II.02.TEVRAT‘I KİM YAZDI?
II.02.00.TEVRAT‘I KİM YAZDI? Ağustos 9th, 2007Tevrat, Yahudiler gibi Hıristiyanların da İncile beraber kutsal kitap olarak kabul ettikleri için kısaca ondan bahsetmemiz gerekir.Tevrat; Hz. Musa’ya gelen vahiylerin ve diğer Yahudi Peygamberlerinin kitaplarının toplandığı, Eski Ahit’in ilk beş kitabına verilen isimdir.Arapça bir kelime olan Tevrat’ın, İbranice en yaygın karşılığı Torah’tır.Eski Ahit kavramı ise, daha çok Hıristiyan inancında, Yahudilerin Kutsal Kitabının tümü için kullanılır.Tevrat dediğimizde ülkemizde de, Kanondaki bütün Yahudi din kitaplarının hepsine verilen isimdir.İbranice’de kanondaki kitapların hepsi için verilen isim TANAKH’ tır.Hıristiyanların kullandığı Yunanca Tevrat tercümesinin ismi Septuagint (yalnızca ilk beş kitabın ismi Penteteuch), Latincesinin ismi Vulgate’dir.Tevrat (Eski Ahit), Hz. Musa’ya ait olduğuna inanılan ilk beş kitapla beraber, diğer Yahudi Peygamberlerine ait bir çok kitaptan oluşur. Bugün Yahudilerin Kanon (resmi kabul olunan) olarak kullandığı Kutsal Kitabı olan Tevrat (Tanakh-Eski Ahid), 3 ana bölüm ve toplam 39 kitaptan oluşmuştur.Bu bölümler.24
Tevrat (torah):Yaratılış (Tekvin), Mısırdan çıkış (çıkış), Levililer, Çölde Sayım (Sayılar), Yasanın Tekrarı (Tensiye) olmak üzere toplam 5 kitaptan oluşur. Peygamberler (Nevi’im): Yeşu, Hakimler, I. Samuel, II. Samuel, I.Krallar, ll.Krallar, Yeşaya (İşaya), Yeremya, Hezekiel. On iki Peygamber (Şnayim Asar):Hoşea, Yoel, Amos, Ovadya, Yunus, Mikha, Nahum, Habakkuk, Tsefenya, Haggay, Zekarya, Malaki. Kitaplar (ketuvim):Mezmurlar,Süleyman’ın Meselleri, Eyup, Neşideler Neşidesi, Ruth, Yeremyanın Mersiyeleri, Vaiz, Ester, Daniel, Ezra,Nehemya,I. Tarihler, II.Tarihler.
Yahudiler Tevrat’ın ilk beş kitabının Hz. Musa’ya Tanrı tarafından verildiğine ve hiç bir değişikliğe uğramadığına inanırlar. Eski Ahit’i oluşturan kitaplar,MÖ.1400 ile 400 yılları arasında, uzun zaman dilimi içinde yazılmış birçok peygamberin kitabını içermektedir.Sürgün yıllarında kaybolan Tevrat’a Babil sürgünü dönüşünden sonra Ezra başkanlığında bir heyet tarafından MÖ: 450 yıllarında tekrar derlenmiş olup MÖ: 150 Makkabiler dönemine kadar ilaveler olmasına rağmen MS: Yamniya konsilinde bazı bölümler çıkarılarak son şeklini almıştır. İlk beş kitap, Toplam 187 bölümden oluşmaktadır. Bunlar için verilen toplam kelime ve harf sayılarında, çok farklılık görülmektedir..Bazı kaynaklarda 5851 (Kut. KİT. Değiş.-15), bazılarında 4888 (Kidduşin’de) ile 5845 kelime ve harf sayısı ise 300.000 ile 400.000 arası değişmektedir.Bu kadar farklılıklar, özellikle MS. 2. yüzyıla kadar elde standart bir metin olmaması ve daha sonraları da çeşitli yazım hatalarından kaynaklanmaktadır.Hatta ikinci dünya savaşından sonra yazılan Tevratlar üzerinde İsrail de yapılan incelemelerde bile bunların % 84’ünün hatalı olduğu tespit edilmiştir.25 Şu anda Yahudi ve Hıristiyanların kullandığı Tevrat metinlerinin, tarih içinde son şeklini alması uzun zaman almıştır.Hz.Musa Tanrı’dan vahyedilen on emiri iki taş levhaya ve Tevrat’ıda bir kitap olarak yazarak (orijinal nüsha), Ahit Sandığı denilen sandığın içine korunması için koyar. Bu sandık İsrail Oğulları tarafından kutsal emanet olarak korunur.Hz. Musa’nın vefatından sonra, Hz.Yeşu kendilerine önderlik etmiştir.Hz. Yeşu’dan sonra, İsrail Oğulları yoldan çıkmış ve Tanrı’yı unutarak putlara tapmaya başlamışlar ve başka kavimlerin esaretine altına girmişlerdir.Bu ara Ahit Sandığı ve Tevrat tamamen unutulmuştur. Peygamber Hz. Davut zamanına kadar bu böyle devam etmiştir.Hz. Davut kral olup Kudüs’ü alınca, Ahit Sandığını da bulup buraya getirmiştir.Hz. Davut’tan sonra yerine geçen Oğlu Hz. Süleyman, Kudüs’te meşhur mabedi yaptırmış ve Ahit Sandığını mabede koymuştur.Burada ilk defa Ahit Sandığı açıldığında, içinde iki taş levhadan başka bir şeyin olmadığı görülür(I.krallar 8:9).Hz. Süleyman dan sonra Krallık kuzeyde on kabilenin oluşturduğu İSRAİL, güneyde Yahuda ve Bünyamin kabilelerinin oluşturduğu YAHUDA olarak ikiye ayrılıyor ve iki devlette Tanrı’yı unutup yine putperest oluyor.Bu dönemlerde Hz.Musa’nın dini iyice yasaklanıp unutturulmuş ve Tevrat’ta ortadan kaldırılmıştır.Bu durum MÖ.920 Hz. Süleyman’ın ölümünden,MÖ. 640 yılında kral olan Yoşiya dönemine kadar devam etmiştir.Putperestliği terk eden Yoşiya zamanında Tevrat tekrar bulunur.Bu Yahudi devletinden önce kuzeydeki İsrail, Asurluların İstilasına uğrayıp, topraklarından sürgün ediliyorlar.Daha sonra güneydeki Yahuda devleti, Babil Kralı Hebukednazzar tarafından MÖ. 587’de yağmalanıp, Yahudiler Babil’e köle olarak sürülüyor.Bu ara mabette yıkılıyor ve Ahid Sandığı ve içindeki taş levhalar ile Tevrat saklandığı yerde bir daha bulunmamak üzere kayboluyor. Günümüze kadar aranan bu sandık hala bulunamamış ve Mescidi Aksa Camisinin altındaki mabet kalıntıları içinde hala aranmaktadır. Bu durum MÖ.538 yılına kadar böyle devam etmiş ve Yahudilerin Tevrat’la ilişiği tekrar kesilmiş olur.MÖ. 538 yılında Pers Kralı Cyrus, Babilliler’i yenerek Yahudilerin de esaretini kaldırıp Kudüs’e tekrar dönmelerine ve mabedi inşa etmelerine izin vermiştir.Böylece Yahudi tarihinde ikinci mabet olarak anılan dönem başlar.Bu dönemde bütün aramalara rağmen Ahit Sandığı ve Tevrat bulunamamıştır. Kayıp Tevrat’ı yeniden oluşturmak için Ezra başkanlığında bir meclis kurulup Eski Ahit’i, kuzeydeki Yahudi devleti kalıntıları olan Samiriler diye isimlendirdikleri halklara inat, kare karakterli Asuri yazısıyla yazmıştır.Yazmışlardır ama bakın Kuran ne diyor;
Okunma Sayısı: 2245
Şu an Okuyan Sayısı: 1
Bugün Okuyan Sayısı: 1
Ekim 31st, 2007 at 14:30
Ve RABBİN sözüne göre, RABBİN kulu Musa orada, Moab diyarında öldü. Ve Moab diyarında Beyt-peor karşısındaki derede onu gömdü; fakat bugüne kadar kimse onun kabrini bilmez. Ve Musa öldüğü zaman yüz yirmi yaşında idi; gözü zayıflamadı, ve kuvveti eksilmedi. Ve İsrail oğulları, Moab ovasında, otuz gün Musaya ağladılaı; ve Musa için yas günleri tamam oldu. Ve Nun oğlu Yeşu hikmet ruhu ile dolu idi; çünkü Musa ellerini onun üzerine koymuştu; ve İsrail oğulları onu dinliyorlardı, ve RABBİN Musaya emretmiş olduğu gibi yapıyorlardı. Ve RABBİN Mısır diyarında, Firavuna, ve bütün kullarına, ve bütün memleketine yapmak için Musayı gönderdiği alâmetler ve hârikalarda, ve bütün İsrailin gözü önünde Musanın gösterdiği bütün kuvvetli elde, ve bütün dehşette, Musa gibi RABBİN yüz yüze bildiği bir peygamber daha İsrailde çıkmadı.
(Tesniye 34:5-12)
Mesih İnanlıları Musa’nın Tora denilen Kutsal Kitap’ın ilk beş kitabını yazdığını söylerler. Ama Tora’nın son kitabının son bölümünde Musa’nın kendi ölümü ve gömülüşü kayıtlıdır. Musa kendi ölümü ve gömülüşünü nasıl kaydedebilirdi?
Geçenlerde ünlü bir teoloji profesörü uzman olduğu bir konuda yazdığı büyük kitabını tamamladı. Ancak kitap basılmadan önce profesör öldü. Günümüzde yayın dünyasında böyle bir şey olduğunda, yazarı iyi tanıyan birinden yazar hakkında biyografik bir not yazmasını istemek gelenekseldir. Bu biyografi kitabın son bölümü olarak kitaba eklenir ve genellikle imzasızdır. Profesörün ölümüyle ilgili bölümü başka biri yazdığı için, bu profesörün kitabın geri kalan kısmını yazmadığı anlamına mı gelir? Böyle bir şeyi önermek bile mantıksızdır. Aynı şey Tesniye kısmı için de geçerlidir. Tesniye’nin son bölümünde Musa’nın ölümünün anlatılması kitabın Musa tarafından yazılmadığı anlamına gelmez. Musa’nın sözleri kayıtlıdır (Tesniye 1:1; 5:1; 27:1, 11, v.b.). Musa’nın “bu yasanın” yazarı olduğu da söylenir (31:9, 24). Tanrı’nın bu önemli hizmetkârının ölümünün yazılarının sonuna eklenmesi doğal bir şeydir ve kitabı yazanın o olduğu gerçeğini değiştirmez.
Ekim 31st, 2007 at 16:49
Sevgili Jesus;
Sitemize gösterdiği ilgiye teşekkürler. Hz.Musa hangi yıllarda yaşamış, Tevrat hangi yıllarda kaç kere yazılmış sanırım bilmektesin. M.Ö.170 YILINDA Yunanca’ya çevrilen Tevrat (Septuagint) 45 kitaptı. M.S. 90 yılında ise tekrar düzenlenip 39 kitaba indirilmedi mi? Geri kalan için 6 kitap Tanrıdan değildir diye atılmadı mı?Katolik ve ortodokslar eski 45 kitabı, Yahudiler ve protestanlar ise yeni 39 kitabı Tevrat olarak kabul etmiyorlar mı?AYRICA BU DEĞİŞİKLİĞİ NASIL İZAH EDERSİNİZ CEVAP BEKLİYORUM.Kitabımızda belirttiğimiz gibi eski çağlarda 4 farklı kaynak varmış.Yani ilk beş kitab 4 incil gibi faklı 4 kitaptabın birleştirilmesiyle oluşturulmuş.İşte Tevratta Tanrı’ın adı bazen yahve bazen Elohım olmasının sebebide bu farklı kaynaklardır.Ayrıca bugün farklı olarak, kuzeydeki on kabileye ait İSRAİL DEVLETİ’nin daha orjinal metin olan SAMİRİ TEVRAT’ı halen mevcut.Bu kitaba bakıp Hz.Musa NEREDE ÖLDÜ, NEREYE GÖMÜLDÜ kutsal şehir KUDÜS MÜ, ŞEKEM Mİ kutsal mabet SÜLEYMAN TAPINAĞI MI, GERZİM DAĞI MI? Siz karar verin.Hz. Musa’ya Tanrı tarafından yazıldığı iddia edilen ilk beş kitap (TORA),187 bölüm ve 264 sahife olan M.Ö.1400-400 yılları arasında değişik versiyonlarda yazılmış 4 farklı kaynaktan derlenmiştir (tabi Hz. Musa’ya gelen vahiylerle beraber).Bu gerçeği Vatikan’da ki papalığında onayladığını ve bunların detaylarını kitabımızda belirttik.NE İBRETLİK BİR DURUM Kİ; Kuran’da da Hz Musa’ya Tevrat’ın verildiği şeklinde hiç bir ayet yoktur.Kuran’da Tevrat yalnızca Yahudilerin (Yahudi peygamberlerine ait) kutsal kitabı olarak gecer.Yine Kuran’da Hz. Musa’ya on değil 9 emir (ayet) verildiği (İsra-101) gecer.Bu da kuran’da ayrı bir ibretlik açıklamadır.Bunu da merak eden çözsün.Burada ayrı bir sır var. Ayrıca yorumunuzda Tora’nın son kısmında ki ilaveler için anlattığınız gibi bile olsa, kutsal kitaba Hz. Musa’nın dışında birileri tarafından yapılan ilaveler nasıl tanrı sözü olur.Önce bunların doğrularını öğremeye çalışalım.Kutsal kitapta “bilginlerin yalancı kalemi Tevrat’ı yalana çevirmiş (Yeremya 8:8)” diye ikazıda görmezden gelmeyelim.Hiç kimse Tevrat’ta “Tanrı sözleri değişmez (Yas.Tekrarı4:2,Markos13:31,Vahiy 22:18-19)” ikazlarının arkasına sığınmasın.Artık Vatikan’da ki papalık dahi doğru olmayan hükümsüz şeylerin Tevrat’ta yer aldığını itiraf ettiğini sitemizin “Tevrat’ın yazılması” bölümünde verdik.RABBİM BİZLERE KENDİ GERÇEĞİNİ ANLAMAMIZA YARDIMCI OLSUN.
Aralık 7th, 2008 at 17:26
tevratın değişti iddiası müslümanlarda ne kadar yaygın olsada sadece bir yalan ve iftiradır
bu yalan ve iftiranın sebebi ise islam dinini korumaktır ve kendi dini karsısında bilgisiz olan yahudileri islam dünyasına çekmektir yani islam dünyasının bir misyonarlik hakereketdir
sadece çamuru atarlar izi kalır hepsi bu
Aralık 7th, 2008 at 19:19
HİÇ BİR DELİL ORTAYA KOYMADAN KİTABIMIZI YALANCILIK VE İFTİRACILIKLA SUÇLAMANIZ NE DERECE İNANDIRICIDIR BİLEMEM.YUKARIDAKİ YORUMUMDA JESUS’A CEVAP VERİRKEN VE SİTEMDEKİ BİR ÇOK YAZIDA ÇOK AYRINTILI DELİLLER SUNDUM. EĞER BUNLAR YALANSA BUYURUN TUTARSIZLIĞINI İSPAT EDİN BİZDE BU İDDİALARIMIZDAN VAZGEÇİP BU YAZILARI ÖZÜR DİLEYEREK SİTEDEN KALDIRALIM.MAKSADIMIZ HİÇ BİR DİNİ DEĞERE İFTİRA ETMEK DEĞİL.YANLIZCA DOĞRU İNANCI ARAYANLARA DELİLLER SUNMAKTIR. DİLEYEN KABUL EDER DİLEYEN EĞER BİR DELİLE DAYANIYORSA BİZE YANILDIĞIMIZ YERLERİ GÖSTERİR VE BİZDE EĞER BİR DELİLE DAYANIYORSA SEVE SEVE ÖZÜR DİLER İDDİALARIMIZDAN VAZGEÇERİRİZ.
RABBİM BİZLERE DOĞRU OLANI ANLAMAMIZA YARDIMCI OLSUN.
Aralık 8th, 2008 at 11:11
yanılgınız kendi dininizin gerçeklkerini aratırmadan baska inancları kötülemeniz
islam hiç kimsenin dinine hakeret edilmez der ama sürekli kendinden önceki dinlere saldırır
islamda dedikleriniz istismarı va
Aralık 8th, 2008 at 14:26
ANLAŞILAN SİZ BURADAKİ KANITLARIN HİÇBİRİNİ OKUMAMADAN YAZIYORSUNUZ. BURADA HİÇ BİR DİNE HAKARET YOK. İYİCE BİR OKUYUN SONRA BİR YANLIŞLIK VARSA DELİLLERİYLE YAZIN.BİZ YALNIZCA GERÇEĞİ ARAYANLARA YARDIMCI OLMAK İSTEDİK.
RABBİM BİZLERE DOĞRU OLANI ANLAMAMIZA YARDIMCI OLSUN
Ocak 29th, 2009 at 01:30
Tevratın bazı yerlerini okudum ve bana çok uzak geldi.Çok çelişki var.Beni en çok üzen bazı peygamberlerin ahlaksız olarak gösterilmesi.
Nisan 17th, 2009 at 02:41
Peki öyle ise Kuran da Tevratdan ayetler içermiyor mu? İçerdiği ayetler değişmeyen ayetler mi? Bence burada Tevrat ve Kuran Karşılaştırılmalı ve ona göre bir sonuca varılmalı. Kuran kendisinin Tevratı doğrulayıcı olduğunu söylüyor. Bu nedemek? Tevrata inanın demek değil de ne? Onca Peygamber tarıfından okunmuş ve üstelik İsa da Tevrat eğitimi almışken yani İsaya kadar henüz bi değişiklik Yok. Peki sonra koskaca kitap değişmiş mi? Onca yahudi okurken nasıl değişmiş anlamadım.
Ağustos 31st, 2009 at 10:48
Tevrata inanın demek tevratın aslına inanın demektir tahrif olmuş tevrata değil.
Eylül 4th, 2009 at 13:27
uğur demiş ki:
Ağustos 31st, 2009 at 10:48
Tevrata inanın demek tevratın aslına inanın demektir tahrif olmuş tevrata değil.
Sayın uğur kardeşim.
Tesadüf eseri sitelerde dolaşırken yazınızı gördüm.Okudum.Anladım ki;”Tevrat değiştirilmiş,bugün elde bulunan Tevrat asıl Tevrat değil diyorsunuz.”Bu duruma göre:
1-Ben böyle bir ifade de bulunabilmek için önce delil arardım.DELİLİNİZ NEDİR?
2-Elimde Tevrat ın aslı olmadan;aslı ile değiştirilmiş halini yanyana koyup,”inanmıyorsan gel,bak değiştirilmiş” diyemeden,Tevrat ın tahrif edildiğini ileri süremezdim.BU KONUDA KAYNAĞINIZ NEDİR?
3-Hiç bir şey bana “Bilgi sahibi olmadan,Araştırmadan,Sağlam kaynaklara dayanmadan.” böyle bir iddiada bulunmaya cesaret ettiremez.BU CESARETİ NEREDEN BULDUNUZ?
Anlatacağınız şeylerle beni bilgilendireceğiniz için teşekkür ederim.
Hürmetlerimle.
semuyaa
Eylül 4th, 2009 at 16:52
semuyaa. eğer delil istiyorsan tevrat ile sahte tevratı karşılaştırmaya gerek yok. çelişkili olması ve saçma şeyler yazılı olması tevratın değiştirildiği anlamına gelir. tevratta küfür ve sapık şeyler var. allah aşkına böyle bir kitaptan nasıl olur da değiştirilmediğinden şüphelenmem. aklın alıyor mu senin
Eylül 4th, 2009 at 17:06
tevrat tahrif edilmiş. bu musaya verilen tevrat değildir.din ile hiç alakası olmayan şeylerden bahsedip duruyor. kanıt olarak bu yetmez mi? daha tevratın ilk bölümünde bile çelişki var. sen bile çelişkili konuşuyorsun. eski ahidde tek tanrı inancı hakim iken, yeni ahidde üç tanrı inancı hakim ve böyle saçma şeylerin insan tarafından uydurulduğu belllidir. şeytan sürekli iş başında, siz şeytanı dost edinmişsiniz. ey yahudi ve hristiyanlar sizn inandığınız şeyler benim asla inanmayacağım şeylerdir. kendinizi saptırmışsınız bari başkalrını saptırmayın. kurandan başka hiçbir söze inanmam
Eylül 4th, 2009 at 20:19
Semuyaa;
sitedeki yukarıdaki metni ve diğer tevrat hakkındaki iki metni hiç okumadın galiba.Senin için pek çok kanıt var.Bu kadar çelişkiyi Tanrı vahyi olamaz. Olsa olsa insan elinden çıkmış ilavelerdir.Bu sitedeki Tevrat hakkında yazılanlar yetmezse bu siteden http://www.armagedonsavasi.com sitesine geç ve “16. Tevrat’taki Yeşaya, Yeremya, Hezekiel ve Yeremya kehanetleri” gerçeğini okumanı tavsiye ederim
Eylül 4th, 2009 at 20:20
aslan kardeşim.
Cevabınız için teşekkür ederim.
Kimseye;ona inan,buna inan diye bir telkinde bulunmadım.Sadece somut delillere inanacağımı anlatmak istemiştim.
Hayli konuyu ortaya seren geniş bir düşünceniz var.Bu durumda tüm fikirleriniz soyut kaideye dayanıyor galiba.Böylece fikirleşemiyeceğimizi düşünüyorum.
Hoşçakalınız.
Saygılarımla.
semuyaa
Eylül 4th, 2009 at 20:59
sizin gibilere hayranım doğrusu hem yazılanları okumadan “delil gösterin” dersiniz, “buyur deliller bu yazılarda okuyup bir yanlış varsa belirtin” denildiğinde ise hemen hadi size hoşçakalın der kaçarsınız.
Kasım 7th, 2009 at 01:37
s.a. sayın ilhan akkurt hocam
yukarıdaki yazınızda kuranda 10emirden değil de 9 emirden bahsettiğinizi yazmışsınız ve ayrı bi ibreti olduunu söylemişsiniz.eğer mümkünse bu konudaki düşüncelerinizi öğrenebilirmiyim.çünkü şu anda 10 emir hakknda bi makale yazmaya çalışıyorum ve evet kuranda hz musaya verilen emirlerden bahsediliyor ama sizin gösterdiğiniz ayet ,eğer yanılmıyorsam, tevratta bahsi geçen on emir değil;
Andolsun biz, Musa`ya açık açık dokuz âyet verdik. Haydi İsrailoğullarına sor. Musa onlara geldiğinde Firavun ona, “Ey Musa! dedi, senin büyülenmiş olduğunu sanıyorum!” (101) (Musa Firavun`a:) “Pek âlâ biliyorsun ki, dedi, bunları, birer ibret olmak üzere, ancak, göklerin ve yerin Rabbi indirdi. Ey Firavun! Ben de senin hakikaten mahvolduğunu sanıyorum!” (102) burda hz musaya verilen 9ayetten sonra hz musanın firavunla olan konuşması geçiyor.oysa 10 emir hz musaya mısırdan cıktıktan sonra veriliyor.(sina dağında yada horeb dağında) eğer yanlış düşünmüyorsam bu ayette bahsi geçen 9 ayet hz musaya firavunu ikna etmek için verilen mucizeler.çünkü arapçada ayet kelimesi aynı zamanda işaret manasına da geliyor.ayriyetten kynaklarda bakara suresi 83 84. ayetlerde bahsi geçen emirlerin hz mmusaya sina dağında verilen emirler olduğu geçiyor..yanlış düşünüyorsam ya da yanlış bilgi varsa lütfen düzeltin ayrıca 10emirle alakalı görüşlerinizi de merakla bekliyorum…
saygılar…
Kasım 7th, 2009 at 13:48
Samiri tevrat’ında 10 emir, 9 emir olarak gecer ve bu tevrat’ın daha gerçek olduğu ileri sürülür.Bir an İsra-101 arkadan gelen ayetlerden bağımsız olarak düşünülürse gibi değerlendirenler için açık bir kapı olsun dedim.
yalnız konu sizin uyardığınız şekilde değerlendirilmesi daha doğrudur.Yani isra-101′de bahsedilen “ayet” delil-mucize anlamındadır.Zaten başka bir yerde bu konu daha açık belirtiliyor. Hz. Musa’ya inen 9-10 ayet şeklindeki “EMİR ” anlamında değildir.
On emir bütün ilahi dinlerin anayasasıdır.Bunlar (miraç olayıyla bağlantılı olarak) bir kaç fazlasıyla, İsra suresinde tek tek sayılmaktadır.
Haziran 27th, 2010 at 17:38
Kabul Edilmiş Kanon
Ellerimizdeki kanıtlar bizlere, İbrani Kanonu’nun M.Ö. 4. yüzyıl kadar eski olmasa da, kesinlikle M.Ö. 2. yüzyıl ile M.S. 1. yüzyıl arasında çok sağlam bir şekilde oluşmuş ve yayılmış olduğunu ispatlamaktadır. Bu sonuca ulaşılmasındaki temel sebep; M.Ö. 4. yüzyıldan sonra gün be gün ilerleyen, Yahudilerin kendi aralarındaki “Tanrı’nın Sesi bizlere direkt olarak konuşmayı bıraktı” düşüncesidir. (Ewert, ATMT, 69)
Başka bir şekilde ifade etmek gerekirse, peygamberlik sözleri kesilmişti. Tanrı’dan hiçbir söz gelmemesi demek, yeni bir Tanrı’nın Sözü’nün yokluğu demekti. Peygamberler olmadan da, ruhsal bir ifşadan söz etmek mümkün değildi.
Antlaşmalar arası dönemden bahsetmek gerektiğinde (Eski Antlaşma ile Yeni Antlaşma olayları arasındaki yaklaşık olarak dört yüz yıllık bir dönem), Ewert şunları söylemiştir: “1. Maccabees 14:41’de, ‘güvenilir bir peygamber gelene kadar’ lider ve rahip olarak Simon’un atandığını görmekteyiz. Bu bölümde, ‘peygamberlerin ortaya çıkmasındaki durgunluktan’ dolayı, İsrail’de yaşanan hüznü okumaktayız. 2 Baruch (85:3)’da, yazar ‘peygamberler uykuya mı daldı?’ diye yakınmaktadır. Peygamberlik döneminden sonra yazılmış olan bu kitaplar için, Kutsal Yazılar’ın sahip olduğu hükümden çok uzak oldukları düşünülmüştür. (Ewert, ATMT, 69-70)
Kanon’a en son dahil edilmiş olan kitaplar, Malaki (M.Ö. 450 ilâ 430 yılları civarında yazılmıştır) ve Tarihler’dir (M.Ö. 400 senesinden önce yazılmıştır). (Walvoord, BKCOT, 5 1573) Bu kitaplar, M.Ö. 250 ilâ 150 yılları arasında kaleme alınmış Septuagint (LXX) isimli İbrani Kanonu’nun, Yunancaya çevrilmiş tercümesindeki diğer İbrani kitapları ile beraber Kanon’da yer almışlardır. (Geisler, GIB, 24; daha fazla bilgi için Ewert, ATMT, 104-108 ve Wurthwein, TOT, 49-53’e bakınız)
F. F. Bruce’un da onayladığı gibi: “Eski Antlaşma kitaplarının sayısı, geleneksel olarak yirmi dört olarak kabul edilmiştir, genel bölümleme sayısı ise üçtür.” (Bruce, CS, 29) Bu genel bölümleme; Yasa, Peygamberler ve Yazılar biçimindedir. Aşağıdaki tablo, günümüz Yahudilerinin kullandığı Eski Antlaşma’daki İbrani Kanonu’nu vermektedir. (Daha fazla araştırma için Massoretic metne göre The Holy Scriptures’ı ve Rudolph Kittel, Paul Kahle’nin Biblia Hebraica’yı inceleyin.)
Hristiyan Kilisesi aynı Eski Antlaşma Kanonu’nu kullanmakta olmasına rağmen; Samuel, Tarihler ve Krallar kitaplarını ikiye bölüp, Ezra ve Nehemya kitaplarını birbirinden ayırdığı ve Yahudilerin, kısa yazılar yazmış peygamberleri “Onikiler” adı altında toplamasının aksine, bu kitapların hepsini ayrı birer kitap olarak kabul ettiği için toplam Kanon Kitapları’nın adedi daha fazladır. Kilise, aynı zamanda kitapların sırasını da değiştirmiş, resmi sıralama yerine konulara göre sıralamayı benimsemiştir.