrinde düğün oldu;İsa’nın anası da orada idi; 

2 İsa ile şakirtleride  düğüne çağırıldı. 

3 Ve şarap eksilince, İsa’nın anası ona dedi: şarapları yok. 

4 İsa ona dedi: Kadın, benden sana ne? Saatim daha gelmedi.(Kitabı Mukaddes Yay. İncili-Yuhanna-2) 

 

Şimdi hatasız olduğu iddiasında bulunulan bir kişinin annesi için söylediği bu söz bayağı ağır değil mi? Bu konuda başka bir yayınevinin daha değişik bir tercümesi var. Ne yazmış birde ona bakalım. Olur ya, işine gelen tercümeyi kullandığımızı söyleyenler çıkabilir; 

 

1Üçüncü gün Celile’nin Kana Köyü’nde bir düğün vardı. İsa’nın annesi de oradaydı. 

2 İsa’yla öğrencileri de düğüne çağrılmışlardı. 

3 Şarap tükenince annesi İsa’ya, “Şarapları kalmadı” dedi. 

4 İsa, “Anne, benden ne istiyorsun? Benim saatim daha gelmedi” dedi. 

5 Annesi hizmet edenlere, “Size ne derse onu yapın” dedi.“(Yeni yaşam Yay. İncili-Yuhanna-2) 

 

Hangisi doğrudur derseniz? Yunanca anlayamayacağımız için, cümlenin İngilizce aslına bir bakalım;17 

 

“4  Jesus said to her, ‘Woman, what does your concern have to do with me ?” (Yuhanna-2) 

 

Buradaki İngilizce woman kelimesinin, annem olarak nasıl tercüme edildiğini merak ediyoruz doğrusu. Hem de ayni eserde dip not olarak, Grekçe aslının da kadın olduğu belirtildiği halde. Şimdi Sayın İ. Karataş İncillerde bu yazılanları bilmiyor mu diye düşünmeden edemiyoruz doğrusu? Merak ediyoruz gerçeği saptıranlar kimler? Kuran’nın dediği gibi kitabın bir kısmını görüp diğer kısmını görmezden gelmek bu olsa gerek. Günümüzde bile hiçbir titizlik gösterilmeden böyle yapılırsa, geçmiş asırlarda benzer şekilde kilise babalarının, kendi teolojik görüşleri için yaptıkları değişik iddialarını haklı çıkarmaz mı? Bir metni, değişik bir dile, bazen tam anlamıyla çevirmenin zor olduğu bir gerçek. Bazı kapalı ifadelerde de tercüme edene göre değişen yorumlar (böyle durumlar Kuran’nın tercümelerinde de görülür) olabilir. Ama bu kadar anlamı açık bir durumda yapılanı anlamak zor.Tabi bütün bu bariz hataları, Hz. İsa gibi yüce bir kişinin yapabileceğini hiç düşünmüyoruz. Baştan beri söylediğimiz gibi Hz. İsa hakkında, İncillerle kesin bir karara varmak çok güç.

3,516 toplam okundu, 0 bugün okundu, 14.05.2024 son okundu