Hz. İsa’nın çarmıhta ölümü ve 3 gün sonra tekrar dirilmesi dünyada, özellikle İslami-Hıristiyan diyologlarında  en çok tartışılan konudur. Hz. İsa’nın çarmıhta ölümü ve dirilmesi hakkında ki bilgiler İncil kaynaklıdır. Acaba çarmıh olayı gerçekten oldu mu ve Hz. İsa çarmıhta mı öldürüldü? Bundan 2000 küsur sene önce ki bir olay hakkında bu gün aksine  fikir yürütmek şu an elde ki delilere göre kolay değil. Aslında ilk dönem bazı Hıristiyan gurupları da İsa’nın çarmıhta ölümünün gerçek olmadığını iddia etmelerine rağmen, asıl tartışmayı alevlendiren Kur’an’da ki bir suredir.

157 Ve: “Biz, Allah’ın Resulü Meryem oğlu Mesih İsa’yı gerçekten öldürdük” demeleri nedeniyle de (onlara böyle bir ceza verdik.) OYSA ONU ÖLDÜRMEDİLER VE ONU ASMADILAR. Ama onlara (onun) benzeri gösterildi. Gerçekten onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, kesin bir şüphe içindedirler. Onların bir zanna uymaktan başka buna ilişkin hiç bir bilgileri yoktur. ONU KESİN OLARAK ÖLDÜRMEDİLER.” (Nisa Suresi)

Yukarıda ki ayette Hz. İsa’nın çarmıha gerilmediği, bu konuda yanıldıkları, bu konuda anlaşmazlığa düştükleri, yani fikir birliği içinde olmadıkları,, deyim yerinde ise kulaktan duyma bilgilerle kesin şüphe içindedirler. Burada dikkat edilirse Kur’an’ da Allah, Hz. İsa’nın çarmıh konusunda, Hıristiyanların aralarında bir anlaşmazlık olduğunu ve birilerinin, yani hz. İsa çarmıhta öldürüldü diyenlerin yanıldığını iddia etmektedir. Hz. İsa’nın çarmıhta öldürüldüğünü iddia edenlere, “O’nu öldürmediler, asmadılar” ifadesinden çarmıhta öldürülmediği anlaşılmaktadır. Belki çarmıha gerilme olabilir ama çarmıhta ölmediği kesin olarak anlaşılmaktadır. Yaralı kurtulmuşta olabilir. İncillerde bu konuda deliller vardır. “Ama onlara benzeri gösterildi” ifadesiyle, gördükleri başka birinin çarmıh olayı da olabilir veya çarmıhta öldü sandılar da olabilir. Kısacası Allah, Hz. İsa’nın ölümünün çarmıhta olmadığını kesin olarak söylemektedır.

Buradan da şu anlaşılmaktadır; demek ki ilk Hıristiyanlar arasında hz. isa’nın çarmıhta ölümü hakkında tartışmalar olduğu ve buradan Hz. İsa’nın çarmıhta öldürülmediği iddia eden gurupların da olduğu anlaşılmaktadır.

Hz. İsa’dan sonra  ilk inananlarına baktığımızda gerçekten iki gurup olduklarını, birbirleriyle İncil, çeşitli din kuralları ve İsa hakkında derin görüş ayrılıkları içinde olduklarını mevcut incillerde görmekteyiz. Bu tartışmaları sitemizdeki “Pavlus’un gerçek havarilerle çatışması ve iki farklı İncil” bölümünde genişçe görebilirsiniz. Mevcut İncillerde de bu iki gurubu görebiliriz. Bunlardan birincisi Kudüs merkezli Hz. İsa’nın gerçek havarilerinden oluşan ve “Nasraniler” olarak adlandırılan gurup ki, bu gurubun lideri bizzat Hz. İsa’nın kardeşi Yakup’tur. Diğer gurup ise, “Hristianos-Hıristiyanlar” olarak adlandırılan gurup ki, bu gurubun lideri Pavlus’tur. Gerçekten de pavlus, İncilde ki 13 mektubunda temel konu çarmıhta insanların kurtuluşu için canını vermiş ve 3 gün sonra dirilmiş İsa, bu konu en önemli iman konusu olmasına rağmen, Lider yakup ise mektubunda çarmıhtan ve ölümden dirilişten tek bir satır bile bahsetmemektedir. Eğer böyle büyük mucizevi bir olay gerçekten olmuş olsaydı Aziz Yakup’ta bu konudan bahsederdi. Buradan hareketle Nasrani grup için, Hz. İsa’nın çarmıha  gerilmediğini söyleyebiliriz.

Aşağıda, İncil’de ki Pavlus’a ait “Galatyalılar mektubunda” çarmıhla ilgili bu tartışmalar açıkça görülmektedir.

“1 Ey akılsız Galatyalılar! Sizi kim büyüledi? İsa Mesih çarmıha gerilmiş olarak gözlerinizin önünde tasvir edilmedi mi?

2 Sizden yalnız şunu öğrenmek istiyorum: Kutsal Ruh’u, Yasa’nın gereklerini yaparak mı, yoksa duyduklarınıza iman ederek mi aldınız? “(incil-Galatyalılar-3)

“11 Bakın, size kendi elimle ne denli büyük harflerle yazıyorum!

“10 Başka türlü düşünmeyeceğinize ilişkin Rab’de size güvenim var. Ama aklınızı karıştıran kim olursa olsun, cezasını çekecektir.

11 Bana gelince, kardeşler, eğer hâlâ sünneti savunuyor olsaydım, bugüne dek baskı görür müydüm? Öyle olsaydı, çarmıh engeli ortadan kalkardı.

12 Aklınızı çelenler keşke kendilerini hadım etseler! (Galatyalılar-5)

12 Bedende gösterişe önem verenler, yalnız Mesih’in çarmıhı uğruna zulüm görmemek için sizi sünnet olmaya zorluyorlar.

13 Oysa sünnetlilerin kendileri bile Kutsal Yasa’yı yerine getirmiyor, sizin bedenlerinizle övünebilmek için sünnet olmanızı istiyorlar.

14 Bana gelince, Rabbimiz İsa Mesih’in çarmıhından başka bir şeyle asla övünmem. O’nun çarmıhı aracılığıyla dünya benim için ölüdür, ben de dünya için.” (Galatyalılar-6)

Yukarıda İncil’lin Pavlus’a ait mektubunda görülen ifadelerde çok açık bir çarmıh ve sünnet tartışması olduğu ortadadır. Bu mektupta bölüm-2 okunduğunda bu tartışmanın, Hz. İsa’nın gerçek havarileri olan Lider Yakup, Petrus, Yuhanna ve Barnaba önderliğinde ki gurupla , Pavlus arasında olduğu görülecektir. Pavlus İsa’nın çarmıhını iman konusu olarak anlatırken, diğerleri bu iddialara karşı çıkıp sünnet ve tevrat merkezli bir iman ortaya koydukları anlaşılmaktadır

Şimdi gelelim İncillerde anlatılan Hz. İsa’nın Çarmıha gerilme senaryolarına. Hz. İsa’nın hayatını anlatan Matta, Markos, Luka ve Yuhanna adında 4 İncil vardır.  Bu İncillerdeki İsa’nın Çarmığa gerilmesi hakkında anlatılanları görelim.

Olay Yahudilerin Mayasız ekmek bayramı ilk günü ( Matta-26:17) akşamı Passah (Fısıh) yemeği ile bizim takvimimizle Perşembe günü akşamı, akşam yemeği ile başlıyor. Gece Yemekten sonra Zeytin dağındaki Getsemane  (Matta-26:36, Luka-22:39) bahcesine gidiyorlar. Hz. İsa burada Yahuda tarafında Yahudilere ihbar ediliyor (Matta-26:47, ). Tutuklanan İsa buradan Başrahip Kafaya’nın evine getiriliyor. Cuma günü sabah olunca önce İsa’yı Yahudi İhtiyarlar, din yorumcuları ve başrahipten oluşan Yahudi Kurulu yargılayıp (Luka-22:66), Roma valisi Pilatus’a götürüyorlar(Luka-23:1). Vali Pilatus İsa’yı yargılayıp, o gün Kudüs’te bulunan Galile’nin yöneticisi Herodes’e gönderiyor. Herodes İsa’yı sorgulayıp tekrar Vali Pilatus’a geri gönderiyor (Luka-23:9-12). Vali bu kez Yahudilerle görüşüp, İsa’yı suçsuz bulduğunu ve bir kişiyi affetmek istediğini  söylüyor. Yahudiler İsa’nın çarmıha gerilmesini isteyince, İsa askerlere teslim ediliyor. Askerler İsa’ya çarmıhını yükleyip, o meşhur çileli yolu düşe kalka katledip, Kafatası denilen infaz alanına götürüyorlar (Luka-23:33). Ve Hz. İsa Cuma günü saat 12′de çarmıha geriliyor. Yani günlerce sürecek bir yargılama süreci, götürüp getirmeler Yuhanna-19:14′e göre Cuma günü saat 12′ye kadar bitiyor ve saat 15′te de, yani 3 saat içinde ölüm gerçekleşiyor ? Hele Markos-15:25′e bakarsak İsa saat 9′da çarmıha geriliyor. Bütün bunlar bu kadar kısa bir süre içinde olabilir mi bunu bir düşünelim.

Ayrıca ilk üç İncil’e göre Hz. İsa, Fısıh bayramında önce Perşembe akşamı Fısıh yemeğinden sonra gece tutuklanmıştır.

“19 Öğrenciler, İsa’nın buyruğunu yerine getirerek FISIH YEMEĞİ için hazırlık yaptılar.

20 Akşam olunca İsa on iki öğrencisiyle yemeğe oturdu.” (Matta-26)

Yuhanna İncili’nde ise bu tutuklamanın Çarşamba akşamı normal bir akşam yemeğinden sonra olduğu anlaşılmaktadır.

« 28 Sabah erkenden Yahudi yetkililer İsa’yı Kayafa’nın yanından alarak vali konağına götürdüler. Dinsel kuralları bozmamak ve FISIH YEMEĞİNİ YİYEBİLMEK İÇİN kendileri vali konağına girmediler.

29 Bunun üzerine Pilatus dışarı çıkıp yanlarına geldi. “Bu adamı neyle suçluyorsunuz?” diye sordu. » (Yuhanna-18)

Dikkat ederseniz Yuhanna’da Fısıh yemeği tutuklandıktan ve valiye teslim edildikten sonra yenecektir. Yuhanna’da yemekte anlatılanlar bu yemeğin, ilk üç İncil’de Hıristiyanlıktaki en önemli son akşam yemeği olmadığını da okuyanlar anlar. İş bu çelişkiyle de bitmiyor. Daha sonra Yuhanna İncili’nde tutuklandığı ve çarmıha gerildiği günü birden ilk üç İncil gibi Fısıh bayramına hazırlık günü-Cuma olduğunu söylüyor.

“14 Fısıh Bayramı’na Hazırlık Günü’ydü. Saat on iki sularıydı. Pilatus Yahudiler’e, “İşte, sizin Kralınız!” dedi.” (Yuhanna-19)

Ayrıca Yahudi yüksek kurulu (Sanhedrin) Yahudi yasalarına göre Fısıh bayramında toplanması ve bir kararı hemen duruşmada açıklaması kesinlikle yasaktır. Peki bütün bu çelişkilerin nerden kaynaklandığı düşünürsek cevap gayet basit. Kur’an’ın da ifadesinden anlaşılacağı gibi bir çarmıh olayı ortada bir çarmıh olayı var, ancak Hz. İsa’nın hayatını anlatan İnciller O’nun ölümünden 30 ile 70 yıl sonraları bu olayı hiç görmemiş kişiler tarafından yazılmıştır. Yazarlarının Markos, Matta Luka ve Yuhanna gibi havari veya onlara yakın isimler olması bizleri düşündürmesin. Bu isimlerin bu kitapların gerçek yazarları olmadığı bugün bu işin uzmanlarınca itiraf edilmektedir. Bu kitapların Kudüs’ten çok uzakta, hepsi Roma topraklarında Grekçe yazılmıştır. Tabi bu yazılanlar aradan geçen zaman içersinde efsaneye dönüşmüş kulaktan duyma birçok bilgiden oluştuğu ortadadır. Zaten Luka İncilinin başında bu gerçek itiraf edilmektedir. Yoksa bunları Tanrı esinlemiş olsaydı bu kadar tutarsızlıklar olmazdı.

Bir de üstelik İsa İncil’de üç gün üç gece mezarda kalıp tekrar dirileceğini söylüyor.

“40 Yunus, nasıl üç gün üç gece o koca balığın karnında kaldıysa, İnsanoğlu  da üç gün üç gece yerin bağrında kalacaktır.”(Matta-12)

Şimdi bunu sayalım cuma akşamı mezara giriyor ve pazar sabahı diriliyor. Mezarda kaç gece kaç gün kalıyor ? Üç gün üç gece olmadığı kesin. 

Zaten çarmıh anında ve sonrasında anlatılan olaylarda 4 İncil’de birbirini tutmamaktadır. Ayrıca çarmıhta  ölüm uzun zaman alan çileli bir ölüm olduğu halde, İsa’nın ölümü 3 saat gibi kısa bir süre içinde olması sadece bizi değil valiyi bile şaşırtmıştı:

“44 Pilatus, İsa’nın bu kadar çabuk ölmüş olmasına şaştı. Yüzbaşıyı çağırıp, “Öleli çok oldu mu?” diye sordu.

45 Yüzbaşıdan durumu öğrenince Yusuf’a, cesedi alması için izin verdi.”(Markos-15)

Zaten askerler İsa’nın ölüp ölmediğini kontrol etmek için, O’nun göğsünü mızrakla deştiklerinde kan akmıştı. Bu anlatılanların doğru olduğunu varsayarsak, İsa’nın kalbinin hala çalıştığının delilidir.

Acaba Hz. İsa kilisenin ve İncil’in idda ettiği gibi Roma Valisi Pontius Pilatus tarafından MS:33 yılında çarmıha gerilmiş olabilir mi? Bunu bir araştıralım. Bu araştırmada Celile Kralı Hirodes Antipa (MÖ:4-39)  tarafında, Hz. Yahya’nın öldürülmesi en önemli kanıttır.  Ünlü Yahudi tarihçi Flavius Josephus’un yazdığı “Yahudi Kalıntıları-Jewish Antiquities) kitabından, Hz. Yahya’nın ölümü, Hirodes Antipa’nın, Petra Kralına yenik düştüğü savaş öncesinde MS:36 yılında  gerçekleştiğini öğreniyoruz. Hz. İsanın çarmıhıda Yahya’nın ölümünden 3 yıl sonra olduğuna göre bu tarihin aslı MS:39 olduğu daha gerçekçidir. Ancak Roma Valisi Pontius Pilatus Yahuda’da MS:26-36 yılları arasında valilik yapmıştır. Platus’tan sonra valilik makamı MS: 49 yılında Cuspius Fadus atanana kadar boş kalmıştır. Bu durumda Hz. İsa’nın Vali Pilatus tarafından çarmıha gerilmesi de pek mümkün görülmüyor. Ayrıca Roma Valisi Pilatus, İskenderiye’li Philo’nun yazdığına göre, öyle bir Yahudi isyankara “Ben bunda bir suç göremiyorum” diyecek kadar merhametli biri olmadığını, aksine Yahudi isyancılara karşı son derece sert biri olduğunu yazar. Bu İddiaları dilimize ” Çivi yazıları-Nemesis kitaplığı yayınlarından çıkan Luigi Casciolli’nin MESİH MASALI isimli eserinin 304. sayfasında da görebilirsiniz. 2. kanıt bu konuları araştırmada ünlü İngiliz yazar Mıchael Baıgent’in “Dünyanın sonunu getirme planları” ismiyle Yakamoz yayınları tarafından yayınlanan kitabın 271. sayfasında, Hugh Schonfield’in “The Pentecost Revolution” isimli eserden 1 yıl farkla aktarmaktadır. ”Hz. İsa’nın çarmıha gerilmesi, Hz. Yahya’nın başının Kral Herodes tarafından kesilmesinden en fazla 3 yıl sonra olduğudur. Hz. Yahya’nın katledilmesi, Kral Herod’un kendi yeğeni Herodias’la evlilik yılı olan MS: 35. (İlk kitapta bu tarih MS:36 idi) Bu yılda Hz. İsa göreve başlıyor ve 3 yıl sonunda MS: 38′ de çarmıha geriliyor. Hem Roma valisi Platus hem de başkahin Kayafa MS: 36′da görevden alınıyor.  Ancak Yahya’nın ölümünden 1 yıl sonra çarmıha gerilmesi gerekir. Bu da İncillerdeki çelişkiyi doğrular. Hz. İsa’nın çarmıh cezasının MS:38-39 tarihleri arasında olması Luka İncili’ne uyar.  Luka’ya göre İsa’nın doğumu bir nüfus sayımı

“1 O günlerde Sezar Avgustus bütün Roma dünyasında bir nüfus sayımının yapılması için buyruk çıkardı.

2 Bu ilk sayım, Kirinius’un Suriye valiliği zamanında yapıldı.

3 Herkes yazılmak için kendi kentine gitti.” Luka-2)

Tarihçilere göre, Suriye Valisinin yaptırdığı bu nüfus sayımı MS. 6-7 yıllarında yapıldığından, eğer  Hz. İsa 33 yaşında çarmıha gerildiyse çarmıha gerilme tarihi MS:39 olduğu doğrulanmaktadır. Bir çok şey çelişki içinde. Hz. İsa’nın çarmıhtan sağ olarak kurtuduğunu araştıran Siegfried Obermeıer dilimize de çevrien “İsa Keşmir’de mi ödü” isimli eserinde bu konuda (Turin kefeni hakkında) neler yazdığına bakalım.

“Hz. İsa’ya ait olduğu idda edilen bir kefen bezi vardır. Bu bez önce Kudüst’en MS:483 yılında İmparator Eudoxia tarafından İstanbul’a, 1250 yılları cıvarında İstanbul’un Latin istilasıyla bu bez batıya açırılıyor ve günümüzde İtalyanın Turin kentindeki Dom kilisesinde bulunmaktadır. Bulunduğu yer itibarıyla TURİN KEFENİ olara anılır. Karbon 14 metoduyla yapılan incelemeler sonucunda 2000 yıllık ve Filistin kökenli olduğu kanıtlanmıştır. (Deutsche Tagespost isimli gazete 24.5.1976 ve Bunte dergisi, Prof. Luigi Bollone, 6.12.1990)

Kefende aynen İncil’de yazıldığı gibi çarmıha gerilmiş bir insanda ki gibi el bileklerinde, ayak ve göğüs’te kan izleri bulunmaktadır. Bazı izlerde, bu yaraların kefenlendikten sonra şiddetle kanadığını göstermektedir. Ölü bir insanın kalp atışının durmasıyla, kan dolaşımı kesin olarak biter, kan kesilir ve kurur. 1950 yılında Almanya’da Kurt Berna isimli bir Alman 1950 yılında “Kefen bezinin Almanya Meclisi” adında bir cemiyet kuruyor. Bezde yaptığı incelemeler sonucunda Hz. İsa’nın çarmıhtan canlı kurtulduğunu anlatan “İsa canlı canlı gömüldü-Dirilişine ait ilk kanıtlar” isimli bir kitap yazıyor. 26 Şubat 1959 yılında Papa 23. Juhannes’e bir mektup göndererek, İsa’nın canlı olarak kefenlendiği gerçeğini Almanya’da çeşitli üniversitelerde tartışıldığı ve bunun çürütülemediğini ve bunların tam kanıtlanması için resmi çalışmalar başlatılmasını istemiştir.

Kurt Berna kefende en az 28 kanama tespit etmiştir. Bu tartışmalar 2000’i aşkın gazetede yayınlanmıştır.

Bu bezi Ağustos 1982 yılında inceleyen 32 Amerikalı bilim adamı Elrad dergisinde kefen bezinde canlı bir insan oduğunu itiraf ederler.

Bütün bu anatımlardan Hz. İsa’nın çarmıhtan yaralı alındığı ve daha sonra havarileriyle tekrar gizlice buluştuğu bir gerçektir. Yuhanna İncilinden bu buluşmayı okuyalım;

24 Onikiler’den* biri, “İkizi” diye anılan Tomas, İsa geldiğinde onlarla birlikte değildi.

25 Öbür öğrenciler ona, “Biz Rab’bi gördük!” dediler. Tomas ise, “O’nun ellerinde çivilerin izini görmedikçe, çivilerin izine parmağımla dokunmadıkça ve elimi böğrüne sokmadıkça inanmam” dedi.

26 Sekiz gün sonra İsa’nın öğrencileri yine evdeydiler. Tomas da onlarla birlikteydi. Kapılar kapalıyken İsa gelip ortalarında durdu, “Size esenlik olsun!” dedi.

27 Sonra Tomas’a, “Parmağını uzat” dedi, “Ellerime bak, elini uzat, böğrüme koy. İmansız olma, imanlı ol!.“(Yuhanna-20)

 

Bütün bunlardan anlaşıldığı kadarıyla Hz. İsa çarmıhtan yaralı olarak yani sağ kurtulup, Roma işgalindeki Yahuda-Kudüs bölgesinden, Roma işgalinde olmayan kendi bölgesi Celile’ye kaçıyor. Burada bir süre (Elçilerin işleri-1:3) bazı inananlarıyla gizlice görüşüyor. Daha sonra güvenli bölgelere, ŞARTLAR UYGUN OLDUĞUNDA TEKRAR GERİ DÖNMEK ÜZERE gidiyor veya kaçıyor. Hz. İsa’nın yaşadığı diğer insanlardan gizlendiği için, bu kaçış halk arasında “Tanrı’nın yanına çıktı, tekrar insalığı kurtarmak için geri dönecektir” efsanesine dönüşmüş olması muhtemeldir. Eğer sitemizde Hz. İsa’nın İncil’de kendi ağzından söylettirilen tekrar geri  dönüşün tarihlerinin anlatıldığı III.05.HZ.İSA TEKRAR YERYÜZÜNE DÖNECEK Mİ KIYAMET SAVAŞI(ARMAGEDDON SAVAŞI)OLACAK MI? bölümü okursanız bu geri dönüşün de, çarmıh olayında  çok az bir süre sonunda olacağına işaret ettiği görülecektir.

Ayrıca Pavlus Şam yolunda İsa’nın kendisine görünmesinin normal bir görünme olduğundan bahseder. Bir vizyon olduğundan bahsetmez. Ne dersiniz, bir kurgu da benden. Ayrıca 1981 yılında Hakkari-Uludere bir mağarada bulunan mezarda bir elyazması kitap bulunuyor ve Zürih’te karbon testi yaptırılıyor. Yaşı 2000 yılın üstünde olduğu saptanıyor. Şu anda bu kitap Genelkurmay Özel Harp Dairesinin elindedir. Bu kitap elyazması bir İncil nüshasıydı ve Hz. İsa’nın orjinal dili Aramiceydi. Kitabın tercümesini yapan Prof. Dr. Hamza (Bektaş) Hocagil, ilk sayfada “İsa Mesih’in Havarisi Barnaba tarafından MS. 48 yılında Hz. İsa’nın ağzından duyduğu şekilde 4 nüsha yazdığı” belirtmektedir.  Bu eser Hz. İsa çarmıh olayından çok sonraları hala yaşamakta olduğuna bir delildir. Bu ara Hindistan-Keşmir bölgesinde Srinagar şehrinde Hz. İsa’ya ait bir mezarı olduğunu ve bazı Hint eserlerinde Hz. İsa oradaki faaliyetlerinden bahsettiğini unutmayalım.

19,350 toplam okundu, 1 bugün okundu, 22.09.2014 son okundu