Gelelim Kuran’ın İnciller ve Hıristiyanlar hakkında hükmüne. Kurandan doğru bir hüküm çıkarmak için bilinmesi gereken iki önemli gerçeğe dikkat etmek gerekir. Birincisi okuduğumuz ayetin iniş sebebbidir. Yani hangi şartlarda ki konu hakkında inmiştir. İkicisi ise, aranan konu hakkında kesin hükmün, o konuya ait en son inen ayetlerde olmasıdır. Bu iki esasa dikkat edilmezse başka bir konuyu açıklayan bir ayet, ilgisi olmayan bir konu hakkında hüküm olarak değerlendirilme yanlışına düşülebilir. Savaş meydanlarında inen bir hükmü, barış ortamlarındaki bir hüküm olarak kullamak gibi bir durum buna örnektir. Kuran 23 yıl gibi uzun bir dönemde toplumu yavaş yavaş değiştirerek tamamlanmış bir kitaptır. Yani kuran’nın bütün hükümleri bir anda gelmemiştir. Bazı konularda ilk inen ayetlerde detaylı ve net bilgi verilmemiştir. Daha sonra ilerleyen zaman içinde konu hakkında daha detaylı açıklamalar yapılarak son hüküm ortaya konmuştur.  Bu konuya çok bilinen bir örnek vermek gerekirse sarhoşluk veren içkiler hakkında ilk inen ayette “üzümden çeşitli faydalı şeyler ve içki üretirsiniz” anlamında nötr bir yaklaşım vardır. Daha sonra ki ayette “içkide zararda vardır faydada ama zararı daha fazladır” (Bakara-219) şeklindedir. Kesin bir yasak yok .Yani isteyen içer isteyen içmez anlamında. Daha sonra “sarhoşken namaza yaklaşmayın” (Nisa-43) anlamında ve en son inen ayette” içki, fal okları şeytanın pislikleridir” (Maide-90) anlamında kesin yasak edilmektedir. Tabi şu elimizdeki Kuran’da ayet ve sureler iniş sırasına göre dizilmediği için bunu anlamak zor. Aslında meal ve tefsirler iniş sırasına göre okunursa birçok konu daha net anlaşılacaktır. Şimdi birisi İŞİNE GELDİĞİ şekilde bu gerçekleri göz önüne almadan, ilk ayetleri delil olarak alır ve diğerlerini görmezden gelirse Kuran’ın zıttına bir karar verebilir. Allah Kuran’da bir konu ile ilgili ayetleri zaman içinde yavaş yavaş açarak son hükmü bildirir. İŞTE KURANDAN  BİR METNİN İÇİNDEN İŞİNE GELEN İFADEYİ CIMBIZLA SEÇİP HÜKÜM VERMEK İŞGÜZARLIKTAN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR. 

İslamın ilk yıllarında Kuran’ın, Ehli kitabın hakkında ve ellerindeki Tevrat ve İncil hakkında olumlu ifadelerin yer alması, bu dinlerin ve bu kitapların muhtevasının hepsini onaylaması  ve kainatın sonuna kadar yürürlükte kalacakları anlamı çıkmaz. Kuran’da İncil-Tevrat ve diğer din mensuplarını övücü ayetlerin olduğu doğrudur. Ama kuran’dan ve İslam’dan başka diğerlerinin hükmünün kalmadığını dikte eden bir çok ayette  vardır. Eğer sadece öven ayetlere bakıp bunların da hükmü geçerlidir dersek yanlış hükme varırız. Her birini göz önüne alıp gerçek bir değerlendirme yapmak gerekir. Hz. Muhammed Medineye hiçret-göç ettiğinde bu şehirdeki Yahudi ve Hıristiyanlar ile barış ortamında beraberce yaşamak için bir antlaşma yapmıştı. Bu antlaşmaya göre her din sahibi dininde ve kitabını uygulamakta özgür olacaktı.

DİĞER DİNLERİN İNANANLARIYLA OLAN İLİŞKİLERDE ÖNCELERİ,  TEVRAT VE İNCİLİ ÖVÜCÜ MAİDE SURESİ-44,45,46,47,48,49 AYETLERİ İNER VE DEVAMINDA DA 66,68,69 AYETLERİ İNER. BU DÖNEM İSLAMIN VAHİYLERLE OLUŞTURULDUĞU BAŞLANGIÇ YILLARIYSI. ALLAH SON DİNİNİ YENİ KURMAKTADIR, BU DÖNEMDE EHLİ KİTAP PUTPERESTLERDEN DAHA ÜSTÜN TUTULMAKTA VE DİĞER DİNLERİN HÜKMÜ, YANİ KİTAPLARI HALA GEÇERLİYDİ. ÇÜNKÜ HZ. İSA’NIN PEYGAMBERLİĞİNDE  OLDUĞU GİBİ, KUTSAL KİTAPTAKİ BAZI BOZUKLUKLARI DÜZELTECEK PEYGAMBER YENİ GELMİŞTİ. ÖNCE ASIL HAKİM ANLAYIŞ OLAN PUTPERESTLERE KARŞI TEVHİD İNANCININ ÜZERİNDE DURULMAKTA OLDUĞU GÖRÜLÜR.

 BİR GÜN  YAHUDİLER BİR KONUDA ( ZİNA) TEVRAT’TA Kİ SERT CEZAYI UYGULAMAK YERİNE, HZ. MUHAMMED’DEN HÜKÜM KOYMASINI İSTEDİKLERİNDE “YANLARINDA TEVRAT VARKEN NEDEN SENDEN HÜKÜM SORARLAR” AYETİ BU DÖNEM İÇİN GEÇERLİ BİR HÜKÜMDÜR. ÇÜNKÜ HER DİN SAHİBİ KENDİ DİNİ ESASLARINI UYGULAMAKLA SORUMLU OLAN BİR ANTLAŞMA YAPMIŞLARDI. YANİ HZ. MUHAMMED’İN YUKARIDAKİ TEVRAT’LA İLGİLİ SÖZÜ TEVRAT’I ONAYLAMASINDAN DEĞİLDİR. HER DİN MENSUBUNUN KENDİ KİTABINA GÖRE HÜKMETMESİ VURGULANMAKTADIR. DAHA SONRA DİĞER DİN SAHİPLERİNİ DÜZENLEYEN AYETLER GELMEYE BAŞLADI. İLK GELEN AYETLERDE HIRİSTİYAN VE YAHUDİLER’İN DİKKATİ, “ÖNCELERİ ELİNİZDEKİ KİTAPLARI DOĞRULTUCU YENİ BİR KİTAPTAN”, DAHA SONRALARI ÇEŞİTLİ YÖNLERİ “DEĞİŞTİRİLEN, UNUTULAN VE TAHRİB EDİLEN” ESKİ DİNİN YERİNİ ALACAK OLAN BU YENİ DİNE ÇEKİLMEYE ÇALIŞILMIŞTIR VE İLERLEYEN ZAMAN İÇİNDE “ALLAH KATINDA TEK DİN İSLAMDIR” HÜKMÜ GELMİŞTİR. ŞİMDİ BUNLARI GÖRECEĞİZ.

 Eğer Kuran Yahudi ve Hıristiyanların şu anda ellerinde bulunan TEVRAT VE İNCİLİ tamamen doğru kabul ediyor ve geçerliliği devam ediyorsa (tabi tamamen reddetmez kısmen ilahi vahiyler vardır.   Zaten bazı konularda ellerindeki kitaplara bakmazlar mı şeklindeki ikazlar bu gibi konulardadır), neden Allah Kuran’da EHLİ KİTAP’I İSLAMA VE KURAN’A imana davet eder. Ayrıca ROMA KATOLİKLİĞİNDEN uzak bu diyarlarda Hz. İsa’nın doğru öğretilerine sahip NASRANİ-HIRİSTİYANLAR diyebileceğimiz gruplar yeni bir peygamber beklemekteydiler. Zaten Habeş Kralı Necaşi Örneği bu iddiamızı  doğrulamaktadır. Bu sebeble davet önceleri çok yumuşaktır:

 46-“İçlerinden zulmedenleri bir yana, ehl-i kitapla ancak, en güzel yoldan mücadele edin ve deyin ki: ‘Bize indirilene de, size indirilene de iman ettik. Bizim ilâhımız da, sizin ilâhınız da birdir ve biz O’na teslim olmuşuzdur.’ (Ankebut-29)

 “41 – Elinizdekini (Tevrat’ın aslını) tasdik edici olarak indirdiğime (Kur’an’a) iman edin. Sakın onu inkar edenlerin ilki olmayın! Âyetlerimi az bir karşılık ile satmayın, yalnız benden (benim azabımdan) korkun.
 
91– Kendilerine: Allah’ın indirdiğine iman edin, denilince: Biz sadece bize indirilene (Tevrat’a) inanırız, derler ve ondan başkasını inkar ederler. Halbuki o Kur’an kendi ellerinde bulunan Tevrat’ı doğrulayıcı olarak gelmiş hak kitaptır. (Ey Muhammed!) Onlara: Şayet siz gerçekten inanıyor idiyseniz daha önce Allah’ın peygamberlerini neden öldürüyordunuz? deyiver.
(Bakara-2-Diyanet vakfı meali)

 

Önceleri ehli kitabı fazla eleştirmezken daha sonraları, atalarının yanlışlığı üzerinde ısrar edenler ve dünyevi menfaat peşinde olanlarla, “HEPSİ BİR DEĞİLDİR” diye hak dine yakın olanlarla olmayanlar ayırt edilmiştir:

 

“113-Onların (Kitap ehlinin) hepsi bir değildir. Kitap ehli içinde, gece saatlerinde ayakta duran, secdeye kapanarak Allah’ın âyetlerini okuyan bir topluluk da vardır.

114- Onlar, Allah’a ve ahiret gününe inanırlar. İyiliği emrederler. Kötülükten men ederler, hayır işlerinde birbirleriyle yarışırlar. İşte onlar salihlerdendir.

115-Onlar ne hayır işlerlerse karşılıksız bırakılmayacaklardır. Allah, kendisine karşı gelmekten sakınanları bilir. (ali İmran-2)

 62-Şüphesiz, inananlar, Yahudi olanlar, Hıristiyanlar ve Sabiilerden Allah’a ve ahiret gününe inanıp yararlı iş yapanların ecirleri Rablerinin katındadır. Onlar için artık korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir.” (Bakara-1)

 

Demek ki durum Prof. Süleyman Ateş gibilerin dediği BU KİTAPLAR VE DİNLER KIYAMETE KADAR GEÇERLİ DEĞİL. Eğer bu iki kitabın gecerliliğini Kuran onaylamışsa ve bu kitaplara göre yaşayan herkes kurtulacaksa, aşağıdaki Kuran ayetlerini nasıl değerlendireceğiz;

 64- De ki: “Ey Kitap ehli! Ancak Allah’a kulluk etmek, O’na bir şeyi eş koşmamak, Allah’ı bırakıp birbirimizi rab olarak benimsememek üzere, bizimle sizin aranızda müşterek bir söze gelin”. Eğer yüz çevirirlerse: “Bizim müslüman olduğumuza şahid olun” deyin.(Ali İmran-64)

111 – Bir de; “Yahudi ve Hıristiyanlardan başkası Cennet’e girmeyecek” dediler. Bu, onların kuruntuları! De ki: “Eğer doğru söyleyenler iseniz (iddianızı ispat edecek) delilinizi getirin.” (Bakara-2)

 Aksine ehli kitap İslama davet edilmekte ve bu daveti kabul etmeyip hala eski dinlerinde kalmayı ısrar edenlerin akibeti bakın nasıl anlatılmaktadır. Prof. S.Ateş bunları iyi okumalı.

 “5 – Halbuki onlara, ancak dini Allah’a has kılarak, hakka yönelen kimseler olarak O’na kulluk etmeleri, namazı kılmaları ve zekâtı vermeleri emredilmişti. İşte bu dosdoğru dindir.

6 – Şüphesiz, inkâr eden kitap ehli ile Allah’a ortak koşanlar, içinde ebedi kalmak üzere cehennem ateşindedirler. İşte onlar yaratıkların en kötüsüdürler.(Beyyine)

 Ve en sonunda kesin hüküm bildiriliyor;

 “84-De ki: “Allah’a, bize indirilene (Kur’an’a), İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakub’a ve Yakuboğullarına indirilene, Mûsâ’ya, İsa’ya ve peygamberlere Rablerinden verilene inandık. Onlardan hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz. Biz O’na teslim olanlarız.”

85-KİM İSLAMDAN BAŞKA BİR DİN ARARSA, (bilsin ki o din) ondan kabul edilmeyecek ve o ahirette hüsrana uğrayanlardan olacaktır.” (Ali İmran-2)

 Aklımız da hiçbir şüphe kalmasın. Eğer ehli kitap cennetlikse bizimde onlara uymamızda bir sakınca olmamalı. Fakat onlara uyanları bakın Allah nasıl uyarmakta:

 100-Ey iman edenler! Kendilerine kitap verilenlerden herhangi bir gruba uyarsanız, imanınızdan sonra sizi döndürüp kâfir yaparlar. (Ali İmran)

YANİ BURDA, DİĞER PEYGAMBERLERİ VE KİTAPLARI KABUL ETMEK ONLARIN HALA GEÇERLİKLİĞİNİ ONAYLAMAK DEĞİLDİR. KONU İTİRAZ KABUL ETMEYECEK DERECEDE NETLEŞMİŞTİR. EĞER BU DİNLER HALA GECERLİLİĞİNİ KORUYORSA, NEDEN HZ. MUHAMMED KENDİSİNİ ZİYARETE GELEN NECCAR HIRİSTİYAN DİN ADAMLARIYLA TARTIŞIR VE ONLARI YENİ DİNE DAVET EDER. NEDEN ALLAH, BU TARTIŞMA SONUNDA İKNA OLMAYAN HIRİSTİYANLAR İÇİN;

“BU HUSUSTA SENİNLE KİM TARTIŞIRSA DE Kİ: GELİN OĞULLARIMIZI VE OĞULLARINIZI; KADINLARIMIZI VE KADINLARINIZI; KENDİMİZİ VE KENDİNİZİ ÇAĞIRALIM, SONRADA DUA EDELİM DE, ALLAH’IN LANETİ YALANCILAR ÜZERİNE OLMASINI DİLEYELİM. (ALİ İMRAN-61)

DİYE LANETLEŞME AYETİ GÖNDERİR ?

 İNCİL DEĞİŞMEMİŞSE, Kuran niçin Maide-17′de ve 72 ‘de “YEMİN OLSUN Kİ, MERYEMOĞLU İSA MESİH TANRIDIR DİYENLER KAFİR OLMUŞTUR” der ? “TANRI ÜÇÜN ÜÇÜNCÜSÜDÜR DİYENLER CEHEMNEMDEDİR ” DER ? NİÇİN “HZ. İSA İÇİN ÇARMIHA GERİLMEDİ” (Nisa-157) der ? EY EHLİ KİTAP MERYEM OĞLU İSA ANCAK BİR PEYGAMBERDİR (Nisa-171) DER? ALLAH “EY MERYEM OĞLU İSA! “ALLAH’TAN BAŞKA BENİ VE ANNEMİ İKİ TANRI EDİNİN” DİYE SEN Mİ SÖYLEDİN? (Maide116) der? NEDEN İNCİLE CEVAP OLARAK “ALLAH ÇOCUK EDİNMEMİŞTİR.0′NUNLA BERABER HİÇBİR TANRI YOKTUR” DER?

Kur’an İncil’i ve Hıristiyanları en belirgin sapkınlıkları, tevhid inancı konusunda devamlı eleştirirken, Tevrat ve Yahudileri de en büyük sapkınlıkları olan seçilmiş ırkı konusunda eleştirmektedir (Maide-18, Bakara-94-111,Araf-169,Ali imra-75).

 BUNLARLA İLK ZAMANLARDA YAKIN İLİŞKİDE OLUNMUŞ VE GERÇEĞİ ANLAMALARI İÇİN, BU YENİ DİNE (İSLAM) HZ. İBRAHİMİN YOLU DENMİŞ, KURAN DA AYNİ ALLAHTAN İNDİRİLMİŞ VE ELİNİZDEKİ KİTAPLARI DOĞRULAR DENMİŞ. AMA DAHA SONRA İLERLEYEN ZAMAN İÇİNDE YAKIN İLİŞKİLER BOZULMUŞ VE EHLİ KİTAP İÇİN BİR DÖNEM “YAHUDİ VE HIRİSTİYANLARI DOST EDİNMEYİN. ONLAR BİRBİRLERİNİN DOSTLARIDIR. SEN ONLARIN DİNİNE GİRMEDİKÇE ONLAR SENDEN MEMNUN OLMAZLAR ” DİYE HÜKÜM GELMİŞTİR.

DAHA SONRA DA SON HÜKÜM OLARAK “ONLAR SİZİN ÜLKENİZE VE DİNİNİZE SALDIRMADIKÇA ONLARLA İYİ İLİŞKİLER KURMANIZDA SAKINCA YOKTUR” HÜKMÜ SON HÜKÜM OLMUŞTUR. 

 

Gerçeği anlamak isteyene son olarak bir kaç Kuran ayeti daha göterelim:

 

12. Andolsun ki Allah, İsrailoğullarından söz almıştı. (Kefil olarak) içlerinden on iki de başkan göndermiştik. Allah onlara şöyle demişti: Ben sizinle beraberim. Eğer namazı dosdoğru kılar, zekatı verir, peygamberlerime inanır, onları desteklerseniz ve Allah’a güzel borç verirseniz (ihtiyacı olanlara Allah rızası için faizsiz borç verirseniz) andolsun ki sizin günahlarınızı örterim ve sizi, zemininden ırmaklar akan cennetlere sokarım. Bundan sonra sizden kim inkar yolunu tutarsa doğru yoldan sapmış olur.

13. Sözlerini bozmaları sebebiyle onları lanetledik ve kalplerini katılaştırdık. Onlar kelimelerin yerlerini değiştirirler (kitaplarını tahrif ederler). Kendilerine öğretilen ahkamın (Tevrat’ın) önemli bir bölümünü de unuttular. İçlerinden pek azı hariç, onlardan daima bir hainlik görürsün. Yine de sen onları affet ve aldırış etme. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever.

14. “Biz hıristiyanlarız” diyenlerden de kesin sözlerini almıştık ama onlar da kendilerine zikredilen (verilen öğütlerin veya Kitab’ın) önemli bir bölümünü unuttular. Bu sebeple kıyamete kadar aralarına düşmanlık ve kin saldık. Yakında Allah onlara yaptıklarını haber verecektir.

15. Ey ehl-i kitap ! Resulümüz size Kitap’tan gizlemekte olduğunuz birçok şeyi açıklamak üzere geldi; birçok (kusurunuzu) da affediyor. Gerçekten size Allah’tan bir nur, apaçık bir kitap geldi.

16. Rızasını arayanı Allah onunla kurtuluş yollarına götürür ve onları iradesiyle karanlıklardan aydınlığa çıkarır, dosdoğru bir yola iletir. “ (Maide Suresi )

 BİZİM ALLAH’IN KURAN’DA GÖRDÜĞÜMÜZ HÜKMÜ KISACA BU. ÜLKEMİZDEKİ ÜNLÜ ABD’Lİ MİSYONER DANİEL WİÇKWİRE 419 SAYFA “KUTSAL KİTABIN DEĞİŞMEZLİĞİ” İSİMLİ BİR ESER YAZARAK, KURAN’DAN KONU İLGİLİ 30 CIVARINDA AYET ALIP İNCELİYOR VE BUNLARDAN ÇIKARDIĞI HÜKÜMÜ OKUYALIM;

“hemen belirtmek gerekir ki, Kuran’ın Yahudi ve Hıristiyanlara şiddetli uyarıları, “ELİNİZDEKİ KİTAPLAR YANLIŞTIR, ONLARI BIRAKIN GELİN MÜSLÜMAN OLUN” manasında ve üslubunda değildir.(say-166) Şimdi Kuran’a bakalım gerçek böyle mi?

 

 

19. Allah nezdinde hak din İslam’dır. Kitap verilenler, kendilerine ilim geldikten sonradır ki, aralarındaki kıskançlık yüzünden ayrılığa düştüler. Allah’ın ayetlerini inkar edenler bilmelidirler ki Allah’ın hesabı çok çabuktur. *

20. Eğer seninle tartışmaya girerlerse de ki: “Bana uyanlarla birlikte ben kendimi Allah’a teslim ettim.” Ehl-i kitaba ve ümmilere de: “Siz de Allah’a teslim oldunuz mu?” de. Eğer teslim oldularsa doğru yolu buldular demektir. Yok eğer yüz çevirdilerse sana düşen, yalnızca duyurmaktır. Allah kullarını çok iyi görmektedir. *  (Âl-i imran)

“3.Bugün size dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve size din olarak İslâm’ı beğendim.” buyuruyor. (Maide)

“85.Kim İslâm dininden başka bir din ararsa, onunki katiyyen kabul edilmeyecek ve o ahirette kaybedenlerden olacaktır.” (Âl-i imran)

28-O, Peygamberini hidayet ve hak din ile gönderendir. (Allah) o hak dini bütün dinlere üstün kılmak için (böyle yaptı). Şahit olarak Allah yeter.(Fetih Suresi)


 KARAR SİZİN!!!! TABİ, İŞİNE GELENLERİ ALIP, GELMEYENLERİ GÖRMEZDEN GELİRSENİZ BİN FARKLI HÜKÜM ÇIKARIRSINIZ.

 

Daha fazla bilgi için

 http://www.suleymaniyevakfi.org/sizden-gelenler/kuran-i-kerimde-ehl-i-kitap.html

 

 

 

9,227 toplam okundu, 0 bugün okundu, 21.02.2024 son okundu