İslâm’a hizmet etmesi papazları fena kızdırdı

 

Müslüman olduktan sonra Musa ismini alan Bangura, davet çalışmalarına başladı. Musa, Hıristiyanlarla girdiği münazaralardan ve verdiği davet çalışmalarından bugüne kadar binlerce kişinin Müslüman olmasına vesile oldu.

Afrika Sierra Leone’de Müslümanlara en şiddetli şekilde düşman olan Hıristiyan evanjelist bir ailede dünyaya gelen ve yıllarca bu uğurda eğitim alarak, papaz olan Moses Bangura, 1993 yılında hidayete ererek, Müslüman oldu ve Musa ismini aldı. Müslüman olduktan sonra çevresi ve ailesi tarafından dışlanan Musa Bangura, bütün zorluklara göğüs gererek, İslamiyet’i yaşamaya devam etti. Bu uğurda Hıristiyanların hedefi haline de gelen ve tehditler alan Bangura, bugüne kadar yaptığı davet çalışmalarında birçok kişinin hidayete ermesine vesile oldu. İHH İnsani Yardım Vakfı’nın daveti üzerine İstanbul’a gelen Musa Bangura ile Müslüman olmadan önceki hayatını, İslam ile şereflenmesini ve İslam’a davet çalışmalarını konuştuk…Öncelikle Müslüman olmadan önceki hayatınız nasıldı?

Hıristiyan bir aileden geliyorum. Babam Amerika’da evenjalist olan misyoner bir kuruluşa üyeydi. Babamın Amerika’daki bir arkadaşı 14 yaşımdayken, beni evlat edindi ve Amerika’ya getirdi. Amerika’da 3 yıl eğitim aldıktan sonra Afrika’da Liberya’ya eğitim almaya gittim. Burada, Hıristiyanlıkla ilgili aldığım 4 yıllık eğitim üzerine papaz oldum. 2 sene sonra ise Güney Afrika’da Müslümanların Hıristiyanlığa nasıl geçirileceği konusunda 6 aylık bir eğitim aldım. Daha sonra tekrar Liberya’ya döndüm. Ülkem Sierra Leone’de ise iç savaş çıkması nedeniyle ülkeme geldim ve burada papaz olarak çalışmaya başladım.

İslam ile şereflenmeniz nasıl oldu?

Ülkemdeki konumum çok iyiydi. Farklı dinlerdeki insanları bir stadyumda veya büyük bir konferans salonunda toplayıp, onlara hitap ederek, Hıristiyan olmalarını sağlıyordum. Bu sıralarda bir rüya gördüm. Rüyamda bir ses duydum ve bu ses yaptığım işin yanlış olduğunu söylüyordu. İlk başlarda önemsememiştim ama rüyalarım tekrarladı ve sonrasında bir genç rüyama girmeye başladı. Genç rüyamda, benim yanlış yolda olduğumu ve İslam’a girmem gerektiğini söylüyordu. Bana rüyamda abdest aldırıp, camiye götürdü. İslam’a girersem, kurtulacağımı, girmezsem hem bu dünyada hem de ahirette kaybedenlerden olacağımı söyledi. Ben ise bir camiye giderek, rüyamı yorumlatmak istedim. Camiye gittim ve imama rüyamı anlattıktan sonra imam bana bu rüyanın İslam’a davet olduğunu ve Müslüman olmam gerektiğini söyledi. Çok fazla önemsemedim ama rüyaların devam etmesi sonucunda, kurtuluşu İslam’da bularak, 1993 yılında Müslüman oldum. İmam, Moses olan ismimin Musa olmasını istedi. Ve bundan sonra da ismim Musa oldu.

Müslüman olduktan sonra çevrenizdeki insanların tepkisi nasıldı?

Sierro Leone’deki büyük bir camide benim için Cuma namazından sonrası için ihtida programı hazırlandı. Beyaz bir elbise giydirmişlerdi ve başıma da sarık sarılmıştı. Kelime-i Şehadet getirip, Müslüman olduktan daha sonra evantejistlerin kendi aralarında yaptığı geniş katılımlı bir toplantıya bu kıyafetlerimle giderek, Müslüman olduğumu söyledim. İlk başlarda, akıl hastası olduğumu düşündüler. Tekrar Hıristiyanlığa geri dönmemi istediler. Ben ise kararlı bir Müslüman olduğum için beni sildiler. Bu sırada kilisenin verdiği evi ve arabayı benden aldılar. Anne ve babam ise beni evlatlıktan atarak, mirastan men ettiler. Her şeye sahipken bir anda hiçbir şeyim yoktu. Bir Müslüman bana bir oda açtı ve orada kaldım. Müslümanların hiçbir şeyi yoktu ama birbirlerine çok iyi bir şekilde sahip çıkıyorlardı ve moral veriyorlardı.

Eşiniz Müslüman oldu mu?

Müslümanlığa girdikten sonra eşime söyledim ve hemen kabul ederek, o da Müslüman oldu. Ama imkansızlıklara dayanamayarak, üç çocuğumu da alıp, benden ayrıldı. Ben ise daha sonralardan Müslüman birisiyle evlendim… Bunun gibi daha bir sürü zorluk yaşadım.

Mesela ne tür zorluklar yaşadınız?

Müslüman olduktan sonra camilere gidip, vaazlar vermeye başladım. Hıristiyanlıktaki ve İncil’deki eksiklikleri söyledim. Hıristiyanlar ise bu durumdan rahatsız oldular. Şahsıma karşı ciddi tehditler oldu. Bir dönem tek başıma sokağa dahi çıkamıyordum. Sürekli birileriyle gezmek zorundaydım. Bu sırada ülkemdeki Müslüman din adamları, Hıristiyanlara mektup yazdı. Mektuplarında; “Siz sürekli insanları Hıristiyan yapıyorsunuz biz ise bir şey demiyoruz. Sizden bir Hıristiyan Müslüman oldu diye bu düşmanlığınız neden? Eğer bu kişiye bir şey olursa savaş çıkarırız” dediler. Bunun üzerine tehditler kesildi.

Münazaralar sayesinde yüzlerce kişi İslam’la şereflendiHıristiyanlar benim verdiğim vaazlardaki bazı konulardaki rahatsızlıkları dile getirdiler ve konuşmamam gerektiğini ülkemdeki sözü geçen bir din alimine söylediler. Din alimi ise beraber bir münazara düzenlenmesini ve tezlerin tartışılması gerektiğini belirtti. Bunun üzerine münazara yaptık. Münazarada ise kim kaybederse dinini değiştirecekti. İlk münazarada, 500 kadar farklı ülkelerden ve mezheplerden siyah, beyaz Hıristiyanlar vardı. Müslümanlardan ise 100 kişi vardı. Bu durum bazı Müslümanlarda tedirginlik oluşturdu. Ben ise bu tartışmayı bizim yapmayacağımızı, Allah’ın bize yardım edeceğini söyledim. Daha sonraları bu tür münazaralar 15 defa yapıldı ve hepsinde elhamdülillah Müslümanlar kazandı.

Münazaralarda neler tartışıldı?

Vaazlarımda, Hz. İsa’nın Aralık ayının 25′inde doğduğunun söylediğini ama bunun doğru olmadığını söylüyordum. Bana bunu sordular. Ben ise bizim Müslüman olduğumuzu ve her şeyin Kur’an’da olduğunu söyledim. Siz de Hıristiyansınız o zaman bana, ‘İncil’de Hz. İsa’nın Aralık ayının 25′inde doğduğunu söyleyin’ dedim. İncil’de bu konunun olmadığını ama İncil’de Hz. Muhammed’in açık bir şekilde geleceği söyleniyordu ve bunu kabul etmiyorlardı. Bu konuda da tartışmıştık. Münazaralarda, Allah’ın evinde şarkı ve dans edilmeyeceği gibi konular da vardı…Afrika, Hıristiyan misyonerlerin
tehdidi altında

Ülkenizde, “Neden İslam” isimli bir dernek kurdunuz. Bu dernekte ne tür davet çalışmaları yapıyorsunuz?

İnsanları İslam’a davet ediyorum. Halk seminerleri yapıyoruz. Dinimizi anlatıyoruz. Allah’ın bir olduğunu, İslam’ın hak din olduğunu anlatıyorum.
Bu zamana kadar davet çalışmanızda kaç kişinin hidayete ererek, Müslüman olmasına vesile oldunuz?
Davet çalışmaları ve münazaralar sonrasında, 4402 kişinin Müslüman olmasına elhamdülillah vesile oldum. Bunlardan 500 tanesi papazdı.

Kur’an-ı Kerim’de en çok etkilendiğiniz ayet hangisi?

Bakara suresi 285. ayetten çok etkilendim. Ayette; “Peygamber kendine Rabbinden indirilene inandı, mü’minler de (buna inandılar). Tümü Allah’a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman ettiler. “Biz O’nun peygamberlerinden hiçbirini diğerlerinden ayırmayız.” Yine: “Duyduk ve itaat ettik. Senin bağışlamanı diliyoruz, ey Rabbimiz; dönüş de sanadır” dediler” yazıyor.

Afrika’daki misyonerlik çalışmaları ne boyutta?

Hıristiyanlarda maddi imkanlar çok fazla. Hıristiyan misyonerler, fakir insanlara elbise gibi eşyalar veriyorlar. Onları maddi olarak, destekliyorlar. Birde, bazı kişilerin sağırları, körleri iyileştirdiği şeklinde doğru olmadıklarını kendileri bildiği halde bu tür yalanlar söylüyorlar. Halk ise fakir ve bu konuda bilgisi olmadığı için bunlara inanıp, din değiştirebiliyor. Musa Bangura:

İSLÂM’IN GÜZELLİĞİNE KARŞI KOYAMADIM

Hıristiyan evenjalist bir papazken, İslam ile şereflenen Sierra Leoneli Musa Bangura, yaptığı davet çalışmaları sonucunda 500′ü papaz olmak üzere 4 bin 402 kişinin Müslüman olmasına vesile oldu.
Amerika ve Afrika’nın birçok ülkesinde Müslümanların nasıl Hıristiyan yapılacağı üzerine yıllarca eğitim alan ve bu uğurda çalışan Musa, İslam’ın güzelliğine daha fazla karşı koyamadığını ve sonunda Müslümanlığı seçerek hidayete erdiğini kaydetti.

Hüseyin Kulaoğlu / Yeni Akit

0 toplam okundu, 0 bugün okundu, son okundu