HIRİSTİYANLIKTAKİ PUTPERESTLİK
IV.09.HIRİSTİYANLIKTAKİ PUTPERESTLİK November 30th, 2009
Bu bölümün başlığı, kendisi de bir Hıristiyan olan ARTHUR WEIGALL’ in “HIRİSTİYANLIĞIMIZDAKİ PUTPERESTLİK” isimli kitabından alınmıştır. Bir Hıristiyan olan yazar, Hıristiyanlıkla; antik Mısır, Roma, Yunan, İran ve Hint pagan-putperest inançlarında ki üzeri örtülmesi mümkün olmayan ortak özellikleri tüm açıklığı ile itiraf etmektedir.
Bilindiği gibi Hıristiyanlıkta İncillerin temeli olan ilk el yazmaları daha çok Roma topraklarında misyonerlik yapan Pavlus’un mektuplarıdır. Daha sonraları Hıristiyan İlahiyatı, bu mektuplardaki teolojik esaslar üzerine kurulmuştur. Pavlus’un misyonerlik yaptığı bugünkü Ege kıyıları olan Anadolu, Yunanistan ve Roma’da yaşayan kültürde insanlar, aslı insan olan mabetlerde insan şeklinde heykelleri olan Tanrılara inanırlardı. Ayrıca Eski Mısır ve Yunan filozoflarının düşüncelerinden oluşan tanrı, ruh ve kainat anlayışları vardı. Eski Mısır,Yunan ve Roma Tanrıları Osiris, İsis,Zeus, Apollo,Venüs,Hermes v.s. hepsinin tapınaklarda insan şeklinde heykelleri vardı ve hepside mitolojik masal kahramanlarıydı. Bunlarla ilgili hayal mahsulü bir çok efsane ve mitoloji uydurulmuştu. Her bölgenin, her şehrin, bazen de her evin kendine özgü tanrıları vardı. Çeşitli tabiat olaylarını savaş ,tarım ,denizcilik v.s. işleri hep bu tanrılar yönetirdi.Ayrıca bu tanrıların insanlar gibi eşleri oğulları da vardı. Eski Mısırda Tanrı Osiris’in eşi İsis, oğulları Horus ve Eski Yunanda Tanrıça Hera ,Tanrı Zeus’un eşi, Apollo, Hermes,Dionysus vb. ise oğullarıydı. Aynı zamanda bu Tanrıların ülkelere göre değişen isimleri vardı. Baba Tanrı olan Zeus, aynı zamanda Mısır Tanrısı Amon’un karşılığı idi.36 Bu tanrıların değişik isimler altında; Anadolu’da Firigya Tanrıçası Qybele’nin oğlu Attis, Suriye’de Temmuz ve Adonis,İran’da ise Mitra olarak görmekteyiz. Mısır’da Firavunlar, Roma’da imparatorlar hep bu tanrıların oğulları olduklarına inanılmış ve bunlar tanrıyla eş tutularak, tanrıya hitap şekli olan Adonai, Kyrios , yani Rab Tanrı ünvanı verilerek saygı gösterilmiştir. Roma ve Yunan masal tanrıları, hep elle tutulur ve gözle görülür heykel ve resimlerle temsil edilen fiziksel varlıklardan oluşmaktaydılar. Bu tanrılar için geliştirilmiş çeşitli ayin, tören ve kutlamalar yapılıp kurbanlar kesiliyordu. Olağanüstü işler başaran insanlar tanrılara eş tutulurdu. Bunu, bir gezileri sırasında bir kötürümü iyileştirdikleri için Pavlus ve Barnaba’yı bile hemen tanrılaştırdıkları İncil’de açıkça görmekteyiz;
“8 Listra’da, ayakları tutmayan bir adam vardı. Doğuştan kötürümdü, hiç yürüyemiyordu.
9-10 Pavlus’un söylediklerini dinledi. Onu dikkatle süzen Pavlus, iyileştirilebileceğine imanı olduğunu görerek yüksek sesle ona, “Kalk, ayaklarının üzerinde dur!” dedi. Adam yerinden fırlayıp yürümeye başladı.
11 Pavlus’un ne yaptığını gören halk Likaonya dilinde, “Tanrılar insan kılığına girip yanımıza inmiş!” diye haykırdı.
12 Barnaba’ya Zeus, Pavlus’a da konuşmada öncülük ettiği için Hermes adını taktılar.
13 Kentin hemen dışında bulunan Zeus Tapınağı’nın kâhini kent kapılarına boğalar ve çelenkler getirdi, halkla birlikte elçilere kurban sunmak istedi.”(Elçilerin İşleri-14)
Özellikle Hz. İsa’nın annesi Hz. Meryem’in tanrılaştırılması, bu pagan tanrı anlayışlarının etkisinin olarak ispatıdır. Çünkü İnciller de Hz. Meryem’in yüceltilmesini bırakın, kardeşleri ile beraber Hz. İsa’nın öğretilerine inanmalarından bile emin değiliz. Ama pagan dünyada daima bir ana tanrıca miti vardır. Efes konsilinde bu eksiklik tamamlanmıştır. Bütün bunlar Hıristiyanlığın tanrı anlayışının temelini bu Roma Pagan kültürüne dayandığının ispatıdır. 6 Ocak günü Mısırlılar Nil Nehri kıyısında Osiris adına suya dalıp çıkarak kutlamalar yaparlardı. Ayni törenin benzeri denize dalıp çıkarak Yunan tanrısı Dionyosos için de yapılırdı. Bu törenler Doğu Ortodoks kiliselerinde, Hz. İsa’nın Ürdün Nehri’nde Hz. Yahya tarafından vaftiz edilişini ve doğuşunu anma törenlerine dönmüştür. Suya atılan haçı almak suretiyle deniz veya nehir kenarlarında aynı törenlerin benzeri yapılmaktadır. 4. yüzyıla kadar bu kutlamalar böyle devam etti. Daha sonra Roma Topraklarında hakim Mitra kökenli Güneş kültü olan pagan Sol İnvictus inanışında, ‘Güneşin doğum günü’ olan 25 Aralık, Roma Papalığı tarafından 6 Ocak ile değiştirildi. Doğu Ortadoks Kiliseleri bunu pagan-Putperest inancı olduğu için kabul etmedi ve Hz. İsa’nın doğum günü olarak 6 Ocak kutlamalarına devam etti.Yahudiler ve ilk havariler Cumartesi (Sebt-Şabat) gününü kutsal sayarlardı.Yine bu günün yerini, Güneş kültünün kutsal günü Pazar (SunDay- Güneş günü) aldı. M.Ö. 1500 yıllarına ait Suriye, Finike tanrısı Temmuz, bakire anneden doğmuş, göğsünde bir yara ile ölmüş ve üç gün mezarında kalıp tekrar dirilmiştir.40 GREKLERİN ŞARAP TANRISI: DİONYSOS Dionysos’a ilk defa kuzey ve doğu Yunanistan’da tapılmaya başlanmıştı, Yunanistan’a ilk defa, Homer İlyada’yı yazdığı zamanlarda MÖ 800 gibi geldiği tahmin edilir, son derece popüler bir Tanrı idi, Roma’dan Mısıra tanınırdı ve kendisine ibadet edilirdi. Dionysos kültü (Roma’da “Bacchus” diye de bilinir), İsa’nın hikayeleri üzerinde derin etki bırakan gizem kültlerinden biriydi (Bu figür Hristiyanların haç sembollerinden en az 2 yüzyıl daha eskidir) (Robert Eisler “Orpheus – The Fisher: Comparative Studies in Orphic and early Christian cult symbolism, The Crucified Christ as Orpheus”, Prof. WKC Guthrie, “Orpheus and Greek Religion”
Aton (Atum) Mısırda başka bir tek Tanrı ismidir. Alın size bir antik Mısır’da tanrılaştırılmış Hermes’te ki Kelam (Logos) anlayışı;
“Beni Atum’un Bilgisi’yle kutsa, diye yalvardım.
Atum’un Kelam, yaratırıcı fikirdir;
O, kendi vasıtasıyla yaratılmış olan her şeyi besleyen ve destekleyen yüce sınırsız
Kudrettir.”41
Hz. İsa ölümü ve üç gün sonra tekrar dirilmesini anmak için, 23 mart’ta çarmıhta ölümü ve üç gün sonra 25 Mart tarihinde tekrar dirilmesi nedense pagan tanrı Atisin ölüm ve diriliş tarihleriyle aynıdır.42 Tanrı Mitra öldüğünde taş bir mezara gömülüp üç gün sonra yeniden dirilmiştir. Hıristiyan azizlerini ikonalarında baş kısımlarının etrafındaki daire-çember şeklindeki ışık ve papazların saçlarını yine tepeleri acık gelecek şekilde daire-çember şeklinde tıraş olmaları, hep Roma-pagan Sol İnvictus (Yenilmez Güneş) inancından uyarlamadır. Attis’in annesi “Cybele”, “Göklerin kraliçesi” (Queen of heaven) idi, bu lakabın, katolik kilisesi tarafından İsa’nın annesi Meryem’e de verilmesi şaşırtıcıdır! (Mary: Queen of heaven) Attis ile İsa hikayesi arasındaki en önemli benzerlik de Attis’in aynı İsa gibi ölmesi ve üçüncü gün yeniden dirilmesidir. (E.J. Brill, “Cybelle Attis and related Cults”, sayfa 39, Frazer, The Golden Bough, 349-350)
Ülke ve bölgeler farklıda olsa, dini akımlar pagan- gnostik veya felsefik temele de dayansa genelde ortak dini anlayış ve ritüeller hakimdi.Daha öncede belirtmiştik sadece, bölgeden bölgeye tanrı isimleri değişmektedir. Bugün çok fazla bilinmese de, İlk yüzyıllarda Hıristiyanlık ile diğer dini anlayışlarının arsındaki olağanüstü bu benzerlikler, hem Paganlar hem de Hıristiyanlar arasında gayet iyi bilinmekteydi.Megalansia, Attis kültünde, üç gün boyunca süren bir bahar festivaliydi. Attis de aynı İsa gibi ölen ve üçüncü gün dirilen kurtarıcı Tanrılardan yalnızca biriydi. Attis kültü İsa’dan çok önce oluşmuştu ve Attis ritüelleri, bayramları kutlanıyordu.Attis kültünden bahseden bazı Roma yazarları: Varroo(MÖ 116-2, Catullus (MÖ 86-40) İlk yüzyıllarda yazan pagan yazarlar bu benzerlikleri hristiyanlığa karşı kullanıyor, “aynı şeyleri bizim tanrılarımız da yapmışlardı, bizim Tanrımız sizinkinden daha eski” diye eleştiriler yapıyorlardı. Ünlü Pagan Filozof ve yazar Celsus, Hz. İsa’nın öğretileri gibi sunulan şeylerin, aslında Pagan mitlerinin kalitesiz bir taklidi olduğunu belirterek, bunları Tanrı’dan alınmış yeni bir vahiy gibi naklettikleri için, Hıristiyanları eleştirmiştir.Celsus şöyle söyler;
“Bu karakteristik olaylar, Hıristiyanlara ait benzeri olmayan olaylar mıdır ve eğer öyleyse, ne şekilde benzersizdirler ? Ya da bizimkiler mit olarak sayılmalı ve onlarınkilere inanılmalı mıdır ? Hıristiyanlar kendi inançlarının farklılığı için hangi nedenleri gösteriyorlar ? Gerçekte Hıristiyanların, Tanrı hakkında daha kapsamlı gerçekleri dışta bırakarak ona inanmaları haricinde inandıkları şey hakkında olağandışı hiçbir şey yoktur.”43
“Hıristiyanların fikirlerinden bir çoğu, daha önceden, Yunanlılar tarafından daha iyi şekilde ifade edilmiştir.Bu görüşlerin arkasında, başlangıçtan beri var olmuş olan antik bir öğreti vardır.Onların, gerçeği sistematik bir biçimde saptırmaları, oldukça basit bazı felsefi ilkeleri yanlış anlamaları hakkında konuşalım-tabii ki bu ilkeleri tamamen rezil etmişlerdir.”44
Şimdi aşağıda okuyacağınız metinin hangi İncilden alınmış olduğunu tahmin etmeye çalışınız;
“Benim bedenimden yemeyecek ve kanımdan içmeyecek ve bu şekilde benimle bir olmayacak ve benim bir olmayacağım kişi, kurtuluşu bilmeyecek olan kişidir.”45
Sanırım ‘Son Akşam Yemeği’ (Komünyon Ayini) olduğunu anladınız, ama verilen kaynakta bunun bir İncilden alınmadığını görünce merak ettiniz sanırım. Yukarıdaki ifadeleri söyleyen, Roma Topraklarında yaygın inanılan pagan tanrı Mitra’dır. İran kökenli bu dinle benzerliğe hayret ettiniz değil mi ?
. İlk Kilise babalarından Justin Martin’de hayret edip bu benzerliği çok rahatsız edici bulmuştur, ama yapılacak bir şey yok, gerçek böyle. Bakın bu benzerliği izah etmekte zorlanan Justin Marty neler söylemektedir;
“Peygamber yoluyla Christ’in geleceğini ve insanlar arasındaki tanrısızların ateşle cezalandırılacağını duymuş olan kötü ruhlar, Christ’le ilgili olarak söylenen şeyler gibi sadece olağanüstü masallar olduğu fikrini insanlarda uyandırabilecekleri inancıyla Tanrı’nın Oğulları diye adlandırılmaları için çok sayıda insan ortaya çıkardılar.”48
Yani şeytan bu inançların saflığını bozmak için, Hıristiyanlıktan aşırdığı öğretileri Paganlara öğretmiş.Papaz Tertullian, Mitra dini ile Hıristiyanlık arasındaki benzerlikler konularında da aynı şekilde suçu Şeytana yükler;
“İşi, gerçeği saptırmak olan Şeytan, İlahi olaylardaki aynı durumları taklit eder.O, kendine inananları vaftiz eder ve onlara, Kutsal Pınarın, günahları affedeceği vaadinde bulunur ve böylece, onları Mitra dinine inisiye eder.Bu şekilde Şeytan, ekmeğin tanrıya sunuluşunu kutlar ve ölümden dirilişin sembolünü ortaya koyar. Bu yüzden, Tanrısal olan bazı şeyleri taklit eden Şeytanın kurnazlığının farkında olalım.”49
TEKRAR TOPARLARSAK PUTPEREST-PAGAN DİNLERİN ORTAK ÖZELLİKLERİ
BU DİNLERİN ÜLKEDEN ÜLKEYE SADECE İSİMLERİ DEĞİŞİR ve BAZI KÜÇÜK FARKLILIKLAR GÖSTERSE DE GENELDE AŞAĞIDAKİ ORTAK ÖZELLİKLERDEN OLUŞUR.
-ÜÇLÜ TANRI ANLAYIŞI VE TANRILAR AİLESİ (BABA –OĞUL TANRI VE TANRIÇA)
- ENKARNASYON YANİ TANRININ YERYÜZÜNDE İNSAN ŞEKLİNDE YER ALMASI
MİTRA VEYA MİTRAS, PERSLERİN İYİLİK TANRISI AHURAMAZDA’NIN YERYÜZÜNDE TEMSİLCİSİ
- KENDİNİ İNSANLIK İÇİN FEDA EDEN , ÖLEN VE SONRA DİRİLEN TANRI
-İLAHİ AKIL-SÖZ-KELAM-LOGOS ÖĞRETİSİ
BU ANLAYIŞIN TEMELİ ESKİ MÖ: 2500 YILINA MISIR’A DAYANIR. MISIR BİLGESİ HERMES TRİMEGİSTUS LOGOSU, İDELERİN İDESİ, TANRININ DÜŞÜNCESİ VE OĞLU OLARAK TANIMLAR. YAHUDİ BİLGİN PHİLON TANRINI DÜŞÜNCESİ, HİKMETİ, HAYAT VEREN GÜCÜ, İNSAN İLE TANRI ARASINDAKİ BAĞ OLARAK TANIMLAR.
- ET VEYA EKMEK VE ŞARAPTAN OLUŞAN KUTSAL YEMEK.
ROMA- YUNAN –PERS BACCHUS-DİONYSOS- MİTHRA PAGAN DİNLERİNDE VARDIR.
- İNSANLIK İÇİN BEKLENEN KURTARICI (MESİH) ANLAYIŞI
- VAFTİZ BENZERİ SUYLA ARINMA
- TAPINAKLARDA TANRIYI TEMSİL EDEN BİR ÇOK RESİM VE HEYKEL
Çiğdem Dürüşken “ROMA’NIN GİZEM DİNLERİ” (Arkoloji ve sanat yayınları-İstanbul) sayfa-58’ de bu özellikler aynen sıralanır.
Belki bu tespitlerimizde bizim için, biraz haksızlık ettiğimizi düşünebilirsiniz. Bunlar belki en hafifinden bakın Ayna yayınlarının tercüme yayını “İsa ve kayıp tanrıça” sayfa 17’de daha ne tespitler yapanlar var;
“Yıllar süren titiz araştırmalardan sonra, Hıristiyanlığın geleneksel tarihinin en iyi ihtimalle ümitsiz bir şekilde yanlış olduğu ve en kötü ihtimalle bir sürü yalan olduğu sonucuna varmıştık. Kanıtlar, bizim, düşünülemez olanı düşündüğümüzü gösteriyordu.Hıristiyanlık birinci yüzyıldaki bir Mesih kültü değil, antik Pagan Gizem dininin Yahudi bir uyarlamasıydı.Tarihsel bir İsa’nın varolmuş olduğuna dair herhangi bir kanıt bulamadık.”
7,930 toplam okundu, 0 bugün okundu, 17.05.2013 son okundu
January 3rd, 2010 at 13:04
Hristiyanlar bu durumu görmezden gelip ay kültü gibi asılsız bir iddia atıp islama iftira atıyorlar. İşin komik durumu şu bilinmiyo; “Mekke şehrine müslüman dışında kimsenin ayak atılmasına izin verilmemiştir. Günümüzde ile yasaktır bu”
Hristiyanlar bu yukarıdakileri nasıl açıklıyorlar bilmiyorum açıkcası ama birilerinin kendine gelip gerçeği görmeleri kendileri için çok daha iyi olur.
January 4th, 2010 at 01:45
Merhabalar yukarıdaki bilgileri okumadım ama size katılmıyorum Ayça hanım. Bu arada sizin hristiyanlık nedir nasıldır hiçbir bilginiz olmadığını yazdıklarınızdan görebiliyorum eğer bir sorunuz olursa bana ulaşabilirsiniz. bu msn den hasan.yabas@hotmail.com dediğiniz gibi birilerinin gerçeği bilmeleri ve görmeleri çok daha iyi olur.
January 4th, 2010 at 12:47
Hasan bey, yukarıdaki bilgileri okumadıysanız o zaman bana nasıl katılır veya katılmazsınız?
İsterseniz önce yukarıdaki bilgileri bir okuyunuz sonra karar veriniz. Ben o bilgilere göre yorum yapıyorum.
January 16th, 2010 at 19:01
İlhan beyin sözlerine karşı olan, açıklamaları yazsa? yorum değil bakın, açıklamalar.
January 18th, 2010 at 21:14
hasan ark 4 sorum olacak:İSA A.S HAŞA ALLAH CC OĞLU OLDUNU İTA EDİYORSUNU HAŞA BÖYLE BİRŞEY YOK OLMAZDA OLDUNU VAR SAYALIM.O HALDE HZ ADEMDE ANNESİZ VE BABASIZ DÜNYAYA GELDİ PEKİ BABASIZ DÜNYAYA GELEN İSA A.S HAŞA ALLAHIN OLDUNU SÖYLÜYORSUNUZ O HALDE ADEM A.S ANNE VE BABASIZ GELDİ ADEM A.S NE PEKİ
(2).İSA A.S SİZLERİN GÜNAHLARINI YÜKLENDİNİZ İDEA EDİYORSUNUZ PEKİ KİLİSEDE PAPAZLAR GÜNAH CIKARTIYOR EE NE OLCAK ŞİMDİ HANİ GÜNAHINIZ İSA A.S YÜKLENMİŞTİ
( 3).İSA A.S ZAMNINDA FOTOĞRAFCILIK VE RESSAMLI DİYE BİRŞEY YOKTU ARAŞTIRIN ÖĞRENİN EE İSA .AS OLDUNU İDEA ETTİNİZ RESİM KİMİN NERDEN BULDUNUZ BU RESMİ
4Araf 179: Yemin olsun ki, biz, cehennem için, cinlerden ve insanlardan, birçok kişiye vücut verdik/birçoğunu döllendirip yaydık. Kalpleri var bunların, onlarla anlamazlar; gözleri var bunların, onlarla görmezler; kulakları var bunların, onlarla işitmezler. Davarlar gibidir bunlar. Belki daha da şaşkın. Gafillerin ta kendileridir bunlar.BU AYETE DÖLDEN BAHSEDİLİYOR PEKİ KARDEŞİM PEYGAMBERİMİZ ZAMNINDA TIP İLERLEDİMİ DÖLÜ NERDEN BİLİYORLAR DÖLDEN COCUK YAPILDINI NERDEN BİLİYORLAR NE GZÜEL AYET YARAB ŞÜKÜR OLSUN SANA
January 19th, 2010 at 11:56
merhaba armagan
1; isanin allahin oglu oldugunu nasil idda ediyoruz dusundunmnu hic siz dusunuyorsunuz ki biz allahin meryem ana ile cinsel iliskiye girdigini idda ediyoruz bir cok musluman bunu dusunur. ama oyle degil bizim allahin oglu dedigimiz sey ruhsal oguluktur. oyle yok iliskiye girdi yok allahin karisi var diye birsey yok. buradaki ogulluk tanrinin ruhu yani kutsal ruhun meryemin rahmine kutsal ruh tarafindan konulan bir cocuk yani gelip birisiyle meryem iliskiye girmis degildir. gelelim adem e o tanrinin oglu olamaz cunku tanri onu topraktan yapti ve ona yasam solugu ufledi yani bir soluk ufuruk tarafindan meydana geldi.
2 ben inaniyorumki isa dunyaya bizim gunahlarimizi yuklenmek icin geldi ve bunu yaptida tanriyla insanlari baristirdi ona iman eden herkes tanriyla baristi. gelelim papazlara benim inancimda papaz rahip yok onlara inanmakta yanlis zaten sen o soruyu papazlara sor yani ben isa mesih imanlisiyim papaz yada rahip imanlisi degilim kimsede kimsenin gunahini cikartamaz once kendi gunahini cikartsin.
matta 7:5 Seni ikiyüzlü! Önce kendi gözündeki merteği çıkar, o zaman kardeşinin gözündeki çöpü çıkarmak için daha iyi görürsün.
once kendi gozundeki mertegi cikarmazsan baskasinin gozundeki copu gorebilirsin. bilmiyorum anlayabilirmisin bu ayeti bu ayeti isa mesih soylemistir.
3 o resimlerin hepsi birer benzetmedir bu arada ben o resimlerede tapmiyorum ve evimde 1 tane bile oyle resim yoktur. onu yine katoliklere yani papazlara sorabilirsiniz ama onlarda o resimleri bir benzetme olarak kullandiklari kesindir.
4 ozamanki dol demekki baska biseymis sen butun kelimelerin ayni oldugunu zannediyorsan yanilirsin. yani birde sanirim o kutsal yazilar kutsal ruhun esinlemesi tarafindan yazildi yani siradan bir kisi kendi kafasina gore yazmadi Tanri herseyi bilir herdilde konusur Tanri senin dolden yapildigini biliyor ama
January 19th, 2010 at 21:15
Hasan bey yukarıdaki iddiaya birşey demiyormusunuz? Sözlerime karşı çıkmıştınız oysa ben yukarıdaki bilgilere yorum yapmıştım ama siz açıkca yukarıdakileri okumadığınızıda belirtmiştiniz. Okuadan karşı çıkmak abest bir durum aslında.
saygılar
January 19th, 2010 at 23:51
ayça hn o iddaları okuma ihtiyacı hissetmedim çünkü ne kadar açıklama yapsam boş. ve okuma gereği duymamamın sebebi benim inancımda putperestlik yok. birde konuyu değiştirmede üzerinize yok işinizi güzel yapıyorsunuz…
February 8th, 2010 at 01:17
Afadersiniz ama konu değiştiren yok, konu son derece açık seçik ortada konu ile ilgili yorum yaptım, siz karşı çıktınız lafınıza laf dedim. Konuları yolundan saptıran sizsiniz ben değil biraz el insaf yani.
4 ocakta yazmışım size,tık yok sizden…. sonra 16 ocakta yinelemişim gene tık yok…. geldik 19 ocağa bu sefer tık var ama bir numara yok.
Bu nasıl bir ihtiyaç hissetmemedir? ben bizler hakkındaki tüm iddiaları okurumki bileyim öğreneyim. Nasıl olsa gerçek değil ne okuyacam deyip geçiştirmiyorum sizin gibi. Acaba okursanız imanınız mı şüpheye düşecek yoksa cevap veremeyeceğiniz içinmi iddialara bu kadar kaçıyorsunuz?
Size göre hristiyanlıkta çelişki falanda yok ama yazıları okuyup birşeyler yazıyorsunuz neden yazıyorsunuz yazmayın hiç girmeyin bu siteye neden gerek duyuyorsunuz?
Evet iddiaları okuyun ve bilginiz varsa cevap verin yoksa oylama taktiği yapmayınız.
saygılar
March 16th, 2010 at 11:04
Sayın Hasan Bey;
Yorumlarınıza paratez açmak istiyorum.
1* Hz İsa’nın Allah’ın oğlu olduğunu ve bir cinsel ilişki sonucunda meydana geldiğini müslümanlar düşünmüyorlar. Bunu bu şekilde ayyukaya çıkartan bizzat Hristiyan alemidir. Allah’a BABA diye bir sıfatın takılıp ve ona cinsel çağrışım yükleyen Hristiyanlığın kendisi değil de peki kimdir? Tüm dillerde şu bilinir ki, BABA bir tohum ekim makinesi ve anne ise bir tarladır. Kromozonlar tamemen babadan anneye geçer. Buna karşı çıkan bir tane dahi tez unsuru yoktur. Eğer Kelime hatası varsa buna neden olanların hatasıdır.
Ve diyorsunuz ki; Hz. Adem bir insandı ve topraktan yaratıldı. Peki Hz. İsa insan değil miydi? Beni asıl düşündüren bu konu olmuştur. Çünkü Hristiyan alemi de bir karar verebilmiş değildir. Hz. İsa insan mıydı yoksa Tanrı mıydı? Katolikler, Protestanlar, Ortadokslar bu konu da bir fikir birliği sağlayamadıkları için zaten bugün bir cemaat olgusuna haiz değiller Hristiyan aleminde. Çünkü ABD’de Tanrı kabul edilen Hz. İsa, Avrupa’da bir İnsan ve de Balkanlarda yarı insan yarı Tanrı olarak kabul edilmiştir. İnsan değilse neden bir anne aracılığı ile dünyaya gelmek için kendi yarattığı insana muhtaç kalabilsin ki Tanrı? Velev ki Tanrıdır Hz. İsa; bir Tanrının insana muhtaç olması nasıl kabul edilebilir. Varsayalım insandır -ki O da hayatı boyunca bir insanın ihtiyaç duyabileceği her birşeye ihtiyaç duymuş bir insandı, o vakit Hz Ademden sonra dünyaya gelen tüm insanlar gibi bir çocuğun gelişim aşaması ile aynı şartlar ve ölçülerde -döllenme olgusu dışında- bir sürece Onun da sahip olduğu düşünüldüğünde, Kutsal Ruhtan söz etmek nasıl kabul edilebilir.
2* İnançlarında Hz. İsa’nın tüm insanlığın günahını almaya geldiği söylüyorsun ki bu düşünce kabul etmediğin kilise geleneğinin önceliklerindendir.
Hz. İsa bir insan ise; tüm insanlığın suçunu, günahını ve vebalini tek bir insanın üzerine atmak nasıl bir Tanrı Adalet anlaşıyı oluşturuyor ki; mazlumların haklılık ve de değer ölçülerini kim üstlenecek ve onları kim savunacak? Bir katilin suçunu üstüne alan bir insan, maktulun yani öldürülen kişinin suçsuzluğunu nasıl koruma ve garanti altına alabilir ki!
Hristiyanlık Amentüsünde; Hz. İsa, doğumundan sonraki tüm insanlığın vebalini üstüne alacak deniyor. Peki onun doğumundan önceki insanlara ne olacak? Eğer Tanrı, Hz. İsa’nın doğmundan sonraki insanlara merhamet ediyorsa bir insan üzerinden, peki O’nun doğumuna kadar milyarlarca insanın durumu ne olacak? Peki ya Hz. İsa insan değil de Tanrı ise; O zaman daha vahim bir durum çıkıyor ortaya! Kendi yarattığı insanın suçunu kime karşı! kimden korumak için! kimin azametine maruz kalmasınlar diye! onların suçunu-günahını kendi üstüne almak gibi bir gaflete düşsün ki Tanrı! Bu nasıl bir çelişkidir ve bu detayın altındaki kısır döngü nasıl bir acımasız Tanrı Adaletidir*
Kiliselere inanmadığınızı söylüyorsunuz! O halde İncil’e de inanmamanız gerekmez mi! İncilden örnek veriyorsunuz ve kendiniz de aslında şunun farkında olmanız gerekiyor ki, İncilin gerçek sahibi de kiliselerdir. İnciller kendi aralarında o kadar çok çelişkiye düşmüşler ki; hiç bir İncil’de HRİSTİYAN kelimesi yer almaz. Çünkü Hristiyan Kelamı İncillerin yazılıp da çoğaltılmasından sonra bu dinin adına verilmiş yani sonradan eklenmiş bir isimdir. Her kilise kendi İncilini yazmıştır. Her kilise kendi geleneğine göre İncillerin detaylarını belirlemiştir. Yani önüne gelen kendi Cehennem ve Cennetini kendi küllerinden yaratmışlardır.
3 – 4* İkon ile ilgili katoliklere sorabilirsiniz demişsiniz ama sadece katolikler değil Protestan ve Ortodokslar da aynı ikonların takipçileridirler. Zaten ikonsuz bir din düşünmek mümkün değildir eğer Baba ve Oğul diye bir din varsa. Muhakkak bir baba ve bir oğul ve bir anne de resimlerin içinde yerlerini almalı ve bunların aile fotoğraflarının da bir arada olması gayet normaldir.
İncili sıradan kişilerin yazmadığını söylüyorsunuz, Tanrı’nın kelamı olduğunu söylüyorsunuz ve bu konuda da çok haklısınız. Çünkü İncil adı Kur’anın verdiği addır. Bible; olarak adlandırılır günümüz İncili. Bugün kü Hristiyanlık da Bible takipçileridir. Yani dili, içeriği ve adı değiştirilmeden önceki İncil ile bugün kü Bible arasında dağlar kadar fark vardır.
Sizin isminiz ne olursa olsun, dünyanın neresine giderseniz gidin isminiz aynıdır. Din ne olursa olsun dünyanın neresine giderseniz gidin din aynı olmalıdır.
Ama hristiyanlık dünyanın hiç bir yerinde aynı değere sahip değildir ki adını dahi koruyabilmiş değildir. Evrensellik aşamasında TEK BİR DİN olamamıştır Hristiyanlık. Çünkü günümüzde bir çok çeşit Hristiyanlık var. Değişik kilise ve kitap. Papazların görüşleri vs. Hiç bir kilise bir sorunun cevabını araştırmak için İncil’i okuyun demez!.. Gelin biz size bilgi verelim. Eğer o konu İncil de yoksa kilisenin geleneği hakimdir son söze… Yani onlar da şunu çok iyi biliyorlar ki, İncil’de herşey yok! Olmayan birçok şey olduğu gibi…
Son Söz;
Hasan kardeşim, sizin çok iyi bir araştırmacı olduğunuzu düşünerekten yazınıza atfen birkaç satırbaşlığını özetlemeye çalıştım. Yukarıdaki yorumu okumadığınızı ve okumaya gerek görmediğinizi gerçi söylemişsiniz ama yine benim kanımca ufak bir göz atmış olabileceğiniz ihtimalini göz önünde bulundururaktan, birşey dikkatiniz çekmiş olabilir diyebilmekteyim.
İncil’de geçen kişi adları ile Hz. İsanın doğduğu arazi ve kültür üzerinde biraz yoğunlaşmanızı tavsiye edeceğim sizden. O coğrafyadaki kültürlerin adları ile İncil’deki kişilerin adları birbirine ne kadar benzemektedir?
Yüreğinin sahibine emanet ol…
May 14th, 2010 at 18:55
de genelde bazı islami parti sembollerinde Al-lah ın kızlarının adı Al-lat Al-uzat ve Al-manat..3 yıldız olarak sembolize edilmiştir(İslam and Arabs, Rom Landau, 1958 p 11-21). Kuran da bu konuya gönderme yapılmıştır..(53:19-20) bulunan kalıntılarda islamiyet öncesi döneme ait Al-ilah ı simgeleyen yaşlı sakallı bir adam üzerinde büyük bir ay sembolü ve önünde 3 kızı Al-lat,Al-uzat,Al-Manat bulunmuştur.(archeology of world religions Jack finegan)
Putperest Araplar islamiyet önce Kabe de 360 tane puta tapıyordu bunlardan birisinin ismi Al-ilah idi(bugünkü şekliyle Allah)(Who Is This Allah?, G. J. O. Moshay, 1994, p 138, A Restatement of The History of Islam & Muslims, Sayed A. A. Razwy, Muslim, The State of Religion in Pre-Islamic Arabia, p19-20 1997,First encyclopedia of İslam, 1987, Islam, p. 587-591)
Hatta Muhammed in babasının ismi Abdullah yani Abd-Allah(Al-ilah) idi.Bu Al-ilah a Kabe de kara taşın yanında ibadet ediliyordu(The Archeology of World religions, Jack Finegan, 1952, p482-485, 492)
Arapça da Tanrı kelimesinin anlamı tam olarak “İlah” tır…(The Encyclopedia of İslam, New Edition, Edited By B. Lewis, V. L. Menage, Ch. Pellat And J. Schacht, 1971, ALLAH, page 406)
Araplar islamiyet öncesi dönemde Kabe deki 360 tane put arasından en yükseği,en güçlüsü olarak ay tanrısını görüyor ve buna Al-ilah (En güçlü ilah) şeklinde ellerini iki yana açarak dua ediyorlardı…yani Arapça da “İlah” olan Tanrı kelimesi islamiyetle beraber “Allah” a dönüştürüldü.(southern Arabia, Carleton S. Coon, Washington, D.C. Smithsonian, 1944, p.399) (Çeşitli Arap kabileleri aslında bu ay Tanrısına değişik adlar veriyordu bunlardan bazıları “Sin”,”Hubal”,ve Kureyş te Al-ilah. Dilbilimciler “Allah” kelimesinin “Al-ilah” tan türediğini söylerler.(.İslam Muhammed and his religion, Arthur Jeffery, 1958, p 85,Muhammad at Mecca, W. Montgomery Watt, 1953, p 23-29)
“Allah” kelimesi islamiyetten önceki Arap yazıtlarında bulunmuştur(Encyclopedia Britannica, I:643)
Muhammed bu 360 tane puttan birisinin,ay Tanrısı olan en güçlüsünün ismini alıp tek olduğunu söylüyordu. “Al-ilah tan başka ilah yoktur”(The hajj, F. E. Peters, p 3-41, 1994) Hz. Muhammed böylece Al-İlah ı tek Tanrı olarak ilan etti ve diğer putlara tapınmayı yasakladı
İslamiyet öncesi bazı putperestlerin ilginç gelenekleri vardı bunlar Ramazan dedikleri ayda 1 ay oruç tutarlar,Mekke ye Hacca gidip Kabe nin etrafında 7 kez dönerler,”Kara Taş” ı kutsal sayar onu öper ve günde 4 veya 5 vakit namaz(salat) kılarlar şeytan taşlarlardı.Tabi bunlar Kuran da da bulunur (Is Allah the same God as The God of Bible?, M. J. Afshari, p 6, 8-9,İslam, Beliefs And Observances, Caesar E. Farah,)
Ayrıca namazdan önce bugünkü islamiyet dünyasında olduğu gibi abdest alma gelenekleri vardı..Burunlarına su çekerlerdi,ellerini dirseklerine kadar yıkardı bunlar eski putperest Arapların abdest alma şekliydi
Bu gelenekler yahudi ya da hristiyan kültürlerinde yoktur.oruç bilindiği gibi hristiyanlıkta da vardır fakat “belli bir ayda oruç tutma” geleneği Arap putperestlerinin eski bir geleneğiydi.
Ayrıca Kabe eldeki kanıtlara göre İbrahim peygamber tarafından yapılmamıştır,Yaklaşık MÖ800 lü yıllarda yapıldığı bilinmektedir.Ayrıca Kabe hiçbir zaman yahudiler ve hristiyanlar tarafından kutsal sayılmamıştır.Zaten Kabe ile ilgili Kutsal Kitap ta(Kitab-ı mukaddes) tek bir ayet bile yoktur
Kabe MÖ800 lü yıllardan sonra putperestler tarafından “Al-ilah ın evi” olarak anılmaya başlanmıştır(A Guide to the contents of Quran Faruq Sherif, Reading, 1995, pgs. 21-22., Muslim)
İslamiyetten önce tapınılan Allah ın birçok sıfatı vardı putperestler özellikle Al-ilah için şunları söylüyordu: “Dünyanın yaratıcısı,Havadan yağmur indirici,yerden dane çıkarıcı,Kabe nin efendisi”(God and Man in the Quran, Toshihiko Izutsu, Chapter 4: Allah, p96-119, 1980)
Hz.Muhammed zamanında ve ondan önceki 5-6 yıllık dönemde putperest Mekke liler hristiyanlardan tek tanrılı dini öğrenmeye çalışıyorlardı ve Hristiyanlarla temas halindeydiler(1. Muhammads Mecca, W. Montgomery Watt, Chapter 3: Religion In Pre-Islamic Arabia, p26-45)
Ay tanrısını ifade eden “Al-ilah” kelimesi islamiyet öncesi dönemde Arap şiirlerinde yaygın olarak kullanılıyordu(Encyclopedia of Islam, eds. Lewis, Menage, Pellat, Schacht; Leiden: E.J.Brill, 1971, III:1093)
Kuran da da aslında Al-ilah tan başka ilah olmadığını söyler ve Al-ilah tan başka,putlara aya güneşe tapınılmasını yasaklar.Arkeologlar ve tarihçiler Hz. Muhammed Kureyş teki bu Ay Tanrısı kültünü hristiyanlardan ve yahudilerden etkilenerek kesin bir tek Tanrılı dine çevirdiğini belirtir.Fakat Kuran da Allah bazı bölümlerde ilginç şekilde kendi kendine yemin etmektedir…Yemin bilindiği gibi eden kişinin kendisinden üzerinde ya da kendisinden güçlü bir varlığa edilir..
“Hayır, yemin olsun aya,”(müdessir 32) ”
Bazı ansiklopedilerden ve kaynaklardan Allah’ın putperest kökeni ile ilgili kaynaklar;
“temples of the moon gods, with RITUALS similar in many details to those of the pre-Islamic and Islamic PILGRIMAGE to Mecca.” (Britannica, Arabia, History of, p1045, 1979)
“Prior to Islam the people would pray 5 times a day facing Mecca (The Encyclopedia of Islam p. 303″
Another practice that left its influence on Islam was ceremonial abstinence. The South Arabian festival of Halfan was a moratorium on the use of weapons. Certain times were specified for fasting and abstention from sexual relations. Burnt offerings and sacrifices were common.” (Britannica, Arabian Religions, p1059, 1979)
“The Arabs during the pre-Islamic period used to practice certain things that were included in the Islamic Sharia. They, for example, did not marry both a mother and her daughter. They considered marrying two sisters simultaneously to be a most heinous crime. They also censured anyone who married his stepmother, and called him dhaizan. They made the major [hajj] and the minor [umra] pilgrimage to the Ka’ba, performed the circumambulation around the Ka’ba [tawaf], ran seven times between Mounts Safa and Marwa [sa'y], threw rocks and washed themselves after intercourse. They also gargled, sniffed water up into their noses, clipped their fingernails, plucked their hair from their armpits, shaved their pubic hair and performed the rite of circumcision. Likewise, they cut off the right hand of a thief.” (Al-Milal wa al-Nihil, Muhammad ibn ‘Abdalkarim al-Sharastani, Muslim, vol. 2 chapter on the opinions of the pre-Islamic Arabs, as quoted in al-Fadi, Is the Qur’an Infallible?, p. 122, non-Muslim”
“A principal sacred object in Arabian religion was the stone, either a rock outcropping or a large boulder, often a rectangular or irregular black basaltic stone … ” (Britannica, Arabian Religions, p1059, 1979)
“Of the numerous baetyls, the best known is the Black Stone of the Ka’bah at Mecca, which became the central shrine object of Islam.” (Britannica, Arabian Religions, p1059, 1979)
Muslim practices such as gathering on Friday and the four sacred months of Islam were also pre-Islamic customs: “In Bulugh al-’Arab fi Ahwal al-’Arab, we read, ‘The four sacred months, Rajab, Dhu al-Qa’da, Dhu al-Hijja and Muharram, had been considered sacred during the pre-Islamic period [Jahiliya]. Raids, taking revenge, war, fighting and disputes were forbidden during them. If a man were to meet his enemy who killed his father or brother during these months, he would not quarrel with him… During the sacred months, [the people] were under restriction not to fight or make raids, and had to remove [their] spearheads as a sign that they would avoid fighting at all costs.’ Obviously, Islam borrowed the hallowing of these months from Pre-Islamic Arabs and introduced nothing new into the world.” (Is the Qur’an Infallible?, ‘Abdallah ‘Abd al-Fadi, Light of Life, , p. 127, non-Muslim
Now there dwelt in Mecca a god called Allah. He was the provider, the most powerful of all the local deities, the one to whom every Meccan turned in time of need. But, for all his power, Allah was a remote god. At the time of Muhammad, however, he was on the ascendancy. He had replaced the moon god as lord of the Kaaba although still relegated to an inferior position below various tribal idols and three powerful goddesses: al-Manat, goddess of fate, al-Lat, mother of the gods, and al-Uzza, the planet Venus. (Islam and the Arabs, Rom Landau, 1958 p 11-21)[/size]
British müzesinde Babil bölümünde bölüm B de 3-4 heykel ve onların önünde 1 heykel şeklinde heykeller vardır…Arkadaki 3-4 heykel ellerini müslümanların dua ederken açtıkları gibi açmış önlerindeki “ay tanrısı”na dua ediyorlar bunun ismi al-Ilah. Al-ilah ın kızları Al-lat,Al-uzzat-Al-Manat ta bu 3 yıldız olarak simgeleniyordu”(1. The archeology of World religions, Jack Finegan, 1952, p482-485, 492)
Bir de genelde bazı islami parti sembollerinde Al-lah ın kızlarının adı Al-lat Al-uzat ve Al-manat..3 yıldız olarak sembolize edilmiştir(İslam and Arabs, Rom Landau, 1958 p 11-21
Putperest Araplar islamiyet önce Kabe de 360 tane puta tapıyordu bunlardan birisinin ismi Al-ilah idi(bugünkü şekliyle Allah)(Who Is This Allah?, G. J. O. Moshay, 1994, p 138, A Restatement of The History of Islam & Muslims, Sayed A. A. Razwy, Muslim, The State of Religion in Pre-Islamic Arabia, p19-20 1997,First encyclopedia of İslam, 1987, Islam, p. 587-591)
Hatta Muhammed in babasının ismi Abdullah yani Abd-Allah(Al-ilah) idi.Bu Al-ilah a Kabe de kara taşın yanında ibadet ediliyordu(The Archeology of World religions, Jack Finegan, 1952, p482-485, 492)
Arapça da Tanrı kelimesinin anlamı tam olarak “İlah” tır…(The Encyclopedia of İslam, New Edition, Edited By B. Lewis, V. L. Menage, Ch. Pellat And J. Schacht, 1971, ALLAH, page 406)
Araplar islamiyet öncesi dönemde Kabe deki 360 tane put arasından en yükseği,en güçlüsü olarak ay tanrısını görüyor ve buna Al-ilah (En güçlü ilah) şeklinde ellerini iki yana açarak dua ediyorlardı…yani Arapça da “İlah” olan Tanrı kelimesi islamiyetle beraber “Allah” a dönüştürüldü.(southern Arabia, Carleton S. Coon, Washington, D.C. Smithsonian, 1944, p.399) (Çeşitli Arap kabileleri aslında bu ay Tanrısına değişik adlar veriyordu bunlardan bazıları “Sin”,”Hubal”,ve Kureyş te Al-ilah. Dilbilimciler “Allah” kelimesinin “Al-ilah” tan türediğini söylerler.(.İslam Muhammed and his religion, Arthur Jeffery(ESKİ BİR MÜSLÜMANDIR), 1958, p 85,Muhammad at Mecca, W. Montgomery Watt, 1953, p 23-29)
Allah” kelimesi islamiyetten önceki Arap yazıtlarında bulunmuştur(Encyclopedia Britannica, I:643)
Muhammed bu 360 tane puttan birisinin,ay Tanrısı olan en güçlüsünün ismini alıp tek olduğunu söylüyordu. “Al-ilah tan başka ilah yoktur”(The hajj, F. E. Peters, p 3-41, 1994) Hz. Muhammed böylece Al-İlah ı tek Tanrı olarak ilan etti ve diğer putlara tapınmayı yasakladı
İslamiyet öncesi bazı putperestlerin ilginç gelenekleri vardı bunlar Ramazan dedikleri ayda 1 ay oruç tutarlar,Mekke ye Hacca gidip Kabe nin etrafında 7 kez dönerler,”Kara Taş” ı kutsal sayar onu öper ve günde 4 veya 5 vakit namaz(salat) kılarlar şeytan taşlarlardı.Tabi bunlar Kuran da da bulunur (Is Allah the same God as The God of Bible?, M. J. Afshari, p 6, 8-9,İslam, Beliefs And Observances, Caesar E. Farah,)
İslamiyetten önce tapınılan Allah ın birçok sıfatı vardı putperestler özellikle Al-ilah için şunları söylüyordu: “Dünyanın yaratıcısı,Havadan yağmur indirici,yerden dane çıkarıcı,Kabe nin efendisi”(God and Man in the Quran, Toshihiko Izutsu, Chapter 4: Allah, p96-119, 1980)
Hz.Muhammed zamanında ve ondan önceki 5-6 yıllık dönemde putperest Mekke liler hristiyanlardan tek tanrılı dini öğrenmeye çalışıyorlardı ve Hristiyanlarla temas halindeydiler(1. Muhammads Mecca, W. Montgomery Watt, Chapter 3: Religion In Pre-Islamic Arabia, p26-45)
Ay tanrısını ifade eden “Al-ilah” kelimesi islamiyet öncesi dönemde Arap şiirlerinde yaygın olarak kullanılıyordu(Encyclopedia of Islam, eds. Lewis, Menage, Pellat, Schacht; Leiden: E.J.Brill, 1971, III:1093)
MUHAMMED PAGAN ARAPLARIN “SİN” “HUBAL” ve “AL-İLAH” ŞEKLİNDE NİTELEDİĞİ BİR TANRIYI , BİR YEREL TANRIYI, ETKİLENDİĞİ “herşeye egemen” YAHUDİ/HRİSTİYAN TANRI FİKRİYLE BİRLEŞTİRMİŞTİR..BUNU YAPARKEN DE ARAP PUTPERESTLERİN İNANÇLARINDAN SON DERECE FAZLA ETKİLENMİŞTİR…ONLARIN (Arap putperestlerin) ÇEŞİTLİ İBADETLERİNİ AYNEN KURDUĞU DİNE AKTARMIŞTIR…..
May 14th, 2010 at 18:59
http://www.bible.ca/islam/islam-moon-god.htm
May 14th, 2010 at 19:02
HASAN SANA SORUYORUM ….
SEN HİÇ KURAN OKUDUNMU BEN SÖYLEYEYİM HAYIR
ÇÜNKÜ KURAN OKUYUP ORDAKİ MUCİZELERİ GÖRSEN BÜYÜK İHTİMALLE ESKİ DİNİNE GERİ DÖNERSİN (İSMİNİN HASAN OLDUĞUNA DAYANARAK SÖYLÜYORUM)BAK SANA O İÇİ MUCİZELERLE DOLU OLAN KİTAPTAN BİRKAÇ MUCİZE
GÖKYÜZÜNÜ KORUNMUŞ BİR TAVAN KILDIK ONLAR İSE BUNUN AYETLERİNDEN YÜZ ÇEVİRİYORLAR. (ENBİYA SURESİ 32)
“Dönüşlü olan göğe andolsun.” (Tarık Suresi, 11)
“özen içinde yollar ve yörüngelerle donatılmış” (Zariyat Suresi, 7)
Biz göğü ‘büyük bir kudretle’ bina ettik ve şüphesiz Biz (onu) genişleticiyiz. (Zariyat Suresi, 47)
Allah, yedi göğü ve yerden de onların benzerini yarattı. Emir, bunların arasında durmadan iner; sizin gerçekten Allah’ın herşeye güç yetirdiğini ve gerçekten Allah’ın ilmiyle herşeyi kuşattığını bilmeniz, öğrenmeniz için. (Talak Suresi, 12)
işte görüyorsun mucizeleri ha bi tek bunlar değil sen bir int te kuran mucizeleri yaz da bak ne başlıklar göreceksin
May 14th, 2010 at 19:16
Karılarınızı sevin; onlara sert davranmayın.” (İncil – Koloseliler 3:19)
“Fenalık ve geçimsizliklerinden korktuğunuz kadınlara önce öğüt verin, yataklarından ayrılın nihayet dövün.” (Kur’an Nisa 34)
Ayet ayet Kur’an ile İncil karşılaştırması:
İNCİL:
Mat 5:43 «`”Komşunu sev, düşmanından nefret et’ denildiğini duydunuz.
Mat 5:44 Ama ben size diyorum ki, düşmanlarınızı sevin, size zulmedenler için dua edin. ”
Mat 5:45 Öyle ki, göklerde olan Babanızın oğulları olasınız. Çünkü O, güneşini hem kötülerin hem de iyilerin üzerine doğdurur. Yağmurunu da hem doğruların hem de eğrilerin üzerine yağdırır. ”
1Yu 4:16 “Tanrı’nın bize olan sevgisini tanımış ve buna inanmışızdır.Tanrı sevgidir. Sevgide yaşayan, Tanrı’da yaşar, Tanrı da onda yaşar. ”
1Yu 4:12 “Hiç kimse hiçbir zaman Tanrı’yı görmüş değildir. Ama birbirimizi seversek, Tanrı içimizde yaşar ve O’nun sevgisi içimizde yetkinleşmiş olur.”
1Yu 4:7 “Sevgili kardeşlerim, birbirimizi sevelim. Çünkü sevgi Tanrı’dandır. Seven herkes Tanrı’dan doğmuştur ve Tanrı’yı tanır. ”
1Yu 4:8 Sevmeyen kişi Tanrı’yı tanımış değildir. Çünkü Tanrı sevgidir.
Mat 7:12 “«İnsanların size nasıl davranmasını istiyorsanız, siz de onlara öyle davranın. Kutsal Yasa’nın ve peygamberlerin söylediği budur.”
Rom 12:14 “Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin. ”
Rom 12:21 “Kötülüğe yenilme, kötülüğü iyilikle yen.”
1Ko 13:4 Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez.
1Ko 13:5 Sevgi kaba davranmaz, kendi çıkarını aramaz, kolayca öfkelenmez, kötülüğün hesabını tutmaz.
1Ko 13:13 İşte böylece, kalıcı olan üç şey vardır: iman, ümit ve sevgi. Bunlardan en üstün olanı da sevgidir
Gal 6:8 “Kendi doğal benliğine eken, benlikten ölüm biçecektir. Ruh’a eken, Ruh’tan sonsuz yaşam biçecektir.”
1Pe 3:4 “Gizli olan iç varlığınız, sakin ve yumuşak bir ruhun solmayan güzelliğiyle sizin süsünüz olsun. Bu, Tanrı’nın gözünde çok değerlidir.”
1Yu 4:18 “Sevgide korku yoktur. Tersine, yetkin sevgi, korkuyu siler atar. Çünkü korku cezalandırılma düşüncesinden ileri gelir. Korkan kişi, sevgide yetkin kılınmış değildir.”
1Yu 4:19 Biz ise seviyoruz. Çünkü önce O bizi sevdi.
1Yu 4:20 Eğer bir kimse, «Tanrı’yı seviyorum» der ve kardeşinden nefret ederse, yalancıdır. Çünkü görmüş olduğu kardeşini sevmeyen, görmemiş olduğu Tanrı’yı sevemez.
1Yu 4:21 «Tanrı’yı seven, kardeşini de sevsin» diyen buyruğu Mesih’ten aldık.”
Mat 5:38 «`Göze göze dişe diş’ denildiğini duydunuz.
Mat 5:39 Ama ben size diyorum ki, kötüye karşı direnmeyin. Sağ yanağınıza bir tokat atana öbür yanağınızı da çevirin.”
Mat.5: 46 Eğer yalnız sizi sevenleri severseniz, ne ödülünüz olur? Vergi görevlileri* de öyle yapmıyor mu?
Mat.5: 47 Yalnız kardeşlerinize selam verirseniz, fazladan ne yapmış olursunuz? Putperestler de öyle yapmıyor mu?
Mat.5: 48 Bu nedenle, göksel Babanız yetkin olduğu gibi, siz de yetkin olun.”
KUR’AN
47:4- Savaşta inkâr edenlerle karşılaştığınız zaman hemen boyunlarını vurun. Nihayet onlara üstün geldiğiniz zaman bağı sıkı bağlayıp esir alın. Sonra harp ağırlıklarını atıp, savaş bitince de onları ya karşılıksız olarak, ya da fidye ile salıverin. Allah’ın emri budur….”
9:5- Şu haram aylar bir çıktı mı artık o müşrikleri nerede bulursanız öldürün, yakalayın, hapsedin ve bütün geçit başlarını tutun. Eğer tevbe ederler ve namaz kılıp zekatı verirlerse onları serbest bırakın. Muhakkak ki, Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
9:111- Allah, müminlerden, canlarını ve mallarını, kendilerine cennet vermek üzere satın almıştır: Allah yolunda çarpışacaklar da öldürecekler ve öldürülecekler. …….”
8:39- Ortalıkta fitne kalmayıp, din tamamıyla Allah’ın dini oluncaya kadar onlarla savaşın…..
9:39- Eğer topluca savaşa katılmazsanız, O sizi acı bir azaba uğratır ve yerinize başka bir kavmi getirir ve siz O’na zerrece bir zarar veremezsiniz. Allah’ın herşeye gücü yeter.
9:29- Kendilerine kitap verilenlerden oldukları halde ne Allah’a, ne ahiret gününe inanmayan, Allah’ın ve Resulünün haram kıldığını haram tanımayan ve hak dini din edinmeyen kimselere alçalmış oldukları halde elden cizye verecekleri hale gelinceye kadar savaş yapın.
8:65- Ey Peygamber! Müminleri cihada teşvik eyle. Eğer sizden sabredecek yirmi kişi olursa ikiyüze galip gelirler ve eğer sizden yüz kişi olursa kâfirlerden bin kişiye galip gelirler.
48:16- A’rabilerin geri bırakılmış olanlarına de ki: Siz yakında çok kuvvetli bir kavme karşı savaşmaya çağırılacaksınız. Onlarla savaşırsınız veya müslüman olurlar. Eğer itaat ederseniz, Allah size güzel bir mükâfat verir. Ama önceden döndüğünüz gibi yine dönecek olursanız sizi acıklı bir azaba uğratır.
2:193- Hem bir fitne kalmayıp, din yalnız Allah’ın oluncaya kadar onlarla çarpışın………”
61:4- Allah, kendi yolunda kenetlenmiş bir duvar gibi saf bağlayarak savaşanları sever.
61:11- Allah’a ve Resulüne inanırsınız, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda savaşırsınız. Eğer bilirseniz sizin için en iyisi budur
4:84- (Ey Muhammed) Allah yolunda savaş! Sen ancak kendi yaptığından sorumlusun. Müminleri de savaşa teşvik et
4:91- Diğer birtakım kimseleri de bulacaksınız ki; hem sizden emin olmak, hem de kavimlerinden emin olmak isterler. Fitne için her davet olunuşlarında onun içine başaşağı dalarlar. Eğer bunlar sizden çekinmezlerse, kendilerini bulduğunuz yerde yakalayın ve öldürün. İşte bunlar aleyhinde size açık bir ferman verdik
8:12- İşte o anda Rabbin meleklere şöyle vahyediyordu: Ben sizinle beraberim, müminlere sebat verin. Kâfirlerin yüreğine korku salacağım(ingilizce “terörize”), hemen boyunlarının üstüne(?) vurun, parmaklarına, parmaklarına vurun”.
8:57- Bundan dolayı onları harpte yakalarsan, kendilerinden sonrakilere de gözdağı olacak şekilde ağır bir cezaya çarptır, belki ibret alırlar.
33:60- Andolsun ki, eğer münafıklar ve kalblerinde bir hastalık olanlar ve Medine’de dedikodu yapanlar, bu yaptıklarından vaz geçmezlerse, mutlaka seni onlara musallat ederiz. Sonra seninle orada az bir zamandan fazla komşu kalamazlar.
33:61- Melun olarak nerede bulunurlarsa yakalanırlar ve öldürülürler.
9:41- Ey müminler! İster hafif techizatla, ister ağırlıklı olarak seferber olun ve mallarınızla, canlarınızla Allah yolunda cihad edin. Eğer bilirseniz böylesi sizin için daha hayırlıdır.
5:33- Allah ve Resulüne karşı savaşan ve yeryüzünde fesat çıkarmaya çalışanların cezası, ancak öldürülmeleri veya asılmaları yahut ayak ve ellerinin çaprazlama kesilmesi, ya da yeryüzünde başka bir yere sürgün edilmeleridir….”
4:89- Onlar, küfür işledikleri gibi, sizin de küfür işleyip kendileriyle bir olmanızı arzu ettiler. Onun için, onlar Allah yolunda hicret edinceye kadar içlerinden dost edinmeyin. Eğer bundan yüz çevirirlerse onları yakalayın ve bulduğunuz yerde öldürün; Onlardan ne bir dost, ne de bir yardımcı edinmeyin
47:35- Sakın gevşemeyin ve üstün olduğunuz halde barışa çağırmayın. Allah sizinle beraberdir. O sizin amellerinizi eksiltmeyecektir.
9:12. Eğer verdikleri sözden sonra yeminlerini bozar ve dininize dil uzatırlarsa, o küfür öncülerini hemen öldürün. Çünkü onların yeminleri yoktur. Ola ki, vazgeçerler
May 14th, 2010 at 19:19
Kur’an’da “mucize” var mı? Buyrun:
http://www.answering-islam.org/Science/index.html
http://www.answering-islam.org/Quran/Science/index.htm
May 14th, 2010 at 19:20
Bu da türkçe bir kaynak, ilerde güncellenecek:
http://www.mucizeyalanlari.com
May 15th, 2010 at 01:17
SAYIN Ozz;
Bu sitenin konusu İncil’deki çelişkilerdir.Ortaya koyduğumuz konulara bir cevabınız varsa onları yazın. Burada dinler tartışması yoktur. Yukarıda ki ilk yazdıklarınız için kısaca diyeceğim şudur:
Arabistanın bir çok bölgesi hz. ibrahim’den gelen bir din anlayışına sahipti. Tabi uuzun süredir yeni bir peygamber gelmediği için bir çok yönden hıristiyanlıktaki gibi unutturulmuş ve saptırılarak putperestlik öğeler karıştırılmış bir haldeydi.Mekke müşriklerinin putperest inançlarının islamla bazı benzerliklerinin temelinde bu yatar. Bilindiği gibi islam daha hz. ibrahim ve yahudi dinine benzer. Başlangıçta hz. isa’nın dini de böyleydi. Ta işe Pavlus karışıncaya kadar. Putperestliğin ana temeli dini TEK TANRI inancından saptırıp bunun yerine Tanrıyı temsil ettikleri iddiasıyla bir çok resim ve heykele tapılmasıdır. İŞTE HZ. MUHAMMED’LE DİNE KARIŞTIRILMIŞ BU ÖGELER TEMİZLENİP TEKRAR ESKİ SAFLIĞA DÖNÜLMÜŞTÜR. HANIMLARLA OLAN KONULARDA TEVRAT’TAN BİLMENİZ GEREKİR O DEVİR İÇİN BUNLAR NORMAL SAYILIRDI VE BUNLAR HER DEVRİ VE KİŞİYİ BAĞLAYAN KURALLAR DEĞİLDİR.
GELELİM KURANDA BİLİMSEL GERÇEKLERE OLAN İŞARETLERE.KURAN BİR BİLİM KİTABI OLMAMASINA RAĞMEN, KAİNATTA ALLAH’IN OKUNMASI YANİ BİLİNMESİ GEREKEN İKİNCİ KİTABIDIR. TABİ BUNU ASIL OKUYACAK VE BİZE BİLDİRECEK OLANLAR BİLİM ADAMLARIDIR.ORTA ÇAĞ KARANLIĞINDA BU İŞİ MÜSLÜMANN BİLİMADAMLARI ŞİMDLERDEYSE BATILI HIRİSTİYAN VE YAHUDİ KÖKENLİ BİLİM ADAMLARIDIR. ADRESİNİ VERDİĞİNİZ SİTEDE YAPILAN TENKİD ELEŞTİRİLEN KONULAR YERSİZDİR. NEDENİ DE ŞUDUR. ARAPÇADA KELİME ANLAMLARI ÇOK ZENGİN BİR DİLDİR.ESKİ YILLARDA AYETLERE VERİLEN ANLAMLAR O DEVRİN İLİM SEVİYESİ VE ANLAYIŞIYLA İLGİLİR. YANİ DÜNYANIN YUVARLAK VE BOŞLUKTA OLDUĞUNDAN HABERSİZ DİN ADAMLARI BU ANLAMA GELECEK MANALAR YERİNE KELİMENİN BİLİNEN BAŞKA BİR ANLAMINI TERCİH ETMELERİ ÇOK DOĞALDIR. SON YÜZYILLARDA ORTAYA ÇIKAN BİLİMSEL VERİLERİ GÖREN DİN ADAMLARI KELİMENİN BU YÜZÜNE BAKAN ANLAMINI GÖRÜP, ESKİ ANLAMINDAN FARKLI BİR ANLAM VERMEYE BAŞLAMIŞLARDIR. BUNLARI BU KİŞİLER KAFASINDAN UYDURMUYOR. KURANIN HER YÜZYILA BAKAN ANLAMI VARDIR SÖZÜ MEŞHURDUR.
AYRICA MADEM İNCİL VE TEVRAT BU BİLİMSEL KONULARI DOĞRULAYAN VE UYUŞAN BİR ŞEY VARMIDIR. MESELA TEVRAT’IN YARADILIŞ BÖLÜMÜ BİLİMSEL BULGULARLA NE KADAR UYUŞUR. BİRDE BUNLARA KAFA YORUN.
İncil’de olduğu gibi, İslamda yeri geldiğinde savaşta vardır barışta. Müslümanalar Mekke müşriklerinin işkence ve baskısıyla medineye göç mecburiyetinde kaldılar ve Medineyede saldırdıklarında müslümanlarda onlarla savaşmak zorunda kaldılar. Siz neden İncilden hep barış ifadelerini alıyorsunuz da Kuran’a gelince savaş ifadelerini alıyorsunuz. KUTSAL KİTAPTAKİ KATLİAM AYETLERİNDEN HABERİN YOK GALİBA.Hz. İsa’da işgalçi Romaya karşı bir ayaklanma içindeydi ama ihanete uğradı.
BUNLARI SİZİN İDDİALARINIZA YAZACAK DOĞRU BİR CEVABI YOK DEMEYESİNİZ DİYE YAZDIM. ANCAK BU SİTEDE ORTAYA ATILAN İDDİALAR BİR CEVABINIZ VARSA ONLARI YAZMALISINIZ. BİZİM KONUMUZ İNCİLDEKİ ÇELİŞKİLERDİR. DİĞER DİN TARTIŞMALARINI İLGİLİ SİTELERDE SÜRDÜRMELİSİNİZ.
May 16th, 2010 at 06:45
Allah=Alilah bu şu demek putperst Arapların inandığı Alilah ve Allahın aynı ismi taşıdığı demek.Acaba neden? Çünkü Muhammedin Alilahı diğer putlardan üstün tutarak yalnızca Alilah inanmaya davet edişidir tabii zor olmuştur araplar da Alilahı diğer putlardan üstün gördükleri halde neden birdenbire sadece Alilaha inanacaklarını anlamamışlardır.
May 16th, 2010 at 07:38
BU KONUDA SON OLARAK BİR ŞEYLER YAZAYIM VE KAPATALIM.ALLAH, EL İLAH ismi TEVRATTAKİ “ELOH -İM” ile ayni köktendir.Her ikisinin de aslı EL veya İL dir. İSRA-İL, İSMA-İL, YAKUP-EL ile ABDUL-LAH benzer türemedir. Bu yakınlığın nedeni arapça ve aramice her ikiside SAMİ dil gurubundan olmasıdır. Kuran’da daima Hz. İbrahim’in dini ve tek tanrı inancı üstün tutulur. Putperestlik değil. Putperestlik tek tanrı inancına başka öğe, aracı ve tanrıyı temsil eden resim heyke karıştırılmasıdır. İncil ve Tevrat’ta buna şiddetle karşı çıkar. “DİNLE İSRAİL TANRIN OLAN RAB TEK RABTİR. YERDE SUDA GÖKTE YAŞAYANLARDAN ONA BENZER BİR ŞEKİL YAPMAYACAKSIN” MANASI KUTSAL KİTABIN EN TEMEL İKAZIDIR. Gelelim Tevrat’la Mekke yani Kabe’den ve Hz. MUHAMMED’TEN bahsetmesine
“13 Arabistan’la ilgili bildiri: Arabistan çalılıklarında geceleyeceksiniz, Ey Dedankervanları!14 Ey Tema’da oturanlar, Su getirin, susamışları karşılayın, Kaçıp kurtulana ekmekverin.15 Çünkü onlar kılıçtan, yalın kılıçtan, Gerilmiş yaydan, çetin çarpışmalardankaçtılar.16 Rab bana şöyle dedi: ‹‹Kedar’ın bütün övüncü tam bir yıl sonra sona erecek.17 Okçulardan, Kedar savaşçılarından pek az sağ kalan olacak.›› Bunu söyleyen,İsrail’in Tanrısı RAB’dir.” (Yeşaya-7)
Kedar Mekke ve Temar’sa Medinedir. Bahsedilen olayda tam Hz. Muhammed’in hiçreti ve bundan bir yıl sonra olan BEDİR savaşına uygun düşmektedir. Kedar İsmi Hz. İbrahim’in eşi hz. Hacer’in terkedildiği ve hz. İsmail’in yaşadığı bölgeye verilen isim olarakta geçer.
May 16th, 2010 at 11:05
Arapların inandığı Alilah kabedeki enbüyük put ama siz neden böyle konuyla ilgisiz bir örnek verdiniz? Elohim ve Alilah fark çok ve aynı kök değil.Sallamayın. EL VEYA İL DEDİĞİNİZ SADECE KELİMENİN ÖNÜNDEKİ ARTEKİL, ALMANCA BİLENLER ANLAMIŞTIR. AMA HİÇBİRŞEKİLDE AYNI KÖK KELİME DEĞİLLER. AİLAH EN BÜYÜK PUT VE AY TANRISIDIR, MUHAMMEDİN DEDİĞİ GİBİ: AYA YEMİN OLSUN, ALİLAH AY’A YEMİN EDİYOR ÇÜNKÜ AYNI ZAMANDA AY TANRISI.
May 16th, 2010 at 12:29
ÇOK GÜLÜNÇ BİR İDİA. DİL BİLGİN ZAYIF “EL” VE “İL” HZ. İBRAHİM DÖNEMİ TANRININ ÖZEL ADIDIR. ÖN TAKI DEĞİLDİR. YAHVE GERÇEKTE TANRININ ADI DEĞİLDİR. MÜSLÜMANLARIN KAYNAKLARI DOĞRU OLMAYABİLİR DİYE DÜŞÜNENELER İÇİN DELİL OLARAK HIRİSTİYAN BİR KAYNAK VERELİM
http://webcache.googleusercontent.com/search?q=cache:Ii3wnjD2df8J:hakikatnedir.blogcu.com/allah-adinin-arapca-olup-olmadigi-konusundaki-gorusler/6280596+EL+VE+%C4%B0L+TANRI+ADLARIDIR.&cd=1&hl=tr&ct=clnk&gl=tr
MÜDESSİR -32′DE AY”A YEMİN OLDUĞU GİBİ YILDIZA, GÜNEŞE, ZAMANA DAHA BİR ÇOK ŞEYE KURAN’DA YEMİN VARDIR. BİR ÇOK YERDE AY’A YEMİN OLUP, AY TANRI YERİNE Mİ KONUYOR. DOLMA BİLGİLERLERİ YAZIYORSUN.YARADAN TANRI YERİNE, AY YÜCELTİLSE HAKLISIN DERDİM.KURANDA TANRI DİYE ANLATILAN ŞEYDEN HABERİN YOK. BİRAZ AÇIP KURANI İNCELEMENİ TAVSİYE EDERİM. AY MI YÜCELTİLİYOR YOKSA GERÇEK YARADAN MI. MÜDESSİR-32-33 VE 34′Ü OKUSAN DA YETER. DEVAMINDA GECE VE SABAH ÜZERİNE DE YEMİN EDİLDİĞİNİ GÖRECEKSİN.
İLMİN BU KADARSA NE DİYELİM. DEDİĞİN GİBİ OLSUN.
May 16th, 2010 at 13:11
SAYIN BARK
KONUMUZA DÖNELİM. SİTEDEKİ ÇELİŞKİLER HAKKINDA YORUMLARINIZI BEKLERİZ.
May 16th, 2010 at 15:40
Ay Kültü İddianıza karşılık cevap bu başlıktadır.
http://islamvedinler.azbuz.ekolay.net/readArticle.jsp?objectID=5000000010856238
Bu başlıkta da Eski ve Yeni ahitlerde Kadınlar hakkında yazan pasajlar yer almaktadır. Yazının sonunda kuranda kadın başlığının bağlantısı var.
http://islamvedinler.azbuz.ekolay.net/blog/yazi/oku/5000000012704102/Diğer%20Kitaplarda%20Kadın
May 16th, 2010 at 17:36
Ayça hanım, KADINLAR HAKKINDA LİNK VERİYORSUNDA ANLAMADĞIM ÇOK EVLİLİK KONUSU. BUNUN İÇİN BİR YAŞ SINIRI VARMI? ÖMER, ALİ’NİN KIZI İLE EVLENİYOR İLGİNÇ OLAN ÖMER 50 YAŞLARINDA KIZCAĞIZ 10 YAŞALARINDA, BU İSLAMA GÖRE UYGUN VE ADALETLİMİDİR SİZCE??? SONUÇTA ADALET TEMSİLİ ÖMER’DEN BAHSEDİYORUZ. OSMAN İSE PEYGAMBERİN 2 KIZI İLE DE EVLENİYOR, 2 KIZKARDEŞ İLE EVLENMEK DOĞRUMUDUR?? TAM BİR CÜMBÜŞ YANİ.
May 16th, 2010 at 22:47
Arka arkaya 2 mesaj attım ama çıkmamış 2.si devamı vardı
neyse en son paragrafı üzerine ekleme yapıp yazıyorum.
Bark bey, bilhassa bağlantı verdim, konuyu daha fazla saptırmayınız ve cevabınızı alın diye. Bakın yukarıdaki konu nedir? Bakın sitenin ANA KONUSU nedir? İslamı mı tartışmak istiyorsunuz? Hay hay sizi birçok siteye yönlendrirm, ben de gelirm… birçok müslüman sizinle islamı tartışmak için hevesle bekliyorlar.
Lakin buradaki Konuyu,sözleri saptırmayın lütfen. Bir laf vardır hem de çok güzel bir laf; “işaret olsa yol şaşılmaz, bilgi olsa söz saptırılmaz”
Hristiyanlıktaki put perestlik konusundaki iddiaları ÇÜRÜTEN DELİLLERİNİZ NELERDİR? Onları sunun bize, biz size onu soruyoruz varsa bilginiz konuşun aksi durumda yorum ve başka konulara saptırarak işin içinden kaçmayın rica ederim.
May 26th, 2010 at 20:37
Meskenalaturka’nın sorularına dikkatimi çektiği kadarıyla cevap verilmemiş, ben bir şeyler yazmak istiyorum. Ayça hanım’ın da bazı sorularına değinen açıklamalar mevcuttur.
1) Allah’a baba denmesi, İsa’nın onun oğlu olduğunun söylenmesi Hasan Bey’in de açıklamaya çalıştığı gibi kutsal bir oğulluktur. Malesef Müslüman aleminde genel anlayış Tanrı’nın bir insanla (Meryem’le) ilişkiye girdiği ya da Tanrı’nın oğlunun olamayacağı şeklinde vurgulanıyor, nitekim benim arkadaşlarımın da bana sorduğu ilk sorulardan biri İsa’nın nasıl Tanrı’nın Oğlu olduğu. Kuran’da Al-I İmran suresinde şöyle der: “7. Meryem: Rabbim! dedi, bana bir erkek eli değmediği halde nasıl çocuğum olur? Allah şöyle buyurdu: İşte böyledir, Allah dilediğini yaratır. Bir işe hükmedince ona sadece “Ol!” der; o da oluverir.” Müslüman birinin inanışına göre İsa’nın Tanrı’nın gerçek anlamda değil, manevi oğlu olduğunu anlamak daha kolaydır, çünkü Tanrı’nın her şeye gücü yettiğini bilirler. Yine İncil’de şöyle der: Luka 3:8/2 “Ben size şunu söyleyeyim: Tanrı, İbrahim’e şu taşlardan da çocuk yaratabilir” Tanrı İsa Mesih’i Adem’i yarattığı gibi topraktan da yaratabilirdi. Ama o yüzyıllarca önceden, Eski Ahit’te de belirttiği yoldan gönderdi oğlunu dünyaya.
Hristiyan alemi İsa’nın insan mı Tanrı mı olduğu konusunda karar verememiştir demişsiniz, ama değil. İsa insandan doğup, dünyada insan olarak yaşadı. Ama zamanda İsa’nın diğer insanlardan çok büyük bir farkı vardı ve o da kusursuz olmasıydı. Eski Ahit’deki peygamberlere bakarsanız hepsinin imanlarını yitirdikleri ya da günah işlediklerini görürsünüz. En basit örnek olarak Musa Mısır’da bir insan öldürmüştür. İsa Mesih günahsız bir insan olmasıyla, Tanrı’nın ruhunu dünyaya indirme biçimiyle %100 insan, aynı zamanda %100 de Tanrı’ydı. Anlaması biraz zor bir konsept olduğunun farkındayım, ama düşünmenizi rica ediyorum. Hristiyanlık İsa’nın kim olduğuna emindir ve baba kelimesine hiçbir şekilde cinsel ya da kelime anlamı yüklememiştir.
2) İsa’nın insandan öte Tanrı olduğunu düşündüğümüz için bütün günahı bir kişiye atmak, mazluma yüklemek gibi bir durumun söz konusu olmadığına inanıyoruz.
İsa’dan önce doğan kişilerin durumuna gelirsek. 1.Petrus 3:18-19 diyor ki, “Nitekim Mesih de bizleri Tanrı’ya ulaştırmak amacıyla doğru kişi olarak doğru olmayanlar için günah sunusu* olarak ilk ve son kez öldü. Bedence öldürüldü, ama ruhça diriltildi. Ruhta gidip bunları zindanda olan ruhlara da duyurdu.” Şöyle betimleyebiliriz ki, önceden ölen insanların ruhlarına da İsa’nın bizim günahlarımız için öldüğü bu sayede bizim tekrar Tanrı’yla yakınlaşabileceğimizi onun yanında olabileceğimizi duyurdu.
“Peki ya Hz. İsa insan değil de Tanrı ise; O zaman daha vahim bir durum çıkıyor ortaya! Kendi yarattığı insanın suçunu kime karşı! kimden korumak için! kimin azametine maruz kalmasınlar diye! onların suçunu-günahını kendi üstüne almak gibi bir gaflete düşsün ki Tanrı! Bu nasıl bir çelişkidir ve bu detayın altındaki kısır döngü nasıl bir acımasız Tanrı Adaletidir” demişsiniz. Bence burda vahim bir durumdan öte mükemmel, sonsuz övgüye layık bir durum ortaya çıkıyor. Tanrı insanı yarattığında onun yanında olsun, onu övsün diye yarattı. Ama insan Tanrı’ya itaatsizlik ettiği için (günah işlediği için) Tanrı’dan uzaklaştırıldı, ölümlü canlılar oldu. Tanrı’nın insanları kurtarması gerekmez, sonuçta yepyeni bir dünya, insanlara benzeyen yepyeni varlıklar yaratabilir değil mi? Ama o bunu yapmadı. O insanlarla olan ilişkisinin bozulmasını istemedi. Peki ya neden? Çünkü bizi seviyor, bizim yokolmamızı, mahvolmamızı istemiyor. “Çünkü Tanrı dünyayı o kadar çok sevdi ki, biricik Oğlunu verdi. öyle ki, O’na iman edenlerin hiçbiri mahvolmasın, ama hepsi sonsuz yaşama kavuşsun” (Yuhanna 3:16). Siz oğlunuzun başkasının günahları, yanlışları için ölmesini ister miydiniz? O bunu yaptı. Burdaki oğul kavramı teslis inancı, yani üçlü birlik inancının açıklamasını gerektiriyor daha iyi anlamanız açısından. İsterseniz özel olarak isterseniz burda onu da açıklayabilirim, çok dağıtmadan sorularınıza cevap vermek istiyorum. Şimdiden uzadı bile aslında, umarım okurken sıkılmıyorsunuzdur.
Hasan Bey’in kiliselere inanmamaktan kastettiği belki şu olabilir: “Kardeşler, Rabbimiz İsa Mesih’in adıyla yalvarıyorum: Hepiniz uyum içinde olun, aranızda bölünmeler olmadan aynı düşünce ve görüşte birleşin.” (1.Korintliler 1:10), “Şunu demek istiyorum: Her biriniz, “Ben Pavlus yanlısıyım”, “Ben Apollos yanlısıyım”, “Ben Kefas yanlısıyım” ya da “Ben Mesih yanlısıyım” diyormuş. Mesih bölündü mü? Sizin için çarmıha gerilen Pavlus muydu? Pavlus’un adıyla mı vaftiz edildiniz?” (1. Korintliler 1.12-13) Burda yazıldığı üzere aramızda bölünmemiz yanlış, biz de bunu desteklemiyoruz. Çünkü Rab’bin sözü birdir ve bunun farklı yorumlanması ya da anlaşılması, ve de sahte inanışlarla bozulması çok üzücüdür.
3-4 olarak nitelendirdiğiniz soruya cevap vermiyorum, çünkü bir aile portresi olarak gördüğünüz fikrine katılmadığımı açıklamaya çalıştım. Daha detaylı açıklama/bilgi isterseniz ya da sorularınız varsa lütfen burdan ya da email olarak yazın (kutayakkoyun@gmail.com). Ana hatlara sabit kalarak cevap vermeye çalıştım ve bir çok konuya değindim, bu yüzden bazı önemli soruları atlamış olabilirim, eksik bıraktığım şeyleri bildirirseniz kapatırım. Ben Hristiyanım, ve Müslümanlık hakkında da bilgim var ve bunu sürekli arttırmaya çalışıyorum. Konuşmak, tartışmak ve gerçek hakkında daha çok şey öğrenmek hoşuma gidiyor ve bu konuda yardım ederseniz memnun olurum. Saygılarımla
May 26th, 2010 at 23:13
İlginize teşşekkürler. diyorsunuz ki
“Ben Hristiyanım, ve Müslümanlık hakkında da bilgim var ve bunu sürekli arttırmaya çalışıyorum. Konuşmak, tartışmak ve gerçek hakkında daha çok şey öğrenmek hoşuma gidiyor ve bu konuda yardım ederseniz memnun olurum.
Bu site hıristiyanlık hakkında tartışmak için kuruldu. Tartışmaya açtığımız konular hakkında yazabilirsiniz.
May 29th, 2010 at 06:18
MErhaba kardesler burada yorum yazmakla anlasilmaz bu konular kimse bu tartismaya son getiremez. Eger pazar gunu Saat 10 da sitemizde vaaz var ona katilabilirsiniz ama katilmak istemezseniz 10:55 falan gelebilirsiniz burada idda ettiginiz butun sorulari online kilisemizde canli olarak sorabilir ve sesli olarak cevaplari alabilirsiniz. Eger gelmek isterseniz hergun bekleriz online kilisemiz herzaman acik Tesekkurler http://www.onlinekilise.com/
Siteyi internet explorer ile aciniz ve aktive x programini yuklemeniz gerekiyor kilise odasina katilabilmek icin. Eger varsa idda ettikleriniz katilip sorabilirsiniz her zaman hergun her an icin
May 29th, 2010 at 11:29
HASAN BEY TARTIŞMAYI BAŞKA PLATFORMLARA ÇEKMEYİN. HIRİSTİYANLIK HAKKINDA BURADA BİRÇOK KONUYU SORGULADIK. BUNLARA VERİLECEK MANTIKLI BİR CEVABINIZ VARSA BUYURUN BURADA VERİN. ŞU ANA KADAR SİZİN CAMİANIZDAN MANTIKLI HİÇBİR CEVAP ALAMADIK. DEMEKK Kİ VEREBİLECEK CİDDİ BİR CEVABI OLAN YOK. YAZDIĞIMIZ ÇELİŞKİLERE CEVAP BEKLİYORUZ.
May 31st, 2010 at 06:09
i.akkurt bey buraya gelen hristiyanlarin cogu cok fazla bilgisi olmayan kisiler Buna bende dahil Boyle ciddi cevap yok demesi kolay bence. Diger okuyucular gelmesin http://www.onlinekilise.com a sadece siz gelin ogrenin gercekleri ondan sonra yazabilecekmisiniz onu gorurum. iLHAN BEY LUTFEN SIZI http://www.onlinekilise.com a bekliyorum burada bende olacagim. Gelirseniz CEvaplarinizi alabilirsiniz. TEsekkurler
May 31st, 2010 at 06:14
SANIRIM YORUMLARI ONAYLAMADAN YAYINLAMIYORSUNUZ ARTIK ILHAN BEY EGER http://www.onlinekilise.com a girerseniz SIZLERE CEVAPLARI ALABILECEGINIZE EMIN OLABILIRSINIZ. EGER KENDINIZE GUVENIYORSANIZ GELIN LUTFEN.
May 31st, 2010 at 06:15
i.akkurt bey buraya gelen hristiyanlarin cogu cok fazla bilgisi olmayan kisiler Buna bende dahil Boyle ciddi cevap yok demesi kolay bence. Diger okuyucular gelmesin http://www.onlinekilise.com a sadece siz gelin ogrenin gercekleri ondan sonra yazabilecekmisiniz onu gorurum. iLHAN BEY LUTFEN SIZI http://www.onlinekilise.com a bekliyorum burada bende olacagim. Gelirseniz CEvaplarinizi alabilirsiniz. TEsekkurler
May 31st, 2010 at 09:37
HASAN BEY BURADA İŞİN UZMANI ÇOK KİŞİ KONU HAKKINDA YORUM YAPTI. AMA MANTIKLI BİR DELİL ORTAYA KOYAN OLMADI. TEVRAT’TA VE İNCİL’DE AYNİ KONUDA OALN FARKLI ANLATIMLAR İÇİN TEK YAPILAN KLEMENT’İN “DOĞRUSU İBRAHİM Mİ YAKUP MU?” SORUSUNA VERİLEN CEVAPTA OLDUĞU GİBİ HER İKİSİDE OLAMAZ MI” OLMAKTADIR. “SİZİN SİTENİZ GİBİ SİTELERDE DE KONUYU TARTIŞTIK VE BU TARTIŞMALARI TEK BİR NOKTASINA DOKUNMADAN SİTEMİZE KOYDUK. İNCİL.COM SİTESİNDE Kİ TARTIŞMA GİBİ.
BİR FİKRİN DOĞRU MU EĞRİMİ OLDUĞU ONUN HAKKINDA LEHTE VE ALEHTE YAZILANLARIN KARŞILAŞTIRILMASI İLE ORTAYA ÇIKAR. DÜNYADA İNSANLARIN DOĞRU MU YANLIŞ MI HİÇ SORGULAMADAN %95′İ AİLESİNİN DİNİNDENDİR.
HAKİKİ İMANI ARAYANLARA YARDICI OLMAK İÇİN BİRŞEYLER YAZDIK. BURAYA KOYDUĞUMUZ DELİLLERİN ÇOĞU HIRİSTİYANLIK VE İNCİL UZMANI HIRİSTİYAN PROFESÖRLERİN ARAŞTIRMALARIDIR. MESELA PROF. HANS KÜNG ESKİ PAPALIK DANIŞMANIDIR. “İNCİL NASIL DEĞİŞTİRİLDİ” KİTABININ YAZARI BART D. EHRMAN, ABD’de North Carolina Üniversitesi’nde din araştırmaları bölüm başkanıdır. İncil tarihi, erken dönem kilisesi ve İsa’nın hayatı konularında otoritedir. DİLEYEN AİLESİNDEN DUYDUKLARINA BİR ŞEY KATMADAN DÜZ MANTIKLA YAŞAR DİLEYEN BUNLARI SORGULAR. BİZDEN HATIRLATMASI.
June 1st, 2010 at 04:53
ilhan bey siz benim onerdigim site gibi sitelerde bu konulari tartismaniz imkansiz gibi birsey cunku turkiyede ilk bu site. sitede hristiyanlik hakkinda yazmiyoruz. Sadece karsilikli konusuyoruz. yani boyle yorumlarla reklam yapmaya gerek duymuyoruz. Gelin sorun sorularinizi.
June 1st, 2010 at 11:27
BENİM KİMSEYE SORULACAK BİR SORUM YOK. ORTAYA İNCİL VE TEVRATTA KOYDUĞUM ÇELİŞKİLER VAR. DİLEYEN BUNLARA CEVAP YAZAR DİLEYEN YANLIŞTA ISRAR EDER. KİM DİNİNİ PUTPERESTLİĞE CEVİRDİĞİ KONUSUNDA EN SONUNDA ALLAH’IN HAKEMLİĞİNDE YARGILANIRIZ. KARARI O VERİR. GÖNLÜNÜZ RAHATSA YOLUNUZA DEVAM EDİN.İNSANLAR BİZİ DE SİZİ DE OKUYUP KARARINI VERİR. HERKES DOĞRU BİLDİĞİNİ ANLATMAKTA SERBEST.KARAR OKUYUCULARIN.
June 2nd, 2010 at 18:55
Sen bilirsin Ben cok fazla ilgilenmiyorum zaten senin dusuncelerinle. Ama sunu soyleyeyim Biz Kurandaki celiskileri yada kotu yaptirimlarini REKLAM yapmiyoruz. Zaten Reklam yapmayada ihtiyacimiz yok. Kimseyi Insan Gucuyle iman sahibi yapamayiz. Iman Allahtan gelir. O Allahin isi. Ayni politikacilar gibi DIN savunmaya devam edin. Dunyanin islerini ornek alin . Cok az kaldi Dunyanin sonuna . Ozaman gorulecek kimlerin kurtulacagi kimlerin kurtulmayacagi. BIrde benim ve tanidigim butun turk hristiyanlarin Gonlu oldukca RAhat Biz din kurbanlari degiliz ailemiz tarafindan. Kendimiz secebiliyoruz herseyi. Aileden yada babadan anadan miras almayiz biz dini.
June 2nd, 2010 at 20:17
ALLAH HERKESİ DOĞRU OLANA İLETSİN
June 15th, 2010 at 10:54
Nass-ı Kur’anla; tevrat, incil ve zebur peygamber kitaplarıdır.Ve o kitaplar semavidir ve sahipleri peygamberdir; elbette ve herhalde onların dinlerini nesheden(hükmünü kaldıran) ve kâinatın şeklini değiştiren ve yerin yarısını getirdiği bir nur ile ışıklandıran bir zâttan(Peygamber efendimiz ASM.) bahsetmeleri, zarurî ve kat’îdir. Evet küçük hâdiseleri haber veren o kitablar, insanlığın en büyük hâdisesi olan hâdise-i Muhammediye Aleyhissalâtü Vesselâm’ı haber vermemek kabil midir(mümkünmüdür)? İşte madem bilbedahe haber verecekler, herhalde ya tekzib edecekler(yalanlıyacaklar), tâ ki dinlerini tahribden ve kitablarını neshden kurtarsınlar.. veya tasdik edecekler, tâ ki o hakikatlı zât ile, dinleri hurafattan(hurafelerden) ve tahrifattan(bozulmadan) kurtulsun. Halbuki dost ve düşmanın ittifakıyla, tekzib(yalanlama) emaresi hiç bir kitabda yoktur. Öyle ise, tasdik vardır. Madem mutlak bir surette tasdik vardır ve madem şu tasdikin vücudunu iktiza eden kat’î bir illet ve esaslı bir sebeb vardır; Bunlara dair bir kaç örnek verelim:
Eş’iya Peygamber’in kitabında, Kırkikinci Babında şu âyet vardır: “Hak Sübhanehu âhir zamanda, kendinin ıstıfagerde ve bergüzidesi kulunu ba’s edecek ve ona Ruh-ul Emîn Hazret-i Cibril’i yollayıp, din-i İlahîsini ona talim ettirecek. Ve o dahi, Ruh-ül Emîn’in talimi veçhile nâsa talim eyliyecek ve beyn-en nâs hak ile hükmedecektir. O bir nurdur, halkı zulümattan çıkaracaktır. Rabbin bana kabl-el vuku’ bildirdiği şeyi, ben de size bildiriyorum.”
İşte şu âyet gayet sarih bir surette, Âhirzaman Peygamberi olan Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm’ın evsafını beyan ediyor.
Mişail namıyla müsemma Mihail Peygamber’in kitabının Dördüncü Babında şu âyet var: “Âhirzamanda bir ümmet-i merhume kaim olup, orada Hakk’a ibadet etmek üzere, mübarek dağı ihtiyar ederler. Ve her iklimden orada birçok halk toplanıp, Rabb-ı Vâhid’e ibadet ederler. Ona şirk etmezler.”
İşte şu âyet, zahir bir surette dünyanın en mübarek dağı olan Cebel-i Arafat ve orada her iklimden gelen hacıların tekbir ve ibadetlerini ve ümmet-i merhume namıyla şöhretşiar olan ümmet-i Muhammediyeyi tarif ediyor.
Zebur’da Yetmişikinci Babında şu âyet var:
“Bahrden bahre mâlik ve nehirlerden, Arz’ın makta’ ve müntehasına kadar mâlik ola.. ve kendisine Yemen ve Cezayir Mülûkü hediyeler götüreler.. ve padişahlar ona secde ve inkıyad edeler.. ve her vakit ona salât ve her gün kendisine bereketle dua oluna.. ve envârı Medine’den münevvir ola.. ve zikri ebed-ül âbâd devam ede.. onun ismi, şemsin vücudundan evvel mevcuddur. Onun adı, güneş durdukça münteşir ola…”
İşte şu âyet, pek aşikâr bir tarzda Fahr-i Âlem Aleyhissalâtü Vesselâm’ı tavsif eder. Acaba Hazret-i Davud Aleyhisselâm’dan sonra Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtü Vesselâm’dan başka hangi nebi gelmiş ki; şarktan garba kadar dinini neşretmiş ve mülûkü cizyeye bağlamış ve padişahları kendine secde eder gibi bir inkıyad altına almış ve her gün nev’-i beşerin humsunun salavat ve dualarını kendine kazanmış ve envârı Medine’den parlamış kim var? Kim gösterilebilir?
Hem Türkçe Yuhanna İncili’nin Ondördüncü Bab ve otuzuncu âyeti şudur: “Artık sizinle çok söyleşmem, zira bu âlemin reisi geliyor. Ve bende, onun nesnesi aslâ yoktur!” İşte “Âlemin Reisi” tabiri, “Fahr-i Âlem” demektir. Fahr-i Âlem ünvanı ise, Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtü Vesselâm’ın en meşhur ünvanıdır.
Yine İncil-i Yuhanna, Onaltıncı Bab ve yedinci âyeti şudur: “Amma ben, size hakkı söylüyorum. Benim gittiğim, size faidelidir. Zira ben gitmeyince, tesellici size gelmez.” İşte bakınız! Reis-i Âlem ve insanlara hakikî teselli veren, Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtü Vesselâm’dan başka kimdir? Evet Fahr-i Âlem odur ve fâni insanları i’dam-ı ebedîden kurtarıp teselli veren odur.
Hem İncil-i Yuhanna, Onaltıncı Bab, sekizinci âyeti: “O dahi geldikte; dünyayı günaha dair, salaha dair ve hükme dair ilzam edecektir.” İşte dünyanın fesadını salaha çeviren ve günahlardan ve şirkten kurtaran ve siyaset ve hâkimiyet-i dünyayı tebdil eden Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtü Vesselâm’dan başka kim gelmiş?
Hem İncil-i Yuhanna, Onaltıncı Bab, onbirinci âyet: “Zira bu âlemin reisinin gelmesinin hükmü gelmiştir.” İşte “Âlemin Reisi” (Haşiye) elbette Seyyid-ül Beşer olan Ahmed-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm’dır.
Hem İncil-i Yuhanna, Onikinci Bab ve onüçüncü âyet: “Amma o Hak ruhu geldiği zaman, sizi bilcümle hakikata irşad edecektir. Zira kendisinden söylemiyor. Bilcümle işittiğini söyleyerek, gelecek nesnelerden size haber verecek.” İşte bu âyet sarihtir. Acaba umum insanları birden hakikata davet eden ve her haberini vahiyden veren ve Cebrail’den işittiğini söyleyen ve kıyamet ve âhiretten tafsilen haber veren, Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtü Vesselâm’dan başka kimdir ve kim olabilir?
(Haşiye): Evet, o Zât, öyle bir reis ve sultandır ki; binüçyüz elli senede ve ekser asırlardan herbir asırda, lâakal üçyüz elli milyon tebaası ve raiyeti var. Kemal-i teslim ve inkıyadla, evamirine itaat ederler, her gün ona selâm etmekle tecdid-i biat ederler.
Hem Kütüb-ü Enbiya’da, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın Muhammed, Ahmed, Muhtar manasında Süryanî ve İbranî isimleri var. İşte Hazret-i Şuayb’ın suhufunda ismi, Muhammed manasında “Müşeffah”tır.
Hem Tevrat’ta yine Muhammed manasında “Münhamenna”, hem Nebiyy-ül Haram manasında “Hımyata”. Zebur’da “El-Muhtar” ismiyle müsemmadır. Yine Tevrat’ta “El-Hâtem-ül Hâtem”. Hem Tevrat’ta ve Zebur’da “Mukîm-üs Sünne”. Hem Suhuf-u İbrahim ve Tevrat’ta “Mazmaz”dır. Hem Tevrat’ta “Ahyed”dir.
Tahrip edilmiş ve bozulmuş şimdiki incil de bu kadar delil varsa, bozulmadan öncesinde kim bilir ne kadar deliller vardır.
Her okuyanın bu yazıdan ilmi nispetinde hisse alması dileğiyle..
Sağ ve selametle
August 18th, 2010 at 00:08
ah hasan yada başkası daha küçüçük sorulara cvp veremiyorsun ve sizde kendi dininizde birçok şeye inanmıyorsunuz tevrat ve incili o kadar degiştirmişiniz ki kendiniz bile okumuyorsunuz. siz kuranı kerim bir okumaya başlayın biz müslümanların konuşmasına gerek kalmaz.
September 20th, 2010 at 23:12
4Araf 179: Yemin olsun ki, biz, cehennem için, cinlerden ve insanlardan, birçok kişiye vücut verdik/birçoğunu döllendirip yaydık. Kalpleri var bunların, onlarla anlamazlar; gözleri var bunların, onlarla görmezler; kulakları var bunların, onlarla işitmezler. Davarlar gibidir bunlar. Belki daha da şaşkın. Gafillerin ta kendileridir bunlar.BU AYETE DÖLDEN BAHSEDİLİYOR PEKİ KARDEŞİM PEYGAMBERİMİZ ZAMNINDA TIP İLERLEDİMİ DÖLÜ NERDEN BİLİYORLAR DÖLDEN COCUK YAPILDINI NERDEN BİLİYORLAR NE GZÜEL AYET YARAB ŞÜKÜR OLSUN SANA
- bu nasıl bir mantığın ürettiği bir yorumdur anlamadım çok ilkel ve saçma sana doğumundan itibaren sex dersimi veriorlardıda sen dölün ne olduğunu biliyorsun o çağlar o kadarda ilkel değildi abartmayalım lütfen
May 6th, 2011 at 14:46
“Yıllar süren titiz araştırmalardan sonra, Hıristiyanlığın geleneksel tarihinin en iyi ihtimalle ümitsiz bir şekilde yanlış olduğu ve en kötü ihtimalle bir sürü yalan olduğu sonucuna varmıştık. Kanıtlar, bizim, düşünülemez olanı düşündüğümüzü gösteriyordu.Hıristiyanlık birinci yüzyıldaki bir Mesih kültü değil, antik Pagan Gizem dininin Yahudi bir uyarlamasıydı.Tarihsel bir İsa’nın varolmuş olduğuna dair herhangi bir kanıt bulamadık.”
Bence bu yazının yazarı kendini yıpratmaktan başka birşey yapamamış görünüyor. Müslümanların bu yazıya binaeten bir gömü bulmuş gibi sevinmelerine de bir anlam veremedim. Hıristiyanların da alınmasına… Bu yazının gerçekleri anlattığını varsayarsak bu sadece hıristiyanlığın, yahudiliğin sonu değil aynı zamanda müslümanlığında sonu olur. İsa gerçekten yaşamadıysa ve varlığı ile ilgili hiç bir kanıt bulunmadıysa o zaman kuranda geçen isa’da hiç yaşamadı… Hiç yaşamamış birinin kuranda geçmesi ise ne anlama gelir sanırım bilirsiniz.
May 6th, 2011 at 17:03
YUKARIDAKİ METİNDEN YAPTIĞINIZ ALINTININ BAŞINDA ŞU AÇIKLAMAMIZ YER ALMAKTADIR. “Belki bu tespitlerimizde bizim için, biraz haksızlık ettiğimizi düşünebilirsiniz. Bunlar belki en hafifinden bakın” YANİ İŞİ NE DERECE TENKİT EDENLER VAR DEMEK İSTEDİK. YANİ BU İDDİAYI ONAYLADIK ANLAMINA GELMEZ.
ŞU AN “İSA HİÇ YAŞAMAMIŞ” İDDİASIYLA AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİNE AÇILMIŞ VE HALA SÜREN BİR DAVA VAR. BU DAVA HAKKINDA BİRAZ BİLGİ VERELİM
“Daha önce de İtalya ve Vatikan’a karşı birçok dava açan eski Katolik rahip Luigi Cascioli’nin ilk defa bir davası Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ni (AİHM) böyle ilginç bir davaya bakmayı kabul ediyor” dememiz doğru olur. Dava konusu bir peygamber: Hz. İsa. Cascioli yaklaşık bir yıl önce Vatikan’a ve dolayısıyla Papa’ya karşı “yaşadığı kesin olmayan bir peygamber yüzünden insanları yüzyıllardır kandırarak vergi aldıkları” gerekçesiyle dava açtı. Dava ilk önce İtalya’da, Viterbo Mahkemesi’nde görüldü. Ancak İtalyan mahkemesi bu davayı sonuçlandırabilecek tek mercinin AİHM olduğunu belirtti ve davanın orada görülmesini karara bağladı. Şimdi Vatikan, Hz. İsa’nın yaşadığını AİHM’de görülecek olan davada ispatlamak durumunda. Bu davada Cascioli’nin savunmasını avukatları Giovanni de Stefano ve Domenico Morelli yapacak. Bu isimler daha önce Lady Diana, Kennedy ve Saddam Hüseyin gibi ünlü isimlerin de avukatlığını yapmışlardı. Avukatlardan ilginç olanı ise Cascioli’nin tanığını Müslüman bir Türk olması: Aytunç Altındal. Altındal davaya müdahil tanık olarak katılacak ve 5 Aralık’ta Stasbourg’da elindeki bilgileri ve kanıtları sunarak İncil’de anlatılan İsa’nın aslında yaşamadığı yönünde tanıklık yapacak. En konularda en “sivri” yorumlarıyla her zaman dikkatleri üzerinde toplayan Altındal için bile bu dava “Pes artık” dedirtecek cinsten; tabiri caizse “kendini aşan” Aytunç Altındal tanık olarak katılacağı davanın gelişim sürecini…..” DAHA FAZLA BİLGİ İÇİN:
http://aytuncaltindal.com/haber/hz_isanin_yasamadigini_ispatlamak.htm
ANCAK BEN DEĞERLİ UZMANIMIZ AYTUNÇ ALTINDAL’I ARAYARAK “BEN DE VATİKANA, PAPAYA BAŞ VURACAĞIM VE SİZİN KARŞINIZDA PAVLUS’UN İSA’SI GERÇEKLERE UYGUN OLMAYABİLİR, ANCAK İNCİLDE HZ. İSA’NIN KARDEŞİ YAKUP VE HZ. İSA HAKKINDA AYNİ DOĞRULTUDA BİLGİ VEREN KURAN’NIN ANLATTIĞI İSA YAŞAMIŞTIR DİYE ŞAHİTLİK YAPACAĞIM” DEMİŞTİM. KENDİSİDE BANA “BU İDDİANIZA BİR İTİRAZIM YOK. BEN PAVLUS VE DAHA SONRA KİLİSE TARAFINDAN PAGAN TANRI ANLAYIŞINA UYDURULMUŞ İSA YAŞAMAMIŞTIR.” DİYORUM. DEMİŞTİR.
May 6th, 2011 at 18:21
bu anlatılanlar olağanüstü enterasan incil deki pagan tanrı anlayışı birde mahkeme var hiç yaşamadı diye resmen insanlık ateistliğe gidiyor yahu ben ateisttim tam doğruyu buldum derken nereye gittik olamaz böyle şey tanrılar çıldırmış olmalı filmine insanlar çıldırmış olmalı filmi eklenmeli eski ahiddeki gelecek olan kimdi peki aynı isa yı anlatıyor.sayın ilhan bey ben bu işten birşey anlamadım sizin bu konuda ki yazdıklarınızı okudum ama benim bildiğim bölümler yok o yazılanlar o zaman hayali bir kişiye oturtuldu bu tarihin en büyük sahtekarlığıdır şimdi bu durumda demek ki deizm teorisi haklıdır ya da ateizm başka yok ,tartışılmaz direk kabul etmeniz buna boyun eğmeniz gerek başka alternatif yok varsa sorular başlar cevap verilemez, halbuki bu kitap her aradığım soruya cevap verdi nasıl vardi paralel ayetlerle o zaman bu durumda bu kitap ölüdür hiçbirşeye yaramnaz.şuna inanıyordum EĞER BİR YARATICI VARSA Kİ VAR DİYORUZ hiçbir zaman insan öğretilerini örnek alıp tekrar insana empoze etmez o zaman yaratıcıya acizlik ve zavallılık suçlamasıyla suçlamış oluruz evrenin yaratıcısı böyle olamaz eğer böyle olduğunu iddia ediyorsanız o sizin sorununuz ama hayır diyorsanız o zaman hodri meydan bu konuda ki bütün bilgilerimi dökerim
tabii asla terbiye sınırlarını aşmadan
May 6th, 2011 at 20:23
simigo adlı arkadaşımız isa nın hiç yaşamadığını iddia ediyor bu mümkün mü,şimdi bir de mahkeme olayı çıktı,aytunç hoca tanık olarak katılacak,yukarıda ki arkadaş da ateistmiş tam isa yı bulmuş sonra kaybetmiş
o zaman eski ahid vaad edilen kralı bütün detayları ile bir pagan yarı tanrı yarı insan kılığına uydurmuşlar,çünkü bu pagan tanrı yani oğullluk eski ahidde var mezmurlar 2 7 gerçi senaryo ya yahudiler onu taşladılar ve öldürdüler ama başka yahudiler başka uluslara gittiler onu tanıtmal için daha doğrusu tanrı yı.
birde başka dillerle konuşmaya başladılar birde öldürülöeyi göze aldılar şimdi ki insanlar bile inançları uğruna öldürmeyi göze alırken o zaman ki insanları düşünemiyorum bile ,aslında bu kadar karışıklıkta inanmayan insan sorgulanamaz bu durumda ,çünkü mazeret çok
ama vicdanından sorumlu olacak muhakkak yani on emire uyacak başka açıklama bulamadım.birde şu var isa nın uslubu, belli ki çok zeki imiş yazan harika öğütçü bu olsa gerek her sözde birşey çıkıyor
May 6th, 2011 at 20:31
birşey daha ben papalık diye bir kurum okumadım incilde,bu papa ne işe yarar ,havarileri kim baş olarak kavga ettiler isa onlara kim üstte olmal isterse o alçalyılacak kim alçalırsa o yücelrilecek demişti o zaman papa yandı şiş kebap olur valla yahu ben anlamadım bunlar parayı indiriyor resmen ama anlaşılan parayı saymaktan
kitap okuyacak zamanları yok acıdım valla
May 6th, 2011 at 21:05
TURAN BEY
“sayın ilhan bey ben bu işten birşey anlamadım sizin bu konuda ki yazdıklarınızı okudum ama benim bildiğim bölümler yok o yazılanlar o zaman hayali bir kişiye oturtuldu bu tarihin en büyük sahtekarlığıdır şimdi bu ”
diyorsunuz.YUKARIDAKİ İDDİALARI BEN UYDURMADIM BU İDDİALARI BİZZAR KONUNUN UZMANI HIRİSTİYAN PROFESÖRLERDİR.ZATEN YAZININ EN BAŞINDA BUNU BELİRTTİM.
AYRICA “o zaman bu durumda bu kitap ölüdür hiçbirşeye yaramnaz.şuna inanıyordum EĞER BİR YARATICI VARSA Kİ VAR DİYORUZ hiçbir zaman insan öğretilerini örnek alıp tekrar insana empoze etmez o zaman yaratıcıya acizlik ve zavallılık suçlamasıyla suçlamış oluruz evrenin yaratıcısı böyle olamaz eğer böyle olduğunu iddia ediyorsanız o sizin sorununuz ama hayır diyorsanız o zaman hodri meydan bu konuda ki bütün bilgilerimi dökerim” ÖNCE BU SİTEDE
http://www.hzisahristiyanmiydi.com/category/incil-nasil-degistirildi
BUNLARIN YANLIŞLIĞINI BELGELEYECEK BİR KANITINIZ VARSA YAZIN BENDE YANLIŞIMI DÜZELTEYİM.
May 7th, 2011 at 13:15
İLHAN bey biraz uslubum için özür dilerim.aslında kitabınızı alıp okumak daha iyi olur çünkü kitap yanımda olmayınca tam bilgi alamıyorum en azından alıp okumam ve karşılaştırmam lazım.ama şunu söylemem lazım bu kadar tutarsızlık varsa o zaman ALLAH tan gelmemiştir demek istiyorsunuz buna ama,tamamı mı yoksa bir kısmı insan ,bir kısmı ALLAHtan mı demek istediğniz o önemli eğer bir kısmı ALLAH tan derseniz o zaman MESİH LE ilgili bildirilenler gerçekleşmiştir demek zorundayız hocam ama tamamı insan ürünü ise çok başarılı olduklarını kabul etmemiz lazım çünkü bu zamana kadar gelmiş.ve insanları inandırmışlar çünkü 2 milyarın üstünde hristiyan var büyük rakkam.artı hristiyanlığa karşı çok hızlı bir katılım var uzakdoğu dahil ben bunu anlayamıyorum.ama kitabınızı alıp analiz etmeden bir yazı yazmakta istemiyorum artık ama tek cvp istediğm konu tamamı insan ürünü mü çünkü aşama aşama yazılmış badireler atlatmış,ahid sandığında taşınmış düşman eline geçmiş tekrar alınmış bütün bunları da değerlendirmek lazım.mesela kuran-ıkerim bu konuda daha kısa sürede yazılmış ve korunup saklanması daha kolay çünkü güçlü bir orduya sahip bir arap imparatorluğu kurulmuştu.her ne kadar halifelik uğruna iç çekişmeler yaşandıysa da emevi,abbasi.selçuklu ve osmanlı hepsi birer güçlü devletti orduları kuvvetli idi kutsal kitabı koruyanlar ise öyle değildi biraz hz.davut ve hz.süleyman dönemi hariç diyebiliriz ama buna rağmen bir balans ayarı mevcut diyebilirim.
May 7th, 2011 at 15:57
EVET ANLADIĞIM KADARIYLA ESKİ PAGAN ÖĞRETİLERİNİN HRİSTİYANLIĞIN TEMELİNİ OLUŞTURMASI VE HRİSTİYAN DİN ADAMLARININ DA BUNU ŞEYTANIN BİR OYUNU OLARAK NİTELEMESİ OLDUKÇA ZAVALLI VE ACINACAK BİR DURUM AMA PAGAN İNANIŞI ESKİ AHİDDE İÇİNDE GEÇERLİ ÇÜNKÜ HER NE KADAR PUTPERESTLİĞİN ÇOK KÖTÜ BİRŞEY OLDUĞU SÖYLENSEDE BU PAGAN ANLAYIŞININ GELECEK OLAN MESİHİN BU PAGAN ANLAYIŞINA OTURMASI ENTERESAN BİR DURUM HATTA BAZI TARİHÇİLER İSA NIN BİR ASİ OLDUĞUNU ÇARMIHTAN KURTULDUĞUNU YAZAR.O ZAMAN HERŞEY BİR YALANDAN İBARET GÜZEL.BU DURUMDA İSA OLMASAYDI YAHUDİLİK TEK GEÇERLİ İNANÇ OLACAKTI EĞER İSLAM TEK GEÇERLİ DİN DİYEN DE YANILIR ÇÜNKÜ PAGANIN BABASIDIR.ÇÜNKÜ SABİLİKTEN TÜREMİŞTİR YAHUDİLİK VE HRİSTİYANLIĞIN TEK TANRI İNANCI DA EKLENİNCE OLDU SANA DİN.ÇÜNKÜ KABE PAGANIN TA KENDİSİDİR HACER-ÜL ESVED PAGANIN AĞABABASIDIR,HİLAL ARAPÇADA Kİ SİN HARFİNİN KARŞIULIĞIDIR YA SİN SURESİ ORDAN GELMEDİR AY DA ZATEN NURDUR GÖKCİSMİ DEĞİLDİR YAHUDİ EFSANELERİ BU İNANÇTA VARDIR TALMUD DAN BESLENMİŞTİR ÜSTELİK İSA NIN ANNESİ MERYEM HARUNUN KIZKARDEŞİ VE ORTAK BABALARI İMRANDIR BU DURUMDA MERYEM BİN SENE YAŞAMIŞTIR HİÇKİMSE KENDİNİ KANDIRIP ZAVALLI DURUMA DÜŞÜRMESİN HA CEHENNEM DE ZATEN GHENNADAN GELMİŞTİR BİR ÇÖPLÜKTÜR DÜNYA ÜZERİNDEDİR ZATEN
May 7th, 2011 at 16:35
KABENİN HZ. MUHAMMED DÖNEMİNDE BİR PAGAN TAPINAĞINA DÖNDÜRÜLMÜŞ OLDUĞU BU YENİ DİNİN DE PAGAN OLDUĞUNU KANITLAMAZ. İNCİLDE OLDUĞU GİBİ KURDADA BU PAGAN ANLAYIŞA UYAN ESASLAR VARSA O ZAMAN BU İDDİANIZ DOĞRU OLABİLİR.
AYRICA İSLAM DİNİNİ AY KÜLTÜYLE DE BİR İLGİSİ YOKTUR.BİRİLERİ SEMBOL OLARAK HZ. MUHAMMEDDEN SONRA KULLANMIŞ OLMASI BUNU İSPAT ETMEZ. KURANDA AY’I KUTSAYAN BİR ŞEY YOKTUR.
May 7th, 2011 at 16:52
TURAN BEY (47 DEKİ SORULARA CEVAP) KURAN’NIN ORJİNALİNİN KORUNMUŞ OLMASININ EN ÖNEMLİ GÖRÜNÜR SEBEBİ YAKIN ZAMANA AİT OLMASI, YAZI VE KÂĞIT SORUNU FAZLA OLMAMASI VE TABİKİ HAFIZLIK KURUMUDUR.
ÖZELLİKLE TEVRAT’IN YAZIMI 1500 YIL İÇİNDE YAZI YOK,KAĞIT YOK, BİR SÜRÜ İŞGALLER, BİRÇOK KEZ YAHUDİLERİN PUTPEREST İNANÇLARA DÖNMESİ VE TEVRATIN UNUTULMASI VS. SEBEBLERLE KORUNAMAMIŞ. ZATEN ORTADA TEVRAT DİYE BULUNAN KİTABIN BİR ÇOĞU GERÇEKTE YAHUDİ TARİHİ VE KAYITLARIDIR.BUNU SİTEMİZDE DELİLLERİYLE ANLATTIK.
İNCİLDE ÖZELLİKLE İSANIN KISA PEYGAMBERLİĞİ, ROMA VE YAHUDİ BASKILARI VE PAVLUSUN PAGAN ANLAYIŞLARI KARIŞTIRMASI İŞİ İYİCE KARIŞTIRMIŞTIR. HZ. İSA’NIN GERÇEK HAVARİLERİNİN DÜŞMANI ÇOK FAZLA. YAHUDİLER, ROMA, PAVLUSÇULAR. ZAVALLİLAR İSLAM GELİNCEYE KADAR BU DÜŞMANLARIN ULAŞAMASIĞI YERLERDE HABEŞ VE ARAP DİYARLARINDA YAŞAMIŞLAR DAHA SONRA BEKLEDİKLERİ PARAKLİT GELİNCE İSLAMA KATILARAK TARİHTEN SİLİNMİŞLERDİR.
ŞU ANDAKİ MEVCUT RESMİ İNCİLDE EN DOĞRU İKİ KİTAP VAR. MARKOS İNCİLİ VE YAKUP’UN MEKTUBU. ÖZELLİKLE YAKUP’UN MEKTUBU BELKİDE HİÇ BOZULMAMIŞ GİBİ. DİĞERLERİNİN İSİMLERİNİN HAVARİ İSMİ OLMASI SİZLERİ ALDATMASIN. BUNLARI “HANGİ HAVARİ “BÖLÜMÜNDE ANLATTIK. ANCAK HZ. İSANIN ORJİNAL İNCİLİ ŞU AN BULUNDU VE TÜRKİYEDE.ZAMANI GELİNCE AÇIKLANACAKTIR.
May 7th, 2011 at 16:58
BİZZAT TURAN BEYE YAZIYORUM OKUMASINI RİCA EDERİM
turan beyin bu konularla kafası karışmış galiba ama ben geçen aylarda yazdığım gibi yine aynısını bizzat turan beye yine yazacagım
turan bey anlaşılacagı üzere kitabı mukaddesi okudunuz ama okurken hiç mi dikkatinizi cekmedi mesdela eski ahit hz musa ya inmiştir degil mi
şimdi sana birşey sorucam tevrat(sizin deyimizle eski ahit) musaya indigini kabul ediyorsak bu kitap nasıl musaya, onun yaptıklarını sanki kendisi yazmış gibi anlatıyor MİSAL VEREYİM:
Lev.8:21 Bağırsaklarını, işkembesini, ayaklarını yıkadı ve koçun tümünü sunağın üzerinde yaktı. Bu bir yakmalık sunu, yakılan sunu ve RAB’bi hoşnut eden kokuydu. Musa her şeyi RAB’bin buyurduğu gibi yaptı.
BAŞKA BİR MİSAL DAHA:
Mısırdan Çıkış, Bölüm 34/28
Musa orada kırk gün kırk gece RAB’le birlikte kaldı. Ağzına ne ekmek koydu, ne de su. Antlaşma sözlerini, on buyruğu taş levhaların üzerine yazdı
BU KİTAP NASIL MUSA PEYGAMBERE İNMİŞTİRDE BİREBİR ONUN YAPTIKLARINI ANLATIYOR SEN BİR KURANI KERİM İ AÇ BAKIYIM ORDA MUHAMMED ŞÖYLE YAPTI MUHAMMED BÖYLE YAPTI DİYE YAZIYOR MU?
okurken hiç mi dikkatini çekmedi madem bu kadar bunca zamandır bunlara kafa yordum hiç aklına gelmedi bu
May 7th, 2011 at 19:44
selam önce şunu söylim selim arkadaşa ben FURKANI defalarca okudun okumakla kalmadım detaylı olarak inceledim hala da öyle birçok karşılaştırmalar da yapıyorum.geçen bir film seyretmiştim roma imp.devrinde tutucu hristitanlarla paganların kapışmasını anlatıyodu din yüzünden insanlar birbirini kırdılar.orda astronomi ile ilgili öğretmen kız zorla hristiyan yapılmaya çalışılıyordu ama kız ben inandığım birşeyi sorgularım diyor,öbürleri soru sormadan kayıtsız şartsız kabul etmesini istiyordu sonunda öldürüldü ki böyle şeyler tarih gerçeğidirher inançta olmuştur.
hristiyanlıkta sorgulamak sanırım rönesanstan sonra naşladı o yüzden kutsal kitap aleyhinde sayısız makale kitap ve dergi yazıldı batı dünyasında, bizim dünyamızda kutsallık mutlaktır ve sorgulanamaz ve tabudur gerçi böyle olması daha iyi o başka.
bugün daha bir kitap okudum tarhin en büyük sırrının açığa çıkması diye gene isa ile ilgiliydi,incillerin yazılma dönemini anlatıyordu eski ahidde ki kehanetlere başvurmuş ama anca birkaç tanesini ve başka yerlere çekmiş.yani şunu söylemek istiyorum eski ahidde ki kehanetlere herkes etrafından gezerek anlatıyor ama kimse
canevinden vuramıyor çürütülemiyor eğer bütün bu kehanetleri çürütebilen varsa ben bilmiyorum o zaman
etrafında gezmek çürütmez ya da bu kehanetleri hayali bir kişiye uydursak oda olamıyor bu işin arkasında ne var anlamadım gizli mistik bir güç mü bilemiyorum eğer çürütebileceğini iddia eden varsa bunların hepsini burda dökerim o zaman tamam derim çünkü dikkat ettim isa çarmıha gerildi mi bölümünde bir arkadaş ateistlere ithafen bir yazı yazmış 74.yazı tarihi de marttı sanırım
75.yazı yok ki bende o kehanetlerin fazlası da var yani eski ahidde bildiğim.eğer çürütürüm diyen varsa yazsın bende bildiklerimi dökerim çürütsün tşk.
May 7th, 2011 at 19:53
bu incilleri bir daha farklı bir gözle inceleyeceğim,çünkü uslup benim bidiğim taklit edilemez
isa nın uslubu bellidir markos incilini de dikkatle bakıcam ama kehanetler hala kafamda ve çözen olmadıkça
gökten melek inse fikrim değişmez çünkü doğa üstü olaylar sizi aldatmasın diye yazılar var incil de özellikle vahiy bölümünde
May 7th, 2011 at 20:40
TEVRATTAKİ MESİH KONUSUNU DAHA ÖNCE OKUMUŞTUNUZ.TEVRATTAKİ DİĞER KEHANETLER İÇİN ÖNCE http://armagedonsavasi.com/icerik/hezekiel-ve-daniel-kehanetleri VE http://armagedonsavasi.com/icerik/gunumuzde-gerceklesmeyen-tevrat-sifreleri BÖLÜMLERİNİ OKUYUN. ARMAGEDON SAVAŞI KİTABIM İSE ZATEN İNCİL İN VAHİY BÖLÜMÜ İÇİN YAZILDI İLGİLİ SİTEYİ OKUMALISIN.SONRA KONUŞALIM
May 8th, 2011 at 13:32
selam hocam tevratta ki yazdığınız kehanetleri okudum
aslında siyasi bir anlam taşıyor ben onların üzerinde fazla durmadım çünkü bazı siyasi gibi gözüken ama farklı anlamlar taşıyan bölümler olduğu için bu konuda yorum yapamam.beni aşar.ama ben bu konuda şu doğrudur bu yanlıştır diye hüküm koymak yerine başka kaynaklara başvurmadan direk kutsal kitap ve kuran-kerim ile ilgili olarak imanımı doğru yere oturtmaya çalışıyorum.
kutsal kitabın değiştirilidiği veya tahrif edildiği konusuna karşı çıkamam bu doğrudur buna bir itirazım yok ama tamamı insan ürünü mü o çok önemli.
AL İMRAN 49 burda isa nın çamuru canlı kuş haline getirmesi çok enterasan bir durum çünkü burda izin le dahi olsa YOKTAN BİR CANLI VARETME sözkonusudur aynı ademin yaratılması gibi ama daha ilginç olan böyle yoktan varetme incillerde olmaması.hristiyanlıkta ki pagan tanrı anlayışı diyorsak bundan daha geçerli bir neden yok.
ama bu isa nın bebeklik hikayesi ile ilgili bir efsanedir
m.s200 yıllarında çımıştır bebekken konuşması da böyledir
zaten mucizeleri incillere göre 30 yaşından sonradır.
sonuçta hristiyanlar böyle bir fırsat nasıl kaçırmışlar hayret.
o zaman isa kimdir şüphesiz yaratılan biridir.ama o öyle bir iddiada bulundu ki tabii incillere göre yahudiler ona tahammül edemediler 8 48-59 onu taşladılar zaten kendisi
gökte yaşadığını söylüyordu.şimdi bizim inancımız böyle bir iddiayı asla kabul etmez haklı olarak.bu konuda o zaman orada yaşayan koyu tutucu ferisililer ile aynı fikirdeyiz.ama onlar isa yı suçladılar bizde hristiyanları suçluyoruz bu konuda yahudilerle aynı fikirdeyiz.hristiyanlarda bu durumu TANRI tektir ama baba TANRI,OĞUL YANİ KELAM,KUTSAL RUH FAAL KUVVET olarak açıklıyorlar yani bir insan hem doktor.hem mustafa,hem yüzücü olması üç kişi olması değildir aynı kişidir diyorlar.yani ALLAHIN ZATİ SIFATLARI GİBİ 99 İSİM GİBİ.
aslında bu konuda biz haklıyız ama yahudiler haksız durumda şöyle ki
SÜLEYMANIN ÖZDEYİŞLERİ 5- 48 59
MEZMURLAR 2 1 12
HOŞEA 11 1
MİKA 5 2 5
yukarıda ki ayetler birebir isa nın söyledikleriyle yüzdeyüz uymludur.
MEZMURLAR 49 7-9 burda ki olayda kimse tanrı ya fidye veremez yani günahın bedeli ağırdır demekle ne kastedilmiştir bunu kimse denememeli derken bu nedir.o halde kimse kendi kendine günahını bağışlatamaz o zaman bağışlatacak biri mi vardır.levililer 17 11 ile bir ilgisi var mı yani onun için mi kurban kesiyoruz,yani kan günah bağışlatır o zaman saffat 107 bununla uyumludur.yani peygamber 1 kesecekse ben yüz kesmaliyim
o zaman ne olacak param yok o zaman NE YAPACAĞIm
HOŞEA 13 -14 BUNUNLA UYMLUDUR
bunu o zaman ALLAH bizim yerimize bu bedeli ödemiştir sonucu çıkar ,yani ALLAH ibrahim peygamberi dost edinmişse
ibrahim onun için oğlunu kurban edecek kadar bağlıysa,o zaman da ALLAH insanların kurtulması için aynı şeyi yapacaktır.bu durum simgesel bir simetridir.o zaman bu durumda TANRI için önemli olan detaylar değil amacın gerçekleşmesidir.bir de tabiii 10 emiri uygulamak.aşağıda ki bölümler bunun bir açılımıdır
İŞAYA 53 TUTKU FİLMİNDE İŞAYA 53 DİYE BAŞLAR HOCAM
MEZMURLAR 40 6-10
HOŞEA 13 14
TABİ YUKARIDA Kİ AYETLER BUNUNLA SINIRLI DEĞİLDİR ÇOK FAZLASI VAR.
BİRDE İSA ÇÖLDE Kİ DENEMEDE ŞEYTAN ONDAN BÜTÜN DÜNYANIN HAZİNELERİNİ VERİRİM YETER Kİ BANA UFAK BİR TAPINMA HAREKETİ YAP DERKEN İSA ONA YALNIZ ALLAHA KULLUK YAPACAKSIN DİYE YAZILMIŞTIR DEMİŞTİ.VE DEFALARCA BU DÜNYANIN EGEMENİ ŞEYTANDIR DİYORDU. BU DA AŞAÜIDA Kİ BÖLÜMLERLE UYUMLUDUR
İŞAYA 12 20
HEZEKİEL 28 19 BURDA BENZETMELERLE ŞEYTANIN TARİFİ YAPILIYOR
BEN BU İŞTEN TIRSTIM HOCAM AÇIK YANİ
VAHİY İLE İLGİLİ YAZDIKLARINIZI OKUYCAM AMA KİMSE DAHA ÇÖZEMEDİ Kİ SİZ ÇÖZMÜŞSENİZ BİRŞEY DİYEMEM AMA İNŞALLAH YANLIŞ DEĞERLEMDİRME YAPMAMIŞSINIZDIR.
May 8th, 2011 at 14:41
ben kehanetlerden bahsetmedim turan bey dedimki tevrat eğer hz musa ya indiyse nasıl olurda ondan sanki bir ücünçü sahıs gibi bahseder kitapta hem sunuda söyliyim varsayalımki size ALLAH dan kitap iniyo ilahi mesajlar geliyorsa nasıl sizin hayatınızdan kıssalar anlatır bir ayet örneği vereyim daha iyi anlayacaksınız:
Mısırdan Çıkış, Bölüm 34/28
Musa orada kırk gün kırk gece RAB’le birlikte kaldı. Ağzına ne ekmek koydu, ne de su. Antlaşma sözlerini, on buyruğu taş levhaların üzerine yazdı
yani bu bile bunların peygamberler değilde onlardan sonraki birtakım yahudi hahamların yazdığına kanıttır
Kehenetlere gelince onlarda da bir bit yeniği vardır merek etmeyin kafanızı bu kadar karıştırmayın hem ben bu kehanetlerin kimler tarafından yazıldığınıda biliyorum bunlar levililer, ve bunların olusturduğu birtakım kabala örgütleri falan yani mikail, yeseya, hezekiel gibi uyduruk peyegamberler değil sonra yeni ahiti de ona göre uydurdular bunların hepsini yapan Allah ın ayetlerini değiştiren bu şerefsizlerdir
bunları cok güzel anlatan bir kitap var bildiğim onu okuyun birdaha bu kehanetlere kafanız karışmaz adı: DÜNYANIN GİZLİ TARİHİ
May 8th, 2011 at 15:34
TURAN BEY BEN SANA HZ. İSAYA İLK İNANAN HAVARİLERİN İMAN BİLDİRİSİNİ DELİL YAZIYORUM. SİZ HALA BANA ALLAH’IN HAKKINDA TANRI BABA, OĞUL KELAM, KUTSAL RUH KUVVETTEN BAHSEDİYORSUNUZ. KURANDA İHLAS SURESİNDEKİ ALLAH NE İSE TEVRATTA DA, MARKOS İNCİLİNDEDE, YAKUBUN MEKTUBUNDADA İLK HAVARİLERDEDE BUDUR, GÜNÜMÜZDEKİ BAZI PROTESTANLARDA BÖYLEDİR. PROTESTANLLIK SADECE MARTİN LUTHER, CALVİN’DEN İBARET DEĞİL.BU TEOLOGLAR İŞİN BİR KISMINI DÜZELTMİŞTİR. TESLİS TANRININ SIFATLARI DEĞİLDİR. BAL GİBİ İNSAN OLDUĞUNU İNCİLDE EN AZ 20 YERDE SÖYLEYEN HZ. İSA TANRIYA EŞ YAPILMIŞTIR. TANRININ GÜCÜNÜ SİMGELEYEN MELEK VEYA RUH TANRIYA EŞ YAPILMIŞTIR.NEDEN? ÇÜNKÜ ANTİK ÇAĞDA VE ROMA PUTPERESTLİĞİDE TANRI ANLAYIŞI BUDUR.ŞİMDİKİ YUNANCA RESMİ İNCİLDE HZ. İSA’NIN ADI NEDİR? İEUZUS. HZ. İSA’NIN ORJİNAL İBRANİCE İSMİ BU MU? BU NERDEN UYDURULDU. ÇÜNKÜ ESKİ YUNANDA TANRININ ADINA BENZETİLDİ YANİ BİZİM ZEUS OLARAK TELAFFUS ETTİĞİMİZ YUNAN BABA TANRIYA BENZETİLDİ. BUGÜN İSA’NIN BIRAKIN TAM ANLAMIYLA NE OLDUĞUNU İSPATETMEYE DAHA GERÇEK İSMİ BİLE BİLİNMEMEKTEDİR. İŞTE BU YÜZDEN VATİKAN KATOLİK PAPALIĞI İSA DİYE BİRİ YAŞAMAMIŞTIR. BUNU SİZ UYDURUYORSUNUZ DİYE MAHKEMEYE VERİLDİ.
TEVRATTAKİ BAZI SÖZLERİN HZ. İSAYI BAZI SÖZLERİNİ DOĞRULAMASI ÇOK NORMAL. ÇÜNKÜ HZ.İSA BİR TEVRAT GELENEĞİNDEN GELEN YAHUDİ BİR PEYGAMBERDİR. AMA HİÇBİR TEVRAT İFADESİ İSANIN VEYA MESİHİN TANRI OLACAĞINDAN BAHSETMEZ.
TEVRATTAKİ BAZI ANTİK ÇAĞDA HAKİMLER VE KRALLAR ZAMANINDA BAZI KEHANETLERİN TUTAR GİBİ GÖRÜNMESİ SİZİ DÜŞÜNDÜRMESİN. TEVRAT 1500 YILLIK BİR ZAMAN DİLİMİ İÇİNDE EZRA DÖNEMİNE KADAR HATTA MAKKABİLER DÖNEMİNE KADAR BİR ÇOK KEZ İLAVELER YAPILDI. ANCAK BAZILARI GERÇEKTEN TANRI SÖZÜDÜR VE TUTMUŞ OLABİLİR.
FAKAT MESİH KONUSU TAM BİR KARMAŞA VE TUTARSIZLIKLARLA DOLUDUR.
May 8th, 2011 at 16:27
hocam anladım selim bey sizi de anladım,yani ama şunu söyleyeyim teslis olayın ben tavsip ettiğimi söylemedim sadece hristiyan inancının ayıran şeyi söyledim.ben de saçma buluyorum.ama şunu söyleyeyim ateist sitelerde kuran-ıkerim ile ilgili sayısız tıtarsız ce çelişkiler olduğunu yazıyorlar ve ayet ayet döküyorlar hatta nisa 82 deki eğer burda ki sözlerde çelişki varsa O ALLAHTAN DEĞİLDİR AYETİNİ KULLANARAK o zaman çelişki varsa ALLAHTAN değild,mantığı yürütüyorlar kafam nasıl karışmasın şimdi hadi çık işin içinden yani şimdi sizin kutsal kitap ile yazdıklarınızı onlar kuran-ıkerim için yapıyorlar ben şimdi sizin yazdıklarınıza karşı en azından belli bir mantıkla bir karşılık verebiliyorum
ama onlara cvp vermek istesem ancak kutsal kitapla ilgili
kehanetleri kullanabiliyorum. mesela turan dursun kuran eleştirisi öyle yazılar var ki pes dedirtir birde eski müftü üstelik ama daha kimse çürütemedi ben şimdi ne yapayım söyleyin inkar mı edeyim bunu mu seçeyim EĞER EVRENE BAKARSAK İNANILMAZ BİR DÜZEN VAR İNSAN DESEN MÜKEMMEL BİR MAKİNA O ZAMAN GELEN KİTAPTA KUSURSUZ OLMALI HİÇBİR İNSAN EN UFAK BİR ELEŞTİRİ GETİREMEMELİ HİÇ BİR AÇIK BULAMAMALI ÖYLE OLMASI GEREKMİYOR MU HİÇBİR İNSAN ÖĞRETİSİ KOPYA EDİLMEMİŞ OLMALI O ZAMAN DEİZM HAKLI ÇIKAR EN AZINDAN DEİZM DİYORUM ATEİST DEMİYORUM BAŞKA DA SÖYLEYECEĞİM YOKTUR
May 8th, 2011 at 16:41
bak turan kardeş o ateist denilen kuran da çelişki bulan insanların hepsi arapçayı bilmiyor ya da okudukları ayeti önceki ve sonraki ayetleri okumadan çelişki deyip geçiyorlar turan dursun da öyleydi ne bir mesleği vardı doğru dürüst ne de dini bir otoritesi vardı geçmişte adam sadece birşeylere kızmış ondan sonrada dine saldırmış nihayetinde de öldü. Siz eger turan dursunun iddalarını incelerseniz en azından birkaç tanesini araştırırsanız ne kadar tutarsız salakça acemice eleştiriler olduğunu anlarsınız sadece biraz incelemek yeterli yani her kimin ne dediğine inanmayın. Ona bakılırsa ben de açarım bir site bir oraya vurur eleştiri yaparım bi buraya. Herşey o kadar kolay degil işi iyi bilmek lazım ehli olmak lazım.
Yoksa oraya buraya vurmak cok kolaydır. eger herşeyi anlamak istiyorsanız sorularınıza cevap aramak istiyorsanız biraz sabredin yıkıcı olmayın yapıcı olun
May 8th, 2011 at 19:31
TURAN BEY SELİM BEYİN DEDİĞİ GİBİ “Siz eger turan dursunun iddalarını incelerseniz en azından birkaç tanesini araştırırsanız ne kadar tutarsız salakça acemice eleştiriler olduğunu anlarsınız sadece biraz incelemek yeterli” BİRAZ ARAŞTIRMAK YETERLİ. BU SİTEYE CEVAP VEREN BİRÇOK YAYIN VE SİTE VAR.ANCAK BİZİM UZMANLIK ALANIMIZ HIRİSTİYANLIK VE YAHUDİLİKTİR. KURANDA ALLAHIN BU DİN MENSUPLARINA YAPTIĞI UYARILARILARI GENİŞÇE DELİLLENDİRMEYE ÇALIŞIYORUZ.
SİZ DAHA ÇOK KURANA BAKIN. HADİSLERLE NAKLEDİLENLERDEN BAZILARININ KİME AİT SÖZ OLDUĞUNA BİLMEK ZOR. BİRDE İSLAMIN İLK ASIRLARINA AİT ARAP DÜNYASININ GELENEKLERİ ŞU AN BİZE TERS GELEBİLİR ANA KAYNAK KURANDIR.BİR DE KURANDA ALLAH O ZAMANA AİT BAZI KÖTÜ GELENEKLERİ KALDIRICI YOLLAR AÇMIŞ ANCAK İNSANLAR BUNLARI DAHA İLERİ GÖTÜREMEMİŞ. İŞLERİNE GELEN GELENEKLERİ DEVAM ETTİRMİŞLER.MESELA KADIN KONUSU KÖLELİĞİN SONA ERDİRİLMESİ V.S. EĞER KURANIN KÖLELİĞİ KALDIRICI UYGULAMALARINA TAM UYULSAYDI İSLAMIN GELİŞİNDEN BİR KAÇ ASIR SONRA NE KÖLE NEDE ÇARİYE KALIRDI, NE DE KADIN HAKLARINA NE FAKİR İNSAN NEDE SUÇ İŞLEME NEDE TEKNOLOJİK GERİLEME.
May 8th, 2011 at 21:17
hocam ben zaten hadislerle ilgili birşey söylemiyorum tabii ki.zaten din adamlarının birçok söylevleri hadislerden ve islam tarihinden beslenir.söylediklerinize katılıyorum mutlaka çünkü arapların durumu feci idi islamiyet öncesi. HZ.MUHAMMED tabii ki onlara bir birlik ve maneviyat kazandırdı buna bir itirazım yok uygulanma eksikliği fazlasıyla oldu tabii ki en azından vefatından sonra olanlar trajedi. ne yaparsan yap insanoğlu düzelmiyor.ama KUTSAL KİTAPTA DA evrensel eşsiz mesajları göardı edemeyiz edersek haksızlık yapmış oluruz mesela süleymanın özdeyişleri.davutun mezmurları,mesih in evrensel mesajları benzetmelerle konuşması bazen iki kelimeden öyle bir anlam çıkıyor ki.GERÇEĞİ ARAYIN GERÇEK SİZİ ÖZGÜR KILACAK,bu kitapta olağanüstü incelikler gördüm ben mesela bir kılıç kelimesi birçok farklı anlamda kullanılmış bunu herkes normal kılıç zannediyor ama değil çok harfi anlamlar var hezekiel 33 örnek
yani bir dayatmadan çok, sürekli insanı düşündürten unsurlar var.çoğunu anlamıyorum aslında ama zaman geçince anlamadığım bir olay bir bakmışım anlam kazanmış bu yüzden etkiledi beni kendi açımdan.diyeceksin hristiyan mı oldun hayır olmadım.olmaya niyetim yok ama bu kitaba saygım var eyüpten itibaren
May 8th, 2011 at 21:23
peki hocam birşey daha bakara 124 ayeti anlamadım ibrahimden bahsediyor ama soyuna zalimler diyor ki 4 peygamber onun soyundan geldi
May 8th, 2011 at 21:35
yukarı daki yazılarınızı da okudum çok benzerlikler var ama meryem hiçbir zaman aktif bir rol oynamamış imanlı bir kadındı,pavlus ile barnabas çok tanrılı insanlara gittiklerinde onları mucize yaptıkları için tanrılar gelmiş diye kurban kestikleri ama onların elbiselirini yırtıp buna şiddetle karşı çıktıklarını devamında okuyoruz.
May 9th, 2011 at 00:39
ibrahim-124 İÇİN
http://armagedonsavasi.com/yahudiler-tanrinin-secilmis-irki-midir-ve-vaadedilmis-topraklar-gercegi/yahudiler-tanrinin-secilmis-irki-midir-ve-vaadedilmis-topraklar-gercegi.html#more-133 OKUYUN.
TEVRAT VE İNCİLDE TABİKİ ETKİLİ VE DOĞRU SÖZLERDE VAR. ÖZELLİKLE PAVLUSUN MEKTUPLARI ÇOK USTACA ANLATIMLAR VAR. BU ADAMLAR SIRADAN BASİT İNSANLAR DEĞİL. ANCAK ARİSTO VEYA CİCERO GİBİ BİRÇOK PAGAN FİLOZOFUNDA ÇOK ETKİLİ SÖZLERİ VARDIR. GÜNÜMÜZDE KARL MARKSTA BİR PEYGAMBER GİBİ SÖZ VE ZULME KARŞI TAKDİR EDİLECEK MÜCADELESİ VARDIR.BİZLER İYİ, FAYDALI VE DOĞRU OLANDAN YARARLANABİLİRİZ.BUNDA BİR SAKINCA YOKTUR.
May 9th, 2011 at 13:09
Tevrat’ın, Yahudiler’in köklü bir tarihe sahipmiş gibi gösterilmesi maksadıyla yazıldığını Luigi Ciaccilo “Mesih Masalı” adlı kitabında zaten net bir şekilde ortaya koyuyor.Yahudanın, Nabbukadnezar (Babil İmparatoru)tarafından istila edilişinden sonra babilde 50 yıllık bir sürgün hayatıyla tevratı sümer mitinden alarak yahudilerin kendi tarihleriymiş gibi yazdıkları zaten her yönüyle ispatlanmaya yakın çok güçlü bir tezdir. (Tam ispatlanamaması sümer tabletlerinin kırık kısımlarının okunamayışı ve tamamının toprak altından henüz çıkarılmayı beklemesidir. Eski ve yeni ahit, incilin tevratta eksik bırakılan veya ihtiyaca cevap vermeyen kısımların değiştirilerek veya eklemeler yapılarak yazıldığıda çok açık kendini belli etmektedir.
Zaten hiçbir kutsal kitabın kitap sahibi olduğu iddia edilen peygamberlerin döneminde yazılmadığını ve peygamberler öldükten sonra yazıldığı zaten bilinmektedir. kutsal kitaplar incelendiğinde birbirinin devamı gibi görünsede özellikle mitsel olaylarda birbirleriyle çeliştiği gibi, kendi içlerinde bile inanılmaz çelişkiler barındırmaktadır. Nabukadnezar hakkında net bilgiler varken Hz. Musa hakkında net bilgi olmayışıda kafaları zorlamaktadır. Musa okuma yazma bilen, dağda vahiy alıp gelen bir peygamber formatında karşımıza çıkarken sanki yahudilerin en başından beri lideriymiş gibi lanse edilmeside tuhaftır. Oysaki musa peygamber firavunun hastalık yayan yahudileri mısırdan çıkarması için görevlendirilen mısırlı, kültürlü okuma yazma bilen bir memurdur.(Musa ismi o tarihe kadar yahudi geleneğinde asla yer almamış bir isimdir.) Zührevi hastalıklarla boğuşan çadırlarının kenarına dışkı çıkartan bir halkın mısırda zührevi ve bulaşıcı hastalıklar yaymaya başlaması firavunun musanın önderliğinde sürülmelerine neden olmuştur. (“Çıkış bapları” bu durumun anlatılarıyla doludur.)Musa peygamberin 10 emirle geri dünüşü de ilginçtir. musa peygamber okuma yazma bilmektedir. O dönemde yahudi toplumu en geri göçebe ve sürekli sürgün halinde dolaşan bir toplumdur musa on emirle döner ve bu emirleri yahudilere okur.(O dönem Yahudileri okuma yazma bilmeyen bir kabiledir.) Musa okuma yazma bilen bir mısırlı devlet görevlisi olduğu için okuma yazma bilir ve getirdiği on emir yahudilerin en çok işledikleri suçları ilahi bir güç vasıtasıyla yasaklamak maksadındadır.Bu konuyu fazla uzatmayacağım zaten bu konu hakkında çokça kitap yazılmış durumda.
İsa peygamber’in hiç yaşamadığı tezide bilgi ve belgeler ışığında çok güçlü bir tezdir.çünkü bebek ve birden otuz yaşında ve o kadar hızlı gelişen bir süreç varki gençliği ve yaşlılığı sankji hiç yaşanmamış gibi aniden çarmıha geriliyor üç gün sonra diriliyor göğe yükseliyor.Sanki bir varmış bir yokmuş misali.(Sümer çok tanrılı inanışında İsa peygamberin başından geçenlerin aynısı isim değişiklikleriyle aynen mevcut.) Peki hiç yaşamamış peygamberleri ve insan yazması kitapları varken ve bu kitaplar mitoloji ve çok tanrılı din kaynaklıysa Son din olan İslamiyetin içerisinde bütün bunların yaşanmış, tevrat ve incilin de kuran gibi ilahi bir kitap olduğu, kuranın yaklaşık 1/3 lük kısmında neden yer alır…
May 9th, 2011 at 13:59
selam hocam yazdıklarınız okudum.aslında bu konuları muhakeme etmek anlamay çalışmak hem zevk veriyor hem de huzur veriyor çok sinirli biriyken sakin bir adama döndüm,ailem de farkında gerçi sinirli derken şiddet düşükünü değildim.ama örnek markette sıra olsun sanki duvarlar üstüme gelirdi şimdi 1000 kişi olsun farketmiyor.psikolojik mi bilmiyorum.ama mesela en sevdiğim sözler özdeyişler 2 1 çok hoşuma gider define arar gibi rabbin sözünü ara diye ,demek aramak çok önemli.neyse pavlusun anlatımları çok ustaca dediniz evet çok doğru filozof gibi karl marksta öyle,onunda kökeni alman yahudisi sanırım.acaba diyorum kutsal kitapta insan insana asla egemen olamaz sözlerinden mi etkilendi ve zulme karşı çıktı bilinmez.şu pavlus konusu enterasandır tarsusulu saul koyu bir yahudi.ve hriatiyanlara zulum ediyor son derece acımasız ve gaddar, şam yolunda birden dönüyor bütün konumunu itibarını terkediyor yollara düşüyor o zaman araba yok ,uçak yok canını tehlikeye atıyor.yani çok aşırı fanatik koyu bir din lideri düşünün
insanlara vaaz veriyor etrafında topluyor sonra aniden başka bir dine geçiyor tabii ne kadar doğru o ayrı günümüzde böyle bir olay yaşansa 2 gün yaşamayaz.doğruluğu konusu çok tartışılıcak birşey çünkü tarihi olaylar ve bilgi herşeyi tam yansıtmaz.yakın tarihili inkilap tarihimiz tam anlaşılamamıştır. farklı yorum ve düşünceler varken 2000 3000 yıllık süreç çok uzun.
tarihsel bilgiler hep çelişkilidir çünkü günlük siyasetler o zamanlarda farklı görüşler çıkarmış herkes kendi görüşüne göre yazmış ,objektif olmak bu zamanda neyse o zamanda aynıdır.biz büyükler çocuk gibi olamıyoruz
örnek yakın bir arkadaşım çocukluğu Karsta geçmiş 70 li yıllar 10 yaşlarında,rus sınırında yaşıyorlar,babası sert bir adam tabii ki sınırda ki rus askerleri gavur.orda bir dere varmış sınırda bazı koyunlar sınırın öbür tarafına geçiyor rus askerleri koyunları tutup bizim tarafa atıyorlarmış,onlardan bir koyun bizim bir tarafa geçince bizimkiler koyunu indiriyorlarmış akşam ziyafet.çocuktum diyor arkadaşım kötü olan onlar, iyi olan biziz iyi de nasıl olur, çocuk aklı saf düşünür.bir kerede yaralanmış
onlar tedavi etmişler derede, ilk penisilin tozunu orda görmüş.gerçi bu kişisel bir olaydır genelleme asla olamaz.ama bayağı güldüm.sonuçta cennet dediğimiz olayda artık tek kavim olacak büyük ihtimalle insanların iğrenç ihtirasları zulum,düşmanlık,başkasının malına göz dikme,
can alma asla olmayacak en azından böyle bir umudumuz var
orda olurmuyuz artık RABBİN tasarufudur hikmetinden sual olunmaz demekten başka çaremiz yok hoşçakalın kendinize iyi bakın.
May 9th, 2011 at 14:03
ANCAK BEN DEĞERLİ UZMANIMIZ AYTUNÇ ALTINDAL’I ARAYARAK “BEN DE VATİKANA, PAPAYA BAŞ VURACAĞIM VE SİZİN KARŞINIZDA PAVLUS’UN İSA’SI GERÇEKLERE UYGUN OLMAYABİLİR, ANCAK İNCİLDE HZ. İSA’NIN KARDEŞİ YAKUP VE HZ. İSA HAKKINDA AYNİ DOĞRULTUDA BİLGİ VEREN KURAN’NIN ANLATTIĞI İSA YAŞAMIŞTIR DİYE ŞAHİTLİK YAPACAĞIM” DEMİŞTİM. KENDİSİDE BANA “BU İDDİANIZA BİR İTİRAZIM YOK. BEN PAVLUS VE DAHA SONRA KİLİSE TARAFINDAN PAGAN TANRI ANLAYIŞINA UYDURULMUŞ İSA YAŞAMAMIŞTIR.” DİYORUM. DEMİŞTİR.
Alıntıladığım sizin yazınızın son metni ve yorumunuzu gösterdiğiniz kısımdır. “Şahit: Bir şeyi görmüş kişiye denir.” Siz nasıl bir şahitlik yapacaksınız bilemiyorum ama oldukça ilginç olacağı kesin. Kuranda geçen isa ile pagan kültüründeki isa arasında söylemsel farklardan başka bir şey bulacağınızıda sanmıyorum.İsa bakire meryemin rahmine konan kutsal bir üfürmedir mi diyecekseniz zaten hıristiyanlarında iddiası bundan farksızdır onlar zaten cinsel bir ilişkiden bahsetmiyor. İslamla hıristiyanlığın bakış açısı aynı olmasına rağmen ruhun kime ait olduğu çelişkisi bu iki inanışı karşı karşıya getirmektedir.İslam cebrail vasıtasıyla olmuştur der,hıristiyanlık bizzat tanrı vasıtasıyla olmuştur der. Buna nasıl bir şahitlikte bulunacaksınız tekrar ediyorum ilginç olacağı kesin. İsa peygamber ilk kutsal ruhmuş gibi davranmanızda ilginç geldi bana isa peygambere gelene kadar nice kutsal ruh çocukları varki burada yazmama gerek yok sanırım en azından kısır olan Sara’nın kutsal ruh vasıtasıyla erkek çocuk dünyaya getirmesi. Biri size çıkıpta İbrahim peygamber karısı sara’yı “kız kardeşimdir.” diyerek firavuna sundu.” Yalandır demeklemi yetinirsiniz yoksa araştırırmısınız. İsa peygamberi biraz daha araştırmanızı tavsiye ederim şahitlik yaparken yardımı olur diye düşünüyorum. Çünkü yaşamadığı kesinlik kazanmaya başlamış biri ile ilgili “yaşamıştır” diye şahitlik, karizmaya zarar verebilir.
May 9th, 2011 at 14:39
SAYIN SİMİGO ESKİ METİNLERDE YAZILI BİR ÇOK ŞEYİN İSPATI ARADAN BU KADAR ZAMAN GEÇTİĞİ İÇİN ÇOK ZOR. ÇÜNKÜ BİR ÇOK OLAYI AYDINLATACAK YETERİNCE KANIT YOK.MESELA PEYGAMBERLERİN BEN TANRIDAN VAHİY ALIYORUM DEMESİNİ BIRAKIN BUGÜN İSPATINI ONLARIN YAŞADIĞI DÖNEMDE BİLE ÇEVRELERİNE İNANDIRAMAMIŞLAR. KUTSAL KİTAPLARIN TANRI TARAFINDAN MI YAZDIRILDI, YOKSA BİRİLERİ BİRYERLERDEN Mİ KOPYA ETTİĞİ ÇOK TARTIŞMA GÖTÜREN KONUDUR. ANCAK KUTSAL KİTAPLARDA OLAN BİR KONUNUN DAHA ÖNCEKİ METİNLERDE BENZERİNİN OLMASI DA ONLARDAN KOPYA EDİLDİĞİNİ KANITLAMAZ.
ÇÜNKÜ PEYGAMBERLİK İLK İNSAN ADEMDEN BERİ VARDIR.ON EMİR DE İLK MUSYA İLE BAŞLAMADIĞI KESİN.
İNSAN VE PEYGAMBER HZ. İSA’NIN YAŞAMASI MESELESİ İSE İZNİK KONSİLİ TARTIŞMALARI VE GÜNÜMÜZDE BULUNMUŞ BAŞKA DEĞİŞİK İNCİLLER VAR. O GÜNLERDE YAZILMIŞ KUDÜS TALMUDUNDA HZ. İSA ANLATILMAKTA. ANCAK BUGÜN KİLİSENİN KABUL ETTİĞİ PAGAN TANRI İSA DEĞİL.
May 9th, 2011 at 14:58
SİZ DAHA ÇOK KURANA BAKIN. HADİSLERLE NAKLEDİLENLERDEN BAZILARININ KİME AİT SÖZ OLDUĞUNA BİLMEK ZOR. BİRDE İSLAMIN İLK ASIRLARINA AİT ARAP DÜNYASININ GELENEKLERİ ŞU AN BİZE TERS GELEBİLİR ANA KAYNAK KURANDIR.BİR DE KURANDA ALLAH O ZAMANA AİT BAZI KÖTÜ GELENEKLERİ KALDIRICI YOLLAR AÇMIŞ ANCAK İNSANLAR BUNLARI DAHA İLERİ GÖTÜREMEMİŞ. İŞLERİNE GELEN GELENEKLERİ DEVAM ETTİRMİŞLER.MESELA KADIN KONUSU KÖLELİĞİN SONA ERDİRİLMESİ V.S. EĞER KURANIN KÖLELİĞİ KALDIRICI UYGULAMALARINA TAM UYULSAYDI İSLAMIN GELİŞİNDEN BİR KAÇ ASIR SONRA NE KÖLE NEDE ÇARİYE KALIRDI, NE DE KADIN HAKLARINA NE FAKİR İNSAN NEDE SUÇ İŞLEME NEDE TEKNOLOJİK GERİLEME.
Ben hayatımda bu kadar komik bir yazı görmedim. Uzmanlık alanımız hıristiyanlık ve yahudilik diyosunuz ama islam hakkında da uzman görüş gibi durmaya çalışmayıda ihmal etmiyorsunuz. Madem kuran köleliği kaldırmaya çalıştı da insanlar bunu uygulamadı diyorsunuz-ki bu zaten başlı başına bir komedi, Allah köleliği kaldırmada insanlarla pazarlık mı yapacak? “köleliği kaldırın” emri verilirdi iş biterdi- peygamber bu emri nasıl uygulatacağım? diye mi soracaktı… Yoksa kuran “bakın köleliği kaldırın tüyosu veriyorum siz kaldırmayı beceremiyorsanız ben ne yapayım.” diye bir serzeniştemi bulunuyor. Bunlar komik teoriler, kuranda köleliğin kaldırılması ile ilgili bir tane ayet gösterebilirmisiniz? Ben köle kelimesinin geçtiği 18 ayet buldum hiç birinde köleliğin kaldırılmasına ilişkin ayet yok. Sadece azat etmeye teşvik var teşvik ikili bir istemide bereberinde getirir. “ister et, ister etme” istemi.
Mücâdele(*) Sûresinin 4 . Ayetinde
Kim (köle azat etme imkanı) bulamazsa, eşine dokunmadan önce ardarda iki ay oruç tutmalıdır. Kimin de buna gücü yetmezse altmış fakiri doyurmalıdır. Bunlar Allah’a ve Resülüne hakkıyla iman edesiniz diyedir. İşte bunlar Allah’ın sınırlarıdır. Kafirler için elem dolu bir azap vardır.
Beklentiye ancak şöyle bir cevap verilirdi. “köleleri azat edin, bundan böyle kölelik kaldırılmıştır.” Köle azat etme imkanı bulamayanlar??? bu köleliğin meşru görülmesidir zaten.
May 9th, 2011 at 15:19
Sayın Akkurt: İznik konsülü vs. konsüller zaten insanlar tarafından yazılanları, insanlara dikte amaçlıdır. kafa karıştıran zaten bu değil. İncil, tevrat değişmiş, iznik konsülünde matta, markos, luka, yuhanna, kabul edilmiş. “bunlar yanlıştır” demek zaten kolay ama işin kökeni daha farklı. zaten isa da. musada asıl incilden bihaberdiler. Zaten kitabı mukaddesi ne musa gördü, ne de isa böyle bir kitabın varlığını dahi bilmiyorlardı. Bundan dolayıdırki değiştirildi, insanlar tarafından yazıldı, gibi söylemler zaten gerçektir. gerçek bir incilden veya tevrattan bahsetmek için tek dayanağınız kuranda böyle yazıyor demekmidir? Kuran peygamber döneminde mi yazıldıki? peygamberin vefatından sonra ayet ezberleyenlerin bilirkişiliğine başvurularak her birine dört şahit sonra bu şahitlik sayısı ikiye ardından da bire indirilerek yazıldı. Ebubekir döneminde toplandı ömer döneminde çoğaltıldı ve osman döneminde dağıtıldı vs. Biri size Ebubekir, Ömer, Osman, Ali ve hafızlarla, matta, markos, luka, yuhanna, isimleri arasında inançlar bağlamında ele alındığında ne fark var? diye sorsa yok bizimkiler daha delikanlıdır mı diyeceksiniz? yani sonuçta hiç bir kutsal kitap peygamberi tarafından “işte kitabınız budur” denmek suretiyle gelmemiştir. Hepsinin ölümünden sonra yazılmıştır. Sırf hıristiyan- hıristiyan olduğu için, yahudi- yahudi olduğu için, müslüman- müslüman olduğu için, bizimkisi doğrudur diyebilme lüksünü neye göre elde edebilir ki?
May 9th, 2011 at 22:01
UZMANLIK ALANIMIZ İNCİL VE TEVRAT DİYORSAK DERİNE İNMEDEN KURAN VE İSLAM HAKKINDADA ELBETTE BİR ŞEYLER YAZIYORUZ.İNSANLAR MAALESEF BİR DİNİN PEYGABERİNDEN KISA BİR SÜRE SONRA DİN ASLINDAN SAPTIRILARAK KENDİ ÇIKARLARINA UYDURULMUŞ YADA BU DİN TAMAMEN UNUTULUP TEKRAR CAHİLİYE DEDİĞİMİZ ZULÜM VE SAPKIN UYGULAMALARA DÖNÜLMÜŞTÜR. BU MUSADAN İSADAN VE MUHAMMEDDEN KISA BİR SÜRE SONRA GÖRÜLMÜŞTÜR. YANİ ALLAH BİR ŞEYİ KESİN YASAK ETTİM DEMESİYLE İŞ BİTMİYOR. KURANDA KÖLELEĞİN YASAK OLDUĞUNU GÖREMEYECEĞİNİZ GİBİ ŞU TÜR İNSANLARI KÖLELEŞTİRİN VE KÖLE TİCARETİ YAPIN DİYE BİR ŞEYDE GÖREMEZSİNİZ.YANİ KÖLE SAYISINI ARTTIRACAK BİR YOL YOK.AMA TAM UYGULANSAYDI BELLİ BİR ZAMAN DİLİMİNDEN SONRA ONU BİTİRECEK UYGULAMALAR VARDIR.MÜCADELE 4 BUNA ÖRNEKTİR. DEMEKKİ BİR GÜN GELECEK KÖLE BULUNMAYACAK ZAMAN DİLİMİ GELEBİLİR.BİR DE OLAYI BÖYLE GÖRÜN.BENCE KOMİK OLAN KÖLELİĞİ MEŞRULAŞTIRACAK BİR YORUM YAPMANIZ
BENCE HEM HZ.MUSA HEM İSA HEMDE MUHAMMED YAZILI VAHİYLER BIRAKTI. ÖZELLİKLE HZ. MUHAMMEDDE DAHA YAKIN ZAMAN DİLİMİNDE YAŞADIĞINDAN BU KESİN.SİZ HANGİSİNİN DAHA DELİKANLI OLDUĞUNU NASIL KARAR VERECEĞİNİZ DE SERBESTSİNİZ AMA HERŞEYİ TAM İSBAT EDECEK DELİLİMİZ OLMASA DA EN DELİKANLISININ KURAN OLDUĞU ORTADA.DİĞERLERİNİN DURUMU ORTADA BURADA AYRINTILARIYLA NE HALDE OLDUKLARINI ORTAYA KOYMAYA ÇALIŞIYORUZ. BUNLARA BİR DİYECEĞİNİZ VARSA BUYURUN YAZIN.
May 10th, 2011 at 09:12
Elbetteki bunlara bir diyeceğim var…
Hz. Muhammed İslamı yaymaya başladıktan itibaren bildiğimiz savaşlar (Uhud Bedir Hendek…)sırasında ganimetlerin Allah ve peygambere ait olduğunu savaşlarda tutsak edilen erkekleri köle kadınları ise cariye alınmak suretiyle ganimet olarak ilan etmiştir.
Ahzâb(*) Sûresinin 50 . Ayetinde
Ey Peygamber! Biz sana mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah’ın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunan kadınları; seninle beraber hicret eden, amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını ve teyzelerinin kızlarını sana helal kıldık. Ayrıca, diğer mü’minlere değil de, sana has olmak üzere, mehirsiz olarak kendini Peygamber’e bağışlayan, Peygamber’in de kendisini nikahlamak istediği herhangi bir mü’min kadını da (sana helal kıldık.) Mü’minlere eşleri ve sahip oldukları cariyeleri hakkında farz kıldığımız şeyleri elbette bilmekteyiz. Bütün bunlar, sana herhangi bir zorluk olmaması içindir. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
Enfâl(*) Sûresinin 1 . Ayetinde
(Ey Muhammed!) Sana ganimetler hakkında soruyorlar. De ki: “Ganimetler Allah’a ve Resûlüne aittir. O halde, eğer mü’minler iseniz Allah’a karşı gelmekten sakının, aranızı düzeltin, Allah ve Rasûlüne itaat edin.”
Köle ve cariye asil insanların edinmesi gereken mülkler gibi görülmüştür. (Hz. Muhammed’in cariyesi Maria ile olan olayınıda mutlaka biliyorsunuzdur.) Yani cariye ve kölelik islamın her safasında meşru kabul edilmiştir. Cariyenin ne anlama geldiğinide bilirsiniz, günümüzde metres anlamına dönüştürülmüş bir nikahsız yaşam. Bunu Muhammed (S.A.V) kullandığı gibi kullanımınıda yasaklamamıştır. Cariyenin evlendirilmesi kölenin azad edilmesi hususlarıda hep bir ön koşula bağlanmıştır. Zaten islamın ilk yayılma dönemlerinde büyük zulüm gören kölelerdir. İslamı ilk kabul eden asil insanların Bilal-i Habeşi vb. kölelerin gördüğü gibi bir zulümle karşılaşmadıkları İslam tarihinde sabittir. Köleler azad edilme umuduyla İslam neferi olarak hizmete hemen dahil olmuşlardır.Fakat İslam köle azad etmeyi bırakın emretmeyi, savaş ganimeti olarak ve ellerinde bulunan köleleri azad etmeyi dahi şartlara bağlayıp meşru bir şekilde devam etmesini sürdürmüştür. Cariye kullanımına yine aynı gerekçelerle devam etmiştir. Oysa İslamın ana temalarına bakıldığında cariye kullanımının İslama tamamıyla aykırı olduğu ve ahlaki bağlamda da insanı hayvansallaştırma şekline dönüştürdüğüdür. İşte böyle yüce bir dinin köleliği ve cariyeliği yasaklamaması ve devam ettirilmesine engel konulmaması elbetteki zihinlere takılan birçok soruyuda beraberinde getirmektedir.
May 10th, 2011 at 12:14
UZMANLIK ALANIMIZ İNCİL VE TEVRAT DİYORSAK DERİNE İNMEDEN KURAN VE İSLAM HAKKINDADA ELBETTE BİR ŞEYLER YAZIYORUZ.
Neden derine inmeden birşeyler yazıyorsunuz anlamış değilim. Oysaki savunduğunuz “Kuran” ve siz derine inmeden bir şeyler yazıyorsunuz. Yani, yazdığınız ne olursa olsun inanıyorlar, demek mi istiyorsunuz?
May 10th, 2011 at 12:18
PEYGABERİNDEN KISA BİR SÜRE SONRA DİN ASLINDAN SAPTIRILARAK KENDİ ÇIKARLARINA UYDURULMUŞ YADA BU DİN TAMAMEN UNUTULUP TEKRAR CAHİLİYE DEDİĞİMİZ ZULÜM VE SAPKIN UYGULAMALARA DÖNÜLMÜŞTÜR. BU MUSADAN İSADAN VE MUHAMMEDDEN KISA BİR SÜRE SONRA GÖRÜLMÜŞTÜR.
Yani Muhammed’den sonraki uygulamalar sapkınca mı yapılmış. Yani bugünkü uygulamalara sapkın bir uygulama mı diyorsunuz. İslam günümüzde de mi sapkın uygulanıyor? yoksa muhammed’den kısa bir süre sonraki zaman dilimi ne zamana kadar olan bir zamandır???
May 10th, 2011 at 12:20
YANİ ALLAH BİR ŞEYİ KESİN YASAK ETTİM DEMESİYLE İŞ BİTMİYOR.
İşin nasıl bitmesi gerekiyorki? Evrensel ilahi bir kitap hükmü insan insiyatifine bırakılabilir mi? İş elbetteki Allah’ın emir ve yasaklamalarıyla hüküm bulacaktır…Aksi Allah hükmü olabilir mi?
May 10th, 2011 at 12:22
KURANDA KÖLELEĞİN YASAK OLDUĞUNU GÖREMEYECEĞİNİZ GİBİ ŞU TÜR İNSANLARI KÖLELEŞTİRİN VE KÖLE TİCARETİ YAPIN DİYE BİR ŞEYDE GÖREMEZSİNİZ.
Tevratın veya İncilin (Değiştirilmiş olduğu iddia edilen nüshalarında da böyle bir hüküm yok.) Yoksa varda benmi göremedim. Varsa zahmet olmazsa alayım lütfen.
May 10th, 2011 at 12:26
DEMEKKİ BİR GÜN GELECEK KÖLE BULUNMAYACAK ZAMAN DİLİMİ GELEBİLİR.
Neye göre? İslama göremi beşeriyete göremi bu zaman dilimi neye göre gelebilir diyorsunuz. Herşeyde olduğu gibi farz-ı mahal. Bende buradan “gelemeyebilir” desem ve nedenini de ilahi dinlerin hiçbirinde böyle bir hüküm yok, beşeri ilimlerin böyle bir şey zaten işlerine gelmez ve gelmeme ihtimali daha yüksek desem???
May 10th, 2011 at 12:30
YANİ KÖLE SAYISINI ARTTIRACAK BİR YOL YOK.AMA TAM UYGULANSAYDI BELLİ BİR ZAMAN DİLİMİNDEN SONRA ONU BİTİRECEK UYGULAMALAR VARDIR.MÜCADELE 4 BUNA ÖRNEKTİR.
Tam tersine köle sayısını arttıracak yol çok, zaten arttırılmasaydı bugün dahi kölelik ticareti yapılmazdı 21. yüzyıl ve hala köle ticareti açık bir şekilde tv. ekranlarında boy gösteriyor. Mücadele 4 buna örnek olamaz.
Mücâdele(*) Sûresinin 4 . Ayetinde
Kim (köle azat etme imkanı) bulamazsa, eşine dokunmadan önce ardarda iki ay oruç tutmalıdır. Kimin de buna gücü yetmezse altmış fakiri doyurmalıdır. Bunlar Allah’a ve Resülüne hakkıyla iman edesiniz diyedir. İşte bunlar Allah’ın sınırlarıdır. Kafirler için elem dolu bir azap vardır.
60 fakiri doyurmak çokta zor değil zaten nasıl doyurulacağı ile ilgili bir hükümde yok 60 tane topkek alırsınız olur biter..
May 10th, 2011 at 12:33
BENCE HEM HZ.MUSA HEM İSA HEMDE MUHAMMED YAZILI VAHİYLER BIRAKTI.
Bence, denen şeylere yorum yapmam. Çünkü her bencenin cevabı bence olur. Ama ilginç olan nokta şu bence dediğinize göre emin değilsiniz.
May 10th, 2011 at 12:35
“Bir diyeceğiniz varsa buyrun yazın.” demişsiniz bende yazdım.” sizin bir diyeceğiniz varsa buyrun yazın.”
May 10th, 2011 at 13:33
selam simigo arkadaşımız oldukça saldırgan bir tutum izlemiş tabii insan fikirlerinin sonu gelmez.1500 2000 3000 yıllık süreçten gelen bu kitapları değerlendirmek analiz etmek yüzyıllarca tabu olmuştur çünkü insan yıllarca inandığı bir TANRI vardır ve evreni yaratmıştır insanlık özgür iradesini kötüye kullandığı için peygamberler vasıtasıyla kitaplar göndermiş insanlığı doğru yola getirmek istemiştir bu açıdan bakılıdığında,bu çok normal.fakat insanların din uğruna birbirine zulum ettiği ortadadır yani takım tutar gibi.aslında bu insanın bir başkasına hükmetme eyiliminden kaynaklanır malesef bu böyle birde tabii birde daha verimli topraklara gitme,başkasının canını,malını,ailesini gaspetme bu her toplum için geçerlidir güçlü olan güçsüzü yok etme eğilimi
hatta çiftçilikle uğraşan toplumların tanrısı bereket tanrısı,savaşçı toplumların tanrısı savaş tanrısı yani,insanların TANRI yı kendi karakterize özelliklerini
yansıtan üstün bir güç olarak tanımlamaları dikkate değerdir.peki o zaman TANRI yok mu diycez yoksa o zaman ölüp gidicez ben böyle düşünmüyorum çünkü bu kitaplarda büyük sırlar var hem de olağanüstü,belki insanlar bunları toparlarken doğru toplayamamış yanlışlar yapmışlardır,çelişkiler bundan çıkabilir bazen farklılıkları çelişki olarak algılayabiliriz ama bütününe baktığımızda çelişki olmayabilir ama bu çelişki yoktur anlamına gelmemeli.mesela ömer celakılın bulduğu matematiksel şifreler bir sır olduğunun kanıtıdır.aynı şekilde 6 sayısının islamiyette bir sırrı var
örnek ayet toplamının 6666 olması gerçi saydığımız zaman
bu sonuç çıkmıyor ama bu noktalama yerleri ile ilgili olabilir yine ebced hesabına göre ALLAH,hilal ve lale kelimeleri 66 sayısına denk geliyor,yine sure toplamı 114
gene topla 6 çıkar bu çok ilginçtir.
KUTSAL KİTAPTA isa böyle sayısal şifreler yoktur veya var daben bilmiyor olabilirim.
orda da farklı örnekler var.
orda ki yazılanlar da derin mana içeren ayetler var bazen iki kelime o kadar çok şey söyler ki.
örnek 2.kor 1.bap 1.böl ayeti hatırlamıyorum
isa mesih hem evet hem hayır değildir
onda sadece evet vardır.çünkü TANRInın vaadi isa mesihte evettir.
ben evet ve hayır kelimelerin bu kadar mükemmel kullanıldığını görmedim yani hem ibrahim e verilen vaadi söylüyor,hem isa mesih tartışılmaz diyor,hem de isa mesih yarım kabul edileceğini ama böyle olmamasını söylüyor.sanki adam bu tartışmaların olacağını biliyor.gerçi o tartışmalar o zaman da olmuştı o ayrı.2.petrus 3.16 bir çarpıtmadan bahsediyor,yani bunun olacağını bunu yapanların yıkıma gideceği anlatılıyor nereye çekersen çek her tarafa gider,noele gider,haça gider,engizisyona gider,günah çıkarmaya gider,hriatiyan entellektüellere gider bunun gibi yüzlerce mesaj var.
May 10th, 2011 at 14:15
DİYECEĞİNİZ VARSA BUYURUN DEDİĞİM KONUYU İSLAM HAKKINDAKİ ŞEYLER OLMADIĞI AÇIK. AYNİ KONUDA DEVAM EDİYORSUNUZ.BİRKAÇ KELİME İLE BAZI AÇIKLAMALAR YAZAYIM.
KÖLELİK HAKKINDA HERŞEY AÇIK. DİLEYEN DİLEDİĞİ GİBİ DÜŞÜNMEYE DEVAM EDER.ÇOK ŞÜKÜR GÜNÜMÜZDE MEDENİ ABD NİN KADAR SAPKIN BİR KÖLELİK GÖRÜLMEMİŞTİR.AYRICA ŞU AN KÖLE VE KADINLARA YÖNELİK CARİYE UYGULAMALARI BİTTİ Mİ?
GELELİM GANİMETLERE.TARİH İÇİNDE DE GÜNÜMÜZDEDE SAVAŞ SONU ELDE EDİLEN VARLIKLAR (TAŞINIR TAŞINMAZ)GANİMET OLARAK GALİP DEVLETTİN MÜLKİYETİNE GEÇER. AYRICA YENİLEN DEVLETE SAVAŞ TAZMİNATI OLARAK TA MADDİ ÖDEMELER YÜKLENİR. GENELDE SAVAŞTA KAZANILANLAR SAVAŞA KATILANLAR ARASINDA BÖLÜNDÜĞÜ GİBİ DEVLETİN BİZZAT KENDİ YÖNETİMİNE DE KALABİLİR.HZ. MUHAMMED İSLAM ORDULARNIN VE DEVLETİNİN BAŞKANI OLDUĞUNDAN SAVAŞ GANİMETLERİ ONUN İDARESİNE VERİLMESİ ÇOK DOĞAL BİR SONUÇTUR.
PEKİ BU GANİMETLER ÜZERİNDE SÖZ HAKKI OLAN PEYGABER NASIL YAŞAMIŞ VE ÖLDÜĞÜNDE GERİYE NE SERVET BIRAKMIŞ BİRAZDA BUNU ARAŞTIRIN.
HZ. İSADANDA VE HZ.MUHAMMEDDEN DE HEMEN SONRA SAPKIN UYGULAMALAR BAŞLAMIŞTIR. HIRİSTİYANLIĞIN DURUMU SİTEDE YETERİNCE YAZILMIŞTIR. İSLAMDA İSE EMEVİLERİN UYGULAMALARINDA BÜYÜK SAPMALAR VARDIR. GÜNÜMÜZ SEÇİMLE GELEN YÖNETİMİN BİR BAŞLANGICI OLAN HALİFELİK YÖNETİM BİÇİMİNİ SALTANAT KAVGASINA VE BABADAN OĞULA GEÇEN BİR SALTANATA ÇEVİRMİŞLERDİR.DAHA SONRA GELENLERDE BU YOLA DEVAM ETMİŞTİR.V.S ANCAK İSLAMİYET BATIYA KIYASLA DAHA MEDENİ BİR TOPLUM KURMAYI BAŞARMIŞTIR.
BENCE PEYGAMBERLER YAZILI VAHİYLER BIRAKTI DEMEK YETERİNCE KANIT VAR DEMEK İSTEDİM. İNCİL İÇİN AŞAĞIDAKİ YAZILARI OKUYABİLİRSİNİZ.KURAN İÇİN ZATEN ORTADA BİR ÇELİŞKİ YOK DAHA PEYGAMBERİMİZ SAĞ İKEN YAZDIRMIŞ EZBERLETMİŞ, HZ. EBUBEKİR TEK BİR KİTAP HALİNE GETİRMİŞ VE OSMANDA ÇOĞALTMIŞTIR.
http://www.hzisahristiyanmiydi.com/category/iii09hzisa%e2%80%99nin-gercek-incili-hangi-incil
http://www.hzisahristiyanmiydi.com/en-tehlikeli-incil
May 10th, 2011 at 14:27
TURAN BEY: Yazdıklarıma neden cevap vermeye gayret gösterdiğinizi anlamış değilim. Benim konuşmalarım İ. Akkurt Bey’le ayrıca saldırgan tutum size göre saldırgan İ.Akkurt Bey’e göre saldırgan bir tutum olmayabilir. İkinci nokta kusura bakmayın ama sizin tonajınız bana çok hafif gelir. Takma isme aldanarak bana yazmanızı normal karşılarım ama kiminle yazıştığınızı bilmeniz önemli. Bu nedenle ben İ. Akkurt beyle yazışıyorum, çünkü yazıların sahibi kendisidir. Ama madem lütuf buyurup yazma gereği duydunuz, sizide yalnız bırakmayayım.
“TANRI vardır ve evreni yaratmıştır insanlık özgür iradesini kötüye kullandığı için peygamberler vasıtasıyla kitaplar göndermiş ” bu cümleler size ait.Diyorsunuzki insanlık bozulduğu için peygamberler göndermiş… Hz. Adem’de bir peygamberdir, hangi insanlık bozuldu da peygamber oldu? Yoksa Hz. Adem peygamberken insanlık mı bozuldu?
Ebcet hesabından bahsediyorsunuz ebcet hesabı cifir hesabı en ilkel hesaplardır hangi kitaba uygulasanız şifre bulursunuz yeterki işinize geldiği gibi toplama ve çıkarma hatta çarpma bölme usulü uygulayın, dostoyevskinin bütün kitaplarında bir şifre bir kutsallık bulursunuz. Ayet sayısı üzerinden gönderme yapmışsınız 6666 ayet denmesi bir zorlamadan ibarettir. Ayetleri sistematik usulle sayarsanız ki öyle sayılması da gereklidir 6632 ayet çıkar. 6666 rakamına bir delalet yüklemek için kullanılan bir zorlama hesaptırki mucizevi bir görüntüyle süslemeye alet edilir. (Bu arada size şunuda söyleyeyim bana cevap olsun diye yazdıklarınızla benim yazdıklarım arasında en küçük bir bağlantı dahi yok… Dedimya siz benim tonajımda değilsiniz… (Bu arada maksadım kırıcı olmak değil sizi kırmak istemem hele tanımadığım bir kişiyi asla kırmak istemem, ama benimle yazışacak kişinin uzman olması gerekir, Lütfen kırılmayınız, saygılarımı sunuyorum…)
May 10th, 2011 at 19:47
ben size karşı söylediklerinizi çürütmek amacıyla yazmadım size bir sitem de değildi sadece ortaya konuştum
siz alınmayın zaten uzman olduğumu da söylemedim ,sadece merakım var ama bu konuda fren yaptığımı söylebilirim siz fren yapmadan gaza basıyorsunuz belki bu bana ilginç geldi.o zaman şunu size sormak isterim gerçekten hz.isa yaşamadı diyebilir miyiz bu konuda kesin bir kenıt verebilir misiniz kutsal kitapları inceledim.birde dinler tarihi ansiklopedisi bilgimi oluşturur ama daha fazlası derseniz o kadar derim bu konuda bilgi verirseniz sevinirim.
May 11th, 2011 at 09:29
Sn: Akkurt, dikkat ederseniz benim yazdıklarım sizin yazdıklarınızı cümle cümle alarak cevapladığım gerçeğidir. Yani ben sizin yazdıklarınızdan farklı hiç bir konuya değinmeden yazıyorum, siz ise ilahiliği ve beşeriliği birbirine karıştırarak yazıyorsunuz. Muhammed devlet başkanıydı diyerek açıklama yapıyorsunuz, oysaki muhammed peygamberliğini ilan etmiş ve yaptığı herşeyin Allah emri olduğuna dair vahiyler getirerek hareket etmiştir.Yani günümüz devletlerinin izlediği hukuksal dayanaklarla islami dayanakları bir tutmanız sözlerinizi askıda bırakıyor.
Günümüzde ABD nin yaptıkları ne islama ne museviliğe nede hıristiyanlığa uyan davranışlar değilki bunu örnek vermeniz zaten yanlış. Çünkü üç dininde temel öğretisinde öldürmenin çok büyük günah olduğu belirtilmiştir. ABD buna rağmen öldürüyorsa bu üç dinlede alakası olmayan bir iş yaptığı zaten açıktır.
PEKİ BU GANİMETLER ÜZERİNDE SÖZ HAKKI OLAN PEYGABER NASIL YAŞAMIŞ VE ÖLDÜĞÜNDE GERİYE NE SERVET BIRAKMIŞ BİRAZDA BUNU ARAŞTIRIN.demişsiniz.
Ben bu konuda yaptığım araştırmaları yazsam çok şaşıracağınızı siz benden iyi biliyorsunuz. Çünkü bu konuda bilgi sahibi olduğunuza eminim. Özellikle Ebubekir ile Fatıma arasındaki bağ gaspı meslesini yazsam ve bu iki mübarek insanın ömürleri sonuna kadar bağşedilen arazi yüzünden küs kaldıklarını yazsam ve Fatıma’nın yüksek sesle Ebubekire lanetler yağdırmasını hangi gerekçeden ötürü yaptığını…ve diğer meselelere değinsem böylesine nezih bir ortamda pek yakışık almaz.
BENCE PEYGAMBERLER YAZILI VAHİYLER BIRAKTI DEMEK YETERİNCE KANIT VAR DEMEK İSTEDİM. İNCİL İÇİN AŞAĞIDAKİ YAZILARI OKUYABİLİRSİNİZ.KURAN İÇİN ZATEN ORTADA BİR ÇELİŞKİ YOK DAHA PEYGAMBERİMİZ SAĞ İKEN YAZDIRMIŞ EZBERLETMİŞ, HZ. EBUBEKİR TEK BİR KİTAP HALİNE GETİRMİŞ VE OSMANDA ÇOĞALTMIŞTIR.demişsiniz.
Peygamber vahiy katipleri aracılığıyla bir kısım ayetler elbette bırakmıştır bunu reddeden zaten yok ama bugünkü kuranın tamamı bu vahiylerde yoktur sonradan tamamlanmıştır. Bu nedenle vahiy hafızları savaşlarda tamamen yok olmadan Ebubekir döneminde Zeyd başkanlığında bir kurul toplanarak vahiyler bir araya getirilmeye çalışılmıştır, çünkü vahiylerin tamamı peygamberin bıraktığı vahiyler değildir.(Öyle olsa kurula ve vahiy hafızlarının 4 şahitle sonradan iki sonradan bir,ihtiyaç olmazdı) İnsan hemen şunuda sormadan edemiyor Ömer neden mushaflar kopyalandıktan sonra, aslını yaktırmış ve peygamberin evindeki kuranla, kopyası arasında ihtilaf olmasın diye yaktırdım demiştir? Aklı selim bir insan “ihtilaf iki farklı şey arasında çıkan olaydır” diyebilir hemen.
HZ. İSADANDA VE HZ.MUHAMMEDDEN DE HEMEN SONRA SAPKIN UYGULAMALAR BAŞLAMIŞTIR. HIRİSTİYANLIĞIN DURUMU SİTEDE YETERİNCE YAZILMIŞTIR. İSLAMDA İSE EMEVİLERİN UYGULAMALARINDA BÜYÜK SAPMALAR VARDIR. GÜNÜMÜZ SEÇİMLE GELEN YÖNETİMİN BİR BAŞLANGICI OLAN HALİFELİK YÖNETİM BİÇİMİNİ SALTANAT KAVGASINA VE BABADAN OĞULA GEÇEN BİR SALTANATA ÇEVİRMİŞLERDİR.demişsiniz.
Bir defa halifelik diye bir kurumun ne olduğunu bilen biri varsa yazsın dişimi kırayım. Halife ne demektir? selefin yerini alan kişi. Selef kimdir Peygamber, halef ne oluyor peki peygamberin yerine geçen. Bundan daha saçma bir şey olabilirmi. Peygamberlik devir makamı değildir.O halde devlet başkanı halifedir anlamı çıkar ortaya, dolayısıyla devlet başkanının ne şekilde zuhur ettiği dini bağlamda önemli değildir. Ayette “içinizden bir ulul emre itaat ediniz” der. Bu ulul emrin vasıfları seçiliş şekli anlatılmaz siz ise sanki halifeliğin seçimle gelmesinin meşru olacağına inanmışsınız ki bu dahada tehlikeli çünkü halifelikten peygamber hiç bir zaman bahsetmemiştir. Yani halifelik makamının İslama dayalı bir makammış gibi gösterilmesi zaten büyük bir yanlıştır.Yanlış olan bir şeyin sonuçlarının doğru olması zaten beklenemez.
Ben sizinle bunları değil islamın başlangıcı ve Hz. Muhammed’in öldüğü güne kadar olan kısmını konuşmayı yeğlerdim. Zaten konuyu hilafet makamına çekerseniz kendinizi bitirmiş olursunuz. işin içine birde hadis sünnet girerki…
Aslında siz son yazdıklarınızla kendinizi altın tepside sundunuz ama ben sizi karşımda görmeyi yeğliyorum. Olurda bir kıyağa ihtiyacım olursa bu kıyağımı hatırlarsanız sevinirim.
May 11th, 2011 at 09:55
HZ. MUHAMMED VE SONRAKİ HALİFELER AYNİ ZAMANDA İSLAM DEVLETİNİN BAŞKANIYDI. HZ. MUHAMMED NASIL YAŞADI VE NE KADAR MAL BIRAKTI DİYORUZ. SİZ KALKIP HZ. FATMADAN BAHSEDİYORSUNUZ. ŞU KALAN MİRASI YAZINDA OKUYUCULAR TOPLADIĞI GANİMETLERLE BİRİKTİRDİĞİ SERVETİ ÖĞRENSİN. İSLAMLA İLGİLİ BAZI İDDİALARINIZA KISA DA OLSA CEVAPLAR YAZDIM. KONU HAKKINDA SON KARAR OKUYUCULARIMIZIN OLSUN.
SİTE KONULARIYLA İLGİLİ HER TÜRLÜ YORUMUNUZU BEKLERİM.
May 11th, 2011 at 15:19
Aişe dedi ki: Hz. Fatma, Ebu Bekre bir risale
yazıp babası Resulullah tan mirasını sordu. Ebu Bekir kabul etmeyip bir şey vermedi.
Bu yüzden fatıma darıldı ve ölünceye kadar onunla konuşmadı. (Bkz. Sahih-i Buhari
c.3, s.39
5-Ebu Bekir, Fatıma’
ya “Fedek Hurmalığı” için bir temlik senedi vermişti. Ömer,
hemen oraya
geldi ve “Ne o verdiğin” diye sordu. Ebu bekir: Babasının mirası için
belge verdim. Diye cevap verdi. Ömer sen ne yapıyorsun, görüyorsun ki, kimi
yörelerde dönme olayları başladı, savaş kaçınılmaz bir duruma geldi, sen orduyu
neyle besleyeceksin.diyerek Hz.Fatıma’nın elindeki kağıdı aldı ve yırtıp
attı. (İbnil Cevzi “Tezkire” kitabında ve Halebi
“Siyret” kitabında 3-391)
Ömer Fatıma’nın elindeki kağıdı aldıktan sonra önce üzerine tükürdü, sonra yırtıp
attı. Bunun üzerine Hz. Fatıma kızdı ve “Benim sayfayı yırttığın gibi
inşallah karnın yırtılsın” diye beddua etti. (Haklılık ve Haksızlık s.150-151
Fedek hurmalığının ihtişamınıda nakledeyimde okuyucular ona göre karar versin Sn: Akkurt
Fedek hurmalığının her ne kadar Ebubekirin peygamberden, “peygamberler mal bırakmaz” dediğine dayanarak “fedek hurmalığını vermedim.” diye bir savunma yapılsada maksat farklıdır. Fedek hurmalığı tüm ordunun ihtiyacını karşılayabilmektedir bu nedenle ebubekir ve Ömer bu hurmalık araziyi fatmaya vermek istememişlerdir.Peygamberin ganimet mallarını nasıl dağıttığına iyi bir örnek olduğu için bu örneği verdim daha nice örnekler varki artık yazmamın anlamsız olduğu sonucuna vardım. Artık sizleri okuyucularınızla başbaşa bırakmam gerektiğini düşünüyorum. Hoşçakalın derken sağlıcakla kalınız hepinize saygılarımı sunuyorum…
(Gitmeden önce Turan Beyin isteğinede cevap vereceğim elbet.)
May 11th, 2011 at 15:45
Sn turan Bey :Bilgi istemişsiniz vereyim.
İsa hiçbir zaman varolmadı İsanın varolduğuna dair bugüne kadar hiç bir delil veya tarihi hiç bir belge veya kayıt bulunamadı bununla ilgili size bir pasaj aktarayım:
Medici ailesine mensup olan ve 1513-1521 yılları arasında paplık yapmış olan Leo X, birgün kardinal Bembo’ya şunları söyler: “Bu mesih masalının bizim için ne kadar karlı bir iş görmekte olduğu açıkça biliniyor.”
Bir başka örnek daha vereyim:
İspanyanın vatikan büyük elçisi olan Mendoza’nın1534′ten 1549 a kadar papalık makamında oturmuş olan III. Paul’un İsa mesihe yönelik davranışına yönelik bir tanıklığı bulunmamaktadır. (Bunun İsanın hiç yaşamadığını kabullenmek anlamına geldiğini anlamışsınızdır.)
“Saygısızlığını mesihin aslında,paganlarca bir koç ve bir kuzuyla temsil edilen Mitras ile jupiter Ammon’un takipçilerinin tapındıklarının güneşten başka bir şey olmadığını söyleyecek kadar ileri götürdü.Vücuda gelmenin ve yeniden dirilmenin alegorilerini mesihin paraleline mitrası koyarak açıkladı.hikmet sahibi insanların ibadetinin Zerdüştün rahiplerinin kendi Tanrılarına altın,buhur ve mürrüsafi -ışığın yıldızlarına verdiği üç şeyi- sundukları töreden başka birşey olmadığını da söyledi. Mitrasın doğumunun gerçekleştiği gündönümüne tekabül takımyıldızının; Bakirenin ya da daha iyisi İsis’in takımyıldızının. Mesih’in doğumunu belirlemek üzere kullanılan alegoriler olarak ele alındıklarını ve bu nedenlede Mitras ile İsa nın bir ve aynı tanrılar olduklarını ileri sürdü. Mesih’in varlığını kanıtlayacak hiçbir somut belgenin bulunmadığını ve kendisine kalırsa Mesihin hiçbir zaman varolmadığını söylemeye bile cüret etti.”
Kaynak :Mesih Masalı (Luigi Casciolli)
Sizlerede mutluluklar diyorum sağlıcakla kalınız hoşçakalınız… İstemeden kırdığım olduysa sürçü lisan ettiysem özür dilemeyi bir borç bilirim…
Varsayalımki adım; Simigo
May 11th, 2011 at 16:47
86 NOLU YAZIMA 87 NOLU YORUMUNUZDA BAYAĞI DETAYLI BİLGİ VERMİŞSİNİZ. İLGİNİZE TEŞEKKÜRLER. YİNE BEKLERİZ.
May 11th, 2011 at 18:46
Sayın Simigo Hz.İsa nın yaşanmamışlığıyla ilgili Turan Bey vermiş olduğunuz cevapa o kadar bilgili gözükmenize rağmen bu kadar acemice cevap vermenize açıkçası şaşırdım.aldığınız kaynak bir kitaptan ve bir italyanın yazmış olduğu üstelik konuşmalar ve yorumlar 16 yy.da geçiyor.BUu onun yaşamadığı anlamına gelmez.
Diyelim ki yaşamadı,o zaman demek ki bu kitapları yazan insanlar 21.yy da ve öncesinde bu tartışmaların yaşanacağını çok iyi biliyorlardı.Hz.İsa çarmıha gerildiği esnada Tanrım Tanrım Beni Neden Terkettin demiştir.Bu söz Zebur da da geçer ve bir ilahidir,o ölürken bile bu ilahiyi ağzına almıştır.Demek ki bu kitapları yazan insanlar nasıl bir dahiler miş ki”’bu kitapları yazarken bunu kurgulamışlar:)
Saygılar…
May 11th, 2011 at 21:53
ilhan bey sitenizin haber arşivindeki onu anlayabilmek bölümü açılmıyor onu kontrol ederseniz sevinirim
(bende sorun yok. şuradanda erişebilirsiniz. http://www.kutupyildizi.org.tr/yazar/1304-o39nu-anlayabilmek.html) İ.A
May 11th, 2011 at 23:31
Berrin hanıma;
Aslında bu siteye artık yazmamaya karar vermiştim, ama yazdıklarımı en başından ya okumadınız ya da siz henüz yolun başındasınız.İncil, tevratın bir devamıdır bu nedenle eski ve yeni ahit olarak adlandırılır. siz sanıyormusunuzki 16. yy. da geçen bu konuşmalar deşifre edildi.elbetteki edilemez eğer edilseydi bugün din diye bir olgu kalmazdı çünkü deşifresi dinler tarihinin ve ilahi kitapların başlangıç noktasına gidilmesi gerekirdi ki bunlar çaresiz bir duruşun başlangıcına dönmek olurdu.İnsanlık tarihi belgelerle oluşturulur ve belgeler kimi zaman kitabelerde kimi zaman perşomenlerde kimi zamanda kitaplar vasıtasıyla insanlık tarihi sahnesine sunulur.
“Ben Agade’nin kralı büyük kral Sargon!
Annem yüksek bir rahibe idi, babamı bilmiyorum.
Yüksek rahibe annem beni gizlice doğurdu.
Beni bir kamış sepete koydu, onu ziftle kapladı.
Beni nehre bıraktı, dışarı çıkamayacaktım.
Nehir beni sürükleyerek su çekici Akki’ye götürdü.
Akki beni sudan çıkardı, kendi oğlu gibi büyüttü beni. ”
Bu olay akkade kralı büyük sargonun hikayesi 1600 yıl sonra bilin bakalım kimin hikayesi oluveriyor.
hıristiyanların birinci yüzyıldaki varlıklarına ilişkin bir diğer çürümede mesiyanik dönemin bir çağdaşı olan ve yahudilerin tarihini yazmış olan Tiberiaslı Justus’tur.Justusun o dönem tarihine ilşkin çalışma yürüten konstantinopolis Patriği Pothius mesihin varoluşuna dair hiç bir belge bulamıyor vardığı sonuç ise “Justus’un kitabının hiçbir yerinde mesihin doğuşuna ,yaşamına ve onunla ilgili kimi olaylara mucizelere ilişkin en küçük bir anma dahi bulamadım” demiştir.
Roma tarafından mesiyanik dönem boyunca Filistinde olup bitenleri nakletmekle görevlendirilen Flavius Josephus’un kitaplarında da “İsanın esamisi dahi okunmamaktadır.”demiştir.Seneca, Tacitus,Martialis,Dion Cassius ve Svetenius gibi yazarların hiçbiride İsanın sözünü dahi etmezler.
(Bu kısmı araştırmanız daha iyi olur kanaatindeyim, yaşlı adamlar, kısır kadınlar ve kadınlar doğuruyor, Yaşlı avcının şemsiyeyle geyik vurduğu fıkrası gibi
“Ve RAB demiş olduğu gibi sara’yı ziyaret etti ve rab sara’ya söylemiş olduğu gibi etti. Ve Sara gebe kaldıve İbrahim’e ihtiyarlığında,Rabbin ona söylemiş olduğu muayyen vakitte, bir oğul doğurdu Ve ibrahim saranın kendisine doğurduğu oğlunun adını İshak koydu. (Tekvin, 21:1-3)
“Ve İshak karısı için RABBE yalvardı ,çünkü o kısırdı. Ve Rab yalvarışını kabul etti Rebeka gebe kaldı”(Tekvin25:21)
….Korkma Zekeriya çünkü duan işitildi karın elizabet sana bir oğul doğuracak ve onun adını yahya koyacaksın.(Luka,1:5-13)
Şimdi diyeceksinki ne çok kısır kadın ne çok kutsal ruh… Aslında işin aslı böyle değildir
İsanın doğumuna yabancı olunmayan bu bap’lar sanırım size ipucu verebilmiştir.
İsa çarmıha gerilmeden önce zaten çarmıha gerilme vardı hatta tarih kitaplarında isanın çarmıha gerildiği gibi her çarmıha gerilecek olanın boynuna bir tablet asılarak “bu yahudilerin kralıdır” yazılı bir fermanla(ki her mesih iddiacısı aynı sebepten yani yahudilerin ütopik senaryosuna göre ortaya çıkıyorlardı Romalılar da Yahudilerle alay etmek maksadıyla bu yazıyı her çarmıha gerilenin boynuna asarlardı.) ve çarmıha gerilen her mesih iddiacısına istisnasız uygulanırdı. çünkü mesihin geleceği senaryosu Romalılara karşı Maccabe ayaklanmasında yahudilerin birlik ve beraberliğini sağlayacak bir yahudi kralına, davutun tahtının varisine ve vaadedilmiş toprakların ilhakı müjdesi için böylesine ütopik bir kurgulamaya ihtiyaç duymuşlardı, mesih gelecek yahudiler muzaffer olacak… yoksa romaya karşı durabilecek özveride hiç bir toplumun varlığından söz dahi edilemezdi. Bu ayaklanmada katledilen yahudilerin sayısı korkunç rakamlara ulaşıyordu ama mesih iddiasında bulunanların sayıları kesinlikle azalmıyordu hatta Bir günde dahi “mesihim” diye ortaya çıkanlardan çarmıha gerilenlerin sayısının 500′ü bulduğu yazılıyordu. ortalık okadar çok mesih iddiacısıyla dolup taşıyorduki bu mesih iddiacıları birbiriyle rekabete hatta birbirlerini romalılara jurnallemeye kadar varan taşkınlıklar gösteriyorlardı.
günümüzde dahi ben isayım yeryüzüne geldim mesih benim diyen bir çok kişi var biride sanırım kolombiyalı bir adam, nereden estiyse, Bill Maher’le bir röpörtajı dahi var, ben izledim ve şöyle düşündüm 21. yüzyılda bunu yapıyorsa Gregoryan takvimine göre otuzlu yıllarda mesih iddiacılarının sevdasını anlamak gerekir.
Sözün özü şu Berrin Hanım; “Eğer bir şeyin varlığını ispatlayamıyorsan, yokluğunun ispatını isteyemezsin.” İsanın varoluşu bugüne kadar ispatlanamadı ama siz benden yokluğunu ispatlamamı istediniz bende sizi kırmadım.
Bütün bunlara rağmen ben size “yinede kendiniz araştırıp bulursanız sizin için daha sağlıklıdır” derim.
bu arada ilk yazıma acemice demenizi hala anlayamadım. Acaba yazımı acemiydi, yoksa okuyucusu mu?
Saygılarımla…
Varsayalımki Simigo:)
May 11th, 2011 at 23:49
Berrin Hanıma: Ayrıca bir italyan diyerek küçümsemeniz ayrı bir acemilik, elbetteki bir italyan olacak, vatikan italyada olduğuna göre, bunları bir rusun yazmasınamı inanacaz. Bu kurguyu yapan insanlar çok zeki değil bu kurguyu 21. yüzyılda hala M.Ö. ikibinli yıllardaki gibi algılayanlar çok salak. size bir çok kaynak verirdim ama gazozunuzun henüz bitmediğini düşünüyorum, çikolatayla içtiğiniz için biraz yavaş gidiyorsunuzdur. Size cevap yazdığım saat oldukça geç bir vakit ve ben bu saatte gerginlik mutasyonu yaşarım
umarım bu paraftaki espirilerime gülücükle karşılık verirsiniz kırıcı olduysam özür dilerim, maksadam elbetteki kırıcı olmamak.
“Bir insanın cahil olması problem değildir,asıl problem cahilin kendisini alim zannetmesidir.” hoşçakalınız dostlar sizleri seviyorum. Tahrik olmadığı müddetçe dönmem, saygılarımla…
May 12th, 2011 at 10:15
Evet haklısınız sayın simigo.yazdıklarınızı tebessümle okudum.Gazoz ve çikolata örneklemesi harikaydı.yazdıklarınızdan çok bilgili olduğunuz muhakkak.bunu takdirle karşılıyorum.Ancak siz o kadar çok kitap devirmişsiniz ki tamamiyle iş materyalistliğe dönüşmüş ve maneviyatınızı tamamamiyle kaybetmişsiniz,ve ben ve benim gibileri cahil olarak nitelendirmeniz de gayet doğaldır.Herşey sizin dediğiniz gibiyse o zaman bu insanlık hakkaten topluca salak ki bu tür şeylere yüzyıllar boyunca insanlar inanmış,eğer Hz.İsa yaşamamamış olsa bütün din kitaplarını atalım çöpe gitsin.Kıyametten evvel alaycı insanların türeyeceği,bu tartışmaların çoğalacağı,Ben Mesihim diye binlerce insanın dolanacağı zaten yazıyordu.Sanırım o alaycı insanlardan biriyle yazışmaktayım.Sessiz bir yere gidip doğayla başbaşa kalıp kendinizi sorgulamanızı en önemlisi Tanrıyla olan ilişkinizi sorgulamanızı dilerim.Eğer ben de sizi kırdıysam özür dilerim,zaten size olan son yorumumdur saygılar, sevgiler size
May 12th, 2011 at 11:53
valla ben cahilim yıllardır ibadatimi yapmaya çalışıyorum elimden geldiğince ,şimdi cumaya bile ayaklarım gitmiyor bu sitede hemen hemen herşeyi okudum imansızlık almış yürümüş benimde içime kurt düştü,kıyamet yaklaştı galiba isa a.s gelsede kurtulsak herşeyi anlatsa bize de rahatlasak galiba herşeyi o cözecek ama islam hakkında ki yazılanlar beni dehşete düşürdü
May 12th, 2011 at 12:06
SAYIN SİMİGO BU KONU SİTENİN KONUSU OLDUĞU İÇİN BENDE BİR ŞEYLER YAZAYIM. BİLİNDİĞİ GİBİ HZ. İSA HAKKINDA BİR İTALYAN MEŞHUR DAVAYI AÇTI. GERÇİ SONUÇ PAPANIN İSTEDİĞİ GİBİ ÇIKACAKTIR.
AYTUNÇ ALTINDALIN “YOKSUL TANRI-TYANALI APOLLİNOUS” İSİMLİ ESERİNDE BAHSEDİLEN ZAT BİZİM NİĞDEDE MS. 1 YY.DA YAŞAMIŞ PAGAN BİR BİLGEDİR.ANDOLUDA VE ROMA TOPRAKLARINDA BİR KAHİN GİBİ DOLAŞARAK ŞİFACILIK ÖLÜLERİ DİRİLTME V.S. OLAĞAN ÜSTÜ GÜÇLER SERGİLİYOR VE İNSANLAR TARAFINDAN TANRI VE TANRININOĞLU KURTARICI HRİSTOS-MESİH OLARAK ÜN TOPLUYOR. HERTARAFA RESİM VE HEYKELLERİ DİKİLİYOR.ADINA BİR KÜLT OLUŞUP TAPINAKLARI KURULUYOR.YANINDA DOLAŞAN DAMİS İSİMLİ MÜRİDİ BUNUN YAPTIĞI İŞLERİ VE SÖZLERİNİ KAYIT HALİNE ALIP ROMA İMPARATORUNA SUNUYOR. İMPARATORUN FİLOZOFU BU NOTLARI DERLEYİP BİR KİTAP HALİNE GETİRİYOR.DAHA SONRA BU ZAT HAKKINDA BİR ÇOK KİTAPLAR YAZILIYOR.
İLGİNÇ OLAN ŞU APOLLİNOUS’UN VE HZ. İSA’NIN HAYATINI OKUYANLAR ŞUNU GÖRECEK. YA APOLLİNOUS’UN HAYATI İNCİLLERDEN KOPYA EDİLMİŞ YADA İSA’NIN HAYATI APOLLİNOUS’TAN.
SANIRIM KONU ANLAŞILDI.ŞİMDİ GELELİM BENİM YORUMUMA. APOLLİNOUS’UN HAYATINI’DA İSA’NIN HAYATINIDA YAZAN KENDİ MÜRİDLERİ. APOLLİNOUS’UN MÜRİDİNİN YAZDIKLARINA İNANILIYORDA.. HZ. İSA’NIN ASIL MÜRİDİ OLANLARIN YAZDIKLARINA NEDEN İNANILMIYOR.
HA ŞURDA ELBETTE BİR PROBLEM VAR. EĞER SİZ PAVLUS’UN İSA HAKKINDA YAZDIKLARINI DİKKATE ALIRSANIZ. ELBETTE APOLLİNOUS’TAN KOPYA OLDUĞU SÖYLENECEKTİR. PAVLUS BAKMIŞKI ROMA TOPRAKLARINDA SIRADAN BİR İNSAN VE TEVRAT ANLAYIŞINDA YAHUDİ MESİH’İ KABUL ETTİRMEK ZOR.İSA’YI PAGANLARIN ANLAYIŞINDA ZEUS (Kİ GREKÇE İNCİLDE İSANIN İSMİ BİLE ZEUS’A BENZETİLMİŞTİR. “İEZEUS”TUR.ARAPÇAYA “İSA” OLARAK GEÇER.)BABA TANRI,ÜÇLÜ TANRI, TANRI VE TANRININ OĞLU, HIRİSTOS VS. HALİNDE SUNARSANIZ.BİRDE O ANKİ ROMADA EN MEŞHUR PAGAN KAHİN APOLLONİUS’A BENZETİRSENİZ OLACAĞI BUDUR. AYRICA DAHA DA ÖNEMLİSİ İSA DİYE KİLİSELERDE YAPILAN MOZAİKLERDEKİ RESİM APOLLONİUS’UN RESMİDİR. İNŞALLAH YAKINDA BUNLAR KANITLANACAKTIR. NE ANLATMAK İSTEDİĞİMİ MERAK EDEN TIKLASIN;
http://www.hzisahristiyanmiydi.com/barnaba-incilinden-sonra-hiristiyan-alemini-sarsacak-2-belge
YOKSA PEYGAMBER İSA’DAN BAHSEDEN ONLARCA KİTAP VARDIR VE HALA DA YENİLERİ BULUNMAKTADIR. ANCAK İSA DÖNEMİNDE YAŞAMIŞ JUSTUS, FLAVİUS GİBİ TARİHÇİLERİN İSADAN BAHSETMEMESİ ÇOK YADIRGANMAMALI. ÇÜNKÜ HZ. İSA YAŞADIĞI DÖNEMDE ZATEN BİR İNCİLE GÖRE 1.5 YIL DİĞERİNE GÖRE (YUHANNA) 2.5 YIL PEYGAMBERLİK YAPMIŞ VE İŞİ BİR ŞEKİLDE BİTMİŞ. BU KISA ZAMANDA YAZILACAK ÖNEMDE BİR İŞ YAPMAMIŞTIR. SADECE ONU İZLEYEN HAVARİLERİ ONU BİLMEKTEDİR.
ASLINDA ESKİ BİR ÇOK PEYGAMBER HAKKINDADA SADECE KUTSAL KİTAPLARDA BİLGİ VARDIR.BAŞKA KAYNAKLARDA BİLGİ OLMAMASI ONLARIN YAŞAMAMASI DEMEK DEĞİLDİR.
May 12th, 2011 at 12:33
Sataşma oldumu dayanamıyorum ne yapayım benide böyle kabul edin:)
Berrin Hanıma,
“Kıyametten evvel alaycı insanların türeyeceği,bu tartışmaların çoğalacağı,Ben Mesihim diye binlerce insanın dolanacağı zaten yazıyordu.Sanırım o alaycı insanlardan biriyle yazışmaktayım.”demişsiniz.
Kıyamet alemetleri ile ilgili bir tek ayet bulun neye isterseniz ona inanayım!
Lokman Sûresinin 34 . Ayetinde
Kıyametin ne zaman kopacağı bilgisi şüphesiz yalnızca Allah katındadır. O, yağmuru indirir, rahimlerdekini bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Hiç kimse nerede öleceğini de bilemez. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, (herşeyden) hakkıyla haberdar olandır.
(Dikkat edin lütfen, bu ayette “Hiç kimse” denerek tekrar edilmesi önemlidir.)
Ahzâb(*) Sûresinin 63 . Ayetinde
İnsanlar sana kıyametin vaktini soruyorlar. De ki: “Onun ilmi ancak Allah katındadır.” Ne bilirsin, belki de kıyamet yakında gerçekleşir.
Burada peygamberin dahi kıyamet konusunda hiç bir fikri olamayacağı vurgulanıyor.
Kıyamet konusundaki 156 ayetin hiç birinde kıyametin gizliliği ve sadece allah tarafından bilinebileceği dışında bir şey bulamazsınız zaten kıyamet konusunda bu iki ayet dahi konunun özünü anlamaya yeterli gelmektedir.
Kıyamet alemetleri :
1. Namazların zayi edilmesi,
2. Şehevi ve nefsani arzulara uyulması,
3. Heva ve hevesata temayül edilmesi,
4. Emanetlerin zayi edilmesi
5. Haram olan şeylerin helal sayılması,
6. Faiz parasının yenilmesi,
7. Yüksek yüksek binaların kurulması,
8. Rüşvetlerin alınması,
9. Dünya malına karşılık dinin satılması,
10. Hısım ve akrabalık münasebetlerinin kesilmesi,
11. Hakimler tarafından haklı hükmün satılması,
12. Polis ve zabıta memurlarının çoğalması,
13. Çocukların devlet reisi olması,
14. Bir takım çalgıcı kızların yetiştirilmesi,
15. Yırtıcı hayvanların derilerinden kürk manto ve benzeri gibi birtakım elbiseler yapılması,
16. Her memlekette zulüm fiillerinin ortaya çıkması,
17. Karı koca boşanmaları çoğalması,
18. Zina ffilleri etrafa yayılacak,
19. Emin kişilere hain gözü ile bakılacak,
20. Hainler de emin kişi kabul edilecek,
21. İftira ve
22. Yalan şahitlikleri çoğalacak,
23. Yağan yağmurlar sıcak ve afet olacak,
24. Çocuklar hırçın ve öfkeli olacak,
25. Zekat ibadeti verilmeyecek,
26. Şarap ve benzeri içkilerin içilmesine devam edilecek,
27. O zamanda alenen günah işlemekten çekinmeyen bir takım fasık ve facir devlet başkanları ve valiler olacak.
28. Hain vezirler,
29. Çocukları yetiştiren eğitimciler,
30. Fasık ve facir Kur’an okuyan hafızlar,
31. Yağcı ve yardakçı alimler,
32. Hain tüccarlar, olacak,
33. kur’an-ı Kerim ve Mushaf-ı Şerifler süslenecek,
34. Camiler tezyin edilecek,
35. Minareler uzatılacak,
36. Vali ve amirler yani hükumet ricali çoğalacak.
37. Din ilmini bilen fakih ve alimler azalacak,
38. Parlak hatipler çoğalacak.
39. Emin kişiler azalacak,
40. Fakirler çoğalacak.
41. Ahitler ve antlaşmalar çoğalacak.
42. Allah’ın tayin ettiği cezalar iptal edilecek yani geçersiz sayılacak.
43. Şarkıcı kızlar yetiştirilecek,
44. Çalgı ve musiki aletleri edinilecek,
45. Tartılar;
46. Kilo ve ölçekler eksik yapılacak.
47. Kadın kendi idarecisini doğuracak (yani çocuklarının tahakkümü altına girecek)
48. Kadın da çalışarak kocasının ticaret işlerine katılacak.
49. Kadınlar kendilerini erkeklere,
50. Erkekler de kendilerini kadınlara benzetecekler,
51. Ancak tanınan ve bilinen kişilere selam verilecek.
52. Kişi kendisinden şahitlik istenmediği halde kendiliğinden şahitlik edecek,
53. İlik, ibadet etmek için olmayıp dünyalık için tahsil edilecek,
54. İnsanlar ahiret işi ile dünyalık isteyecekler,
55. O zamanın insanları arasında kafirler,
56. Zalimler aziz yani muteber, muhterem ve kadri yüksek olacak,
57. O zamanın insanları arasında münafıklar,
58. Fasıklar, kuvvetli olacak.
59. onların arasında cahiller şerefli olacak.
60. Takva sahibi mümin de onları arasında hor ve hakir olacak ve değiştirmeye, düzeltmeye muktedir olamadığı kötülüklerden dolayı tuzun suda erimesi gibi kalbi eriyecek. O zamanda insanların en akıllıları, tilkinin ele geçmemesi için sağa sola yan çizmesi gibi dini ile yan çizip ele geçmeyenleridir.
Buhari’de bildirildiğine göre şunlar da kıyamet alametlerindendir:
1. İki büyük İslam ordusu birbirleriyle harp etmedikçe kıyamet kopmayacaktır.
2. Yine hepsi ben Allah’ın Resulüyüm, Peygamberiyim, diye iddia eden otuza yakın yala9ncı, mel’un deccallar türemedikçe kıyamet kopmayacaktır.
3. Hakiki ilim adamlarının ölümleri ile İslami ilimler alınıp kaldırılmadıkça,
4. Zelzeleler çoğalmadıkça,
5. Zaman takarrub edip gece ile gündüz yaklaştırılmadıkça,
6. Bir takim fitneler zuhur etmedikçe,
7. Hercümerç yani adam öldürme vakaları çoğalmadıkça,
8. Keza, aranızda mal, servet çoğalıp sel gibi akmadıkça,
9. Mal sahibi malının zekatını kim kabul eder diye endişelenmedikçe,
10. Mal sahibi bazı kimselere malının zekatını vermeyi isteyip fakat zekatını arzettiği kimse, Benim zekata ihtiyacım yok, diye reddetmedikçe,
11. Yine, halk yüksek kaşaneler yapmak yarışına çıkmadıkça,
12. Bir kimse herhangi birinin mezarı başından geçerken: Keşke bunun yerinde yatan ben olsaydım diye temenni etmedikçe,
13.Güneş batı tarafından doğmadıkça kıyamet kopmayacaktır.
Bunları yazanlar ,Allahın açık emri ayeti olduğu halde “bizde alametleri biliyoruz, bakın kıyametin ne zaman kopacağı ile ilgili size ipucu veriyoruz” demek istemiyorlar mı? Peki size sorarım bunlara inanmak -ki sizde alametlere inanıyorsunuzki bana atıfta bulunmuşsunuz.-
Allah’ın açık emrine karşı gelmek değilmidir. Allah’ın hiç kimse bilemez dediğine biliyormuş gibi konuşmak şirk değilde nedir?
“Sessiz bir yere gidip doğayla başbaşa kalıp kendinizi sorgulamanızı en önemlisi Tanrıyla olan ilişkinizi sorgulamanızı dilerim.” demişsiniz.
Bence Tanrıyla ilişkiyi sorgulaması gerekenlerden biride sizsiniz, hatta doğayla başbaşa kalmanızada gerek yok, kuranı okuyup kendinizle başbaşa kalmanız daha sağlıklı olur.
Bu arada gazozu gerçekten yavaş içiyorsunuz
şaka şaka saygılarımı sunuyorum…
May 12th, 2011 at 12:58
Sn: Akkurt,
ÇÜNKÜ HZ. İSA YAŞADIĞI DÖNEMDE ZATEN BİR İNCİLE GÖRE 1.5 YIL DİĞERİNE GÖRE (YUHANNA) 2.5 YIL PEYGAMBERLİK YAPMIŞ VE İŞİ BİR ŞEKİLDE BİTMİŞ. BU KISA ZAMANDA YAZILACAK ÖNEMDE BİR İŞ YAPMAMIŞTIR. SADECE ONU İZLEYEN HAVARİLERİ ONU BİLMEKTEDİR.ASLINDA ESKİ BİR ÇOK PEYGAMBER HAKKINDADA SADECE KUTSAL KİTAPLARDA BİLGİ VARDIR.BAŞKA KAYNAKLARDA BİLGİ OLMAMASI ONLARIN YAŞAMAMASI DEMEK DEĞİLDİR.demişsiniz.
“Ey Meryem oğlu İsa, sana ve annene olan nimetimi hatırla. Ben seni Ruhu’l-Kudüs ile destekledim, beşikte iken de, yetişkin iken de insanlarla konuşuyordun…” (Maide Suresi, 110)
Beşikte de, yetişkinliğinde de insanlarla konuşacaktır. Ve O salihlerdendir. (Al-i İmran Suresi, 46)
İslam dini İsanın bu meziyetlerinden bahsederken siz nasıl olurda böyle bir iddia da bulunursunuz, oysaki islam dini isanın peygamberliğini 33 yıl olarak gösterir. Diğer peygamberleride bu kategoriye almanız yanlış. zaten yaşamadığı iddia edilen sadece İsadır.
YOKSA PEYGAMBER İSA’DAN BAHSEDEN ONLARCA KİTAP VARDIR VE HALA DA YENİLERİ BULUNMAKTADIR.demişsiniz.
Geçer kabul görmüş bir tane kitap ismi yazarsanız bizide aydınlatmış olursunuz.
SAYIN SİMİGO BU KONU SİTENİN KONUSU OLDUĞU İÇİN BENDE BİR ŞEYLER YAZAYIM. BİLİNDİĞİ GİBİ HZ. İSA HAKKINDA BİR İTALYAN MEŞHUR DAVAYI AÇTI. GERÇİ SONUÇ PAPANIN İSTEDİĞİ GİBİ ÇIKACAKTIR.demişsiniz.
Bu dava İsanın yaşadığına dair bugüne kadar hiç bir kaydın ve hiçbir belgenin olmayışı davasıdır. Davanın savunucusu, bahsettiğiniz kitaplardan birini gösterebilseydi, bir belge sunabilseydi dava kendiliğinden düşerdi zaten…
May 12th, 2011 at 13:16
Ben gazozumu çoktan bitirdim sayın simigo ama çikolata ile birlikte değil ikisi beraber pek lezzetli olmuyor çünkü
Ben kıyametin alametlerini Kuran dan değil alaycı kişilerin türeyeceği vb..direk Hz.İsa nın sözlerinden aldım.Gerçi siz yaşamadğına inandığınız birinin sözlerini hiç dikkate almazsınız.İlhan Bey size cevabı tam olarak ayrıntılı şekilde vermiş zaten.o yüzden fazla söze de gerek yok zaten.Ama ben de sizin gibi kendimi tutamıyorum işte…Saygılar varsayalım ki simigo
May 12th, 2011 at 14:17
KURANDA HZ. İSANIN 33 YIL YAŞADIĞI HAKKINDA BİR BİLGİ YOKTUR.
KONUNUN SAVUNUCULARI HZ. İSANIN YAŞADIĞINDAN BAHSEDEN BİR ÇOK DELİL SUNUYORLAR.
http://www.biblebasicsonline.com/turkish/07/D22.html
May 12th, 2011 at 15:14
Sn Akkurt:
üzgünüm, bu sitelerden binlerce bulursunuz… ben size isanın yaşadığını kanıtlayan bir tek bilgi belge bugüne kadar bulunamadı diyorum siz bana link veriyorsunuz. Zaten bulabilseler buna en çok papalık sevinecek, bu linki papalık görevlilerine gönderin bakın adamlar ne cevap veriyor.
link verdiğiniz site şimdi isanın varlığını mı ispatlıyor
ben kuranı kaynak göstermek zorunda kaldım çünkü başka kaynak zaten yok…
“Ey Meryem oğlu İsa, sana ve annene olan nimetimi hatırla. Ben seni Ruhu’l-Kudüs ile destekledim, beşikte iken de, yetişkin iken de insanlarla konuşuyordun…” (Maide Suresi, 110)
Beşikte de, yetişkinliğinde de insanlarla konuşacaktır. Ve O salihlerdendir. (Al-i İmran Suresi, 46)
Bütün hıristiyan kaynakları isanın 33 yaşında öldüğüne dair hemfikirdirki zaten bunda da fikir birliğine varmakta çelişki çıkarırlarsa ellerinde bu rakam da kalmayacak.
Eğer diyorsanız isa beşikte insanlarla farklı şeyler konuşmuş peygamberliğini ve mesihliğini anlatmamıştır, ben buna elbetteki itiraz etmem…
Ben zaten isanın hiç varolmadığını söylüyorum…
SAYIN SİMİGO BU KONU SİTENİN KONUSU OLDUĞU İÇİN BENDE BİR ŞEYLER YAZAYIM. BİLİNDİĞİ GİBİ HZ. İSA HAKKINDA BİR İTALYAN MEŞHUR DAVAYI AÇTI. GERÇİ SONUÇ PAPANIN İSTEDİĞİ GİBİ ÇIKACAKTIR.demişsiniz.bilgi ve hiç bir belge olmadığı için sonuç papanın istediği gibi çıkacaktır. Zaten siz şahitlik başvurusunda bulunmamışmıydınız şahitlik yaparken verdiğiniz linkin çıktısı size ne kadar yardımcı olabilir bir düşünün.
May 12th, 2011 at 15:17
Berrin hanıma:
Ben kıyametin alametlerini Kuran dan değil alaycı kişilerin türeyeceği vb..direk Hz.İsa nın sözlerinden aldım. demişsiniz.
Kaynak verin lütfen…
Ayrıca;
İlhan Bey size cevabı tam olarak ayrıntılı şekilde vermiş zaten.o yüzden fazla söze de gerek yok
Ben bırakın ayrıntılı cevap görmeyi, bir cevap bile göremedim
May 12th, 2011 at 15:54
ADAMLAR OTURMUŞ DELİL OLARAK BİR SÜRÜ ESERİ,SAYFA NUMARASI VE METİNLERDEN ALINTI YAPMIŞ. SİZDE BUNLARA HAYIR YOKTUR DİYEMEZSİNİZ.
ANCAK BEN BU ESERLERİ TEK TEK İNCELEDİM BU VERDİKLERİ SAYFALARDA BÖYLE İSADAN BAHSEDEN METİNLER YOK DERSİN VE BİR DE İLGİLİ SAYFAYI BURAYA GÖNDERİRSİN ANCAK BU ŞEKİLDE İNADNIRCI OLURSUN.
AYRICA YAHUDİ ALİMLERİNİN YAZDIĞI TALMUDDA İSADAN BAHSEDİLMEKTEDİR. VE YAHUDİLER BÖYLE BİRİNİN YAŞADIĞINI BU YÜZDEN KABUL ETMEKTEDİRLER.
BEN KURANI KAYNAK GÖSTERMİYORUM ÇÜNKÜ KURAN İSADAN 5 ASIR SONRA GELDİ. BİRİ ÇIKARDA KİM GÖRDÜ DE İSANIN BEŞİKTE KONUŞTUĞUNU VE RUHUL KUDUSLE DESTEKLENDİĞİNİ YAZDI DİYEBİLİR.KURANIN ANCAK BİR MÜSLÜMAN İÇİN BAĞLAYICILIĞI VARDIR.KURANDA YAZAN BİR ŞEYİN DELİLİ BULUNUNCAYA KADAR BİR BAŞKASI BUNU DELİL KABUL ETMEYEBİLİR.
May 12th, 2011 at 17:15
Sn.Simigo
Vatikan Hz.İsa için asla bir kanıt değildir.Onun ölümünden sonra Hristiyanlığın ne denli çarpıtıldığını papazların elinde dinin oyuncak hale nasıl geldiğini siz bence benden daha iyi bilirsiniz.Ama bu onun yaşamadığı tezini asla ve asla çürütemez.İsterseniz 1000 tane kitap ta sunsanız bu gerçeği çürütemezsiniz.
Hz.İsa nın yaşadığına en büyük kanıt Kutsal Kitap tır.Yahudiler bir mesih bekliyorlardı yüzlerce mesih çıktığı ve çarmıha gerildiği de doğrudur.Ancak Tevrat ve Zebur da İncil yazılmadan evvel mesih in bütün tanımlamaları yapılmıştır.Bu tanımlamalar (babasız doğacağı,eşşekle yeruşaleme gireceği,30gümüş sükut a verileceği,askerlerin aralarında kura çekeceği,elbiselerini aralarında paylaşacağı vb…)Ayrıca Havarileri Hz.İsa nın bütün öğretilerini bütün uluslara vaaz etmeye çalışmışlar ve onun öğretilerinden dolayı hiçbiri de eceliyle ölmemiştir.Bu ölen insanlar neyin uğruna öldürüldüler peki?Neyi yaşadılar ne gördüler de nelere tanık oldular da hepsi birer birer hayatlarını verdiler.Bu insanların hepsi deli miydi?
Ama ilahi kitaplardan şüphe duyan birine misal olarak yahuda 17-20 de yazar desem de yine inanmayacak.Çünkü zaten inanmak istemiyor.
Size göre bu kitapların hepsi insanların kurgusu.Bunu düşünen birine bunu kanıtlamak hakikaten çok zor.Ben İncıl gelmeden evvel ki ilahi kitaplarda tanımlamalar var mesihle ilgili ve hakikaten bu tanıma uyan 1 tane geldi yaşadı diyorum,siz insan ürünü kitaplarla belgelerle bu insanın yaşamadığı tezini savunuyorsunuz.
İtalyan birinin yazısını da kanıtlardan biri olarak ortaya koymuşsunuz.Bunu eleştirdiğim içinde İtalyan yazarı küçümsediğim
May 12th, 2011 at 23:07
Sn Akkurt:
BEN KURANI KAYNAK GÖSTERMİYORUM ÇÜNKÜ KURAN İSADAN 5 ASIR SONRA GELDİ. BİRİ ÇIKARDA KİM GÖRDÜ DE İSANIN BEŞİKTE KONUŞTUĞUNU VE RUHUL KUDUSLE DESTEKLENDİĞİNİ YAZDI DİYEBİLİR.KURANIN ANCAK BİR MÜSLÜMAN İÇİN BAĞLAYICILIĞI VARDIR.KURANDA YAZAN BİR ŞEYİN DELİLİ BULUNUNCAYA KADAR BİR BAŞKASI BUNU DELİL KABUL ETMEYEBİLİR.demişsiniz.
Sizden beklentim kuranda var ve ben onu evrensel kabul ettiğim için isanın varlığına inanıyorum-olabilirdi, veya başka bir cümle ama asla yazdığınız gibi bir cümle beklemiyordum…Ben bu cümlelerden kuranın sadece müslümanları bağladığını evrensel olmadığını, sadece geldiği çağa hitap ettiğini savunduğunuz sonucunu çıkardım ki başkada bir sonuç çıkmıyor zaten.
ADAMLAR OTURMUŞ DELİL OLARAK BİR SÜRÜ ESERİ,SAYFA NUMARASI VE METİNLERDEN ALINTI YAPMIŞ. SİZDE BUNLARA HAYIR YOKTUR DİYEMEZSİNİZ.demişsiniz.
Bende size derim diyorum ve dedim bile. Hatta bunun için sizin linkinizi vereyim.
http://www.hzisahristiyanmiydi.com/barnaba-incilinden-sonra-hiristiyan-alemini-sarsacak-2-belge
ANCAK BEN BU ESERLERİ TEK TEK İNCELEDİM BU VERDİKLERİ SAYFALARDA BÖYLE İSADAN BAHSEDEN METİNLER YOK DERSİN VE BİR DE İLGİLİ SAYFAYI BURAYA GÖNDERİRSİN ANCAK BU ŞEKİLDE İNADNIRCI OLURSUN.demişsiniz,
“İticiliklerinden dolayı halk tarafından Hıristiyanlar denen bir sınıf. Hıristiyan sözcüğünün isminden kaynaklandığı Christ (İsa Mesih), Tiberyus’un hükümdarlığında valilerimizden birinin, Pontius Pilatus, elinde çok büyük cezalar çekti”.
http://www.biblebasicsonline.com/turkish/07/D22.html
bu sizin incelemem için tavsiye ettiğiniz linkten aldığım küçük bir pasaj zaten gerisini okumaya gerek duymadım neden mi?
Dört incilde de aynı sonuca ulaşabiliriz,”Vaftizci Yahyanın;
Herod Antipas’ın, Kral Aretas tarafından bozguna uğratılmasından kısa bir süre önce öldüğü bilinmektedir.Bu bozgun M.S. 36 yılında gerçekleşmiştir. Bu da demek oluyorki Yahya M.S.35 yılında ölmüştür. Meseleyi tarihsel olarak ele alarak çözümleyelim bakalım nasıl bir sonuç çıkacak.
İsanın bir vaaz olarak görevine Vaftizci Yahyanın ölümünden sonra başladığı dört incilde de yazıldır.İsa Vaazlarına 3 yıl boyunca devam etmiştir. buda 35+3=38 eder yani İsanın M.S. 38 den önce Çarmıha gerilmesi imkansız.Bütün tarihsel belgeler Pontius Pilatusun M.S.36 yılında Yehuda Valiliği görevinden ayrıldığını göstermektedir. Dolayısıyla Pontius Pilatusun İsa yı yargılaması imkansızdır.
Yoksa Papalık böyle bir belge olsa kaçırırmı sanıyorsunuz…
Saygı güzel bir kelime, saygılarımı sunarım…
(siteye atılan yazılar onaysız anında görüntülenir. Bunun farkındasınız sanırım. bazen nedense takılıyor. i.akkurt)
May 12th, 2011 at 23:17
Berrin hanıma:
“İsterseniz 1000 tane kitap ta sunsanız bu gerçeği çürütemezsiniz.”demişsiniz
Yazdıklarınızı cümle cümle çürütürdüm ama ben saygısız değilim. değil mi? gazozunuzun bitmesini bekliyorum :Çünkü gazozunuz bitince bana;
” Ben kıyametin alametlerini Kuran dan değil alaycı kişilerin türeyeceği vb..direk Hz.İsa nın sözlerinden aldım.” demiştiniz…Bende kaynak istemiştim, ama kaynak göstermeden yine aceleyle bir şeyler yazmışsınız, önce kaynak göstermelisiniz ki ben yazdıklarınızı cevaplayayım.
May 13th, 2011 at 09:01
simigo demiş ki: Yorumunuz onay için bekliyor…
Mayıs 12th, 2011 at 23:07
Sn: Akkurt’a yazdığım cevap 10 saattir onay bekliyor
neden onay verilmiyor acaba, okuyucular merak ediyordur simigo neden Sn. Akkurt’un 103 numaralı yazısına cevap yazmadı diye.
Simigo derki 12 Mayıs 2011 ‘de saat 23:07′de cevap yazdım, ama onay verilmiyor. Simigo derki bir problem varsa cevabı yedekledim tekrar gönderebilirim… Saygılar…
May 13th, 2011 at 09:03
ANCAK BEN BU ESERLERİ TEK TEK İNCELEDİM BU VERDİKLERİ SAYFALARDA BÖYLE İSADAN BAHSEDEN METİNLER YOK DERSİN VE BİR DE İLGİLİ SAYFAYI BURAYA GÖNDERİRSİN ANCAK BU ŞEKİLDE İNADNIRCI OLURSUN.demiş ilhan bey. buyrun siz çürütün yaşamadağını kaynak vermemize rağmen siz yokluğunu hala çürütemediniz.”Yazdıklarınızı cümle cümle çürütürdüm ama ben saygısız değilim. değil mi? demişsiniz.buyrun saygısızlığınızı kaldırabilirim merak etmeyin çürütün…
May 13th, 2011 at 09:33
Berrin hanım, Ben bütün bu yazılanları zaten dün gece saat 23:07′de çürüttüm. Ama nedense yayınlamıyorlar simigoyu yasakladılar sanırım
mailinizi verin nasıl çürüttüğümü size e- posta yoluyla göndereyim hatta tüm okuyuculara göndereyim
simigo ağır geldi sanırım yazdıkları yayınlanmıyor:) elimde yazdıklarımın bir kopyası var yayınlama cesareti göstersinler tekrar yönlendireyim. ama benim yorumlarıma onay vermiyorlar, okuyucular sustu, yazacak bir şey bulamadı sanıyorlar ama aslı bu değil… Sn: akkurt : son iki yorumum neden onaylanmıyor?
May 13th, 2011 at 09:40
Evet sanırım onay verildi
11 saat sonra gelen onayda iyidir
sanırım 11 saat sonra onay verilse bile özür borçlandım. Site yönetiminden özür diliyorum… Belkide teknik bir arızaydı, tekrar özür dilerim… Saygılar. Cesaret sen aradan çık…
May 13th, 2011 at 09:40
Sayın Simigo mail i mi vereyim problem değil.Ancak sizin ortaya attığınız iddia öyle bir iddia ki,eğer bu gerçek olsa bütün dinler varlığını yitirir dolayısıyla onun da varlığını.Siz bu işin nereye gittiğini çok iyi biliyorsunuz.Eminim ki siz sıradan biri değilsiniz.Büyük ihtimalle de teolog sunuz.o yazdığınız yazıyı çok merak ettim mail im bergokcel1@gmail.com
May 13th, 2011 at 09:47
105 nolu yorumda YAZIMDAN ALINTI YAPARAK
“KURANIN ANCAK BİR MÜSLÜMAN İÇİN BAĞLAYICILIĞI VARDIR.KURANDA YAZAN BİR ŞEYİN DELİLİ BULUNUNCAYA KADAR BİR BAŞKASI BUNU DELİL KABUL ETMEYEBİLİR.demişsiniz.
Sizden beklentim kuranda var ve ben onu evrensel kabul ettiğim için isanın varlığına inanıyorum-olabilirdi, veya başka bir cümle ama asla yazdığınız gibi bir cümle beklemiyordum…Ben bu cümlelerden kuranın sadece müslümanları bağladığını evrensel olmadığını, sadece geldiği çağa hitap ettiğini savunduğunuz sonucunu çıkardım ki başkada bir sonuç çıkmıyor zaten.”
BU SONUÇTAN BAŞKA BİR ŞEY ÇIKMAZ DİYORSUNUZ.NASIL BÖYLE BİR SONUÇ ÇIKAR VE BAŞKASI ÇIKMAZ BUNU OKUYUCULARA BIRAKALIM.
YİNE NASIL OLUYORDA BENİM SİZE DELİL OLARAK VERDİĞİM VE HZ. İSANIN HAYATININ PAGAN KAHİN APOLLONİUS’A BENZETİLDİĞİNE DELİL OLACAK YAZIYI İSANIN HİÇ YAŞAMAMIŞ OLDUĞUNA DELİL GÖSTERİYORSUN. BU DA BÜYÜK ÇELİŞKİ.
YİNE YAZINIZIN SON BÖLÜMÜNDE HZ. İSA’NIN ROMA VALİSİ PONTİUS PLATİUS TARAFINDAN YARGILANMASI MÜMKÜN OLMAMASI HANGİ ŞEYİ ÇÜRÜTÜR. BU ANCAK ÇARMIH OLAYININ DÜZMECE OLDUĞUNA KANITTIR.
May 13th, 2011 at 10:05
Sn Akkurt:
BU SONUÇTAN BAŞKA BİR ŞEY ÇIKMAZ DİYORSUNUZ.NASIL BÖYLE BİR SONUÇ ÇIKAR VE BAŞKASI ÇIKMAZ BUNU OKUYUCULARA BIRAKALIM.demişsiniz.
Okuyuculara bırakmamız gereken bu değil. sizin çıkarabileceğiniz başka bir sonuç varsa onu alayım lütfen. Ben başka bir sonuç çıkmadığını iddia ediyorum. siz benim çıkardığım sonuçtan başka bir sonuç çıkarabiliyorsanız buyrun yazın.
YİNE YAZINIZIN SON BÖLÜMÜNDE HZ. İSA’NIN ROMA VALİSİ PONTİUS PLATİUS TARAFINDAN YARGILANMASI MÜMKÜN OLMAMASI HANGİ ŞEYİ ÇÜRÜTÜR. BU ANCAK ÇARMIH OLAYININ DÜZMECE OLDUĞUNA KANITTIR.demişsiniz.
Peki bu olay neyin düzmece olmadığını gösterir. Ben zaten önceki yazılarımda bunların hepsi düzmece diyorum çarmıh düzmeceyse, mesihte düzmecedir. Siz bana belge sundunuz ben inceledim ve bu belgelerin hiç birinde isanın varolduğuna dair bir kanıt bulamadım. Belki ben belgeyi yeterince inceleyemiyorum. Siz nereyi inceledinizde ben kaçırdım acaba, isanın varolduğuna dair pontius pilatusu örnek verdiniz bende doğru olmadığını ispatladım.
PONTİUS PLATİUS TARAFINDAN YARGILANMASI MÜMKÜN OLMAMASI HANGİ ŞEYİ ÇÜRÜTÜR.demişsiniz.
İsanın varolduğunu çürütür.
May 13th, 2011 at 10:09
Berrin hanıma:
Sayın Simigo mail i mi vereyim problem değil.Ancak sizin ortaya attığınız iddia öyle bir iddia ki,eğer bu gerçek olsa bütün dinler varlığını yitirir dolayısıyla onun da varlığını.Siz bu işin nereye gittiğini çok iyi biliyorsunuz.Eminim ki siz sıradan biri değilsiniz.Büyük ihtimalle de teolog sunuz.o yazdığınız yazıyı çok merak ettim mail im bergokcel1@gmail.com.
maile gerek kalmadı berrin hanım yayınlandı.
Sayın Simigo mail i mi vereyim problem değil.Ancak sizin ortaya attığınız iddia öyle bir iddia ki,eğer bu gerçek olsa bütün dinler varlığını yitirir dolayısıyla onun da varlığını.(demişsiniz)
O’nun derken tanrının varlığını mı kastediyorsunuz?
May 13th, 2011 at 10:25
Sayın Simigo: yorum yaptım ancak ben de teknik takibe takıldım sanırım.onay beklemekteyim
May 13th, 2011 at 10:51
Tarih bilginizi tekrar gözden geçirin Sayın Simigo Vaftizci Yahya Hz.İsayı vaftiz eden kişidir ve o yaşarken peygamberlik görevine başlamıştır Yahya öldükten sonra değil.O zaman Vaftizci Yahya da hiç yaşamadı,Hele hele canlarını bu uğurda veren Havarileri de hiç yaşamadı hepsi deliydi zaten Hz.İsa diye birini yarattılar ve o uğurda can verdiler.Size de bir gazoz ikram edebilir miyim?:)
May 13th, 2011 at 11:11
Ben bu tartışmayı Nasreddin hoca nın bir fıkrasıyle bitirmek istiyorum.Bizim tartışmamıza ışık tutan bir fıkra.:))
KAZAN DOĞURDU Hoca komşusundan bir gün kazanı ödünç ister. İade ederken de hem teşekkür eder, hem içine minik bir kazan koyar. Komşusu merakla bu minik kazanı sorunca da, “Komşu, bizdeyken kazanın doğurdu” der. Komşusu bu işe pek sevinir.
Aradan epey zaman geçer, Hoca yine komşusundan kazanını ödünç ister. Komşusu da sevinerek verir. Ama bu kez aradan günler, haftalar, hatta aylar geçer, kazandan ve Hoca’dan ses çıkmaz. Nihayet bir gün komşusu konuyu açmaya karar verir,”Hoca bizim kazan ne oldu?” diye sorar. Hoca da üzgün bir ifadeyle,”Komşu çok zaman geçti aradan, senin kazan öldü. Sana nasıl söyleyeceğimi düşünüp duruyordum” deyince sinirlenen komşusu,”Hocam ne diyorsunuz? Hiç kazan ölür mü? Kazan canlı mı ki ölsün?” Hoca,”Doğurduğunu kabul etmiştin, sesin çıkmamıştı, şimdi ölünce nden feryat ediyorsun” der komşusuna.
Saygılar ,sevgiler hepinize
May 13th, 2011 at 11:27
Berrin hanım bence siz okuduğunuzu anlamakta biraz zorlanıyorsunuz…
Yahya M.S. 35′te öldü isa onun ölümünden sonra vaizlik görevine başladı.(Matta,Markos,Luka,Yuhanna) ve 3 yıl vaizlik yaptı. 35+3=38 pilatenin valilik görevinden ayrılışı M.S 36 İsayı yargıladığı söylenen pilate.
hakkaten çok sabırlıyım
ispatlıyorumda anlamıyorlar
şaka şaka saygılar…
“İsanın bir vaaz olarak görevine Vaftizci Yahyanın ölümünden sonra başladığı dört incilde de yazıldır.İsa Vaazlarına 3 yıl boyunca devam etmiştir. buda 35+3=38 eder yani İsanın M.S. 38 den önce Çarmıha gerilmesi imkansız.Bütün tarihsel belgeler Pontius Pilatusun M.S.36 yılında Yehuda Valiliği görevinden ayrıldığını göstermektedir.(Pontus pilatus valilik görevine başlaması M.S.26 ayrılışı M.S.36 yaz google pontius pilatus aksini bul gazozu içelim):) Dolayısıyla Pontius Pilatusun İsa yı yargılaması imkansızdır.”
Önce “vaftiz” nedir onu bilmenizde fayda var, (Yahya isayı vaftiz eder? ne zaman? yahya isayı ne zaman vaftiz ederse etsin M.S 35 ‘te ölür. İsa vaizlik yani peygamberlik görevine yahyanın ölümünden sonra başlar -bunu ben değil dört incil söylüyor.- Yani hiç bir incil yahya isayı vaftiz etti isa peygamberliğe başladı demez. Hıristiyanlıkta; Birçok Hristiyan mezhebinde çocuklar küçük yaşta vaftiz edilirler ve vaftizden sonra çocuğa isim verilir. Bazı Hristiyan mezhebinde ise ancak bilinçli bir şekilde Mesih İsa’ya iman eden vaftiz edilir.(kaynak Wikipedi)
Tarih bilgime ne olmuş gayet güzel duruyor
Hayret yaw varolduğunu ispatlayamadıkları şeylerin olmadığının ispatını benden istiyorlar
May 13th, 2011 at 11:35
Siz burada okuduğunuzu anlamazken forumda gençler nirvanaya ulaştı bile, bir bak elalem nerelere ulaşmış siz hala hiç yaşamamış birini varetmeye çalışıyorsunuz. Galileo’nun dediği gibi “Siz beni kazığa oturtsanızda dünya hala dönüyor”
May 13th, 2011 at 11:47
100 NOLU YORUMUMDA İSA’NIN YAŞADIĞINAN BAHSEDEN BİR SÜRÜ İSA ZAMANINDA YAŞAMIŞ DELİL SUNULAN BİR SİTE VERMİŞTİM.
SİZİN ROMA VALİSİYLE İLGİLİ DELİLİ,NİZ İSA’NIN YAŞAMADIĞINA DELİL OLAMAZ. ANCAK ÇARMIH OLAYININ TARİHİNİN VEYA ÇARMIHIN DÜZME OLDUĞUNU GÖSTERİRİ. İNCİLDE İSA HAKKINDA BU TARİH HATASI DOĞUMUNDA DA VARDIR. BU SİTEDE “HZ. İSANIN DOĞUMU” BÖLÜMÜNDE GÖREBİLİRSİNİZ.
May 13th, 2011 at 11:57
BERRİN demiş ki:
Mayıs 13th, 2011 at 11:11
Ben bu tartışmayı Nasreddin hoca nın bir fıkrasıyle bitirmek istiyorum.Bizim tartışmamıza ışık tutan bir fıkra.:))
KAZAN DOĞURDU Hoca komşusundan bir gün kazanı ödünç ister. İade ederken de hem teşekkür eder, hem içine minik bir kazan koyar. Komşusu merakla bu minik kazanı sorunca da, “Komşu, bizdeyken kazanın doğurdu” der. Komşusu bu işe pek sevinir.
Aradan epey zaman geçer, Hoca yine komşusundan kazanını ödünç ister. Komşusu da sevinerek verir. Ama bu kez aradan günler, haftalar, hatta aylar geçer, kazandan ve Hoca’dan ses çıkmaz. Nihayet bir gün komşusu konuyu açmaya karar verir,”Hoca bizim kazan ne oldu?” diye sorar. Hoca da üzgün bir ifadeyle,”Komşu çok zaman geçti aradan, senin kazan öldü. Sana nasıl söyleyeceğimi düşünüp duruyordum” deyince sinirlenen komşusu,”Hocam ne diyorsunuz? Hiç kazan ölür mü? Kazan canlı mı ki ölsün?” Hoca,”Doğurduğunu kabul etmiştin, sesin çıkmamıştı, şimdi ölünce nden feryat ediyorsun” der komşusuna.
İşte bende bunu anlatmaya çalışıyorum, bu bir fıkra ve biri sana bu fıkra hocadan yüz yıl sonra yazıldı hocanın böyle bir olay yaşaması yoktur dese bu sadece insanları güldürmek için uydurulmuştur dese önemli değil ben gülüyorum dersin, önemli olan budur dersin. Bende diyorumki;
İsa yaşamadı yahudilerin hedeflerine ulaşmak için bir mesih masalı uyduruldu, sen yok illada yaşadı diye tutturuyorsun oysaki tarih fıkra gibi yazılmaz, belge ister… İsaya ait bir belge yoksa tarih yaşamadığını kabul eder…
Bu fıkrayı en başından yazsaydın da hepimiz evlerimize dağılsaydık… Ben forumdaki çocuklara isanın varolduğuna dair bu fıkrayı belge olarak göstereyimde dağılsınlar yediler birbirlerini…
İsanın varolduğuna dair birkaç fıkra daha gönderirseniz bizde bunları tarihi belge diye sunalım her yere, bu arada Sn: Akkurtta bu fıkralardan bir kaç taneyi belge diye mahkemede şahitlik yaparken mahkemeye sunar davada düşer…Sizde muhteşem fıkra belgeleriyle tarihe geçersiniz…
Hayır birde bu fıkra tartışmamıza ışık tutsun demişsiniz bende ona yanarım. Ne ışık ne ışık aynen xenon far gibi, xenon farda ne, bu tam bir güneş ışığı 21 Hazirandamıyız ne, bu ne çok aydınlık bunu fıkra yılı ilan etmemiz lazım, “Ey ihtiyar heyeti 2011 yılı bundan böyle “aydınlatan fıkralar” yılı olarak ilan edilmiştir.” duyanlar duymayanlara anlatsın…
neyse saygıda kusur etmeyelim, saygılar…
May 13th, 2011 at 12:15
İsa 30 yaşına kadar marangozluk yapar. Yoksul ama rahat bir evde büyür. Çocukluk ve delikanlılık dönemine ilişkin çok az şey bilinir. 30 yaşlarında Vaftizci Yahya ile karşılaşır. Vaftizci Yahya, Şeria Irmağı kıyılarında vaazlar verir ve Yahudiler’in beklediği kurtarıcının (Mesih’in) gelmesinin yakın olduğunu anlatırdı. Bu nedenle Yahya, çoğunlukla İsa’nın “müjdecisi” olarak nitelenir. Yahya, tövbe ederek, Mesih’in gelişini bekleyenleri Şeria Irmağı’nın sularıyla vaftiz eder, ruhlarını arındırırdı. Bu nedenle, Vaftizci Yahya olarak anılagelmiştir. İsa da Vaftizci Yahya tarafından Şeria Irmağı’nda vaftiz edildi. Çok geçmeden izleyicilerinden küçük bir grupla birlikte dolaşarak vaaz vermeye başladı. Kendisi de bir Yahudi olduğu için bazen Yahudiler’in ibadet yeri olan sinagoglarda ama genellikle açık havada vaaz verirdi. (ansiklopedik bilgidir vikipedi den bakabilrsiniz)
yani bu demektir ki Hz.isa 30 yaşında vaftiz edildi.ve vaazlarına da yavaş yavaş o yıllarda başladı ayrıca bütün ansiklopedik bilgiler de vaftizci yahyanın Hz.İsa yı M.S.27 yılında vaftiz ettiği bilgisi vardır.
30 yaşında Hz.İsa vaazlar vermeye başladığına göre Yahya yaşıyordu bu bir.ikincisi Pontus Platius ta o tarihlerde görevdeydi.
May 13th, 2011 at 12:17
Sn:Akkurt, zorlamayalım değil mi? çünkü verdiğiniz sitelerin yazdıkları kadar benim unutmuşluğum var ben verdiğiniz sitenin yazdıklarını çürütüyorum siz bana hala aynı siteleri referans gösteriyorsunuz. anlatamıyorum galiba bu sitelerin yanlış bilgi verdiğini daha nasıl ispatlayayım.
neyse. konu o değil.
Zorlamak hemoroide neden olabilir bazı rivayetlerde de abdeste zarar verdiğide söylenir. (Abdesti bozan haller hiç bir ayette olmadığı halde neler yazmışlar neler
Dediğiniz gibi olsun bundan sonrasını okuyuculara bırakalım, benden bu siteye bu kadar (Aslında fazla bile oldu ama önemli değil, rica ederim.)
Hoşçakalınız dostlar sizleri seviyorum… Saygılarımla sürçü lisan ettiysem affola…
May 13th, 2011 at 12:23
Berrin hanım sen beni öldüreceksin inan
tam heybemi topluyorum gidecem yolumdan ediyorsun. 122 numaralı yazına …Kutsal kitap dışında bir tane kaynak gösterebilen yok sen hala marangoz diyorsun hz. nuhta marangozduuu. İsa bazen çoban olur bazen marangoz olurduuu ümmeti bazen kuzuları olur bunları zaten biliyoruz. Kutsal kitap dışında başka bir kaynak yok olmayacakta .Pilatusa gelince ben sana 100 tane kaynak vereyim, http://www.google.com arama motoruna pontius pilatus yaz oku roma kaynakları ne yazıyor… hoşçakalın..
May 13th, 2011 at 12:48
yok ölmeyin canım niye öleceksiniz,biz sizin ölmenizi istemeyiz
))anlaşılan şu ki biz anlaşamayacağız.olsun yine de sizle tartışmak güzeldisaygılarımı sevgilerimi sunuyorum size sevgili simigo
))
May 13th, 2011 at 13:10
YAZILANLARI BÜYÜK BİR DİKKATLE OKUDUM ÖYLE BİR SONUÇ ÇIKIYOR Kİ YANİ TANRININ VARLIĞIU TAMAMEN İSA KANITLAYABİLİR VEYA KANITLAYAMAZ,ÇÜNKÜ İSA ÇARMIHTA ÖLMEMİŞSE O ZAMAN ESKİ AHİDDEKİ KEHANETLER BOŞTUR ,BEN ATEİST İKİ ARKADAŞIMI İSA SAYESİNDE TANRININ VARLIĞINI İNANDIRDIM ÜSTELİK BİRİ MİMAR BİRİ DOKTOR APTAL ADAMLAR DEĞİLLER ŞİMDİ BU YAZILARI OKURLAR DİYE ÖDÜM PATLIYOR BİZİ OYUNA GETİRDİN DİYE BANA ÇATARLAR ,FAKAT ŞÜKÜR Kİ BU KONULARA FAZLA GİRMİYORLAR MESLEKİ KONULARA BAKIYORLAR.
Aslında İSA nın hayatında şöyle bir olay yaşansaydı şu anda İSA nın adını dahi duymamış olurduk.yanına küçük bir kız çocuğu gelmeye çalışıyordu ama toplanan kalabalık,çocuğa engel olmaya çalıştılar ama isa onlara engel olup şöyle dedi işte göksel egemenliğe girmek istiyorsanız çocuk gibi temiz olun.EĞER BURDA BU KIZ ÇOCXUĞUNUN BABASI İSA YA KIZIMLA EVLENEREK ŞEREF VERİNİZ DESEYDİ VE İSA TARAFINDAN BU HÜSN-Ü KABUL GÖRSEYDİ.ONUNLA NİŞAN YAPSAYDI ŞU ANDA HRİSTİYANLIK DİYE HİÇBİRŞEY KALMAZDI KİMSE DE İNANMAZDI.ONUN İSMİYLE KİTAP YAZANLAR VE
ONUN SIRTINDAN KAZANÇ ELDE EDENLER BUNA VATİKAN DA DAHİL
HEPSİ BAŞKA BİR KAZANÇ KAPISI BULMAK ZORUNDA KALIRLARDI.BU KADAR KÜÇÜK.. BİR OLAY BİLE ONU BİTİRMEYE YETER DE ARTARDI.
May 13th, 2011 at 14:12
Sayın Simigo
MATTA
11. Bölüm
İsa ve Vaftizci Yahya
(Luk.7:18-35)
İsa, on iki öğrencisine bütün bu buyrukları verdikten sonraonların kentlerinde ders vermek ve Tanrı sözünü duyurmak üzere oradan ayrıldı.
2-3Tutukevinde bulunan Yahya, Mesih’in yaptığı işleri duyunca, O’na gönderdiği öğrencileri aracılığıyla şunu sordu: «Gelecek Olan sen misin, yoksa başkasını mı bekleyelim?»
4İsa onlara şöyle karşılık verdi: «Gidin, işitip gördüklerinizi Yahya’ya bildirin. 5Körlerin gözleri açılıyor, kötürümler yürüyor, cüzamlılar temiz kılınıyor, sağırlar işitiyor, ölüler diriliyor ve müjde yoksullara duyuruluyor. 6Benden ötürü sendeleyip düşmeyene ne mutlu!»
7Yahya’nın öğrencileri ayrılırken İsa halka Yahya’dan söz etmeye başladı. «Çöle ne görmeye gittiniz?» dedi. «Rüzgârda sallanan bir kamış mı? 8Söyleyin, ne görmeye gittiniz? Zarif giysilere bürünmüş bir adam mı? Oysa zarif giysiler giyenler, kralların saraylarında bulunur. 9Öyleyse ne görmeye gittiniz? Bir peygamber mi? Evet! Ve size şunu söyleyeyim, gördüğünüz kişi peygamberden de üstündür.
Yahya hapiste Ve Hz.isa Yahya ya haber gönderiyor mucizeleri için.Siz hala ısrarla 4 incil de de geçmez yahya zamanında peygamberliği diyorsunuz.
Yanii bu kitapları inkar etmek için ne yapacağınızı şaşırdınız artık.
M.S 27 yılında Hz.İsa Yahya tarafından vaftiz edildi.ve 30 yaşlarındaydı dolayısyla bu bap ı ele alarak Yahya zamanında peygamberliğin başladığını söyleyebiliriz.Burada Yahya nın ölüm tarihi önenmli değildir.Yahya kaçta tarihinde ölürse ölsün vaftiz tarihi ve yukardaki İncil ayeti açık şekilde Yahya nın ölümünden sonra peygamberliğinin başlamadığını tam olarak ifade eder.Siz madem İNciller de geçmez diyorsunuz alın size geçtiğinie dair kanıt.daha da bundan ötesi yok.
Yani yazmayayım diyorum dayanamıyorum.Ama size gerçekten teşekkür ederim daha da sayenizde aydınlandım sizin sayenizde bilgilerim kesinlik kazanmış oldu…
Ben size gazoz değil soda göndermek istiyorum,biliyorsunuz hazımı kolaylaştırır
)))saygılarımla
May 13th, 2011 at 14:36
Bir de kusura bakmayın o dönemde gemi mühendisliği bölümü açılmamıştı.Açılsaydı mutlaka peygsmberlerin içinde mühendis doktor gibi meslek grupların peygamber çıkardı.Ama maalesef o dönemde genelde çoban,çiftçi,marangoz oldular
)))
May 13th, 2011 at 15:11
Berrin hanım, ben size okuduğunuzu anlamıyorsunuz diyorum, bir siz okuduğunuzu anlamadığınızı anlamıyorsunuz…
“M.S 27 yılında Hz.İsa Yahya tarafından vaftiz edildi.ve 30 yaşlarındaydı dolayısyla bu bap ı ele alarak Yahya zamanında peygamberliğin başladığını söyleyebiliriz.Burada Yahya nın ölüm tarihi önenmli değildir.Yahya kaçta tarihinde ölürse ölsün vaftiz tarihi ve yukardaki İncil ayeti açık şekilde Yahya nın ölümünden sonra peygamberliğinin başlamadığını tam olarak ifade eder.Siz madem İNciller de geçmez diyorsunuz alın size geçtiğinie dair kanıt.daha da bundan ötesi yok.”
Benim yazdığım yazılara bir bakın kutsal kitapların hangisinde geçmez demişim. Öyle bir şey yok okurken heceleyerek okuyun ne bileyim veya bir okuma yazma kursuna gidin, ben size diyorumki kutsal kitapların dışında hiç bir yerde geçmez. Yaw senin kopyaladığın kısımlarda incillerde geçen kısımlar ben nerede bunları reddetmişim? İsa incillerde de geçer kuran da da geçer ama o kadar. dini kitapların dışında hiç bir yerde geçmez. ama dini kitaplar dışında isa hariç herkes geçer. Bir İsa geçmez, bu yüzden vatikandaki dava hala sonuçlanamadı. Senin kopyaladığın kısımlar geçerli olsa seni papaye yaparlar, hayret yaw. Anlamadı gitti. İncillerin yazılış ve kabul ediliş tarihlerini bir incele,(İnciller ne zaman kabul edilmiş bir incele) ben zaten bu incilleri kabul etmiyorumki hayretler içinde kalayım, kabul etsem “aaaa incilde geçiyor affet bizi yüce babamız”derdim. Hem bunu şimdi değil yıllar önce yapardım dimi.ben İncillerin yahudi tarihine bir kılıf uydurmak için yazıldığını söylüyorum, sen hala bana doğruluğu kanıtlanamayan bir olay üzerinden incil örneği veriyorsun. Benim burada maksadım senin inancını sorgulamak değil neye inanırsan inan kim itiraz edebilirki… bildiğin birşey varsa yaz, 2000 yıl öncenin ütopyasıyla geri dönüş yapıp yorma bizi…bu gerçekten sondu ama…(Lütfen geri dönüş yaptırma
saygılar…
May 13th, 2011 at 15:18
Kasabanın birinde 3 arkadaş yaşarmış bunlar birlikte yola çıkmışlar. karşılarına bir deniz çıkmış adı heisel olan kişi denizi ikiye bölmüş ve iki arkadaş topukları bile ıslanmadan koca denizin içinden geçmiş, üçüncüsü noah,ben suyun üzerinden karşıya geçecem demiş ve denizin üzerinden koşarak geçmiş ve onunda topuğu dahi ıslanmamış sonra yüksekçe bir tepeye varmışlar, arkadaşlardan josephinin ayağı kaymış ve tepenin altına yuvarlanmış diğer ikisi bakmışki arkadaşları ölmüş, iki arkadaştan biri çekil kenara demiş ve ölen arkadaşını diriltmiş…ben şimdi böyle bir şey yazsam bütün dünya derki bu bir masaldır. Ama sen diyorsunki gerçektir… Ey ihtiyar heyeti bu masalmı olur gerçekmi…
May 13th, 2011 at 15:24
Lanet olsun sana simigo yıllardır tahriklere kapılma dedim kapılıp duruyorsun en nefret ettiğim tarafında bu.
ama insanlarda tahrik için var dimi…
Hayıııır ben sana sen tahrik olma kim olursa olsun diyorum..
Çık hayatımdan zennup defol… tahriklere kapılırım benim yapım bu
May 13th, 2011 at 15:34
RASPUTİN YAKIN ZAMANDA YAŞAMIŞTI SANIRIM 1916 DA ÖLDÜRÜLDÜ VE DE ÇOK ZOR ÖLDÜRÜLDÜ HEM ZEHİRLEDİLER ÖLMEDİ,HEM BIÇAKLADILAR ÖLMEDİ.VURDULAR ÖLMEDİ EN SONUNDA BATTANİYE İLE BOĞDULAR ÖYLE ÖLDÜ VE SUYA ATTILAR.NE YAPMIŞTI BU ADAM ERMİŞ BİR PAPAZ DEDİLER HASTALARI İYİLEŞTİRİYORDU 15 YIL VAAZ VERDİ AMA SONRA NE KADAR GÜNAH İŞLERSEN O KADAR TANRIYA YAKLAŞIRSIN TEORİSİNİ ATTI,SONRA ÇARIN OĞLU HEMOFİLİ HASTASI ONU İYİLEŞTİRDİ
SARAYA YERLEİŞTİ HİÇ YIKANMAZDI AMA NE UÇAN KURTULDU NE KAÇAN ,HATUNLAR PEŞİNDE ADAM RESMEN ŞEYTAN ŞİMDİ BU ADAM ÇARESİZ HAATALARI İYİLEŞTİRİYORDA,İSA NEDEN İYİLEŞTİRMEMİŞ OLSUN GÜNAHSIZ BİR ADAM,HADİ ESKİ DİYE İNANMIYORUZ YA YAKINDA Kİ RASPUTİN ODA MI YAŞAMADI.
May 13th, 2011 at 15:46
Önce “vaftiz” nedir onu bilmenizde fayda var, (Yahya isayı vaftiz eder? ne zaman? yahya isayı ne zaman vaftiz ederse etsin M.S 35 ‘te ölür. İsa vaizlik yani peygamberlik görevine yahyanın ölümünden sonra başlar -bunu ben değil dört incil söylüyor.- Yani hiç bir incil yahya isayı vaftiz etti isa peygamberliğe başladı demez. (DEMİŞSİNİZ)beni geri zekalı yerine koymayın ya da geri zekalı olduğuma inanıyorsanız cevap vermeyin tahriklere kapılmayın..
egonuzu incittiğim için özü dilerim.Bu üstün fikirleriniz tv lerde açıkjlayın da bütün dünya fikirlerinizle aydınlansın barii
May 13th, 2011 at 15:56
Yaw çok eski tarihlerden bahsediyoruz kağıtmı vardı kalem mi vardı ozamanlar yaşadıklarında bu peygamberler meydan laoruus ansiklopesine konu mu olacaklardı.Kısacık dönemde peygamberliğini yapmış daha sonra HAvarilerinin şahitliğiyle zamanla yazıya dökülmüş kitaplardan bahsediyoruz.nerede geçmesini bekliyorsunuz ki?Siz bu kitapları kafadan inkar ediyorsanız o sizin probleminiz benim veya kimsenin buna karışmaya hakkı yok diğer peygambelerde diğer belgelerde geçmez geçmemesi de normal.Ama sonuçta hala beni çürütemezdiniz kusura bakmayın tam tersine sayenizde daha da aydınlandım son yorumumdur gerçekten bu sefer…
May 13th, 2011 at 18:13
Gerçi tv lere çıkıp çıkmadığınızı bilemem.Ben sizin kim olduğunuzu tahmin ediyorum ancak burada deşifre etmenin anlamı yok.Ancak şunu bilin ki sevgili simigo bu işe hayatınızı vermişsiniz.Yüzlerce kitap devirmişsiniz araçtırmışsınız.Ancak şunu bilin ki insan bilgisi Tanrı bilgisinin asla üstüne çıkamaz.O yüzden beni çürütemi
)
yorsunuz.Ben imanımla siz imansızlığınızla konuştuğunuz sürece ortak hiçbir noktada buluşamayız.Çalışmalarınızda başarılar dilerim.İnşallah mahkemenin sonucunu görürüz
Ben Zennup defoldum hayatınızdan
May 14th, 2011 at 00:21
Bir yapıştım elimde kaldı, kurtaramadım elimi, elim yapıştı kaldı
1-” Ben sizin kim olduğunuzu tahmin ediyorum ancak burada deşifre etmenin anlamı yok.” (Bu yorumlarınıza uygun bir cümle faraziye-üfür belki tutar. ama asla tutmaz…)
2-Zennuptan kastım siz değildiniz, o anlık uydurduğum bir isimdi ve ben kendimle konuşuyordum. (Bazen böyle yapıyorum iyi geliyor…)
3-”Ben imanımla siz imansızlığınızla konuştuğunuz sürece ortak hiçbir noktada buluşamayız.”(Benim imansız olduğum fikrine nerden kapıldınız onu anlayamadım, imanın ne olduğunu bilmeden imanlı imansız ayrımı asla yapamazsınız.)
4-”Ancak şunu bilin ki insan bilgisi Tanrı bilgisinin asla üstüne çıkamaz.”(Buna kesinlikle katılıyorum)
“O yüzden beni çürütemiyorsunuz.”( fosil oldunuz,Çünkü yazdıklarınızın Tanrı bilgisi olmadığını bilmiyorsunuz.
Tanrı bilgisi olsaydı biz salakmıyız itiraz edelim…)
5- Mahkeme davasının ne olduğunu dahi bilmiyorsunuz, bilmediğiniz bir şeyin sonucunu bekliyorsunuz, davayı kimin açtığını ve davanın hangi süreçte olduğunu duydunuzmu ki sonucunu duyasınız.
6-”Yaw çok eski tarihlerden bahsediyoruz kağıtmı vardı kalem mi vardı ozamanlar yaşadıklarında bu peygamberler meydan laoruus ansiklopesine konu mu olacaklardı.” (Bu cümleye kahkaha atmamak mümkün mü… siz hala annenizin margarininimi kullanıyorsunuz
7-”Önce “vaftiz” nedir onu bilmenizde fayda var, (Yahya isayı vaftiz eder? ne zaman? yahya isayı ne zaman vaftiz ederse etsin M.S 35 ‘te ölür. İsa vaizlik yani peygamberlik görevine yahyanın ölümünden sonra başlar -bunu ben değil dört incil söylüyor.- Yani hiç bir incil yahya isayı vaftiz etti isa peygamberliğe başladı demez. (DEMİŞSİNİZ)” demişsiniz
8-”Ama sonuçta hala beni çürütemezdiniz kusura bakmayın tam tersine sayenizde daha da aydınlandım son yorumumdur gerçekten bu sefer…” (Dedimya siz fosil oldunuz da farkına varamıyorsunuz.Aydınlanma konusunda ciddiyseniz ben buna gerçekten sevinirim.
9-”egonuzu incittiğim için özü dilerim.Bu üstün fikirleriniz tv lerde açıkjlayın da bütün dünya fikirlerinizle aydınlansın barii”(sizin benim egomu incitme ihtimaliniz isanın yaşama ihtimali kadardır. Çünkü bilgi Burj Dubai olsa siz ancak ilk basamağına adım atacak kadarına sahipsiniz. Tvlerde açıklayıpta dünyayı aydınlatmak mı ? dünya kendini aydınlatsın, bu kadar hazırcı bir dünya artık hazırcılıktan sıyrılsında herkes kendini aydınlatsın… edison dünyayı aydınlattı da ne oldu islama göre yanacak…Halbuki karanlıkta bıraksa biraz imanlı olsaydı hurilerle fink atacaktı, sende şimdi evinde bilgisyarla oynamak yerine gaz lambasına gazı nereden bulurum diye düşünüyor olacaktın…Habire bana da “beni çürütemezsin beni çürütemezsin diyemeyecektin…” bizde fosilden gaz lambasına yakıt bulmuş olacaktık.
Bak turan ne demiş? Rasputin demiş. ro ro rasputin, kehaneti görüyormusun, rasputin, sanırmış 1916 da öldürülmüş, hem de çok zor öldürülmüş.zehirlemişler ölmemiş, bıçaklamışlar ölmemiş, vurmuşlar ölmemiş (neyle vurdukları konusunda bilgi de vermemiş ve gizemi arttırmış.)Battaniyeyle boğmuşlar öyle ölmüş, suya atmışlar.bir de hiç yıkanmıyormuş (Belki bunun için suya atmışlar)
bizim dr. da hasta iyileştiriyor, hem yıkanıyorda, di bakey adamın kalbini çıkarıp kenara koyuyor,damarlarını açıyor bakıyorki kalp olmadı yenisini naklediyor.Prof.dr. Gazi Yaşargil neredeyse beyin nakli yapacak. Ama Sevgili Turan’a Rasputin kadar cazip gelmiyor.Sn.Turan birde yazısının sonuna ne eklemiş bak.
“HATUNLAR PEŞİNDE ADAM RESMEN ŞEYTAN ŞİMDİ BU ADAM ÇARESİZ HAATALARI İYİLEŞTİRİYORDA,İSA NEDEN İYİLEŞTİRMEMİŞ OLSUN GÜNAHSIZ BİR ADAM,HADİ ESKİ DİYE İNANMIYORUZ YA YAKINDA Kİ RASPUTİN ODA MI YAŞAMADI.”
Adam yaşamış baba hemde dehşet yaşamış. Alemcilerin kralı olmuş yaşamazmı…İsa yaşamamışsa Rasputin var demeye getiriyor.(Bak Rasputin adına peygamberlik iddiası var bu arkadaşımız Rasputine havari olmaya aday bile.Birde bunu 2011′de yazıyor.)
Sizi bir yerde serimi üretiyorlar nedir
En başından beri söyledim birini kırmamak için inanın çok çaba sarfederim, ama her devayı doktor çözemezki hastada biraz yardımcı olmalı dimi.
Ben sizleri seviyorum ne yapayım, saygılar sevgiler…
-Sus artık simigo,
-emredersin sahip.)
May 14th, 2011 at 01:12
Sn Akkurt:
Davaya şahitliğinizi kabul edip etmediklerini bilmiyorum ama sorumluluk hissettiğim için yazma gereği duyuyorum belki yardımı olur, belki olmaz, belki de yardımına ihtiyacım yok dersiniz… arzunuza sunmayı görev kabul ettim…
DAVA
İtalyan ceza kanunun 661. maddesi uyarınca ……. Sayın yargıçın bildireceği başka konularda da suçlu olan katolik kilisesinin bütün papazlarına yönelik suçlama.
İmza sahibi adabına uygun bir biçimde ve yasa tarafından saptanan bir zamanda davalılara karşı yasal etkinliklere girebilme hakkını talep etmektedir.
İmza sahibi ceza kanunun ihlal edilmediği gerekçesiyle davanın reddedilmesi durumunda (Ceza kanunun 408. maddesi uyarınca) bilgilendirmek istemektedir.
—————-
Dava İtalya ceza kanunun 661. maddesine göre açılmış, 661. madde- dolandırcılık halkın iyi niyetini saflığını bilerek ve kasten kötüye kullanmanın suçunu isnat eder- Papanın dokunulmazlığı olduğundan bu suçlama sadece kilise papazlarına yöneliktir.
Dava sonucu davacı lehine sonuçlanırsa ki bu ihtimal isanın yaşadığı ihtimalinden bile zayıftır ki sonuca tazminat davası açma niyeti vardır. sonuçta beklenti her zamanki gibi para
(Hani şahitliğinizde bu durumu göz önünde bulundurunki memleket kalkınmasınıda düşünmüş olalım.diye düşünüyorum…)
Kitabınızın kapağı ilgimi çekti- “İsanın son akşam yemeği.”
Bu davada son akşam yemeği üzerinden de bir şeyler mutlaka yaşanacaktır yoksa Don Brown bu kadar sansasyonel olmazdı, son akşam yemeğinde isa tablosu bir anlama gelmeyebilir, çünkü tablo kitabı mukaddese göre çizilmiş, ama Magdalalı Meryem iddiasını göz ardı etmemek lazım…
Burada zaten isa yaşadı yaşamadı savunması da yapılmayacak çünkü bütün dünya bir araya gelse isanın yaşamadığı iddiasını asla kabul ettiremez, o kadar din görevlisi 2.5 milyar hıristiyan 1,5 milyar müslüman 14 milyon yahudi… yok yok bu imkansız.
Sonuçta beklenti kiliseye tazminatki zaten iş bu aşamaya mümkün değil gelmez, çünkü tazminat davası açmaya uygun bir karar çıkması bile papa hariç bütün papazlara suç isnat edilmesi demek olurki bu kiliselerinde suç mekanı olarak kabul edilmesi anlamına gelir. Bence siz bu işte kendinizi yormayın.
Burada benimle yazışan siz değilde başkasıydıysa o zaman başarılar. ama benimle yazışan gerçek İ.Akkurt idiyse, arzu sizin saygılarımı sunuyorum…
-Simigoooooo.
-Tamam sahip söz artık bu siteye hiç yazmıycam.
-Simigo!
-Söz dedim sahip, tahrik olsa bile tek kelime yazmıycam…
May 14th, 2011 at 10:22
Size burdan ne yazarsak yazalım zaten bu saatten sonra siz hiçbir şekilde geri vites atmazsınız,çünkü bu kadar sözde bilgi birikiminden sonra ben biliyorum ben üstünüm edası başlar ki ki bu da insanı zaten kibirli yapar ve insanoğlu bundan kolay kolay da vazgeçmez.
Ben Katolik bir annenin ve müslüman bir babanın çoçuğuyum,dolayısyla bu konularla yıllardır ilgilendim kutsal kitap ı da kuranı kerim i de defalarca inceledim ve elimden geldiğince de dinler tarihini öğrenmeye çalıştım.Ben burada istedim ki bu konularda uzmanlaşmış birinin beni değiştirmesiydi.Bakalım ne olacaktı sonu diye sizinle tartışmaya başladım, eğer ki beni ikna edebilseydiniz inanın sizi tüm okurların önünde teşekkürlerimi sunacaktım.Ama olmadı (benim fosilleşmiş fikirlerime verin)
Ama yine de sizin gibi biriyle de tanıştığım için memnun oldum(tüm alaycı ve kibirli uslubunuza rağmen)
Saygılarımı sevgilerimi kabul etmenizi dilerim….
May 14th, 2011 at 11:43
Berrin hanım sitedeki konuları okursanız ben aklınızın ikna olacağınıza eminim. Ancak egonuz için ayni şeyi söyleyemem. Bu siteye bugüne kadar gelenlerden aklı ikna olmayan pek yok. Tartışmalrı okursanız görürürsünüz. Birçoğunun ikna olduğunu anlarsınız. Bir kısmıda aklı ikna yazacak bir cevabı kalmamış ve SİMİGO gibi yazışmayı kesmiş olduğunu göreceksiniz. Çünkü insanlar her zaman aklıyla doğru ve yanlış olduğunu bildikleri yoldan gitmaz ve nefsine uyar. Sigara içme , öfklenip birine kötü konuşma veya kıskanma vs.Zaten bu yüzden aAllah tarafından cezalandırılmayı hak ederler. Bir delinin aklı olmadığından böyle sorumluluğu yoktur.
“İNSANLAR DOĞRULARDAN ZİYADE HOŞLANDIKLARI ŞEYLERİ TERCİH EDERLER VE DEĞİŞMEKLE MAT OLACAKLARINI DÜŞÜNÜRLER”
May 14th, 2011 at 12:03
Bu sitedeki incelemelerime devam edeceğim İlhan Bey,tüm egolarımı arkaya atıp aklımın ve mantığımın ışığında hareket etmek amacım.Teşekkür ederim…Saygılar
May 14th, 2011 at 19:58
selamlar İLHAN BEY son yazdıklarınızı okudum gerçekten de öyle, insan kendi egosunu öne çıkarmanın bedelini öder bence. bunda hiç şüphem yok, çünkü imanda ego olmaz çünkü ALLAH insanın yüreğinden geçeni bilir onu kandıramayız,kandırmaya kalkarsak ağır bir bedel bizi bekliyor demektir ama şu da gerçek ki insanların kafası fena halde karışmış durumda o kadar çok bilgi kirliliği var ki insan şaşırıyor mitler efsaneler,mesela tyanalı apollonius hz.isa ya benzetiliyor yani hiç yaşamadı işte gördün mü aslında hz.isa bir efsane, bir de mahkeme, koca koca adamlar.aslında bu bir operasyon dinleri ortada kaldırma operasyonu gibi geliyor bana bilmiyorum yanılıyor muyum.aslında keşke dağ köyünde yaşayıp çobanlık
yapsaydım akşam olunca kahvede kemal sunalın filmlerini seyretseydim,vakti gelince camiye gidip namazımı kılsaydım
hiçbirşeyden haberim olmasaydı v.sherhalde çok daha iyi olacaktı.şimdi diyeceksiniz kafanız çok mu karışık hayır değil,ama karışmış olanları görünce ,ego problemleri olanlar hariç üzülüyorum.şimdi bir örnekle kapatayım siz mesela bir site açmışsınız kitap yazmışsınız kutsal kitabın büyük bir tahrifata uğradığını kanıtlarla sunmuşsunuz ama bir taraftan günlük gazetelerdin birinde
okuyucu bir ilayihat profesörüne soru soruyor tevrat,zebur ve incil değiştirildi mi diye,el cevap asla değiştirilmemiştir kur-an asla böyle birşey söylememiştir,bunu söyleyen inkar etmiştir.sadece uygulama yanlışlıklarını dile getirir der.yoksa ehli kitap
kendilerine indirilenle hükmetsinler cennete gideceklerdir
diye ekler.şimdi bunu okuyan biri sizin yazılarınızı da okursa nasıl kafası karışmasın
May 14th, 2011 at 20:54
TURAN BEY ASLINDA ORTDA ÖYLE FAZLA KAFA KARIŞTIRACAK BİR ŞEY YOK.BU GERÇEKLER HAKKINDA AMERİKADA KONUNUN UZMANLARI TARAFINDAN ÇOK FAZLA YAZILMIŞ ESER VAR. ADAMLAR BENİM TABİRİMLE ÇAĞDAŞ BİR KONSİL KURMUŞLAR. ADI “İSA AKADEMİSİ”. OTURMUŞLAR İSANIN GERÇEK İNCİLİNİ ORTAYA ÇIKARMAYA ÇALIŞIYORLAR.HIRİSTİYANLIĞIN NASIL BİR DİN OLDUĞUNU MÜSLÜMANLAR 1400 YILDIR SÖYLÜYOR.
KURAN’IN İNCİL VE TEVRAT HAKKINDA HÜKMÜ NEDİR.AŞAĞIDAN OKUYUNUZ.
http://www.hzisahristiyanmiydi.com/category/allah-yahudilik-hristiyanlik-ile-tevrat-incil-hakkindaki-hukmu
May 14th, 2011 at 23:35
Simigo, efendisi tarafından bu siteye yazmaya men edildiği için kesinlikle yazmamaya söz verdi, son sözleri için beni bir defalığına vekil tayin etti…
Simigodan naklen Sn: Akkurta.
“Bir kısmıda aklı ikna yazacak bir cevabı kalmamış ve SİMİGO gibi yazışmayı kesmiş olduğunu göreceksiniz.”demişsiniz.
sizin ve benim yazdıklarımı okuyan bir tek kişi sizin benden baskın olduğunuz bir tek kısım bulsun ben haklılığınızı kabul edeyim. Konuşmalarda bana üstünlük sağladığınız bir tek kısım dahi yok diyorum ve yazışmayı kesenin ben değil siz olduğunuzu hatırlatırım. Çünkü başından beri bana yazacak bir şey bulamadınız bu nedenle yazıştığımın bir yazarlamı sıradan bir vatandaşlamı olduğunu 137 numralı yazımda belirtme gereği duydum.
——–”Burada benimle yazışan siz değilde başkasıydıysa o zaman başarılar. ama benimle yazışan gerçek İ.Akkurt idiyse, arzu sizin saygılarımı sunuyorum…”——-çünkü o kadar eksik kaldınızki gerçekten İ. Akkurt değildir diye düşünmekten kendimi alamadım.
Simigoyu daha da üzen bir başka nokta vardıki buda klasik karalama savunmasıdırki ben bunu bu kadar yazışmadan sonra bir yazarın yazabileceğine hala inanamıyorum.
——”Çünkü insanlar her zaman aklıyla doğru ve yanlış olduğunu bildikleri yoldan gitmaz ve nefsine uyar. Sigara içme , öfklenip birine kötü konuşma veya kıskanma vs.Zaten bu yüzden aAllah tarafından cezalandırılmayı hak ederler. Bir delinin aklı olmadığından böyle sorumluluğu yoktur.”
sadece gülerim (E pes yani aklı selim bir yazardan beklenebilecek en bezgin cümle buydu sanırım.)
Simigo derki; bir insan niçin ukalalık etmeye başlar? Karşıdaki bir şey bilmiyorsa bilgisi yüksek olan arada bir eğlenmeyi ihmal etmez, yapmaması gerekir ama bu bir dürtüdür, engellenmemeli hele kızıpta çamur kesinlikle atılmamalı… Karşıdaki bu eğlenmeyi umursamadan alabildiği kadar bilgiyi absorbe etmeye çalışmalıki bir şeyler öğrensin… Böyle yapsaydınız sn: akkurt benden daha çok şey öğrenme imkanı bulurdunuz. Ama fırsatı teptiniz…
“İNSANLAR DOĞRULARDAN ZİYADE HOŞLANDIKLARI ŞEYLERİ TERCİH EDERLER VE DEĞİŞMEKLE MAT OLACAKLARINI DÜŞÜNÜRLER”—– demeniz… Evet bu doğru bir söz ama burada minik bir sorun var, doğruları sizinmi yoksa benim mi bildiğim. hoşlandıkları şeyleri tercih eden benmiyim, sizmisiniz?(Bırakalım buna Tanrı karar versin.)
Sonuç olarak niçin yazmayı kestiğimi izah ederek veda edeyim.
Sn. Akkurtun birikimlerinden faydalanmayı düşünmüştüm, birikiminin benim birikimimin çok altında olduğunu farkettiğim an ayrılmayı uygun buldum, ama kendilerinin benden faydalanma arzusunu farkedince egoistlik yapmadım ve devam ettim.(Karşılığı her zamanki klasik çaresizlik söylemi, sanırım sizler her ne söylerseniz kabul edilmesi gerektiği sanıyorsunuz)
Sn. Akkurt benden baskın çıksaydı onu delilikle asla suçlamazdım.
bir laf vardır “bükemediğin eli öpeceksin,(Ben buna bir ek yaparak devam edeyim) öpmezsende tükürmeyeceksin…
Son söz: Sorun bir insanın cahil olması değildir,kendisini alim zannetmesidir.
Simigo berrin hanımada mesaj iletmemi istedi:
“Size burdan ne yazarsak yazalım zaten bu saatten sonra siz hiçbir şekilde geri vites atmazsınız,çünkü bu kadar sözde bilgi birikiminden sonra ben biliyorum ben üstünüm edası başlar ki ki bu da insanı zaten kibirli yapar ve insanoğlu bundan kolay kolay da vazgeçmez.”
Simigo berrin hanımın bunları kızgınlıkla yazdığını, sadece mini bir misilleme yapmak istediğini son yazdıklarının gerçek düşüncelerini yaznsıtmadığını biliyormuş….
Simigo “Saygı güzel şeydir.”dedi, “Ama burada saygı duyabileceğim bir şey bırakmayanlara sitem ederek sözlerini bitirdi.
Simigonun diktesiyle bu yazıyı onun adına yazdığımı kabul ve beyan ederim.
Cesaret…
May 14th, 2011 at 23:51
“Berrin hanım sitedeki konuları okursanız ben aklınızın ikna olacağınıza eminim.” bari neye ikna olacağınıda yazınki berrin hanım ona göre okusun
May 15th, 2011 at 00:08
“-Simigoooooo.
-Tamam sahip söz artık bu siteye hiç yazmıycam.
-Simigo!
-Söz dedim sahip, tahrik olsa bile tek kelime yazmıycam…” DEYİNCE
ŞUNU BİR TAHRİK EDEYİMDE NEFSİ İLE AKLININ ARASI NASIL BİR GÖRELİM DEDİM VE GÖRDÜK.
BEN DEN DAHA BASKINSIN KABUL
May 15th, 2011 at 00:47
Simigonun bu siteye karşı yazdıklarını okudum.Yaptığı haylazlıklara o kadar sinirlendimki 100 kırbaçla cezalandırdım.69. kırbaçtan sonra dayanamadı. cesaret, benim ikinci kölem, simigo ölmeden önce ona bir mektup bırakmış ve tahrik olursa bu düşüncelerimi mutlaka yaz gözüm açık gitmesin demiş.(Neler yazılacağını nasıl tahmin etmiş hayret ermişmi ne) cesarette sorumlulğunu yerine getirmiş. burada simigo nefsine uyup klavyenin başına geçmemiş, sn Akkurt.
Yazılanları okuyunca Senden daha baskın olduğunu bende gördüm.
Simigo her zaman şöyle derdi,
“Söyleyecek bir sözün yoksa susmayı bileceksin, susmayı bilmiyorsan dinlemeyi öğreneceksin. dinlediğini anlamıyorsan, kelime oyunu ile bir yere vardığını zannetmeyeceksin.
ŞUNU BİR TAHRİK EDEYİMDE NEFSİ İLE AKLININ ARASI NASIL BİR GÖRELİM DEDİM VE GÖRDÜK. (Yine çocuksu bir handikap,simigoyu ben kırbaçla öldürmesem zavallı zaten intihar edecekmiş.)
(Nefs ile akıl arası ilişki sizin algıladığınız bağlamda olsaydı bütün dünya nefissiz ve akılsızlarla dolardı)
Sahip.
May 15th, 2011 at 09:02
AMAN SAHİP BİZ ETTİK SEN ETME.
May 15th, 2011 at 18:26
SELAM İLHAN BEY YAZDIKLARINIZI OKUDUM KAFA KARIŞTIRACAK BİRŞEY YOK DEMİŞSİNİZ VE SİTE DE KURAN-I KERİM İ İNİŞ SIRASINA GÖRE OKUMANIN ,ANLAMAK İÇİN DAHA SAĞLIKLI OLACAĞINI SÖYLEMİŞSİNİZ BUNA KATILIYORUM YAZDIKLARINIZ NESH İLE İLGİLİ SANIRIM, YANİ KADEME KADEME ŞARTLARA GÖRE DÜZENLENMİŞ HATTA İNİŞ SIRASIN GÖRE HEP AKLIMDAYDI BİR TÜRLÜ KISMET OLMADI BUNDAN SONRA OKURUM İNŞALLAH,
May 15th, 2011 at 19:05
Birşey daha eklemek istiyorum.akıl ikna olur ama gurur,nefis,ego buna engel olur ve sonunda ALLAH a hesap verilir yan, kişi sonucuna katlanmalı o zaman.
BU BİR İNSAN DÜŞÜNCESİDİR İNSAN ÜRÜNÜDÜR.ALLAH TAN DEĞİLDİR.ÇÜNKÜ ÇOK CAHİL BİR İNSAN HİÇBİR KONUDA BİLGİSİ OLMASIN BU KONUDA EĞİTİM ALMAMIŞ OLSUN, FAKAT ÇOK YÜREKTEN DUA EDEREK RABBİM, SENİN BÜTÜN SIRLARINI DEĞİL AMA DÜNYAYA İNDİRİLMİŞ KİTAPLARINLA İLGİLİ GERÇEĞİ ÖĞRENMEK İSTİYORUM DESİN VE BUNU YÜREKTEN İSTESİN,ALLAH ONA BU BİLGİYİ ARAŞTIRMASI İÇİN AKLINI ÖYLE BİR AÇAR Kİ,HİÇBİR BİLGİ O CAHİL ADAMA KARŞI KOYAMAZ ,BAZEN KİŞİ KENDİ AKLINI YAKALAMAK İÇİN KOŞMAK ZORUNDA KALIR,AMA BU KİŞİ BU BİLGİYİ VE AKLI EGOSUNA DÖNÜŞTÜRÜRSE İŞTE O ZAMAN HERKESTEN FAZLA ONUN SORUMLULUĞU ÇOK OLACAKTIR.
BU BENİM KİŞİSEL BİR GÖRÜŞÜM DEĞİLDİR
May 15th, 2011 at 19:35
TURAN BEY SON DERECE ÖNEMLİ BİR KONUYA DİKKAT ÇEKİYOR.KAFA KARIŞIKLIĞINI YENEMEYEN YÜCE YARADANDAN KENDİSİNİ DOĞRU OLANA İLETMESİNİ İSTEMELİ.
May 16th, 2011 at 13:05
TEŞEKKÜR EDERİM İLHAN BEY İSTEMEK ÇOK ÖNEMLİ,ZATEN AĞACA GÜVENME YIKILIR,İNSANA GÜVENME ÖLÜR DİYE BOŞUNA DEMEMİŞLER,O YÜZDEN BENİM DOĞRULARIM BUDUR DEMEK HİÇBİR SONUÇ GETİRMEZ BENCE SADECE TARTIŞMA YARATIR,ZATEN BÖYLE BİR AYET BİLE VAR ARANIZDA TARTIŞIP DURMAYIN HÜKMÜ BEN VERECEĞİM DİYE. DEMEK Kİ BU TARTIŞMA HEP DEVAM EDECEK HÜKÜM GÜNÜ HERŞEY BELLİ OLACAK ZATEN.AMA TABİİ ŞUDA VAR GERÇİ RABBİM BİLİR,HÜKÜM GÜNÜ EĞİTİM ALIP BİLGİLİ OLAN İNSANLARIM İŞİ DAHA ZOR ÇÜNKÜ BİRÇOK KİŞİ BAZI GERÇEKLERİ FARKEDİP HASIR ALTI ETMEYİ,MENFAATLERİ İCABI SEVİYORLAR AMA BÜYÜK BİR KESİMDE VAR GERÇEKTEN GÖREMİYORLAR SANKİ GÖZLERİNDE PERDE VAR. ASLINDA SAMİMİLER O YÜZDEN RABBİMİN SONSUZ MERHAMETİ,SEVGİSİ,ADALETİ HEPİMİZİN ÜZERİNDE OLSUN
AMİN.
May 16th, 2011 at 15:20
AH ŞU NEFİS.İNSANLARIN YÜZDE DOKSANI GİTTİĞİ YOLUN YANLIŞLIĞINI BİLİR.ANCAK BEN YANILMIŞIM DİYEREK DEĞİŞMEK İNSANLARIN ÇOĞUNA ZOR GELİR. TA Kİ BİR ZOR DURUMLA KARTŞILAŞINCAYA KADAR. ADAM SİGARADAN BACAĞINI KAYBEDER ANCAK HALA BİLE DEĞİŞMEMEK İÇİN DİRENİR. KOKRTTUDA
BIRAKTI DEMESİNLER DİYE. AH ŞU NEFS. MESELA HZ. MUHAMMEDİN ALLAHTAN VAHİY ALAN BİR PEYGAMBER OLDUĞUNU HAYATINI ŞÖYLE BİR İNCELEYEN KURANA ŞÖYLE BİR BAKAN HEMEN ANLAR. ANCAK O ZAMAN KENDİLERİNİN DEĞİŞMESİ GEREKECEK.
HANİ NE DEMİŞLER “İNSANIN ÖN YARGILARINI PARÇALAMAK ATOMU PARÇALAMAKTAN ZORDUR.” BİZ BU SİTEDE İNSANLARI HAYATTA EN ÖNEMLİ SORUMLULUĞU OLAN GERÇEK DOĞRU ÖĞRETİNİN ANLAŞILMASINA YARDIMCI OLMAKTIR.
BURADA ANLATILANLAR SADECE MEVCUT İNCİLLERDEKİ ÇELİŞKİ VE ÇATIŞMALARDIR. KONUNUN UZMANI HIRİSTİYAN PROFESÖRLERDEN ALINTILARDIR. ARTIK DOĞRUYU SÖYLEYENLERİ YAKAN VE AFOROZ EDEN BİR KİLİSE GÜCÜ YOK.GEÇMİŞ ÇAĞLARDA SUSMAK BİR ÖLÇÜDE KABUL EDİLEBİLİR. BUNA RAĞMEN BİR ÇOK PROTESTAN TEVHİD-ÜNİTERYANLIK DAHİL BİR ÇOK ŞEYİ DİLE GETİRMİŞ.
ŞU HAYATTA BİZLERE LAZIM OLMAYAN BİR SÜRÜ ŞEYİN PEŞİNE DÜŞÜP ÖĞRENEBİLİYORUZ. DOĞRU İMANIDA ARAŞTIRMALIYIZ.
May 18th, 2011 at 08:24
ilhan bey kuran ın değiştirilmediğini nerden biliyorsunuz belki o da incil ve tevrat gibi değiştirildi. Hem şu yemende bulunan sana kuranın da bahsediyorlardı ona baktıklarında günümüzden farklı kuran bulmuşlar
May 18th, 2011 at 09:05
Mahmut Beye:
İddia ettiğiniz haber 16 Ağustos2000 yılında Radikal gazetesinde yayınlanmıştır.
İddiada bulunduğu söylenen lişi ise Dr. Gerd R. Joseph Puin ‘dir. Bu iddiaya farklı kuran bulduğu söylenerek makaleyi kaleme alan ise amerikalı Toby Lester’dir.
Şimdi Size 14/02/1999′daki bir mektubu göndereceğim ve bu iddianın FOS çıktığını okuyacaksınız. Saygılarımla…
Dr. Puin’in el-Ekva’ya yazdığı mektup
Sayın Kadı İsmail el-Ekva hazretleri,
Zât-ı âlinize en muhlisâne hürmet ve selâmlarımı sunarım.
Yemenli dostlarımdan bana ulaşan haberlere göre, Alman araştırmacıların Yemen’deki eski eserler arasında bir elyazması Kur’an nüshası bulduklarından ve bu elyazması nüshayla müslümanların bugün ellerinde bulunan Kur’an nüshaları arasında ciddi farklılıklar tesbit ettiklerinden söz eden ['The Atlantic Monthly' adlı] Amerikan dergisinin yaptığı neşriyât, Yemen Eski Eserler Müdürlüğü’nde görev yapan yetkililere karşı halkın büyük bir tepki göstermesine sebebiyet vermiş… 312 sayılı el-Belağ dergisinin iddia ettiği üzere, güyâ Yemen’li yetkililer İslâm dünyasında büyük bir fitnenin ortaya çıkmasını önlemek amacıyla uzun bir süredir bu gerçeği (!) saklamaya çalışıyorlarmış…
Sizi temin ederim ki el-Belâğ’ın hem Amerikan dergisinin neşriyâtından, hem Yemen yazmalarına dâir söylenenlerden hareketle yaptığı suçlama ve karalamalar tamamen asılsızdır ve hiçbir esasa dayanmamaktadır; benim ve meslektaşım Dr. Graf von Bothmer’in Saarbrücken Üniversitesinde sürdürdüğümüz Kur’an araştırmalarına ilişkin mâhud iddialar da aynı şekilde hilaf-ı hakikattir.
Yemen ile Almanya’nın bilimsel işbirliği çabalarını baltalamayı hedef alan bu müessif saldırılardan dolayı fevkâlede üzgün olduğumu belirtmeliyim. Bu saldırıyı tertib eden odakların hedeflerine ulaşmak için zamanlama itibariyle Almanya Dışişleri Bakanı’nın Yemen’i ziyaret ettiği haftayı seçmeleri size de ilginç gelmiyor mu? (…)
Amerikalı yazarı [Toby Lester] şahsen tanımam, kendisiyle sadece birkaç kez telefonla görüştüm, o kadar… Benim samimi kanaatime göre, sözkonusu Yemen nüshalarıyla eldeki Kur’an nüshaları arasında ciddiye alınabilecek hiçbir farklılık mevcut değildir; bu yeni nüshalarda tesadüf edilen yegâne ihtilaf, -Allah’a şükür- sadece sözcüklerin imlâsıyla ilgili Kur’an’ın kendisine aslâ zarar vermeyecek olan küçük birtakım yazım farklılıklarından ibarettir. Zaten “İbrahîm-İbrahim”; “Kur’ân-Kur’an”; “simâhum-simahum”, vb. farklılıklara da Kahire’de basılan mushaflarda işaret edildiği herkesçe bilinmektedir.
(…) Geçen senenin Ekim ayında ben ve meslektaşım Dr. Von Bothmer, Hollanda’nın Leiden şehrinde yapılan, Kur’an araştırmalarıyla ilgili bir konferansa davet edilmiş ve orada Yemen mushaflarından alınan mikrofilm örneklerine istinaden iki tebliğ sunmuştuk. Her iki tebliğ de -tahmin olunacağı üzere- hem Batılı akademisyenler, hem de müslüman ilim adamları nezdinde çok büyük bir rağbet ve iltifata mazhar oldu. Maamafih bu tedkikler henüz neşredilmiş değildir.
Bu vesileyle belirtmek isterim ki araştırmalarımla ilgili herhangibir husûsu bilimadamlarının nazarlarından gizlemem için hiçbir neden bulunmamaktadır. Gözlerini kin bürümüş birtakım cahillere gelince, onları ciddiye almayıp kendi hallerine bırakmak en doğrusu olacaktır; tâ ki ülkesinin tarihi üzerine titreyen, dinî mirasından güç alan, bu mirasın korunmasında ve bugünlere ulaşmasında hizmeti geçen öncülerini şükran hisleriyle yâdeden, -Çin’de bile olsa- onların tecrübelerinden ve yardımlarından yararlanan ilim ve kültür sahibi yeni nesiller gelinceye kadar…
Son olarak, hem sizin adınıza, hem kendi adıma, Yemen yazmaları etrafında kabaran bu kin ve nefret dalgalarının dinmesini temenni ediyorum. Vesselâm!
Not: Arapça ifadelerimin bozukluğundan dolayı özür dilerim.
Dostunuz
Dr. Gerd R. Joseph Puin
Saarbrücken, 14/2/1999
May 18th, 2011 at 09:49
me yani elin hristiyanı mektupta vesselam mı demiş
hem bu mektubu yazsa ne olur belki korkuısundan yazmıştır
May 18th, 2011 at 10:05
Sayın mahmut bey Dr.Puın Almanya da Saarland Üniversitesinde İslam Araştırmaları üzerine akademik çalışma yapmış olan bir profesör.Niye şaşırdınız ki Vesselam demiş diye…
May 18th, 2011 at 11:14
BİR YERDE BİR KİTABIN TAMAMININ VEYA BAZI YERLERİNİN DEŞİK BİR NÜSHASININ BULUNMASI O KİTABIN DA DEĞİŞTİRİLDİĞİNİN KANITIMIDIR ACABA?
YOKSA DEĞİŞTİRİLMİŞ VEYA HATALI YAZILMIŞ BİR NÜSHANIN VAR OLDUĞUNUN KANITIMIDIR.
BİR KİTABIN VEYA BİR DİNİN ASLININ KORUNMADIĞININ KANITI, ELDE MEVCUT RESMİ OTORİTENİN GEÇERLİ SAYDIĞI KİTAPTA BİRBİRİYLE UYUŞMAYAN ÇELİŞKİLERİN BULUNMASIDIR. YOKSA BİRİ ÇIKMIŞTIR, BEN ŞU MÜSLÜMANLARIN KİTABINI BİR BOZAYIM DİYEREK FARKLI ŞEYLER YAZIP BİR BÖLGEDE YAYMAYA ÇALIŞMASI ANCAK O SAHTEKARLIĞA DELİL OLUR.
BU TİP SAHTE KİTAPLARIN BULUNMASI VEYA ELYAZZMALARININ BAZILARINDA HATALAR OLMASI RESMİ KİTABINDA DEĞİŞTİRİLMİŞ OLDUĞUNA DELİL OLAMAZ.
BU ARA SİMİGONUN RUHU NEFSİNDEN ARINMIŞ GALİBA.DESTEĞİNE TEŞŞEKKÜRLER.
May 18th, 2011 at 11:21
ilhan bey hz ebubekir döneminde kitap haline getirilen kitap ne oldu yada o dönemden kalan kuran parçaları hiç yok mu
May 18th, 2011 at 12:20
HZ. PEYGAMBER , EBUBEKİR VE HATTA HZ. OSMAN ZAMANINDA YAZILIP BİR ÇOK BÜYÜK İSLAMİ MERKEZE GÖNDERİLEN İLK NÜSHALARDAN GÜNÜMÜZE ULAŞMIŞ HİÇBİR PARÇA KALMAMIŞTIR.HZ. OSMANDAN OLDUĞU İDDİA EDİLENLER VARDIR.BU KONUDA YAPILAN SON ARAŞTIRMA İÇİN TIKLAYIN.
http://www.hzisahristiyanmiydi.com/kuran-in-mucizesi-bir-kez-daha-ispatlandi
May 18th, 2011 at 12:42
selam burda anlatılanları okuyunca gene dayanamadım ,insan ALLAH tarafından robot olarak yaratılmadı ki düşünsünlar diye yaratıldı eğer onun izni olmadan bir yaprak dahi kıpırdar mı ,insan yürüyebilir mi evren kontrol altında olmasa bu sistem olabilir mi,bir araba alsanız hiç kullanmasanız içten içe çürümez mi ama onu kontrol altında tutarsanız en azından ömrünü uzatırsınız O OLMASA BU CANLILIK OLUR MU.o halde onun izni olmasa bu tartışmalar olur mu,demek ki bizim anlayamadığımız bir program var,eğer isteseydi tek ümmet yapmazmıydı ama iyilikte yarışalım diye farklı ümmetler var,kötülükte yarışalım diye değil bu konuda ayetler var yani izin olmasa bu farklılıklar olmaz ,süleymanın mesellerinde 2.bap RABBİN SÖZÜNÜN aranmasının öneminden söz eder mesela.hz.süleyman ne istemişti ALLAH TAN ,hikmet istemişti verilmedi mi sözlerden belli verildi.o zaman isteyin kardeşim verilecektir,kapıyı çalın açılacaktır,İSA ne demişti size çok anlatacaklarım var ama dayanamazsınız demek ki dayanamayız.KURAN DA DEMİYOR MU ey görünmeyen varlıklar cinler ,bu insana ettiğiniz nedir,hakeza havariler bizim savaşımız insanlarla değil göksel yerlerde ki kötü ruhlar diye ama bunların hepsi gene izine dayanıyor o yüzden bu Onun tasarufudur, boyun eğmek bizim vazfemizdir karşı çıkmak değil, insan mükemmel yaratılmıştır,ama yaratılmıştır aslında bir hiçtir O bize sonsuz bir hayat vaad ediyorsa daha ne istiyoruz ki
May 18th, 2011 at 14:01
BU ARA SİMİGONUN RUHU NEFSİNDEN ARINMIŞ GALİBA.DESTEĞİNE TEŞŞEKKÜRLER.
dedim ya sen simigonun değerini bilemedin. Ruhunun bile değerini anlayamıyorsun. Nasılsa buradakiler ne yazarsan inanıp kafa sallıyorlar seni kendi platformumda görmek daha hoş olurdu ama iyiki de benim platformumda değilsin, ama boş ver! artık bu siteye destekte yok…
Sn. Akkurt biz gerçekçi insanlarız,objektifiz. Araştırırız, düşünürüz, yorumlarız. Yani insan olmanın onurlu gerekleri neyse onu yaparız. Yalan söylemeyiz, karalama yapmayız, doğruların peşinden koşarız ve bulduğumuzda da adil oluruz.
BU ARA SİMİGONUN RUHU NEFSİNDEN ARINMIŞ GALİBA
demeniz sadece sinir bozucu, tanrı rolüne bürünmeniz daha da sinir bozucu, bir ruhun arınıp arınmadığına sadece tanrı karar verebilir. Galiba demek ise tanrının ne karar vereceğini tahmin etmeye çalışmak ve gaybdan haberdar olmayı nitelerki, bu manzarayı daha da korkunç hale getir.
sadece teşekkür edebilirdin, zaten simigonun ruhu araya girmese bunun da altından kalkamayacaktın
Bu arada SİMİGO aynı SİMİGO gram değişiklik yok…
May 18th, 2011 at 14:09
“me yani elin hristiyanı mektupta vesselam mı demiş
hem bu mektubu yazsa ne olur belki korkuısundan yazmıştır.”
Helal sana Mahmut kardeş, bak sende gerçekten bir cevher gördüm…Yorumlama ve düşünme yeteneği, işte olay bu, bir de buna araştırmayı ekle, kim tutar seni.
Alkışlıyorum Mahmut Bey’i
Saygılarım size Mahmut kardeş….
May 18th, 2011 at 15:40
SİMİGO BUNU “artık bu siteye destekte yok” NEFSİNE UYARAK YAZMIŞ OLMALI.
May 28th, 2011 at 02:48
[...] yazan ve uzman oldu
June 13th, 2011 at 10:31
ilhan bey
http://www.hzisahristiyanmiydi.com/kuran-in-mucizesi-bir-kez-daha-ispatlandi
buradaki diyanetin yaptığı 10 yıllık araştırma ile günümüz kuranını ve orjinal mushafların incelendiğini ve değişikliğe uğramadığını yazıyor . Aslında biz diyoruz ya hristiyan ve yahudilerin kutsal kitapları değişmiş ona bakarsanız kuranda değişmiştir burdaki makaleye göre. Çünki burda eski diyenet işleri başkanı kuranı ayet ayet hatta diş diş kontrol ettiğini ama aralarında küçük değişiklikler ola imla farklılıklarından başka bir fark bulmadım diyerek geçiştiriyor. YANİ aslına bakarsak kuran da değişmiş kendisi diyor az kelime değişiklikleri buldum diyor.Yani incildede bu tarz değişiklikler vardır zaten sadece kelime değişiklikleri olmuştur ve bunun kuran la arasında hiçbir fark olmadığını görüyoruz
June 13th, 2011 at 18:27
sizce de doğru dimi ilhan bey sonuç olarak bu kitapların hepsi değiştirilmiş ve netice olarak da yok tevrat değiştirilmiş yok incil aslından kopmuş diye kenimizi yormaya gerek yok sonuç itibari ile bu kitapların hepsi değiştirilmiştir ki bu onların artık Allah katından olduğu söylemini pek anlamlı kılmıyo eğer Allah bu kitapları indirmiş olsaydı hiç süphesiz onları gökten nasıl zembille indirdiyse korumasını da bilirdi
June 13th, 2011 at 19:02
PEKİ OKUDUĞUNUZ YAZIDAN BU SONUCUMU ÇIKARIYORSUNUZ. DÜŞÜNDÜĞÜNÜZ GİBİ OLSA KURAN ÇALIŞMASINI YAPAN ÇALIŞMAYI SİZİN GİBİ YAZARDI. SİZİN CANINIZ ÖYLE İSTİYORSA ÖYLE OLSUN.
June 14th, 2011 at 00:26
e ilhan bey çalışmayı diyanet işleri eski başkanı yapmadı mı ne diyecek insanlara kuranda birkaç değişikliğin olduğu hariç değiştirildiğini kanıtladık diyecek adam tabiki de kıvırmak için böyle diyecektir günümüz misyonerleri de aynısını yapmıyo mu zaten
June 14th, 2011 at 10:42
PEKİ SİZ BAHSEDİLEN BU DEĞİŞİKLİKLERİN NE OLDUĞUNU GÖRDÜNÜZ MÜ DE TAMAMEN TAHRİF EDİLMİŞ GİBİ SONUÇ ÇIKARIYORSUNUZ. ADAM TARİHİ BAZI EL YAZMALARIN DA KÜÇÜK DEĞİŞİKLİK VE İMLA HATALARI VAR DEDİYORSA. BU O HATALI EL YAZMASINI BAĞLAR. OYSA SİZ KALKMIŞ BUNUNLA TÜM KURAN HAKKINDA HÜKÜM ÇIKARIYORSUNUZ. EL İNSAF
June 14th, 2011 at 20:51
siz biliyomusunuz peki hataların ne olduğunun o kura yazmalarındaki.
Bakın ben kitap okumuştum orada incilin nasıl değiştirildiği falan yazıyordu ve ordaki hataların çogunluğu metinleri kopyalayan yazıcıların yazım hatalarından kaynaklandığını söylüyordu profesör. Ve şimdi sizin dediğinize ve kuran daki yazım hatalarını duyduğumda arasında ne olur ki diye düşünüyorum. Sizce de öyle değil mi ikisi de aynı sebeble değişmiştir tahrife uğramıştır doğru değil mi
June 14th, 2011 at 23:12
MAHMUT “İNCİL NASIL DEĞİŞTİRİLDİ” BÖLÜMÜNÜ TEKRAR OKUMANI TAVSİYE EDERİM.
June 15th, 2011 at 00:23
tamam ilhan bey biliyorum ama aynı şeyin kuran ı kerim içinde geçerli olduğunu düşünüyorum. Hem islam tarihinin belirli zamanlarında sahtekerlar kuran ı işlerine geldiği gibi değiştirip ve yorumlayıp kendilerine kazanç sağlamadıklarını nereden biliyorsunuz islam tarihinde yazılmış bütün kuranları inceliyip baktınızda mı kuran ın değiştirilmediğini söylüyorsunuz. Mesela abbasi emevi dönemleri
June 15th, 2011 at 11:43
DİLEYEN DİLEDİĞİ GİBİ DÜŞÜNMEKTE HÜRDÜR.
June 16th, 2011 at 16:55
Bakın ilhan bey bu kuran ın değiştirildiğine ve günümüzde hala devam ettiğine delildir
Küçük Yaştan itibaren Müslümanlar Kuranın Allah tarafından korunan son kutsal kitap olduğuna ve tek bir kelimesinin bile değiştirilemeyeceğine inandırılırlar. Şu ayet bu inanca sahip Müslümanlar için rehberdir. Hicr 9. Şüphesiz o zikri (Kur’an’ı) biz indirdik biz! Onun koruyucusu da elbette biziz.
Ancak Müslüman kitlelerin ezici çoğunluğu farklı kuran Mushaflarının olduğunu bilmez. Konuyu bilen İslam alimleri ise Bir hadisde yer alan “Kuranın 7 kıraat üzerine indirildiği” açıklamasını yaparlar ve kuran Mushafları arasındaki farklılığın Kuran daha yazılmamış iken Kuranı ezberleyen sahabeler arasındaki şive-ağız farklılıklarına bağlarlar. Kaç değişik kuran mushafının var olduğu bilinmese de günümüze ulaşan farklı kuran Mushafları vardır. Libya’da Qaloon ve sudanda El-duri Mushafları kullanılır ve bu Mushaflarda da diğer Mushaflara göre farklılık vardır. Ama biz Şu anda İslam dünyasında En fazla kullanılan 2 farklı kuran mushafı olan Warsh ve hafs mushaflarının birbirlerinden farklılıklarını inceleyeceğiz.
Kuzey Afrika (Warsh) Mushafı : Cezayir, Fas,Tunus un bir kısmı,Afrika’nın ortalarındaki ülkelerde yaşayan Müslüman topluluklarınca kullanılan mushaftır. Osman el-kutbi El-masri’ye atfedilen mushaftır.
Ortadoğu (Hafs) Mushafı : Türkiye dahil Diğer Birçok ülkede kullanılan Mushaf budur.Hafs al-asadi’ye atfen bu ismi almıştır. Suudi arabistanda Bu iki mushafta kullanılır.
Okuduğunuz Kuranın hafs’ mı yoksa Warsh mushafı mı olduğunu anlamanın yolu çok basittir. Okuduğunuz Kuran’da her surenin başında olan “Bismillahirrahmanirrahim” ayet olarak kabul edilmiş ve her surenin 1. nolu ayeti olmuş ise Warsh mushafını okuyorsunuz demektir. Hafs Mushafında ayet numaralandırmalarında “Bismillahirrahmanirrahim” ayet olarak geçmez ve surenin başına yazılır ama 1 nolu ayet bismillahtan sonra başlar. Ancak karıştırmayınız , Fatiha suresinin birinci ayeti zaten “bismillahirrahmanirrahim”dir . Bu nedenle diğer surelerdeki 1. ayetlere bakınız.
İslam alimleri en çok kullanılan bu iki Mushaf arasında çok küçük yazım ve okuyuş farklılıkları olduğunu ve anlam kaymasının az olduğunu ve kuranın anlam bütünlüğüne zarar vermediğini söylerler. Bu savunma doğrudur. Ama cahil toplumların kuranın tek harfinin bile değişmediği şeklindeki inandıkları yalanı ortadan kaldırmak için mücadele etmeyip konuyu sadece kendi aralarında tartışıp toplumu cahil bırakmaları önemli bir hatadır. Evet, farklı Mushaflar arasındaki harf-kelime farklılıkları kuranın anlam bütünlüğüne zarar vermiyor. Tabi bazı ayetlerin anlamları farklı olabiliyor ama bu kuranın vermek istediği mesajı etkilemiyor.
Şimdi bu iki mushaf arasındaki yüzlerce farktan bazılarına bakalım.
Bakara 125. ayet :
Hafs mushafında “vettehizu” anlamı “ (siz) alın-edinin”.
Warsh mushafında ise “vettehazu” anlamı “(onlar) aldılar-edindiler”
İbrahimin makamı hakkında olan bu ayette mesaj değişmese de anlam değişiyor.
Hafs mushafında ibrahimin makamı ile ilgili emir vardır. ayette ilgili kısım : Siz de İbrahim’in makamından bir namaz yeri edinin (orada namaz kılın).
Warsh mushafında ise emir yoktur , olay tarihsel olarak anlatılıyor. Ayetin ilgili kısmı : “Onlar da İbrahim’in makamından bir namaz yeri edindiler (orada namaz kıldılar). Burada kuranın mesajı değişmiyor ama ayetin anlamı değişmiş oluyor.
Ali İmran 146.ayet
Hafs mushafında “Qatal -katele” anlamı savaştı(lar)
Warsh mushafında “”qutil- kutil” anlamı öldürüldü(ler).
Bu ayette bir mushafta peygamberle beraber mücadele eden Allah erlerinden bahsedilmektedir. Bir mushafta Allah erlerinin savaştığı yazarken diğer mushafta öldürüldüğü yazmaktadır. Mesaj aynı olsa da anlam değişmektedir.
Fatiha suresi 4. ayet
Hafs mushafında : “maliki” anlamı kral
Warsh mushafında : “maAliki” Anlamı sahip
Bu ayette ceza günü (kıyamet) anlatılırken bir mushafta “o (Allah) ceza gününün kralıdır” iken diğer mushafta “o ceza gününün sahibidir”.
Bakara 140.ayet
Hafs mushafında “tekulune” anlamı “siz söylüyor” . Ayet şu şekilde.”Yoksa siz, İbrahim, İsmail, İshak, Ya’kub ve esbâtın yahudi, yahut hıristiyan olduklarını mı söylüyorsunuz”
Warsh mushafında ise “yekulune” anlamı “onlar söylüyor” ayet şu şekilde “Yoksa onlar, İbrahim, İsmail, İshak, Ya’kub ve esbâtın yahudi, yahut hıristiyan olduklarını mı söylüyorlar”
Ali İmran 81. ayet
Hafs mushafında “ateytüküm” anlamı “ben verdim”.
Warsh mushafında “ateynaküm” anlamı “biz verdik”
Araf 57 ayet
Hafs mushafında “büşram” anlamı “iyi haber – müjde”. Ayetin anlamı :”Rüzgârları rahmetinin önünde müjde olarak gönderen O’dur”
Warsh mushafında “nüşram” anlamı “dağıtmak”. Ayetin anlamı : Rüzgârları rahmetinin önünde dağıtarak gönderen O’dur”
Daha çok bu şekilde farklılıklar var. Birkaç tanesine daha kısaca değinelim.
Araf 144. ayette hafs mushafında “benim mesajlarım” warsh mushafında “benim mesajım”
Yunus 2. ayette hafs mushafında “büyücü-sihirbaz” warsh mushafında “büyü-sihir”
Yunus 33 ve 96. ayetlerde hafs mushafında “söz” warsh mushafında “sözler”
Ayrıca bu Mushaflarda birçok harf tutmazlıkları vardır. Mesela Bakara 72 ve 131. ayette warsh mushafında fazladan “elif” harfleri vardır.
Hafs muhsafında 6236 ayet vardır. Warsh mushafında ise 6214 ayet vardır. Bilinen diğer Mushaflar 6616 – 6217 – 6204 – 6226 ayetlidirler. Ancak bu durum Mushafların farklı olduğu anlamına gelmiyor. Aynı Arapça yazıda bazıları 2 ayet var diyor, bazıları 3 ayet var diyor. Bazıları besmeleleri ayet kabul ediyor. Dolayısı ile ayet sayısı farkı kuran Mushaflarının farklı olduğu anlamına gelmiyor. Ama buradan şu önemli sonuç çıkıyor. Kuranda ayet numaraları ve sure numaraları kutsal değildir. Bu nedenle 19. mucizesi imanlıları veya kuranda ayetleri sayıp aklınca birşeyler bulan ömer çelakıl’ın Kuran şifreleri kitabı hiçbir değer arzetmemektedir. Çünkü akıllarınca buldukları kuran şifreleri diğer mushaflara uymamaktadır
Eger bu gerçekleri biliyorsanız bu işi bırakın çünkü incil için dediğiniz ve bu hususta kuran ı kerim den ayrıldığını asağı düşütünü söylediğiniz sey aslında kuran da da varmış
June 16th, 2011 at 19:20
MAHMUT BEY BU KONUYU “İNCİL NASIL DEĞİŞTİRİLDİ ” BÖLÜMÜNDE 15 VE 16 . YORUMDA TARTIŞMIŞTIK. AYNİ YERDE SİZİNDE 21.YORUMUNUZ VAR.
June 17th, 2011 at 08:53
bance bu bişeyi değiştirmez çünki elde birbirinden farklı kuranlar var ve bu kuran ın değişmiş olduğunu gösterir
June 17th, 2011 at 12:07
BİR KEZ DAHA AÇIKLAYALIM.HZ. OSMAN DÖNEMİNDE YAZILAN ORJİNAL KURANDAN ÇOĞALTILAN NÜSHALAR ELDE MEVCUT.
WARSH VE HAFS DENİLEN HER İKİ KURANDA YAZIMI AYNİDİR. ANCAK BU NÜSHALAR DA TEVRAT VE İNCİL GİBİ İBRANİCE VE ESKİ YUNANCA DA OLDUĞU GİBİ ARAPÇADA DA SADECE SESSİZ HARFLERLE YAZILIR.OKUYANLAR SESLİ HARFLERİ İMLA KURALLARINA GÖRE OKURLAR. KONU ARAPÇA DİL BİLGİSİ İLMİNE DAYANIR VE İLAHİYAT FAKÜLTELERİNDE DERS OLARAK BU FARKLI OKUNUŞLAR OKUTULMAKATADIR.
BİR AYETİN “SİZE RAHMETİ BEN VERDİM” YERİNE “SİZE RAHMETİ BİZ VERDİK” ŞEKLİNDE OKLUNMASI ÖNEMLİ BİR MANA DEĞİŞİKLİĞİ OLMADIĞINDAN VE AYRICA HZ. PEYGAMBER BU TÜR OKUNMALARI ONAYLADIĞINDA İSLAM DÜNYASINDA BİR PROBLEM YARATMAMAKTADIR.
YOKSA HZ. MUHAMMEDİN YAZDIRDIĞI NÜSHALARDAN YAZI OLARAK KURAN İLK NÜSHANIN DÜZENLENDİĞİ ŞEKİLDEDİR. İNCİLİN İSE HZ.İSA İLE BİR ALAKASI YOK BİR SÜRÜ KİTAPTA ARASINDA 9 FARKLI YAZARIN YAZDIĞI 27 TANE KİTAP SEÇİLMİŞ VE BUNLAR KUTSAL KİTAP İLAN EDİLMİŞ. SİTEYE YENİ YAZDIĞIM ” ÜÇLÜ TANRI MI ÜÇ FARKLI TANRIMI” İSİMLİ YAZIDA BELİRTTİĞİM GİBİ HER BİR YAZARIN TANRI VE İSA ANLAYIŞI FARKLI.
ANLAMAK İÇİN AKLI OLANA HERŞEY ORTADA.
June 17th, 2011 at 13:22
ANLAMAK İÇİN AKLI OLANA HERŞEY ORTADA
kesinlikle doğru tespit,aklı olan zaten topunun safsata olduğunu anlar, anlamamak için IQ seviyesinin 80 in altında olması gerekir, üstelik tanrı böyle saçma tutarsızlıklarla dolu kitapları benim gönderdiğimi nasıl düşünebilirsiniz diye kulakları fena halde çeker haberiniz olsun, bütün kitaplar tel tel dökülüyor , ne kadar yama yapmaya çalışsalarda hiçbiryer tutmuyor hepsi için geçerli bu bu konuda örnekler o kadar çok ki say say bitmez, evrene şöyle bir bakan insan şaşmaz ölçülerin olduğunu farkeder, o zaman neden çelişki var 1 tane bile olmaması lazım, üstelik bazı ulemalar karşı dinden açık aramaya çalışıyorlar ve de tabi ki doğal olarak buluyorlar,yani sanki f.b. – g.s rekabeti gibi ,komik olanda bu zaten ,yoksa her insan cennett yaşamak ister sonsuz üstelik ama aptal değil ki adam nasıl inansın, metafizik var mı var ama kabile büyücülerinde de var
June 17th, 2011 at 14:52
DURUM BU. BEĞENMEYEN ALMASIN.KİMSEYE ZORLA BEĞENDİRECEK DEĞİLİZ.
June 17th, 2011 at 18:35
ilhan bey dediniz ya kuran mushafları ilk sessiz harflerle yazılı ve fark yoktur diye o zaman bu sessiz harf farklılıkları ne oluyor
Bakara 140. ayet
hafs mushafında ‘tekulune’ burada ‘siz söylüyor’ anlamı var
warsh mushafında ise ‘yekulune’ ‘onlar söylüyor’ anlamı var
ve göreceğiniz gibi bir yerde ‘y’ öteki yerde ‘t’ harfi var
Baska bir örnek vereyim
Ali İmran 81. ayet
Hafs mushafında ‘ateytüküm’ anlamı ‘ben verdim’
warsh mushafında ‘ateynaküm’ anlamı ‘biz verdik’
hafs mushafında ‘büşram’ anlamı ‘iyi haber’
Warsh mushafında ‘nüşram’ anlamı ‘dağıtmak’
Göreceğiniz gibi sessiz harf değişikliklerde mevcuttur mevcut kuran mushaflarında
June 17th, 2011 at 19:35
‘ب’(büşram ın ilk harfi) harfi ile ‘ن’(nüşram ın ilk harfi) harfi osman hattına zarar vermez verdıgın orneklerde hatt aynı hat olmakla beraber noktası altta mı ustte mı oldugu belırtılmemıs cunku ayetin verdıgı mesaj degısmıyor osman hattı her ıkı okunusa da anlam zarar gelmedıgı ıcın nokta tek nokta altta mı üstte mi belirtilmemiş sadece hatt yani ortadaki çizgi yazılmış ayni sekilde tekulune deki “te” yani ت ve yekulune deki ‘ye’yani یا’ hatt degismemis sadece iki noktanin altta mi ustte mi oldugu mesj degismediginden osman hattinda belirtilmemis
June 17th, 2011 at 20:30
BAK ALİ BU KONUYU ÇOK GÜZEL AÇIKLAMIŞ. KONU ARAPÇA DİL BİLGİSİ GEREKTİRİYOR.TABİ BENİM UZMANLIK ALANIM OLMADIĞINDAN ÜNLÜ BİR TEFSİR HOCASINA AZ ÖNCE KONUYU SORDUM. AYNEN ALİ BEYİN AÇIKLAMASINI YAPTI.
BU KONUYA İSLAM DÜNYASI BÖYLE BAKIYOR.
June 17th, 2011 at 20:31
ama anlam nasıl değizmez oluyor ya. bakın bunu ayet ile birlikte verirsek anlam farklılığı ortaya çıkıyor.
bakara 140. ayet
‘yoksa siz, ibrahim, ismail, ishak, yakup ve esbatın yahudi yahut hristiyan olduklarını mı söylüyorsunuz’
warsh mushafında
‘yoksa onlar, ibrahim ,ismail, ishak, yakup ve esbatın yahudi yahut hristiyan olduklarını mı söylüyorlar’
oluyor anlam nasıl değişmez bi türlü anlamadım
Ayrıca bu mushaflarda birçok harf tutmazlıkları vardır.Mesela Bakara 72 ve 131. ayetlerde warsh mushafında fazladan ‘elif’ harfleri vardır
June 17th, 2011 at 21:35
BAKARA 140 TA HANGİ OKUNUŞLA ANLAM NE KADAR DEĞİŞTİĞİNİ OKUYANLAR KARAR VERSİN.MAHMUT BU İŞİ BURDA KESELİM SİTENİN KONULARINA DÖNELİM.NETİCEDE KURANIN ORJİNAL YAZILIMI ELDE MEVCUT BİR PROBLEM OLDUĞUNDA KONUNUN UZMANLARI OTURUR KARAR VERİR. DEMEKKİ BU ZAMANA KADAR BİR PROBLEM YAŞANMAMIŞ.ZATEN TEFERRUTA AİT KÜÇÜK BİR SÜRÜ DEĞİŞİK İBADET ŞEKLİ İSLAM ALEMİNDE VAR.BAZI İTİLAFLAR VAR Kİ 4 CIVARINDA İSLAM MEZHEBİ VAR.BUNLAR BİRAZ UZUN KONULAR.
YETERİNCE UZATTIK. BU KONU BENİ AŞAR HER ŞEYE AHKAM KESECEK KADAR ALİM DEĞİLİZ. FAZLA DAN BİR “ELİF” Fİ DE KURAN KONUSUNDA UZMANLIK İDDİA EDEN BİR SÜRÜ SİTE VAR. ORALARA SORABİLİRSİN.
AYRICA YEMEN’DE BULUNAN ESKİ KURAN NÜSHASI ÜZERİNDE YAPILAN TARTIŞMA İLE İLGİLİ BAŞKA İDDİALARDA VAR. MERAK EDEN VERDİĞİM LİNKİ TIKLAYABİLİR
http://webcache.googleusercontent.com/search?q=cache:HemX3avdHuIJ:yenisafak.com.tr/arsiv/2000/agustos/29/dcundioglu.html+http://www.yenisafak.com.tr/arsiv/2000/agustos/29/dcundioglu.html&cd=1&hl=tr&ct=clnk&gl=tr&source=www.google.com.tr
June 20th, 2011 at 19:55
ilhan bey e mail adresiniz varsa gonderebilir misiniz benimki gizemli_burak44@hotmail.com. bide ertugrul beyin harunun kiz kardesi iddiasina cevap:
“Onu kucağına alıp akrabalarına getirdi. Kız Meryem! dediler, sen ne tuhaf bir şey yapmışsın öyle! Ey Harun’un kız kardeşi! Baban kötü bir insan değildi. Annen de iffetsiz bir kadın değildi!”(Meryem, 19/27-28).
“Harun’un kız kardeşi” ifadesi, kaynaklarda farklı şekilde yorumlanmıştır:
a. Buradaki Harun, İsrail oğulları tarihinde salahati ve iyiliğiyle meşhur bir şahıstır. Eskiden beri güzellikler için örnek olarak gösterilen bir kişiydi. Hz. Meryem, hep saliha bir kadın olarak bilindiği için ona –benzetilmek üzere- nispet edilmiştir.
b. Bu zat, bildiğimiz Hz. Musa’nın kardeşi olan Hz. Harun’dur. Burada “Harun’un kız kardeşi” ifadesi, onun gibi iyi ve sempatik olduğuna işaret edilmiştir.
c. Kötülüğüyle meşhur bir adamdır. Buna göre bu ifadeyle Yahudiler, Hz. Meryem’i kötülükte bu adama benzeterek yargılamışlardı.
d. Bu zat, İsrail oğulları arasında çok iyi bir kimse olarak nam yapmış Hz. Meryem’in gerçek kardeşidir. Bu görüşün en kuvvetlisi olduğunu savunanlara göre, bunun doğruluğunu destekleyen iki önemli neden vardır. Birincisi: İfadelerde asıl olan –mecaz değil- hakikattir. Bunun hakikat olması ise, ancak Meryem’in Harun adında gerçek kardeşinin olmasıyla mümkündür. İkincisi: Bu makamda Yahudilerin Hz. Meryem’i azarlaması söz konusudur. Bunun dozunu arttırmak için, Meryem’in temiz ailesine benzemediğini, onlara yakışmadığını hatırlattılar. Anne ve babasının kötü olmadıklarını, iffetli olduklarını vurguladıkları gibi, ailenin diğer bir ferdi olan kardeşinin de iyi bir insan olduğunu vurgulayarak, onun bu aileye yakışmayan bir fert olduğunu yüzüne vurdular.
“Ey Harun’un kız kardeşi! Baban kötü bir insan değildi. Annen de iffetsiz bir kadın değildi!”(Meryem, 19/28) ayetinde bu gerçeğe vurgu yapılmıştır(krş. Razî, Meryem, 27-28. ayetlerin tefsiri).
Taberî, İbn Aşur gibi bazı müfessirler, bu konuda var olan bazı hadis rivayetlerine dayanarak, (a) şıkkını tercih etmiştir. Bu rivayetler şöyledir: Sahabeden Müğîre b. Şube anlatıyor: Hz. Peygamber beni Necran halkına gönderdi. Onlar bana; gerçekten siz Kur’an’da “Ey Harun’un kız kardeşi!” diye bir ayet okuyorsunuz değil mi?” (bir diğer rivayette “peygamberiniz Meryem Harun’un kız kardeşidir, diyormuş, doğru mu?” diye sordular. Ben de “Evet” dedim. Onlar, “Herhalde, Hz. İsa ile Hz Musa arasında ne kadar zaman geçtiğini de biliyorsunuz..” dediler. Ben Reslullah’(a.s.m)’ın yanına döndüğümde bunu kendisine anlattım. “Deseydin; Onlar daha önceki peygamberlerin ve Salih kimselerin ismini kullanıyorlardı..” diye buyurdu(bk. Taberî, İbn Aşur, Meryem, 27-28. ayetlerin tefsiri).
Ayrıca şunu da hatırlamak gerekir ki, Arapçada eb (baba), eh (kardeş) ve uht (kızkardeş) kelimeleri birçok durumda geniş mânada kullanılır. Gerçek bir kardeşlik değil, akrabalık ve mensubiyet bildirir. Çünkü, Hz. Meryem validemiz beni İsrailden olup Yahudi idi. Hz. Peygambere (a.s.) bu, bir müşkil olarak sorulmuş, o da: “Meryem zamanındaki insanlar, kendilerinden önce geçen peygamberlerinin ve iyi kimselerin isimlerini çocuklarına isim yaparlardı, yani onlara nisbet edilirlerdi.” buyurmuştur. Nitekim: Hz. Safiyye, bazı kadınların kendisine “Yahudi kızı Yahudi!” dediklerini şikâyet edince Hz. peygamber şöyle buyurmuştu: “Sen niçin onlara: “Oh ya, Harun babam, Mûsâ amcam, Muhammed eşim oluyor, daha ne isterim!” deseydin ya!” (Tirmizî, Menâkıb 63; Hâkim, el-Müstedrek, 4/31)
Diğer taraftan Kureyş’te Haşimoğulları vardı. Bu kabileden birisi yanlış bir şey yaptığında “Ey Haşimoğlu bu yanlışı sen nasıl yaparsın” gibi bir söz söylense bu o kişinin gerçek anlamda Haşim ismindeki soy büyüğünün oğlu olduğunu göstermeyip o soyun bir ferdi olduğuna kinaye olarak söylenmiş olur. (krş. Razî, Meryem, 27-28. ayetlerin tefsiri)
Bu isimler o zamanda soyu hatırlatan ve soyun büyüklerine hürmeten çok koyulan isimlerdir. Nitekim günümüzde de bazı yörelerde büyüklere hürmeten bazı isimler son derece çok koyulmaktadır.
Son olarak şunu vurgulayalım ki, hiçbir İslam alimi, bu ayetten Hz. Meryem’in gerçekten Hz. Harun’un kız kardeşi olduğunu anlamamış ve böyle bir şeyi düşünmemiştir.
Selam ve dua ile…
June 20th, 2011 at 20:59
ELİNE DİLİNE SAĞLIK ÇOK DOYURUCU BİR AÇIKLAMA. HANİ İSAYA DAVUT OĞLU DENMESİ GİBİ. ZATEN HZ. MUHAMMED ZAMANINDA ÇEVRESİNDE BİR ÇOK YAHUDİ VE HIRİSTİYAN VAR. HATALI BİR BİLGİ GERİ TEPER.”ÜZEYİR ALLAHIN OĞLU GİBİ” TANIMLARIN O GÜNLERDE BİLİNEN BİR ŞEYLER OLDUĞU BİR GERÇEK.YETERKİ ARAŞTIRILSIN. ALİ BEY ARADA SİTEYİ KONTROL EDİN. SİZE İHTİYAÇ VAR.
June 20th, 2011 at 21:19
bu arada simigoya bir cvp mushaflar omer tarafindan degil osman tarafindan yakilmistir.hz osman musahflari butun sahbelerin gozu onunde yakmistir.hatta hz alinin bu konuda onu koruyan meshur bir sozu vardir(hala kuranin asli korunamadi diyen alevilere duyurulur):Ey insanlar, Osman (ra) hakkında aşırı sözler söylemekten, ona “Mushaflar yakıcısı!” demekten sakının. Vallahi O (ra), mushafları, biz Hz. Muhammed’in (asm) ashabı önünde yaktı. Osman (ra) zamanında yönetici ben olsaydım, onun mushaflar hakkında yaptığını ben de yapardım.” dediği rivayet edilir.” (Kurtubi)peki neden mushaflar yakilmisti ortada ihtilaf oldugu icin deil sayin simigo Resmî mushaf dışındaki mushafların yakılmasının amacı, Müslümanları tek kıraatte birleştirmektir. ayrica kisiye ozel mushaflarda sahabe bazi serhler dusmustur ve bu yorumlarin kuranin asli ile karisabilme ihtimali cok yuksekti bu nedenle hz osman derleme isleminden sonra diger butun mushaflari butun sahabenin onayiyla hicbirinin itirazi olmaksizin gozleri onunde yakmistir fakat mesela hz ali mushafi bugune kadar ulasmistir.kufi hattiyla yazilmistir eger hz ali kendi mushafiyla hz osmanin derledigi mushafi arasinda bir farklilik gorseydi bi dakika durmaz itiraz ederdi.sianin dedigi gibi takiyye yapmazdi.nitekim muaviyeye bi dakka durmadan direnen bir hz ali yanlislik karsinda takiyye yapmasi hele kuranin mushafi hakkinda osman karsisinda bu yanlisligi sineye cekmesi hz aliye yakismaz demek kuran orjinaldir tum mushaflar aynidir tek kiraatta toplama, ozel mushaflardaki yorum ve notlarin kuranin aslina karismamasi icin hz osman en dogru olani sahabenin de onayiyla yapmistir
June 21st, 2011 at 01:54
beni eklerseniz sevinirim ilhan bey gizemli_burak44@hotmail. com yada facede sizi bulabilir miyim?
June 21st, 2011 at 14:32
SAYIN ALİ BURAK verdiğiniz cevaplar insan düşünceleri dir,tahrim 12 imran kızı ,al-imran 33 imran ailesi zuhruf 48 mucize kızkardeş,eğer musa ve harunun meryem adında kızkardeşleri olmasa böyle düşünmeyiz doğal olarak.üstelik babalarıda amran iken, diyeceksiniz ki mecaz kullanılmıştır davutoğlu gibi, oda mümkün ama kuşaklar arasında böyle başka bir örnek verebilir misiniz ayet olarak.
üstelik sadece bu mu, yahudi masalları,halk masalları,arap dili ve edebiyatı,yahudi ve hristiyanlık öğretisi,zerduşt inanışı,arap putperest gelenekleri,mesela kara taşın öpülmesi, dolayısıyla insan çğretisi olduğu çok açık ve net bir şekilde belli olan bir olayı hala savunmaya çalışılmasını anlamakta zorluk çekiyorum bununla ilgili sayısız kanıt var. ben şuna inanıyorum TANRI insandan kopyalamaz, kendi doğrularını ortaya koyar ve insanı eğitir bu budur, tersini düşünmek bile saçmalıktır.
June 21st, 2011 at 18:16
Taberî, İbn Aşur gibi bazı müfessirler, bu konuda var olan bazı hadis rivayetlerine dayanarak, (a) şıkkını tercih etmiştir. Bu rivayetler şöyledir: Sahabeden Müğîre b. Şube anlatıyor: Hz. Peygamber beni Necran halkına gönderdi. Onlar bana; gerçekten siz Kur’an’da “Ey Harun’un kız kardeşi!” diye bir ayet okuyorsunuz değil mi?” (bir diğer rivayette “peygamberiniz Meryem Harun’un kız kardeşidir, diyormuş, doğru mu?” diye sordular. Ben de “Evet” dedim. Onlar, “Herhalde, Hz. İsa ile Hz Musa arasında ne kadar zaman geçtiğini de biliyorsunuz..” dediler. Ben Reslullah’(a.s.m)’ın yanına döndüğümde bunu kendisine anlattım. “Deseydin; Onlar daha önceki peygamberlerin ve Salih kimselerin ismini kullanıyorlardı..” diye buyurdu(bk. Taberî, İbn Aşur, Meryem, 27-28. ayetlerin tefsiri). bu insan düşüncesidir doğru fakat bu islam peygamberinin düşünceleridir sizin bu itirazınız o dönemdeki hristiyanlar tarafından da dile getirilmiş. efendimizde buna cvp vermiş eğer isteseydi (kuranın onun yazdğını düşündüğünüz için söylüyorum) bu ayeti değiştirebilirdi fakat peygamber bile kendi kafasından bir ayet bile değiştiremez ancak allah nesh ederse onun izniyle değiştirebilir . değiştirmeyip bu cevabı verdiyse ayet ozaman ki kullanımı yani nispet edilmenin çok yagın olduğunu gösteriyor yani peygamber her şeyin farkında canınızı sıkmayın. diğer dinlerin hikayelerinin ritüellerinin islamla benzerliğine gelince ben diyorum ki bütün dinler ilahi kaynaklıdır. ama siz diyeceksiniz ki hz muhammed kopya çekmiştir. bu tartışma uzar gider fakat mesela örnek vermek gerekirse namaz abdest hinduizmde(namas kar) budizmde, sabiilikte, samiri yahudilerinde, süryani hristiyanlarda, zerdüştlükte,hatta yahudi hahamların bir kısmı hala yapıyor bu ibadeti araştırabilirsiniz.hepsi badest alıp namaz kılarlar çünkü kaynak aynıdır. hacerül esved ve kabeye gelince Senin taş olduğunu, senden fayda ve zarar gelmeyeceğini biliyorum. Allah’a yemin ederim ki Hz. Muhammed (s.a.v)’in seni öptüğünü ve sana saygı gösterdiğini görmeseydim, sana saygı gösterip seni öpmezdim” demişti. Hz. Ömer’in bu sözlerini Hz. Ali duymuş, Hz. Ömer’le karşılaşınca;
“Ey Halife bu taş bildiğiniz taşlardan değildir. Zira ben Rasulüllah (s.a.v)’den duydum: Bu taşta “Kâlû belâ” sırrı gizlidir. Zira Allah kullarından “Ahdi Misaki” aldığında, onu melekler tarafından bir varakaya yazdırarak bu taşın içine gizlemiştir. Bu taş kıyamet günü ziyaretçilerinin lehine veya aleyhine şehadet yapacaktır.” (6) demiştir. yani buna inanırsınız veya inanmazsınız fakat şunu söyleyebilirim hacerül esved bir kayıt cihazıdır. insanların kalu belada verdiği sözü kaydetmiştir ve hacca giden müminlerin verdiği sözü yerinde tuttuğuna dair tekrar kayıt yapar. ve ahirette bu kayıt açılır ve hacca gelen herkesin şahitliğini yapar. peki bu nasıl olur . ertuğrul bey kayıt aslında her yerdedir.mesala gökte gördüğünüz yıldızlar aslında milyonlarca yıl önce ordan çekip gitmiştir gördüğünüz yıldızların bir çoğu şuanda orda yerinde yoktur ama görüntü kaydı mükemmel işler önce esir maddesi (uzay zaman boşluğu) sonra dünya atmosferi bu görüntü kaydını bize ulaştırır. dünya atmosferi havanın bi özelliği daha vardır o da görüntünün yanında sesi de kaydedebilmektedir hem bütün her sesi karıştırmadan yıllarca üzerinde bütün sesler kayıtlıdır. şimdi bütün bunları şuursuz hava hatta uzay boşluğu yapabiliyor günümüzde hard diskler zaten bu prensipten üretilmiştir yani eşyanın sınırsız kayıt özellği vardır. peki neden hacerül esved de bunu yapamasın. bu kulla allah arasına bir put koymak değildir çünkü hacerül esved kayıt cihazı açıldığında sadece şahitlik yapacaktır yani senin hacc vazifeni yaptığını allahın izniyle senin anlaybileceğin dilde gösterecektir.zaten sizin hardal tanesi kadar et parçanızdaki (beyninizin içindeki) bütün yaşadıklarınız kaydediyor(bilinç altında hepsi kayıtlı siz hatırlamsanızda bilinç altınız hatırlıyor hipnoz sırasında açığa çıktığı bilinen bir gerçek) işte hem sizin et parçası hafızanız hem hava molekülleri hem hacerül esved hem sizin inanmasnızda yanınızdaki melekler yaptığınız hacc sırasında yaptıklarınızı kaydeiyor ve en sonunda allah diyor ki bu kadar şahidim var kulum bütün bunları sen yaptın inkar edmezsin beni yalancı çıkaramazsın teşekkür ederim
June 22nd, 2011 at 10:58
Peygamber her çıkan tartışmada ayet değiştirecek diye bir kural olamaz.o zaman zaten inandırıcı olmazdı.demezler miydi her çıkan olayda ayet değişiyor.tabii bazı durumlarda esnek bırakmış olabilir.Sizin yaptığınız açıklamada da görüyorum ki sadece hadis ve rivayet diyorsunuz.(Rivayet adı üstünde)geçerliliği kanıtlanmamış söylenti demek.
Namaz için vermiş olduğunuz örnekler de hepsi putperest kaynaklıdır.zaten putperest kaynaklı olduğu için namaz bazı toplumlarda vardır.ancak Yahudilerde yoktur.Hristiyanlıkta yoktur.olsa idi en azından ibadet şekilciliği farklı olurdu.nasıl ki aleviler de namaz kılıyor ama kılarken yaptıkları şekiller farklı mutlaka bu dinler de mutlaka bir şekilde dinlerine girerdi.Şu an da da yok senin namazın benim namazım tartışması yapardık ki peygamberlerin hiçbirinin sözlerinde namaz diye bir şekilciliğe rastlanmamıştır.hacewr ül esved de bunların içine girmiştir.
Kabeye gelince İslam kaynaklarının iddiası Kabe için Hz.İbrahim e Hatta bazı kaynaklar da da Hz.Adem e dayandırılmaktadır.Ancak Hz.ibrahimin kabeyi inşaat ettirdiğine dair hiçbir arkeolojik ve tarih bilgisine rastlanmamıştır.Sadece islam kaynaklarında yine rivayete dayandırılarak yaptırmıştır der…
Bakın Ali Bey benim amacım iyi niyetli yürekten Allahına bağlı müslüman kardeşlerimize küfür etmek veya saldırmak değil,incelediğimde gördüm ki her konuda sürekli değişik rivayetler tartışmalar açıklamalar sürekli mevcut.bir islam kaynağı herhangi bir konu için başka diğer kaynak başka açıklamalar yapmakta.Hz.muhammedin okuma yazma bilmesinden tutunda ay hilal kavramları vb…konu o kadar geniş ki…
Siz bile bir ayet tartışması için 4 tane şık önüme sunuyorsunuz.o da olabilir şu da olabilir ve hepsi rivayet ve hadis üstüne kurulu.Sizler bile her hadi kitaplarına güvenmeyin olmayan şeyler de yazılmıştır denir.neye inanacaz kime inanacaz.neresinden tutsak dökülüyor maalesef.sonuçta ben de deist biriydim.Babam müslümandı.ciddi şekilde bakarak değil de görerek incelediğimde neyin ne olduğunu artık anlamış bulunmaktayım.
Tabii ki 1 milyar müslümanı suçlamak asla mümkün olamaz.netice de temiz ve iyi niyetle dinlerini sürdürmeye çalışıyorlar.Ancak DOĞRU İMAN GERÇEK İMAN çok önemli.Hz.İsa GERÇEK,YOL,YAŞAM benim demiş.tamamlamış.tamamladığını ifade etmiş.Kuran da bunu tasdiklemiş demiş ki meryem suresinde onun gelişi ezelden kararlaştırıldı.başka bir ayette onun durumu ademin durumu gibidir.ayrıca fidye konusu yine maide suresi 32.yanii bunlar uzun uzun konuşulacak ayetlerdir.
Tanri hepimizi doğru imana ulaştırsın…
June 22nd, 2011 at 11:57
İsrailoğullarının ortadoğuda yaşadığı eski çağlarda yerel Filistin halkları ve bir kısım israiloğullarının karışık evliliklerinden ortaya çıkan bir halktır Samiriler. Kuran’da geçen Samiri kelimesiyle alakalarının ne kadar olduğu konusuna girmeyeceğim. İlgilenenler Nuh Arslantaş’ın Samiriler isimli kitabından okuyabilir. Samirilerde asıl ilgimi çeken şey namaz kılmaları, oruç tutmaları, zekat vermeleri, hacca gitmeleri ve Allah’ın birliğine inanmalarıdır. Yani İslamla birçok ortak noktalar taşımaktadırlar. Bu millet bugün dünyada 700 kişi civarındadır. (1)
Samiriler tarih boyunca uğradıkları çeşitli katliamlar, iştirak ettikleri ayaklanmalar sonucu bugün nufüs olarak az konumdadır. Bunun önemli nedenlerinden biri de Samirilerin kendilerinden olmayanlarla evlenme konusundaki kapalı sosyal yapılarıdır. Yahudilerle aralarındaki en büyük ihtilaf mabedin (kıblenin de diyebiliriz) Kudüs’te değil de Gerizim dağında olduğuna inanmalarıdır. Samiriler Musa (a.s)’dan sonra peygamber kabul etmezler. Bu nedenle mabedi Kuduse inşa ettiren Hz.Davud ve Hz Süleyman’ı da (a.s.m) eleştirirler. Bu onların kendi inanç meseleleleridir bu kısım onların inancı bağlamında değerlendirilmedir.
Samirilerin inanış ve uygulamalarındaki islamla örtüşen durumlar, Yahudilik ve Hristiyanlıkta bugün bulunmuyor. Nuh Arslantaş Yahudilerin ibadetlerinde de secde olduğunu, fakat Yahudi din adamları tarafından kaldırıldığını belirtmektedir (2) İlk dönemlerinde Hristiyanların içinde Yahudiliğin uygulamalarını benimseyen kişilerin olduğunu Pavlus Romalılara yazdığı mektubunda bizzat söyler ve sonra batıni bir metotla tüm ritüellerin ve ilahi yasaların geçersiz olduğunu, herşeyin Mesih’e iman etmekle yükümlülük olmaktan çıkacağını savunur. Bu anlayış bugün yaygın olan Hristiyan mezhepleri tarafından aynen kabul edilir.
Samirilerde tevhid anlayışı
Samiriler tıpkı İslamdaki gibi Allah’ın bir ve benzersiz olduğuna, ortağı ve aracısı bulunmadığına inanır. Bunu tıpkı müslümanların yaptığı gibi “Allah’tan başka ilah yoktur” şeklinde dile getirirler.
Peygamberler
Samiriler Adem, Şit, Nuh, İbrahim, İshak, İsmail, Yusuf, Musa ve Harun (a.s.m)’a kadar olan peygamberleri kabul ederler. Onlara göre Musa a.s Peygamberlerin en büyüğüdür. Allah ona Tevrat’ı vermiştir.
Samiri Tevrat’ı
Samiri Tevrat’ı ile Yahudi Tevrat’ı arasında 6000 kadar farklılık olduğu söylenmektedir.(3) Samiri Tevrat’ı İbranice olmakla beraber, Aramca, Arapça ve Yunancaya da çevirileri yapılmıştır.
Samiri Namazı, abdest ve gusl
Müslümanlar gibi Samiriler de namaz kılar. Namazları günde 2 vakittir. Namazlarında rukü ve secde vardır. Namazdan önce abdest alırlar. Müslümanlarınkinden tek farkı ise kulak ve boynun meshinin olmamasıdır. Nitekim boynun meshedilmesinin bidat olduğu hadislerden anlaşılmaktadır. Anadolu ve aynı kültürü miras almış coğrafyalar dışında yaşayan müslümanlar da boyunlarını meshetmezler. Gusl de müslümanlardakine benzer şekilde uygulanmaktadır. Bu kısa hatırlatmadan sonra oruca geçelim.
Samiri Orucu
Samiriler müslümanlar gibi bir günü akşamleyin güneşin batışından ertesi gün güneşin batışına kadar olan süre olarak kabul ederler. Oruçlarını müslümanlardan farklı olarak tam birgün tutarlar. Oruç esnasında uyumak, yemek içmek ve cinsellik yasaktır.
Gerizm dağı ve mabet.
Samiriler çeşitli dönemlerde Gerizm dağı üzerine mabet inşa etmişlerdir. Bu mabetler bugün ayakta değildir. Fakat dağın kutsiyeti aynen kabul edilir. Müslüman ve yahudilerden farklı olarak Kudüs’e önem vermezler. Musa’ya vahyin Tur dağı değil, Gerizm dağında geldiğini kabul ederler.
İslam döneminde Samiriler
Samiriler İslam hakimiyeti altına girdikten sonra o güne kadar yaşadıkları baskı ve katliamlardan kurtulmuşlardır. Kaleme alınan Samiri eserleri de çoğunlukla bu dönemde yazılmıştır. İlim üzerine yoğunlaştıkları nokta tarih olmuştur. Bilinen en meşhur tarihçileri Ebu’l Feth Es-Samiri’dir. Bu şahıs yazım dili olarak Arapçayı kullanmıştır. Çeşitli dönemlerde yaşanan karmaşalardan etkilenseler de müslümanlar tarafından hoşgörüyle karşılanmış, hatta devlet içlerinde önemli görevlere yükselmişlerdir. Müslümanlar Pers ve Romalıların aksine onları getto oluşturmaya ve tecrit olmaya zorlamamışlardır. Bunun nedeni gayrı müslimlere karşı Kuran ve sünnetin koyduğu ölçülerdir; çünkü Allah ve Rasulü İslam hakimiyetinde yaşayan gayri müslimlerden cizye alınması karşılığında onların can, mal ve inanç emniyetlerini müslümanlara yüklemiştir.
Sonuç
Samirilerin bugün varlıkları ve kaynakları bize İslam’ın eski çağlardan beri ortak noktalarla peygamberler aracılığı ile günümüze taşındığını gösterir. İtikadından, uygulamasına tüm peygamberlerin aynı dini tebliğ ettiklerini ve insanlar tarafından aksatılan noktalar oldukça davetin yenilendiğinin yaşayan kanıtı Samirilerdir. Daha geniş bilgi için Dr. Nuh Arslantaş’ın “İslam Dünyasında Samiriler” isimli eserini okumanızı öneririm.
ayrica bu sitede hristiyanlikta namaz bolumunu okuyun
June 22nd, 2011 at 12:57
ERTUĞRUL BEYİN NAMAZ KONUSUNDA YANILDIĞINI GÖRMEK İÇİN AŞAĞIDAKİ SAYFAYI OKUYUNUZ.
http://www.hzisahristiyanmiydi.com/hiristiyanlikta-namaz-var-mi
http://www.hanifdostlar.net/forum_posts.asp?TID=1385&PN=2
June 22nd, 2011 at 12:57
Ben size putperestlikten geliyor diyorum siz bana samirilerin tarihini yazıyorsunuz.Samiriler filistinlilerle karışmış bir topluluktur.kendilerine göre bir inanç sistemleri vardır.Sadece Hz.musa ya inanırlar,onun dışındaki peygamberlikleri kabul etmezler.
Ancak ne Hz.musa nın ne de Hz.isa nın namaz ile ilgili en ufak bir hükmü yoktur.Sitedeki hristiyanlıkta namaz ile ilgili yazılanlar tamamiyle yanlıdır.
Elimizde internet denilen teknoloji harikası bilgi olgusu var.kökenine kadar herşeye inebiliyorsunuz.
en basit örnek vereyim size namaz veya namaz tarihçesi olarak googleden girin namazın tarihini öğrenin.tamamiyle kuran ve putperestlik kaynaklıdır.kelime kökü Hintçedir.daha sonra Farsça ya geçmiştir.ve anlamı da ateş önünde eğilmektir.hinduları da namaz konusunda örnek göstermişsiniz.
June 22nd, 2011 at 13:07
böylece hindularında putperestliğe ne kadar yakın olduklarıda gerçektir.bahsettiğiniz bölümde Türkiye de ki süryanilerin namaz kıldığından söz etmiş sayın akkurt ve bir ilahiyatçı profesörden.bu hiçbir şeyi değiştirmez ki.eskiden de putperestlik vardı.tek tanrılı dinlerin içine de az veya çok girebilmiştir.bu tamamiyle şeytanın çalışması ile ilgilidir.en başında Hz. adem olayında Tanrı da izin istemedi mi insanları saptırmada?bu sadece sizce kişisel bir saptırmamıydı?bunu üstünde düşünmek lazım.
Hz.isa boşuna mı tekrar duaları yapmayın ezber duaları yapmayın.odanıza kapanın yüreğinizi Tanrıya açarak yürekten dualar edin.Tanrı böyle istiyor Tanrı böyle seviyor demek istememişmidir?Bakmak ve görmek ayrı şeylerdir.bakarak ezbere dayandırılanla değil görerek düşnürek sorgulayarak gerçek imana ulaşabiliriz.
Hz.İsa biliyordu böyle olacağını ve uyardı.ancak anlayan anlar anlamayan anlamaz.ne diyelim
June 22nd, 2011 at 13:14
ALİ BEY BİZ ELİMİZDEN GELEN HER TÜRLÜ DELİLİ ORTAYA KOYDUK. GERÇEĞİ ARAYAN İÇİN İNCİLİN VE HIRİSTİYANLIĞIN DURUMUNU DA ORTAYA KOYDUK. NAMAZ SADECE SÜRYANİLERDE DEĞİL, ERMENİ,BULGAR V.S VAR. VE BAZI PUTPERESTLERDE DE OLMASI ! İNSANI BUNLARDAKİ HAK DİN KALINTILARI OLARAK DÜŞÜNDÜRMESİ GERTEKTİR Mİ? BİR ÇOK PUTPERESTLİKLE BOZULAN İNANÇLARIN TEMELİ HEP HAK DİNDİR.
BİZE DÜŞEN GERÇEKLERİ VE ÇELİŞKİLERİ GÖSTERMEK HERKES KENDİ HESABINDAN MESHUL KONUYU UZATMANIN ANLAMI YOK. BURASI İSLAMIN TARTIŞILDIĞI BİR SİTE DEĞİL. KESELİM ARTIK.
June 22nd, 2011 at 14:31
O zaman Hak dinin müslümanlık öncesinde başladığına eminsiniz Sayın Akkurt.sonraki gelen en son din o zaman tam olarak hak değildir.zaten daha önce tamamlanmıştı.bu ne olabilir.olsa olsa putperestlik öğretileri olabilir.
June 22nd, 2011 at 14:37
ermeni veya bulgarların namaz kılmasını söylemeniz hiçbir şeyi değiştirmez.ki doğru değil.bu da ayrı bir taetışma konusu.namaz sadece kuran kaynaklıdır.sadece kurandaki ayetlerde namazın daha evvel olduğu yazılıdır.ancak onun dışındaki tarih kaynaklarında diğer dinlere istinaden namaz hükmüy yoktur..sadece putperestlik öğretilerinde mevcuttur.
Bir komunisti ikna etmek için kapitalist öğretilerden yola çıkarsanız çürütemezsiniz.Adam ben kapitalist değilim der.ancak Karl Marx tan örnek verirseniz karşıdakini ikna edersiniz.siz bana kuran ve putperest öğretilerden ya da sonra insanların ve dinlerin içine girmiş öğretileri örnek verirseniz ben ve benim gibileri ikna edemezsiniz.
June 22nd, 2011 at 15:57
EL İNSAF BİR HIRİSTİYAN MANASTIRINDA 5 YIL KALMIŞ BİR AKADEMİSYENİN TESBİTLERİNDEN VE BİR YAHUDİ DİN KİTABI UYGULAMALARINDA ÖRNEK VERİYORUZ SİZ HALA NEDEN BAHSEDİYORSUNUZ.
AYRICA HAK DİN HZ. ADEMLE BAŞLAMIŞTIR. KURANDA “ALLHI BİR BİLEN HZ. İBRAHİMİN DİNİNE DAVET VARDIR”. İSLAM HERŞEYİYLE YENİ BİR DİN DEĞİLDİR. BOZULAN VE UNUTULAN HAK DİNİ TEKRAR YENİLEMEKTİR. ALLAH BAZI UYGULAMALARI DEĞİŞTİRMİŞTİR.
June 22nd, 2011 at 16:46
sizin akademisyen diye verdiğiniz bir ilahiyatçı.ikincisi verilen kesim de hep arap kökenine dayanıyor.nasuriler,samiriler,kaldeniler,süryaniler,zerdüştlük,sabiiler.
Hak dine gelince Hz.Adem ile başladığını söylemeniz sizin düşüncenizdir.
Tanrı bütün peygamberlerini insanlara bir bilgi ve hikmet olsun diye gönderdi.insanlar bozdu bir daha göndereyim,bozdular bir daha göndereyim diye bir kavramı Tanrıya yakıştırmak Tanrının niteliğinin eksik bulduğumuza gösterir.(haşa)Hz.Adem den beri düşüncesi tasarımı ne ise 21.yy.da da aynı tasarıma sahiptir.bütün tasarımı insanoğlunu yarattığı kullarını tekrar kamil haline getirmektir.Fidye düşüncesi Hz.İbrahim ile başlayıp Hz.İsa ile son bulmuştur.
Maide 32 yi nin üstünde iyi düşünün.
Meryem süresi de Cebrail Hz.Meryem e insan silüetinde görüntüğü yazar.buna inanıyorsunuz da Hz.İsa nın insan silüetinde topluma göründüğüne ve sonun onunla olduğuna inanmak istemiyorsunuz.
Matta 5:17 bu ayette tüm peygamberleri tasdiklemeye geldiğini ve tamamlamaya geldiğini ifade etmiştir.
Ve kuran aslında bunu Tasdikler ne ile tasdikler.
yine meryem suresinde Cebrail Hz.meryeme onun gelişinin ezelde kararlaştırıldığı ifade edilir.
bu da vaad sonucu gelmesi demektir.peki Tevrat ne dedi vaat sonucu bir kurtarıcının geleceği müjdelenmedi mi?
MERYEM SURESİ 16-17
Ey Muhammed!) Kitapta (Kur’an’da) Meryem’i de an.Hani ailesinden ayrılarak doğu tarafında bir yere çekilmiş ve (kendini onlardan uzak tutmak için) onlarla arasında bir perde germişti. Biz, ona Cebrail’i göndermiştik de ona tam bir insan şeklinde görünmüştü.
MERYEM SURESİ 21.
Cebrail, “Evet, öyle. Rabbin diyor ki: O benim için çok kolaydır. Onu insanlara bir mucize, katımızdan bir rahmet kılmak için böyle takdir ettik. Bu zaten (ezelde) hükme bağlanmış bir iştir” dedi.
Tanrı Tarafından mucizeler asla sebepsiz olmamıştır.Tanrının peygamberlerine verdiği mucizeler sırf insanlara hikmet olsun diye değil mutlaka bir sebeple gerçekleşmelerini sağlamıştır.
yine Kuran der ki Hz.isa nın durumu Ademin durumu gibidir.
neden böyle demiş acaba?
düşünelim???
Hz.Adem direk Tanrı dan geldi.ve şeytanla sınandı.
Peki Hz.İsa ??
o da Tanrıdan direk geldi.ve oda şeytanla sınandı,ancak şeytanı kovdu.bu ne demek?biri günahı kazandı.öbürü günahsız olarak devam etti.yani pozitif eksi meselesi.ve fidye ile durum sıfırlandı.bunu anlamak için alim olmak gerekmiyor.görerek okuyan araştıran,kavramların ne olduğunu nerden geldiğini araştırmaya giden neden niçinleri sorgulayan herkes bunu bilebilir.yeter ki istesin.
o yüzden bu siteye aslında yazmak istemiyorum sırf ali bey yazdığı için cevap verme gereği duydum.her yazılışta da konu böyle uzayıp gidiyor ve sonu gelmiyor sizin dediğiniz gibi konuyu bu noktada kapatsak iyi olur diye düşünüyorum…
June 23rd, 2011 at 13:39
yahudilerde namaz(dikkat samiri yahudileri değil):
Kuranda belirtildigi gibi namaz Islam dinin babasi kabul edilen Hz Ibrahimden sonra gelen bazi nesillerden sonra kaybolmustur. Bu degisiklik hem sekil hemde icerik olarak degistirmistir. Ama yinede Yahudilerden cok az bir kismi bu gelenegi devam ettirmistir. “Yahudi Gibi IBADET ETMEK:Ibadet ve Sinagog Servisleri El Kitabi” adli kitapda belirtildigi gibi namaz eski yahudiler tarafindan ve gunumuzde bir kisim yahudiler tarafindna yerine getirilmekdedir. Bu kitapda yazar ibadetin yapilmasini sekiller ile anlatmakdadir. Yahudilere yonelik yazilan bu kitapda ki su sekillere dikkat edelim. Ilk yahudiler tarafindan yapilan ibadetin nasil yapildigi ile namazi karsilastiriniz.
Yazar bu resimlerin altina ekledigi yorumda soyle demekdedir.” Gunumuz cemaatlerinde cok az bir kismi secdeyi yerine getirmekdedir. hatta bazi sinagoglarda sadece Rabbiler bu ibadeti yapar fakat zaman zaman cemaatde eslik eder. Bu ibadet Israil sinagoglarinda diger ulkelerdeki Sinagoglardan daha fazla yapilmakdadir. Bu ibadet seklini yapmak bir cogunuza ilk defa yapilacagindan yabanci gelebilir. Eger bir defa bu sekildeki gibi ibadeti yerine getirirseniz, eminimki tekrar tekrar yapmak istersiniz. Bu tarihi ibadeti yerine getirmek isteyenler icin bu sekilleri hazirladik.”
Ayrica bu kitapdan ogrendigimiz diger onemli noktalar ise bu ibadetden once muslumnalr gibi abdest alinmasi ve ibadet cagrinin yapilmasi.
Kitabin Turkcesi Yok Ama Amazon.com da satiliyor. kaynak:
Yahudilerde namaz: http://www.submission.org/jews.html http://en.wikipedia.org/wiki/Jewish_services
June 23rd, 2011 at 13:53
yahudilerde namaz ayetleri:
Tevrat, 2. Samuel 12:20
Bunun üzerine Davut yerden kalktı. Yıkandı, güzel kokular sürünüp giysilerini değiştirdi. RAB’bin Tapınağı’na gidip secde etti. Sonra evine döndü ve yemek istedi. Önüne konan yemeği yedi.
Tevrat, Cikis 30: 20-21
20-21 Buluşma Çadırı’na girmeden ya da RAB için yakılan sunuyu sunarak hizmet etmek üzere sunağa yaklaşmadan önce, ölmemek için ellerini, ayaklarını yıkamalılar. Harun’la soyunun bütün kuşakları boyunca sürekli bir kural olacak bu.”
Tevrat, Cikis 40:30-32
30 Kazanı Buluşma Çadırı ile sunak arasına koydu, yıkanmak için içine su doldurdu.
31 Musa, Harun ve Harun’un oğulları ellerini, ayaklarını orada yıkadılar.
32 Ne zaman Buluşma Çadırı’na girip sunağa yaklaşsalar RAB’binMusa’ya buyurduğu gibi orada yıkandılar.
Zebur 22: 26- 29
26 Yoksullar yiyip doyacak, RAB’be yönelenler O’na övgü sunacak. Sonsuza dek ömrünüz tükenmesin!
27 Yeryüzünün dört bucağı anımsayıp RAB’be dönecek, Ulusların bütün soyları O’nun önünde yere kapanacak.
28 Çünkü egemenlik RAB’bindir, Ulusları O yönetir.
29 Yeryüzündeki bütün zenginler doyacak Ve O’nun önünde yere kapanacak, Toprağa gidenler, Ölümlerine engel olamayanlar, Eğilecekler O’nun önünde.
Zebur 63 : 4
Ömrümce sana övgüler sunacağım, Senin adınla ellerimi kaldıracağım.
Zebur 72:11
Bütün krallar önünde yere kapansın, Bütün uluslar ona kulluk etsin!
Zebur 9: 5- 6
5 Deniz O’nundur, çünkü O yarattı, Karaya da O’nun elleri biçim verdi.
6 Gelin, tapınalım (secde), eğilelim (ruku) , Bizi yaratan RAB’bin önünde diz çökelim.
Tevrat, Yaradilis 17: 3
3 Avram yüzüstü yere kapandı. Tanrı,
4 “Seninle yaptığım antlaşma şudur” dedi, “Birçok ulusun babasıolacaksın.
Tevrat, Sayilar 20: 6
Musa’yla Harun topluluktan ayrılıp Buluşma Çadırı’nın giriş bölümüne gittiler, yüzüstü yere kapandılar. RAB’bin görkemi onlara göründü.
Tevrat, Yusa 7: 6
Bunun üzerine Yeşu giysilerini yırtarak İsrail’in ileri gelenleriyle birlikte başından aşağı toprak döküp RAB’bin Sandığı’nın önünde yüzüstü yere kapandı ve akşama dek bu durumda kaldı.
Tevrat, 2 Tarihler 7 : 3
Gökten yağan ateşi ve tapınağın üzerindeki RAB’bin görkemini gören İsrailliler avluda yüzüstü yere kapandılar; RAB’be secde ederek O’nu övdüler: “RAB iyidir; Sevgisi sonsuza dek kalıcıdır.”
Tevrat, Nehemya 8: 6
Ezra yüce Tanrı’ya, RAB’be övgüler sundu. Bütün halkellerini kaldırarak, “Amin! Amin!” diye karşılık verdi. Hepbirlikte eğilip yere kapanarak RAB’be secde ettilar.
Tevrat, Matta 26: 39
Biraz ilerledi, yüzüstü yere kapanıp dua etmeye başladı. “Baba” dedi, “Mümkünse bu kâse benden uzaklaştırılsın. Yine de benim değil, senin istediğin olsun.”
Incil, Matta 17: 6
6 Öğrenciler bunu işitince, dehşet içinde yüzüstü yere kapandılar.
7 İsa gelip onlara dokundu, “Kalkın, korkmayın!” dedi.
Tevrat, 1 Krallar 18 : 42
Ahav yiyip içmek üzere oradan ayrılınca, İlyas Karmel Dağı’nın tepesine çıktı. Yere kapanarak başını dizlerinin arasına koydu.
Tevrat, 1 Krallar 18:39
Halk olanları görünce yüzüstü yere kapandı. “RAB Tanrı’dır, RAB Tanrı’dır!” dediler.
Tevrat, 2 Tarihler 7: 3
Gökten yağan ateşi ve tapınağın üzerindeki RAB’bin görkemini gören İsrailliler avluda yüzüstü yere kapandılar; RAB’be tapınarak O’nu övdüler: “RAB iyidir; Sevgisi sonsuza dek kalıcıdır.”
Incil, Vahiy 7 : 11
11 Bütün melekler tahtın, ihtiyarların ve dört yaratığın çevresinde duruyordu. Tahtın önünde yüzüstü yere kapanıp Tanrı’ya secde ederek şöyle diyorlardı:
12 “Amin! Övgü, yücelik, bilgelik, Şükran, saygı, güç, kudret, Sonsuzlara dek Tanrımız’ın olsun! Amin!”
Tevrat, Hakimler 13: 20
RAB’bin meleği sunaktan yükselen alevle birlikte göğe yükseldi. Bunu gören Manoah’la karısı yüzüstü yere kapandılar.
Tevrat, Hezekyel 9: 8
Onlar halkı öldürürken ben tek başıma kaldım. Yüzüstü yere kapanıp, “Ah, ey Egemen RAB! Öfkeni Yeruşalim üzerine boşaltırken, geri kalan bütün İsrailliler’i de mi yok edeceksin?” diye haykırdım.
Tevrat, 1 Samuel 20 : 41
Uşak gider gitmez, Davut taşın güney yanından ayağa kalktıve yüzüstü yere kapanarak üç kez eğildi. İki arkadaş birbirlerini öpüp ağladılar; ancak Davut daha çok ağladı.
Tevrat, Yusa 5 14
Adam, “Hiçbiri” dedi, “Ben RAB’bin ordusunun komutanıyım.Şimdi geldim.” O zaman Yeşu yüzüstü yere kapanıp ona secde etti. “Efendimin kuluna buyruğu nedir?” diye sordu.
Tevrat, Yaradilis 24:52 yani yahudiler bu hareketleri kendi kafalarından yapmıyor ayetlere dayanarak yapıyorlar. hala pagan ibadeti diyorsanız siz bilirsiniz. diğer milletleri kendi kafanızda hiçbir delili olmadan araplara yaklaştırdığınız için söyledim(.nasuriler,samiriler,kaldeniler,süryaniler,zerdüştlük,sabiiler)peki hindular budistler sihler de mi arap
June 23rd, 2011 at 14:00
hristiyanlar namazı yahudilere tepki olarak terk etmiştir.tıpkı şabat günü gibi tıpkı domuz eti yemek gibi tıpkı sünnet olmayı terk etmek gibi. fakat hala bazı hristiyan grupların bu tarihsel ibadeti unutmadığını yukarda kanıtlarıyla gösterdik. kardeşim içinden geldiği gibi kim dua etme diyor ki namaz kıl duanı et .dua islamın çekirdeği özü olduğunu düşünüyorum. neden şu ayetten dolayı:
“Deki; Eğer duanız olmasa Rabbimin katında ne ehemmiyetiniz var.”
(Furkan suresi 77.Ayet)
“Rabbimiz buyurduki: Bana dua edin size cevap vereyim.”
(Mü’min suresi 60. Ayet)
June 23rd, 2011 at 15:10
Tevratta,zeburda,incil de verdiğiniz ayetleri biliyorum sayın Ali Bey ;
eğilmek,kapanmak saygıyı ifade eder.oradaki ayetlerin önünü ve arkasını okursak hep bir olayın üstüne secde ve rukunun olduğunu anlarız zaten.
Gökten yağan ateşi ve tapınağın üzerindeki RAB’bin görkemini gören İsrailliler avluda yüzüstü yere kapandılar; RAB’be secde ederek O’nu övdüler: “RAB iyidir; Sevgisi sonsuza dek kalıcıdır.”gibi.burada bir olay vuku bulmuştur otomatikman insanlar Tanrı korkularında yere kaspanmışlardır.ya da
29 Yeryüzündeki bütün zenginler doyacak Ve O’nun önünde yere kapanacak, Toprağa gidenler, Ölümlerine engel olamayanlar, Eğilecekler O’nun önünde.
yukardaki ayette mecaz anlamdadır.yere kapapanacaklardır,veya onun önünde eğilicekler derken ille neden bunu fiziksel anlamda alıyorsunuz anlayamadım.
hristiyanlar namazı yahudilere tepki olarak terk etmiştir.tıpkı şabat günü gibi tıpkı domuz eti yemek gibi tıpkı sünnet olmayı terk etmek gibi.
Yanii bunları söylemekle gerçekten farkında değilsiniz.kutsal kitabı bilmiyorsunuz.sünnetin hikayesini bilmiyorsunuz.domuz etini bilmiyorsunuz.bilseydiniz yahudilere tepki demezdiniz.
hindular ve budistler e gelince adı üstünde onlar arap kökenli değil ancak putperestler.namazın kelime anlamını dün yazmıştım zaten.güneşe tapanlarda da namaz vardı.bu namazın doğru olduğunu mu gösterir.Hayır…
belli ezber duaları yapıp kıble dediğimiz belli noktaya doğru günün doğuşundan batışına kadar ki sürede tapınma şekilciliği putperestliktır.
bütün arabistan yarımadası putperestti.Sabiiler putperesti.Hristiyanlığında içine putperestlik zamanla girmiştir.girmesi demek bakın onlar da yapıyorlar demek ki doğru denilemez.
June 23rd, 2011 at 15:39
selamlar yazıları okudum birşey eklemek isterim izninizle,şimdi ALLAHIMIZ sonsuz değil midir evet öyledir kimsenin itirazı olabilir mi olamaz,o halde eski ahidde ki en ufak günahta bile öfke ve gazap RABBİmiz tarafından gelmemiş midir gelmiştir veya tehdit vardır uyarı vardır demek ki sonsuz güce karşı en ufak bir günah işleyemeyiz yoksa ağır bedel öderiz,gerçi bazı tövbeler kabul edilmiştir ama peygamberler vasıtasıyla edilmiştir o zaman tevhid inancına göre bu durumda yaptığımız iyi şeyler ne kadar çok olursa olsun,küçük bir günahı bile kapatamaz çünkü ALLAH sonsudur yani sonsuzluğa karşı günah sonsuz cezayı getirir bu kadar basit.yani mesele bir meyve yemek değildi itaatsizlikti çünkü ALLAHA itaat sonsuz yaşam ve mutluluk için şarttır çünkü bütün evren ona itaat ettiği için yaşıyor.yani yapmadığımız dini vecibeler başa derttir,yaptıklarımızla yırtamayız işi eğer sevap ve günahlarımızın tartıya konması için birşey yapmamız lazım onuda düşünen bir beyin bulur,düşünmeyen bulamaz
June 23rd, 2011 at 16:44
ertuğrul bey şu sitleri incleyin yahudiler cismani olarak mı eğiliyo secdeye kapanıyo yoksa mecazi olarak mı görün.işte kaynaklar:Yahudilerde namaz: http://www.submission.org/jews.html http://en.wikipedia.org/wiki/Jewish_services birde türkçe site:http://www.hanifdostlar.net/forum_posts.asp?TID=1385&PN=2 DİKKAT BU SİTEDELERDE NAMAZ İSNAD EDİLEN YAHUDİLER SAMİRİ YAHUDİSİ DEĞİLDİR
June 24th, 2011 at 09:36
Sağolun Ali bey inceleyeceğim.inceleyip öğreneyim.iyi günler…
June 25th, 2011 at 17:22
Ali Bey yahudilikte ve hristiyanlıkta namaz yoktur demekle temelinde peygamberlerin söylemlerinde ve tevrat ve incil de hükmün olmadığını ancak oda eğilmek olarak saygı ve mecaz anlamda kullanıldığını namazın kelime anlamını ve esasında putperestlik ilkelerine dayandığını ve zamanla tek tanrılı dinlerin içine girdiğini ifade ettim.
Bu putperestlik ilkeleri zaten girdiği için Hz.İsa bunu eleştirmiş ve nasıl dua edilmesi gerektiğini söylemiştir.
MATTA 6 (5-8)
Dua ettiğiniz zaman ikiyüzlüler gibi olmayın. Onlar, herkes kendilerini görsün diye havralarda ve caddelerin köşe başlarında dikilip dua etmekten zevk alırlar. Size doğrusunu söyleyeyim, onlar ödüllerini almışlardır. Ama siz dua edeceğiniz zaman iç odanıza çekilip kapıyı örtün ve gizlide olan Babanız’a dua edin. Gizlilik içinde yapılanı gören Babanız sizi ödüllendirecektir. Dua ettiğinizde, putperestler gibi boş sözler tekrarlayıp durmayın. Onlar söz kalabalığıyla seslerini duyurabileceklerini sanırlar. Siz onlara benzemeyin!..”
http://www.erdemyolu.com/ibadetler/namaz/diger-dinlerde-namaz.html
Siz de bu siteyi alın inceleyin.hepsi insan öğretileridir.insan öğretileri olduğu için de Hz.isa yukarda yazdığım gibi hükmünü koymuştur.o yüzden bana 2 site değil 20 sitede de gönderseniz ikna ediciliği olması mümkün değildir.
Bakın ben 200.inci yorumumda Hz.isa ile ilgili Kurandan ispat ayetleri verdim.bununla ilgili düşünmenizi tavsiye ederim.
July 1st, 2011 at 00:49
ا كَانَتْ أُمُّكِ بَغِيّ
يَا أُخْتَ هَارُونَ ey harunun kiz kardesi denirken, مَا كَانَ . kim أَبُوكِ senin baban. burada eger ki her ikisi öz kardes olsa idi sizin babaniz derlerdi. Senin baban denmezdi. sizin babaniz denirdi.
Harun peygamber İsrailoğulları içerisinde seçkin bir yere sahipti. Sağlığında kutsal mabedin bakımını yürütmüş ve ölümünden sonra bu görevi soyundan gelenlere devretmiştir. Hz Meryem ise hem Harun peygamberin soyundan geliyor hem de İmran tarafından bu mabede adanmıştı. Bu soy ve görev bağlantısı kastedilerek kendisine “Sen böyle büyük bir peygamberin kardeşi konumundasın nasıl böyle bir kötülük yapabilirsin” anlamında atıflı bir serzenişte bulunulmuştur.
Kur’an-ı Kerim’de imran ailesinin üstünlüğüne vurgu yapılmaktadırdaha açıklayıcı olsun diye ekledim
July 1st, 2011 at 09:33
ا كَانَتْ أُمُّكِ بَغِيّ
يَا أُخْتَ هَارُونَ ey harunun kiz kardesi denirken, مَا كَانَ . kim أَبُوكِ senin baban. burada eger ki her ikisi öz kardes olsa idi sizin babaniz derlerdi. Senin baban denmezdi. sizin babaniz denirdi.
??? sizin babanızla senin baban arasındaki farkı anlayamadım…
Demek ki imranlar harunlar bayağı varmış.İmran ailesi Kuranda seçkin aile olarak tabir edilir.ve bu imran ailesi diğer peygamberler ile anılır.İmran ın Hz.Musa,Hz.Harun,ve Hz.Meryem adında 3 tane çoçuğu olmuştur.yani musa peygamberin babası)Meryem de Hz.İsa nın annesi meryem değil.
Ve bütün Kuran da İmran ailesi musanın babası,Harun peygamber ise Hz.musa nın kardeşi olarak geçer.Bir tek meryem suresinde bu durumun farklı olması çelişki arzeder.onun soyundansın diyerek mecazi yakıştırma tefsire girer ki,biliyorsunuz ki tefsir kişiye göre farklı algılanan bir olgudur.
Ayrıca orada bir olay anlatılıyor,halkın tepkisi anlatılıyor.Kuran ın kendisi böyle bir mecazi yakıştırma yapsa eyvallah.ancak bir olay için ordaki halk bunu kastetmiştir demek Kuranın sadece kendine göre görüş yaratmış demektir.Zaten böyle bir olay başka hiçbir ilahi kitapta nedense yoktur…
July 1st, 2011 at 11:22
Ben size başka ilginç bir ayet daha göndereyim bu konuyla ilgili.zuhruf 48
meal örnekleri
Diyanet işleri
Onlara gösterdiğimiz her mucize diğerinden daha büyüktü; doğru yola dönmeleri için onları azaba uğrattık.
zuhruf 48
Süleyman Ateş
Onlara gösterdiğimiz her mu’cize, mutlaka kızkardeşinden (ötekinden) büyüktü. Belki dönerler diye onları (kıtlık, tûfân, çekirge gibi türlü) azâb(lar) ile cezâlandırdık.
Edip Yüksel
Onlara bir birinden büyük mucizeler gösterdik ve belki dönerler diye başlarına çeşitli felaketler getirdik.
bu ayette mın uhti diye bir kelime var.bu kelimenin anlamı diğeri benzeri veya kızkardeş anlamında geçer.ve yukardaki meallerde diğeri diye kullanan var ama mucizeyi eklemiş.direk kızkardeş diye kullanan var.eğer
zuhruf süresini inceleyin üstteki ayetleri Hz.Musa dan bahseder.Hz.musanın mucizelerinden.ve oradaki meallarin bazıları kızkardeş diye tabir eder veya kızkardeşin mucizesi.yanii yine burada Hz.musa nın kızkardeşi diye bahsediliyor.peki mucize kime verildi Hz.İsa yı doğuran meryeme.mucizeyi yapan kim Hz.meryem,Hz.isa yı doğuran meryem in Musa diye bir kardeşi yok.Musa nın kardeşi meryem adında var ancak o Hz.isa yı doğuran Meryem değil…yanii kısaca tam bir karmaşa.belli ki meryemler karışmış birbirine…
September 3rd, 2011 at 04:53
Bu siteyi yeni fark ettim ve simigo rumuzlu kişiyi oldukça başarılı buldum…Sitelerde dinini savunmaya çalışan kişilerin bilimsel tartışmalarda mutlaka tıkandığını ve işi iman boyutuna çektiğini gözlemliyorum…Bilimsel olarak dünyanın yuvarlaklığını ispatlasanız bile kişinin kutsal kitabı dünyaya düz demişse inanan kişiye dünyanın yuvarlaklığını anlatmak çok zordur..Bu sitenin sahibi olan İhsan A. beye değerli çalışmasından dolayı saygılar sunuyorum..Bir müslümanın hıristiyan inancındaki İsa’nın bir masal kahramanı olduğunu görmesi büyük bir olaydır. Bunun bir sonraki aşaması Kur’andaki İsa ile hıristiyanlıktaki İsa’nın aynı kişiler olduğunu anlamasıdır..Ailesi, doğumu, peygamberlik süresi, mucizeleri, ismi ile aynı kişiden bahsediyoruz. Tartışılan sadece statüsü ki bu önemli değil. Zaten bir kere bu kişinin öyle ya da böyle hiç yaşamadığı idrak edilmiştir. Kur’anda anlatılan kişi eğer Anadoluda yaşayan Apollinos ise sayın yazardan merakla öğrenmek isterim, bu Apollinos dünyaya bakire bir anneden babasız mı dünyaya gelmiştir?..
September 3rd, 2011 at 05:17
Bu siteyi yeni fark ettim ve simigo rumuzlu kişiyi oldukça başarılı buldum…Sitelerde dinini savunmaya çalışan kişilerin bilimsel tartışmalarda mutlaka tıkandığını ve işi iman boyutuna çektiğini gözlemliyorum…Bilimsel olarak dünyanın yuvarlaklığını ispatlasanız bile kişinin kutsal kitabı dünyaya düz demişse inanan kişiye dünyanın yuvarlaklığını anlatmak çok zordur..Bu sitenin sahibi olan İhsan A. beye değerli çalışmasından dolayı saygılar sunuyorum..Bir müslümanın hıristiyan inancındaki İsa’nın bir masal kahramanı olduğunu görmesi büyük bir olaydır. Bunun bir sonraki aşaması Kur’andaki İsa ile hıristiyanlıktaki İsa’nın aynı kişiler olduğunu anlamasıdır..Ailesi, doğumu, peygamberlik süresi, mucizeleri, ismi ile aynı kişiden bahsediyoruz. Tartışılan sadece statüsü ki bu önemli değil. Zaten bir kere bu kişinin öyle ya da böyle hiç yaşamadığı idrak edilmiştir. Kur’anda anlatılan kişi eğer Anadoluda yaşayan Apollinos ise sayın yazardan merakla öğrenmek isterim, bu Apollinos dünyaya bakire bir anneden babasız mı dünyaya gelmiştir?..
September 3rd, 2011 at 05:21
eğer incilde anlatılan İsa’nın hayatı Apollinos’tan uyarlama ise Kur’an’daki bakire bir kadından dünyaya gelen babasız Meryem oğlu İsa Mesih kimdir?
September 3rd, 2011 at 10:34
DENİZ BEY; APOLLONİUS KONUSUNUN ASLI ŞUDUR:APOLLINUİS, ROMA DÖNEMİNDE ŞİNDİKİ NİĞDE İLİMİZ CIVARINDA HZ. İSA İLE AYNİ YILLARDA YAŞAMIŞ BİR PAGAN BİLGEDİR. BU KİŞİ HAKKINDA
YAZILAN ESERLERE BAKILDIĞINDA HZ. İSA’NIN İNCİLDEKİ HAYATINA BİR ÇOK AÇIDAN BENZERLİKLER VARDIR.HZ. İSA HAKKINDA İNCİLDEN BAŞKA ESER YOKTUR DİYEREK BİRİLERİ İSA HİÇ YAŞAMAMIŞTIR, İNCİLDE ANLATILANLAR PAGAN KAHİNİN HAYATIDIR VS. İDDİALARLA BİR YERE VARMAK MÜMKÜN DEĞİL. HZ. İSA’YI ANLATAN İNCİLDEN BAŞKA BİR SÜRÜ ESER VAR. KONUYU DOĞRU TANIMLAMAK GEREK. GÖRÜLEN ŞU Kİ, İSA DİYE BİR PEYGAMBERİN YAŞADIĞINDAN BAHSEDEN ÇOK ESER VAR. ANCAK BU ESERLERİN RESMİ KİLİSEYE AİT PAVLUSCU ANLAYIŞTA OLANLARINDAKİ İSA’NIN HAYAT HİKAYESİ, APOLLİNUİS’LE BENZER YÖNLERİ ÇOK. BU İKİ İNSANIN HAYAT HİKAYELERİ KARIŞTIRILMIŞ OLABİLİR. ANCAK HZ. İSA’NIN HAYATINDAN BAHSEDEN RESMİ İNCİLLERİN DIŞINDAKİ, İSA İLE BERABER YAŞAMIŞ İLK HAVARİLER OLAN NASRANİ-EBONİTLERİN ESERLERİNDEKİ İSA FARKLIDIR.BENCE PROBLEM İSA’NIN YAŞAYIP YAŞAMADIĞINDAN ZİYADE HAYATININ DOĞRU ANLATILIP ANLATILMADIĞIDIR. BU KONU İLE İLGİLİ AŞAĞIDAKİ BÖLÜMDE 2. YORUMU OKUMANIZI TAVSİYE EDERİM.
http://www.hzisahristiyanmiydi.com/vi04gunumuzde-tek-tanri-anlayisi/gunumuzde-tek-tanri-anlayisi.html#more-41
September 4th, 2011 at 01:38
İhsan Bey linkini verdiğiniz yorumunuza baktım, oradan bir alıntı yaparak sorumu yineliyeyim,
——————————————————
Bu ara sayın ALTINDAL’ı İsa hiç yaşamamıştır diye eleştiren bazı çevrelerin eleştirilerinin yersiz olduğunuda belirtmiş olalım. Kendisi bizim kitabımızda Hz. İsa hakında, İncillerde anlattığımız tutarsızlıkları çok iyi bilen biri ve İncillerde anlatılan kişinin Hz. İsa olamayacağını; Hz. İsa ile ayni çağda, Anadolumuzun Niğde ili yakınlarında yaşamış Pagan Kahin Apollonius olabileceğini iddia etmektedir
—————————————————-
İncillerde anlatılan kişi Hz.İsa değil diyelim, bu ispatlanmış olsun mahkeme kararıyla. Peki Kur’an’da anlatılan İsa ile İncil’de anlatılan İsa arasında ne fark vardır?…( Tanrı mı peygamber mi tartışması dışında)
September 4th, 2011 at 10:53
KURANDA ANLATILAN İSA İLE İNCİLDE ANLATILAN ARASINDA TANRILIĞI VE ÇARMIHTA ÖLÜP DİRİLMESİ VE TEKRAR DÜNYAYA GERİ DÖNMESİ KONUSUNDA FARKLILIKLAR VAR. BABASIZ DOĞUMU ŞİFACILIĞI VE MUCİZELERİ KONUSUNDA BİR FARK YOK.
MUCİZELERE GELİNCE BUNLAR OLMAYACAK ŞEYLER DEĞİL. BUGÜN GÜNÜMÜZDE ATEİST PAGAN ANLAYIŞTA BİRÇOK KİŞİ BİZİM MUCİZE DİYE BİLDİĞİMİZ ŞEYLERİ GERÇEKLEŞTİRDİĞİNİ GÖRMEKTEYİZ. öZELLİKLE ŞİFACILIK VE MEDYUMCULUK YETİLERİNE SAHİP BİRÇOK KİŞİ VARDIR. OLAĞANÜSTÜ FİZİK ÖTESİ OLAN BİRÇOK OLAYI GERÇEKLEŞTİRME YETİSİ DİNDARLIKLA İLGİSİ OLMAYAN KİŞİLER DE SAHİP OLABİLMEKTEDİR. DOLAYISIYLA BÖYLE BİR GÜÇLE DONATILMIŞ BİR PEYGAMBER OLMASI NORMAL BİR DURUMDUR.
SAYIN ALTINDAL HER İKİSİNİNDE ROMA PAGANNİZMİNDE TANRI VE TANRININ OĞLU DİYE ANILMALARINDAN VE MUCİZEVİ OLAYLARDAN OLSA GEREK BÖYLE BİR İDDİA ORTAYA ATMIŞTIR.
September 4th, 2011 at 22:40
KURANDA ANLATILAN İSA İLE İNCİLDE ANLATILAN ARASINDA TANRILIĞI VE ÇARMIHTA ÖLÜP DİRİLMESİ VE TEKRAR DÜNYAYA GERİ DÖNMESİ KONUSUNDA FARKLILIKLAR VAR. BABASIZ DOĞUMU ŞİFACILIĞI VE MUCİZELERİ KONUSUNDA BİR FARK YOK.(İlhan Akkurt)
——————————————–
Anladığıma göre hayat hikayesinde farklılıklar olsada Kur’an ve İncil’in anlattığı,Bakire Meryem’den babasız dünyaya gelen Yahudi asıllı İsa Mesih aynı kişi…İki dinde aynı kişiyi farklı şekilde ele almış.
İncil’deki İsa Aytunç Bey’in iddia ettiği gibi Apollinos’tan esintiler taşıdığı gibi bundan çok daha fazla Mitraizmden, Horus, İsis, Attis kültlerinden de
izler taşıyor.
AİHM’deki davaya konu olan İsa hiç yaşamayan ve bu efsanelerden türetilmiş bileşke bir sanal kişilikse ve İncil bu sanal kişiyi gerçekmiş gibi İsa ismiyle kopyalamışsa, Kur’an’da İsa’yı İncil’den kopyalamış demektir…Çünkü anlatılan İsa aynı İsa..farklılık teoloji farklılığının yarattığı yorum farkı..Bu İsa’lardan birini çürüttüğünüzde diğeri de çürür.
Belki siz bunu görmek istemiyor ya da göremiyor olabilirsiniz ama insanlar İsa’nın yaşamadığı konusunda bilinçlendikçe İslamiyette bu sorgulamadan payını alır.
İlhan Bey siz bu çalışmanız Hıristiyanlıktaki İsa’nın hiç yaşamamış olduğunu ortaya koyarak İslam’daki iSA’nın gerçekliğini göstermek istemişsiniz ama durum hiç öyle gözükmüyor..İsa’nın şahsında Hıristiyanlık çökerse İslam’da çöker..
Benim kanaatim böyle, saygılar.
September 5th, 2011 at 00:03
Benim isa hiç yaşamamıştır diye bir iddiam yok.Ayrıca isa peygamber diye bir şahsiyetin yaşadığı konusunda delil yok değil.
September 6th, 2011 at 07:49
Hıristiyanlıktaki isa’nın hiç yaşamadığını iddia ediyorsunuz. Buna karşı Kur’andaki İsa’nın yaşadığını ispatlamaya çalışıyorsunuz. Biri yaşamışsa diğeri de yaşamıştır, yaşamadıysa ikisi de yaşamamıştır. Bunlar aynı şahsiyet. Pavlus’un İsa’sı ile Kur’an’ın İsa’sı aynı kişi..Aytunç Bey iSA’nın yaşamadığına şahitlik ediyorsa bu İslam’ı da bağlar.
——————————————————-
http://aytuncaltindal.com/haber/hz_isanin_yasamadigini_ispatlamak.htm
ANCAK BEN DEĞERLİ UZMANIMIZ AYTUNÇ ALTINDAL’I ARAYARAK “BEN DE VATİKANA, PAPAYA BAŞ VURACAĞIM VE SİZİN KARŞINIZDA PAVLUS’UN İSA’SI GERÇEKLERE UYGUN OLMAYABİLİR, ANCAK İNCİLDE HZ. İSA’NIN KARDEŞİ YAKUP VE HZ. İSA HAKKINDA AYNİ DOĞRULTUDA BİLGİ VEREN KURAN’NIN ANLATTIĞI İSA YAŞAMIŞTIR DİYE ŞAHİTLİK YAPACAĞIM” DEMİŞTİM. KENDİSİDE BANA “BU İDDİANIZA BİR İTİRAZIM YOK. BEN PAVLUS VE DAHA SONRA KİLİSE TARAFINDAN PAGAN TANRI ANLAYIŞINA UYDURULMUŞ İSA YAŞAMAMIŞTIR.” DİYORUM. DEMİŞTİR. (İlhan Akkurt)
September 6th, 2011 at 13:09
BU FARKI AÇIKLAYAN KONU HAKKINDA YETERLİ BİLGİ VERDİM SANIRIM.
September 6th, 2011 at 18:04
sizi çelişkiler içinde görüyorum ben, iddianızı savunamıyorsunuz, kusura bakmayın. Ne yapmaya çalıştığınız da belli değil, kafa karmaşası var sizde,
saygılar.
September 23rd, 2011 at 15:26
Hristiyanlıkta ki ve İslamiyet de ki Hz.İsa farklıdır aslında. Her ne kadar iki tarafta aynı kişiden bahsediyormuş gibi görünsede her iki taraf da ona farklı vasıflar ve kader, geçmiş yükler. Yoksa tarihteki Hz.İsa tek kişidir ve işin özünde aynıdır. Fakat, hristiyanların anlattığı kişi aslında var olmamaıştır. Olay bu.
Hristiyanlar, Baba-Oğul-Kutsal Ruh üçlemesini kendinde barındıran bir ilah-oğuldan ve çarmıha gerilerek ,, kendini feda etmiş bir İsa’dan bahseder. İslam ise tam tersini söyler. Çarmıha gerilmemiştir, İlah değildir, aksine bir insan ve peygamberdir. Geçmişte yaşayan islam da bahsi geçen kişidir, hristiyanlıkta bahsi geçen değil.
Hristiyan İsa yaşamadı, Müslüman isa yaşadı diyor.
____
Hasan bey konuşalı çok olmuş ama olsun söyleyim. Hasan bey, sizin inancınızın temellerini sorguluyoruz. siz ise bu konud açok bilgileri olan kişiler değiliz diye bizi başka yerlere çekmeye çalışmışsınız. Eğer inancınızın temelleri hakkınd açok bilgi sahibi değil iseniz nasıl sağlam bir inanca shaip olabilirsiniz:? Kör bir inanç değil de nedir sizinkisi o zaman? Demek hristiyanlık hakkında bilmediğiniz o kadar şey var ki buna rağmen biz sorduğumuzda bilmediğiniz halde gidip sorup öğrenim gelmiyorsunuz gerek duymuyorsunuz araştırmaya da. Korku seziyorum….
October 16th, 2011 at 00:59
Thanks for a marvelous posting! I seriously enjoyed reading it, you are a great author.I will remember to bookmark your blog and definitely will come back someday. I want to encourage you to ultimately continue your great writing, have a nice weekend!